HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 6

  Siverek'te arazi kavgası ve kaza: 6 ölü (1) Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinin Çeltik Mahallesinde arazi anlaşmazlığı yüzünden İzol aşireti mensupları arasında çıkan silahlı kavgada 4 kişi öldü, bazı kişiler yaralandı.

Siverek'te arazi kavgası ve kaza: 6 ölü (1)

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinin Çeltik Mahallesinde arazi anlaşmazlığı yüzünden İzol aşireti mensupları arasında çıkan silahlı kavgada 4 kişi öldü, bazı kişiler yaralandı. Kavgadan kaçanların içinde bulunduğu otomobilin yolda çarptığı 2 kişi de yaşamını yitirdi. Gerginlik yaşanan ilçede geniş güvenlik önlemi alınırken, yaralıların getirildiği hastane bahçesinde taraflar arasında çıkan arbede ise polislerin havaya uyarı ateşi açmasıyla güçlükle engellendi.
Yaşananların ardından hastaneye gelen Siverek Kaymakamı Mustafa Çiftçiler, olayda 6 kişinin öldüğünü söyledi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

SİVEREK (Şanlıurfa), (DHA)-

=================

Zeynep'in 'peruk' hayali gerçek oldu

Samsun'un Terme ilçesinde, üzerine kızgın yağ dökülmesi sonucu saç hücreleri yanan ve saçları çıkmayan Zeynep İkra Kırcel'in (4,5) peruk hayali gerçekleşti. Türkiye'nin dört bir yanından arayan yardımseverler aileye ulaşarak, küçük kıza peruk yaptırmak ve estetik ameliyata destek olmak sıraya girdi. Samsun’da kuaför işletmecisi Hüseyin Alkan'ın aldığı özel peruk, Zeynep’in başına takıldı. Saçlarına kavuşan küçük kız büyük mutluluk yaşadı.
Terme ilçesinde, 26 Aralık 2016'da komşularının evinde oynayan Selma (26) ve Emrah Kırcel (27) çiftinin tek çocukları olan Zeynep İkra Kırcel'in üzerine kızgın yağ döküldü. Ağır yaralanan Zeynep İkra, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık Ünitesi'nde 2 ay boyunca tedavi gördü. Yanan saç derisine 4 ameliyatla bacak ve kalça kısmından alınan deri nakledilen Zeynep İkra, sağlığına kavuştu. Ancak dökülen kızgın yağ nedeniyle deri kısmı yanan ve saç hücreleri ölen Zeynep İkra'nın başında bir daha saç çıkmadı. Zeynep İkra, peruk hayali kurmaya başladı. Küçük kız oyuncak bebeklerin saçlarını tarayarak saç özlemini gideriyor. İnşaatlarda günlük işlerde çalışan baba Emrah Kırcel, fiyatı 2 bin ile 6 lira arasında değişen tül ve el işçiliğinden üretilen özel peruğu, maddi durumu iyi olmadığı için alamadığını söyledi.
YARDIMSEVERLER DEVREYE GİRDİ
Türkiye'nin dört bir yanından arayan yardımseverler aileye ulaşarak, küçük kıza peruk yaptırmak ve estetik ameliyata destek olmak sıraya girdi. Samsun’da kuaför işletmecisi Hüseyin Alkan'ın aldığı özel peruk, Zeynep’in başına takıldı. Saçlarına kavuşan küçük kız büyük mutluluk yaşadı.
Hüseyin Alkan’ın çocuğu için peruk getireceğini öğrendiklerinde çok mutlu olduklarını dile getiren anne Selma Kırcel, “Artık kızım da çok mutlu. O da çok sevindi. Saçı olacağını bildiği için kızım çok mutlu oldu. Samsun’dan bir kuaförümüz geldi ve kızım için peruk getirdi. Bizde bu perukları kızımın başına taktık. Kızım çok mutlu olduö dedi.
'DÜZENLİ TAKİP EDİP, PERUĞU DEĞİŞTİRECEĞİZ'
Düzenli olarak iki yıldır peruk yardımı yaptıklarını dile getiren Hüseyin Alkan da, “Zeynep için de bana binlerce kişi sosyal medyadan ulaştı. Bizde elimizde mevcut olan perukları hemen hazırladık. Ailemizin yanına gelip Zeynep’i gördük ve oda dokunarak o duyguya ulaştık. Zeynep şuan çok mutlu. Kendi saçları gibi boyasız orijinal saçlar ve çocuk saçları ile yapılıyor bu peruklar. Küçük çocuklar bana not yazarak, ‘Benim saçım onun saçı olsun’ diyorlar. Bizim Zeynep’in bundan sonraki tedavi sürecinde de aile ile birlikte olup sürekli takip edeceğiz. Peruklar ilerleyen yıllarda değişebilir. Bununla ilgili de biz tekrardan Zeynep’i gözlemleyerek peruklarını düzenli bir şekilde değiştireceğizö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
-Zeynep İkra Kırcel'den detaylar
-Getirilen perukların Zeynep'e takılmasından detaylar
-Röportajlar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/TERME(Samsun),(DHA)

=====================

Bir ilçe, down sendromlu Sevcan'ın hayalini gerçekleştirdi
BAŞKAN MAKAM ARACINI VERDİ, KAYMAKAM TAKI TAKTI

Tekirdağ’ın Saray ilçesinde down sendromlu Sevcan Tekin’in(29), gelinlik giyip düğün yapmak olan en büyük hayali ilçe halkının desteğiyle düğün yapılarak gerçekleştirildi. Gelinlik giyip gelin olan Sevcan’ı belediye başkanı aracın tahsis etti, kaymakam düğüne katılıp, takı taktı.
Saray’ın Sefaalan Mahallesi’nde yaşayan Serhan ve Recep Tekin’in üç kızından down sendromlu olan en küçüğü Sevcan Tekin, yıllardır ailesine gelinlik giyip düğün yapmak istediğini dile getirdi. Tekin ailesi de kızlarını isteğini mahalle sakinlerine anlatıp, destek alınca birlikte genç kızın isteğini yerine getirmek için çalışma başlattı. Saray esnafının da yardımlarıyla genç kız için sembolik düğün tarihi belirlenip, kına yakılması için bindallı ile gelinlik alındı. Düğün hazırlıkları tamamlandıktan sonra davetiyeler de ilçede dağıtıldı.
BAŞKAN MAKAM ARACINI VERDİ
Saray Belediye Başkanı Özgen Erkiş, makam aracını gelin arabası olarak süsletip genç kıza tahsis etti. Hazırlıkların tamamlanmasıyla Sevcan Tekin için mahalle meydanında gerçeğini aratmayan düğün yapıldı. Temsili damat ise Sevcan’ın büyük ablasının oğlu Serdar Zümbül oldu. Düğüne Saray Kaymakamı Adnan Tezcan, İlçe Jandarma Komutanı Emrah Kaya, mahalle muhtarı Mehmet Özmen ile tüm mahalleli katılarak genç kızın bu mutluluğuna ortak oldu.Düğün genç çiftin sahneye çıkmasıyla başladı. Önce dans eden genç çift için düğün pastası ailesi ilesi iler birlikte kesildi. Pastadan sonra ise takı merasimi yapıldı. Mahallede bulunan herkes Sevcan’a para ve altın taktı. Kaymakam Adnan Tezcan ve diğer protokol üyeleri de genç kıza takı astı. Takı töreni bittikten sonra oyun oynamaya geçildi. Sahnede oynamaya çıkan Sevda’ya düğüne gelen herkes katıldı. Kına için bindallısını giyerek tekrar sahneye gelen Sevda’ya kınası yakıldı. Düğün geç saatlere kadar sürdü. Katılanlar da Sevda’da unutulmaz bir gece yaşadı.
'ÇOK MUTLUYUM'
Düğünü yapılacağı için çok mutlu olduğunu belirten Sevcan Tekin, “Mutluyum zaten. Çok iyiyim, mutluyum şuan. Kardeşim burada damat. Onunla dansa çıkacağım. Bana düğün yapıyorlarö dedi. Temsili damat olan Serdar Zümbül ise, “Teyzemin mutluluğu her şeye değer. Onun en büyük hayalini gerçekleştirdik. Onu çok seviyoruz. Çok mutlu olduğu zaten gözlerinden okunuyor. Herkese çok teşekkür ediyorum. Çünkü bir hayalin gerçekleşmesine büyük destek verdilerö dedi.
‘EN BÜYÜK HAYALİYDİ’
Sevcan Tekin özel rehabilitasyonda eğitim aldığı öğretmeni Duygu Acıer, bu gecenin yapılmasıyla genç kızın en büyük hayalinin gerçekleştiğini ifade etti. Acıer, “Yaklaşık 7 yıldır Sevcan ile birlikteyiz. Bu günü çok hayal ediyordu, çok istiyordu. Özellikle kına anını çok merak ederek bu günü bekliyordu. Buna vesile olan herkese çok teşekkür ediyoruz. İnşallah hayatı boyunca güzel bir anı olarak kalacakö dedi.
Sevcan’ın ablası Sebile Engin, kardeşinin hayalinin gerçekleşmesinde emeğe geçen herkese teşekkür etti. Engin, “Kardeşimin hayalleri gerçekleşti. Tek isteği gelinlik giymekti. Arzusu idi, isteğiydi. Belediye başkanımız organizasyon kurdu. Bizde çok mutluyuz. Bu gece eğleneceğiz herkese çok teşekkür ederizö dedi. Baba Recep Tekin ise, “Kızımızın bu hayalini gerçekleştirmek bu düğün merasimini yapıyoruz. Yardım eden ve ilgi gösteren herkese çok teşekkür ederizö dedi. Mahalle muhtarı Mehmet Özmen düğünde yaptığı konuşmada, "Sevcan kızımızın bu özel düğünün de hep birlikte mutluluğunu yaşıyoruz. Kızımız özel bir kızımız. Böyle bir hayali vardı. Destek veren herkese sonsuz teşekkürler ediyorumö dedi.

Görüntü Dökümü
----------
-Gelin aracı
-Gelin Sevda Tekin ile röp.
-Öğretmen Duygu Acıer ile röp.
-Abla Sebile Engin ile röp.
-Baba Recep Tekine ile röp.
-Genç çiftin sahneye çıkması
-Dans etmeleri
-Pasta kesmeleri
-Takı takanlar
-Düğüne katılanlar
-Oyun havası oynaması
-Kına yakılması
-Genel ve detaylar

Haber- Kamera:Mehmet YİRUN-Şenol AKSOY/SARAY(Tekirdağ),(DHA)

===================

Sınava geç kalan aday salona alınmayınca giriş belgesini yırttı

ÖSYM tarafından düzenlenen ve 2,5 milyon öğrencinin gireceği Yükseköğretim Kurumlar Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) bugün saat 10.15’de tüm Türkiye’de başladı. 85 bin 669 öğrencinin sınava girdiği İzmir’de, Ege Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi'nde sınava girecek olan bir kız öğrenci, binaya son giriş saati olan 10.00'u 8 dakika aştığı için merkeze alınmadı. Öfkelenen öğrenci, sınava giriş belgesini yırtıp, elindeki su şişesini atarak gözyaşlarına boğuldu ve sinir krizi geçirdi.
ÖSYM’nin düzenlediği Yükseköğretim Kurumlar Sınavı’nın (YKS) ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) ülke genelinde saat 10.15’te başladı. 2,5 milyon öğrencinin katıldığı sınav için nefesler tutuldu. 85 bin 669 öğrencinin sınava girdiği İzmir’de de tüm Türkiye’de olduğu gibi heyecanlı bekleyiş başladı. Uzun süredir sınava hazırlanan öğrenciler, velileriyle birlikte sınav merkezlerinde birkaç saat öncesinden hazır bulundu. İzmir’in en büyük kampüslerinden biri olan Ege Üniversitesi’nde de her yıl olduğu gibi bu yıl da uzun araç kuyrukları oluştu. Sınava girecekleri fakülte yerlerine ulaşan öğrenciler, velileriyle birlikte sınava alım saatini bekledi. Heyecan dolu bekleyişin ardından öğrenciler sınava giriş belgesi, kimlik ve ambalajsız su şişeleriyle sınava alınmaya başladı. Girişlerde takı, güneş gözlüğü, elektronik cihaz, cüzdan gibi eşyalarla ilgili detaylı arama yapıldı. Bazı öğrenciler eşyalarını velilerine teslim ederken, sınav yerine yalnız gelen öğrenciler ise eşyalarını okuldaki emanet noktalarına ücret karşılığında teslim etti. Sınava girişlerin ardından veliler için de stresli dakikalar başladı. Kimi veliler, yanlarında getirdikleri portatif sandalyelerde oturarak beklerken kimileri ise Kuran’ı Kerim okuyarak öğrencilere manevi destek oldu. Öte yandan sınava geç kalan öğrenciler gözyaşlarına hakim olamadı. Ege Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi’nde sınava girecek olan bir kız öğrenci, binaya son giriş saati olan 10.00’u 8 dakika aştığı için merkeze alınmadı. Öfkelenen öğrenci, sınava giriş belgesini yırtıp, elindeki su şişesini atarak gözyaşlarına boğuldu ve sinir krizi geçirdi.
GERGİN DAKİKALAR BAŞLADI
Sınava girecek öğrencilerden Oğuzhan Çalgan ,"Sınava okuldaki eğitim ile hazırlandım. Heyecanlı değilim, sakin kalmaya çalışıyorum. Tahminimce dört olmasa da iki yıllık bir bölümü tuttururum. Bilgisayar mühendisliğini hedefliyorum" dedi. Öğrencilerden Alp Aksoy ise, "Sınava çok çalıştım. İstanbul’da üniversite kazanmak istiyorum. Her gün program çalıştım. İnşallah kazanacağım. Pilotaj okumak istiyorum. Bugün saat 7.30’da kalktım, kahvaltımı yaptım ve heyecanla buraya geldim" diye konuştu. Stresli öğrencilerden Yaren Şimşek, "Bütün yıl dershaneye gittim, ders çalıştım ve denemeler çözdüm çok yoğun bir yıl oldu. İnşallah kazanacağım. Hacettepe Üniversitesi’nde iç mimarlık okumak istiyorum. Denemelerim oldukça iyi geçti. Gece heyecandan uyuyamadım ve erken kalktım. İlk kez sınava gireceğim ve heyecanla bekliyorum" şeklinde konuştu. Velilerden Mevlana Şimşek ise, "50 yaşındayım ve ben de bir öğrenciyim okumanın yaşı olmaz. Kızıma güveniyorum. Ona destek vermek için bugün buradayım. Bütün çocuklar için hayırlısını diliyorum. Bizler de onlar kadar heyecanlıyız. Onlar bizlerden daha stresliler. Kızın bütün yıl dershaneye gitti, bol bol soru çözdü, arkadaşlarıyla etüt çalışması yaptı. İyi hazırlandığını düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Sınavı bekleyenlerden görüntü
-Kalabalık görüntü
-Öğrencilerle röp.
-Geç kalan öğrenci görüntüsü

Haber- Kamera: Hande NAYMAN, Melis KARAKUZULU / İZMİR, (DHA)

=====================

Çöp fabrikasının kokusu mahalle halkını çileden çıkarttı

İzmit'te içerisinde 7 mahallenin bulunduğu Alikahya bölgesinde, İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş.(İZAYDAŞ) sahasından gelen kötü koku mahalle halkını canından bezdirdi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kötü kokudan korunmak için sokaklarda maske ile dolaşan vatandaşlar, kötü koku nedeniyle müşteri gelmediği için bölgedeki esnafların dükkan kapattığını söyledi. Çöp fabrikasının kaldırılması için imza kampanyası başlatan bölge halkı, yetkililerden yardım bekliyor.
Alikahya bölgesindeki Atatürk, Fatih, Cumhuriyet, Akarca, Karadenizliler, Fevzi Çakmak ve Merkez mahallelerinde yaşayan yaklaşık 35 bin kişi, her gün kötü kokudan etkileniyor. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kötü kokudan korunmak için sokaklarda maske ile dolaşan vatandaşlar, kötü koku nedeniyle müşteri gelmediği için bölgedeki esnafın dükkan kapattığını söyledi. Yaz aylarında kötü kokunun artığını söyleyen bölge halkı, yetkililerin bu soruna çözüm bulmasını istiyor. Çöp fabrikasının taşınması için mücadele verdiklerini ve bir imza kampanyası başlattıklarını ifade eden mahalle sakini Mehmet Yurt, "Bu kokunun tarifi yok. Kapıları açamadığınızı, balkonlara çıkamadığınızı düşünün. Yakın bir mesafeden bahsetmiyoruz yaklaşık 10 kilometrelik alana yayılıyor bu koku. Rüzgar olduğu zaman, kesinlikle aşırı bir koku geliyor. Bazen nefes almakta bile güçlük çekiyoruz. Evimizde ufak bir çöp tenekesi koktuğu zaman, dayanılmaz bir koku oluyor. Biz her gün bunun binlerce katını hava sahamızda soluyoruz. Tarifi yok bu kokunun en nihayetinde çöp kokluyoruz" dedi.
"MÜTEAHHİTLER BURADA KONUT YAPMAKTAN VAZGEÇİYOR"
Kötü koku nedeniyle bölgede yaşayan insan sayısında gözle görülür bir düşüş olduğunu ve kanser hastası sayısının arttığını söyleyen Muhammet Yurt, "Biz insan gibi sağlıklı bir şekilde yaşamak istiyoruz bu hepimizin hakkı, yöneticilerimizden bunu istiyoruz. Bölgede çok fazla kanser oranı yükseldi, hayvancılıkla uğraşan insanlar bu bölgeyi terk etti. Burada ticaret yapan insanlar, müteahhitler artık buraya yaklaşmıyor. Çünkü konutlarını satamıyorlar. Konut almak için buraya gelen insanlar, çok kötü kokularla karşılaştıkları için vazgeçiyorlar biz buna defalarca şahit olduk. İnsanlar buranın ticari olarak da gelişmediğinin farkında. Bizi maddi olarak da manevi olarak da etkiliyor. Bu bölgeyi yöneten insanlardan talebimiz bir an önce bu çöp fabrikasının buradan kaldırılıp daha doğru bir yere taşınmasıdır'' diye konuştu.
"KOKUDAN DOLAYI DÜKKANIMI KAPATMAK ZORUNDA KALDIM"
Bölge genelinde yayılan kötü koku nedeniyle insanların buraya gelmediklerini ve bu nedenle çarşı esnafının satışlarının düştüğünü belirten lokanta işletmecisi Serkan Külahçıoğlu, şöyle konuştu:
"Burası büyük bir kesime hitap ediyordu, buraya dışarıdan çok fazla insan geliyordu. Kokudan dolayı kimse burayı tercih etmemeye başladı. Kimsenin burayı tercih etmemesi, buraya misafir gelmemesi yüzünden ben lokantamı kapatmak zorunda kaldım. Müşteri gelmiyor, insanlar gelmiyor, kötü koku bizim için çok büyük bir problem. Yetkililerin buna bir kulak vermesi lazım. Ben dükkanımı kapattım, kilidi vurdum, insanlar kokudan dolayı burayı kesinlikle tercih etmiyor. Akşam saatlerinde burası kokudan geçilmiyor. Çöp fabrikası olmadan önce burada ortalama 3-4 bin kişi rahatlıkla geziyordu ama bu çöp fabrikası geldikten sonra kimse gelmemeye başladı. Sokaklar bomboş hayalet bir caddeye döndü. O yüzden bende dükkanımı kapatmak zorunda kaldım."

Görüntü Dökümü
----------
-Çöp fabrikası ve bölgenin drone görüntüsü
-Mahallelinin sokaklarda maskeyle gezmesi
-Çöp fabrikasının kaldırılması için imza toplamaları
-Mahalle halkıyla röportaj
-Detaylar

Haber-Kamera: Dinçer AKBİR-Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),(DHA)

==================

Caminin temizliğine gittiler, eşi gözleri önünde can verdi
YAKLAŞIK 60 YILLIK EŞİNİ HAYATA DÖNDÜRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPTI

Düzce Çay Camii'nde temizlik işleri yaparak para kazanmaya çalışan Hatice Uğurlu(75) eşi Hasan Uğurlu'yu (80) da yanına alarak caminin temizliğine gitti. Camiden içeri girerken fenalaşan Hasan Uğurlu hayatını kaybederken, yaşlı kadının eşini kurtarmak için çabaları caminin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay perşembe günü Çay Mahallesi'nde bulunan Çay Camii'nde meydana geldi. Çay Camii'ni her perşembe günü temizleyerek Cuma namazına hazırlayan ve bunun karşılığında günlük yevmiye alan Hatice Uğurlu, bu kez eşi Hasan Uğurlu'yu da yanına alarak camiye temizliğe gitti. Ancak yaşlı adam caminin kapısından içeri girer girmez fenalaşarak yere düştü. Yaklaşık 60 yıldır evli olduğu eşinin yere düştüğünü gören yaşlı kadın ise ne yapacağını şaşırdı. Önce eşinin omuzlarından tutarak halının üzerine çeken yaşlı kadın daha sonra kalp masajı yapmaya çalıştı. Kalp masajında başarılı olamayan Hatice Uğurlu daha sonra bir kova ile su getirerek fenalaşan eşinin yüzünü yıkamaya çalıştı. Bunun üzerine de eşinin hareket etmediği gören yaşlı kadın caminin yanında bulunan kahvehanede bulunanları çağırdı. Camiye gelen vatandaşlar durumu 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi.
Yaşlı adamın ölüm anı caminin girişinde bulunan güvenlik kamerasına yansıdı. Kamera görüntülerinde yaşlı kadının eşini kurtarmak için verdiği mücadele görüntülendi.
Çay Camii'nde gönüllü olarak müezzinlik yapan ve yaşlı adamın kriz geçirdiğini gören Ramazan Şengül, "Kadın burada yaklaşık 3 yıldır çalışıyor. Eşi de yaşlı olduğundan beni yalnız bırakma demiş ve yanında gelmiş. Evleri Aydınpınar Camii'nin orada. Oradan buraya yürüyerek geliyorlar. Araçları da yok. Kapıdan içeri beraber giriyorlar ve adam orada yığılıyor. Kadın ise orada ne yapacağını şaşırıyor. Kendi imkanları ile omuzundan tutarak halının üzerine çekiyor. Hava vermeye çalışıyor, kalp masajı yapmaya çalışıyor. Bir insan eşine ne yapacaksa yapmaya çalışıyor. Yüzüne su atıyor ve kahvehaneden insanları çağırıyor. Sağlık ekipleri gelip adamı götürüyorlar. Ancak vefat etmiş" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
Güvenlik kamerası görüntüleri
Yaşlı adamın yere düşmesi
Eşinin yaşlı adamı halının üzerine sürüklemesi
Yaşlı kadının eşine kalp masajı yapmaya çalışması
Yaşlı kadının kova getirerek eşinin yüzünü yıkmaya çalışması
Yaşlı kadının çağrısından sonra camiye gelen vatandaşlar
Camiye gelen sağlık ekiplerinin görüntüsü
Müezzin Ramazan Şengül ile röp ve detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, (DHA)

===================

Yaylaya göç başladı

Muş'un Sürügüden köyünde yaşayanlar, eşyalarını doldurdukları 15 traktör ve önlerine kattıkları binlerce küçük ve büyükbaş hayvanla yayla gitmek için yola çıktı.
Havaların ısınmasıyla birlikte 70 hane, 600 nüfuslu Sürügüden köyünde vatandaşlar yaylaya çıkmaya başladı. Köylüler, yaylaya götürecekleri eşyaları traktöre yükledikten sonra yaklaşık 8 kilometre uzaklıktaki yaylaya çıkardı. Yaylaların serin olması nedeniyle hayvanları yaylaya çıkarmak zorunda kaldıklarını söyleyen Fesih Seyhan, köylüler her yıl kendi aralarında kararlaştırdıkları bir günde toplu olarak yaylaya gittiklerini söyledi. Köydeki tüm ailelerin yaylaya çıktığını söyleyen Seyhan, "Yayla yolunun çok dik ve bozuk olması nedeniyle güçlükle gidiyoruz. Eşyaları getirdikten sonra her aile kalacakları taştan evlerin üstünü ağaçlarla kapatarak üzerine naylon ve ağaç yaprakları atarak kalacakları yere yerleşirler. Hayvanlar için de yer yaptıktan sonra 2 ay burada kalacağız. Hayvanların sütünü sağıp peynir ve tere yağı yaptıktan sonra her gün sabahları yaylaya gelen mandıracılara ürünlerimizi satıyoruz. Temiz hava, doğal gıdalarla beslenmenin zevkine diyecek yok" dedi.
Yayladaki kadınlar ise tüm yükü kendilerinin çektiğini belirterek, sabahın erken saatlerinde uyanıp kahvaltı hazırlamak, tandırda ekmek pişirmek, ev işleri ile uğraşmak yanında günde 2 defa hayvanların sütünü sağmak, peynir, tereyağı yapmak gibi işler nedeniyle çok yorulduklarını belirttiler.

Görüntü Dökümü
-------------
Köylülerin traktörle yayla yolunda gidişlerinden detaylar
Köylüler hayvanlarını yaya olarak yaylaya götürmeleri
Hayvan sürülerinden detaylar
Yaylaya gelen traktörden eşyaların indirilmesi
Yayla evlerinin tamirinden detaylar
Yayladan genel detaylar
Röportaj

Haber-Kamera: Mehmet AYDIN / MUŞ, (DHA)

===================

7 ayda 61 kilo verdi

Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde bulunan bir sağlık yaşam merkezinde 7 ay boyunca sağlıklı beslenip, spor yapan Nursen Bakırdağ(61), 124 kilodan 63 kiloya düştü. 61 kilo veren Nursen Bakırdağ kendini hem daha genç hem de daha sağlıklı hissettiğini söyledi.
Ankara'da yaşayan, resim ve heykel sanatıyla ilgilenen Nursen Bakırdağ, 124 kiloya kadar çıkınca yürümekte ve hareket etmekte zorluk yaşamaya başladı. Dış görüntüsünden şikayet etmesi nedeniyle arkadaşlarıyla bile görüşemeyecek duruma gelen Nursen Bakırdağ, kendini eve kapattı. Sağlık sorunları yaşaması nedeniyle kilo vermeye karar veren Nursen Bakırdağ, Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde bulunan bir sağlıklı yaşam merkezine başvurdu. Yaklaşık 7 ay bu merkezde yaşayan Nursen Bakırdağ, düzenli beslenip spor yaparak 61 kilo verdi. 124 kilodan 63 kiloya düşen Bakırdağ, kendini hem daha genç hem de daha sağlıklı hissettiğini söyledi.
Kilo vermek için ilk önce kendini buna inandırdığını söyleyen Nursen Bakırdağ, "2012 yılında kilo vermeyi denemeye başladım o dönem belli bir kiloya düştükten sonra ben kilo verememeye başladım. Bu arada ruhsal olarak yaşadığım bazı üzücü olaylarım oldu onun sonucunda daha da içime kapanarak kilo almaya başladım ve 124 kiloya kadar çıktım. 124 kiloya çıktığım zaman bu işin böyle olmayacağını çocuklarımla birlikte konuşarak karar verdik. Kampa geldim, buraya ilk geldiğimde zorlukla adım atıyordum. 3 adım atıp 10 dakika duvara tutunarak dinleniyordum ve ellerimde çocuklarımın gönderdiği bastonlar vardı. Buradaki parkurda yürümeye başladım 165 metrelik parkuru 15 dakikada ve çok dinlenerek yürüyordum. 2 ya da 3 defa oturmak zorunda kalıyordum sonra bunu kilo vererek 1 buçuk dakikaya kadar indirdim. İçimde kilo vermek için hep bir umut vardı, çaba göstermem gerektiğini kendime inandırdım ve büyük bir azimle hiç bıkıp usanmadan sadece kilo vermeye özlem duyarak spor yapmaya başladım" dedi.
“KİLOLARIMDAN UTANDIĞIM İÇİN KİMSEYİ GÖRMEK İSTEMİYORDUMö
Fazla kilolarından dolayı evine kapandığını ve sosyal yaşantısından uzaklaştığını ifade eden Nursen Bakırdağ, "Buraya gelmeden önce kilo durumumdan dolayı dışarı çıkmayı hiç istemiyordum hatta çoğu zaman evimin perdelerini kapatıyordum kimse beni rahatsız etmesin diye. Kimseyi görmek istemiyordum ve böyle bir sürecin içerisine girdim ama şimdi burada kilolarımı verdim ve mutluyum tekrar eskisi gibi aktif sosyal yaşantıma geri döneceğim. Kilomdan dolayı eve kapanmıştım arkadaşlarım beni öyle görsün istemedim ama onlar her seferinde telefonda 'Biz seni her halinle seviyoruz' diyorlardı. Arkadaşlarım bana öyle dedi diye o görüntümle onların karşısına çıkmaya utandım şimdi ise kendimle gurur duyuyorum" diye konuştu.
“EN SON 20 YIL ÖNCE BU KİLODAYDIMö
Uzun yıllar boyunca fazla kilolarıyla mücadele ettiğini söyleyen Nursen Bakırdağ, yeniden sağlığına kavuştuğunu belirterek, "Bu kadar kilo verince bende şaşırdım ölçümlerimi yaptığım zaman o kadar incelmeyi bende beklemiyordum. En son 20 yıl önce görmüştüm bu kiloyu, 20 yıldır hiç bu kadar zayıf olmamıştım. 20 yıl geriye sardım şimdi performansım ve sağlığım gayet iyi, çok mutluyum" dedi.
BURAYA GELEN HERKES SAĞLIKLI BİR YAŞAMI HEDEFLİYOR
Sağlıklı yaşam merkezinin sahibi ve yaşam koçu Halil Kargulu, Nursen Bakırdağ'ın 7 aylık süreç içerisinde 61 kilo verdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Bu kampın bir amacı var, herkes sağlıklı bir yaşam için, kaybettiği değerleri yeniden yaşamak, kendini sevmek, kendine değer vermek için burada bulunuyor. 34 farklı ülkeden insanlar geldi bugüne kadar buraya ve Türkiye'nin her şehrinden insan ağırlayabildik. Tabii burada insanların bulunma amacı belli. Burada sağlıklı yaşamı, sağlıklı beslenmeyi yaşamak için burada bulunuyorlar. Nursen Hanım, Ankara'dan geldi, 61 yaşında 61 kilo verdi bu müthiş bir başarı. Hayata yeninden başladı diyebiliriz.ö

Görüntü Dökümü
-Nursen Bakırdağ'ın spor yaparken görüntüsü
- Nursen Bakırdağ'ın eski kıyafetlerini kendisinin ve çocuklarının giyinmesi
- Nursen Bakırdağ ile röportaj
-Koç Haluk Kargulu ile röportaj
-Detaylar

Haber-Kamera: Alişan KOYUNCU/BAŞİSKELE(Kocaeli),(DHA)

=====================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön