DHA YURT BÜLTENİ-7 

Kız kardeşlerin, kadın doktora saldırı anı kamerada   EDİRNE'de, Sultan 1'inci Murat Devlet Hastanesi'nde tedavi gören babalarının yaşamını yitirmesinin ardından Uzm.

Kız kardeşlerin, kadın doktora saldırı anı kamerada

EDİRNE'de, Sultan 1'inci Murat Devlet Hastanesi'nde tedavi gören babalarının yaşamını yitirmesinin ardından Uzm. Dr. Tuba Çıkmaz'a saldırdığı iddiasıyla tutuklu yargılanan iki kadın ve doktorları tehdit ettiği öne sürülen 2 kardeşi ilk duruşmada serbest bırakıldı. İki kadının doktora saldırdığı olaya ilişkin hastanenin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
Edirne Sultan 1'inci Murat Devlet Hastanesi'nde tedavi gören babalarının geçen Şubat ayında hayatını kaybetmesinin ardından S.Ü. (37) ile kardeşi Z.Ü. (20), göğüs hastalıkları bölümünde görevli Uzm. Dr. Tuba Çıkmaz'a saldırarak yaraladı. İki kız kardeşin, saldırı anları hastanenin güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Yeni ortaya çıkan görüntülerde doktor Tuba Çıkmaz ile bir süre konuşan iki kardeşin daha sonra saldırdığı ve saçından tutarak yerde sürükledikleri görüldü.
Olayın ardından aynı kız kardeşler S.Ü. ve Z.Ü. aileden E.Ü. ve A.Ü. isimli erkek şüpheliler hastanede doktorları ve başhekimi tehdit ettikleri gerekçesiyle tutuklanırken, kaçan kız kardeşler de saklandıkları evde yakalanarak tutuklandı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 4'ü tutuklu 5 sanık hakkında 5'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ne 'kasten yaralama, tehdit, görevini yaptırmamak' suçlarından dava açtı. Davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar S.Ü., Z.Ü., erkek sanıklar E.Ü., A.Ü. ve tutuksuz yargılanan F.K. katıldı. Yaralandıktan sonra 3 ay rapor verilen doktor Tuba Çıkmaz ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada ayrıca Tuba Çıkmaz’ın avukatı ve diğer doktorları temsilen Sağlık Bakanlığı avukatı yer aldı.
Tutuklu sanıklardan Z.Ü. doktor Tuba Çıkmaz'ın kendilerine babalarının 75 yaşında olduğunu ve ilgilenmediğini söylediğini öne sürerek, "Biz doktor hanıma babamın durumunu sorduk. Doktor hanım 'Babanız 75 yaşında onunla ilgilenmiyorum, ölsün' dedi. Biz de '75 yaşında da olsa o da can. Neden ilgilenmiyorsunuz? Yemin etmediniz mi?' dedik. Yine ilgilenmeyeceğini söyleyince biz zaten çok üzgündük ve o sinirle olay yaşandı. Pişmanım. Böyle olsun istemezdik. Doktor hanım yoğun bakım önünde ablamla ağladığımızı görmesine rağmen bize 'babanız 75 yaşında ölsün' demiştir. Bu söylemin çok yanlış olduğunu düşünüyorum" dedi. Tutuklu erkek sanık E.Ü. kimseyi tehdit etmediklerini belirterek, "Kardeşim Cumhurbaşkanımıza kadar gidip, şikayet edeceğini söyledi. Polis memurlarına karşı herhangi bir müdahalemiz olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.
Mahkeme, savunmaların ardından 4 tutuklu sanığın, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber: EDİRNE,(DHA)-

===================================================

Kılıçdaroğlu, hudut karakoluna gitti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hassa ilçesinin Suriye sınırındaki Sakız Hudut Karakolu'nu ziyaret edip askerlerle sohbet etti. Gazetecilerin alınmadığı ziyaretin ardından çıkışta kısa bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu, kahraman ordumuzun sadece Türkiye'nin değil bölgenin güvenliğini sağladığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Askerlerimizle görüştük, moralleri gayet iyi. kendi vatanlarını bekliyorlar. Zaten defalarca ifade ettim. Tekrar ifade ediyorum. Kahraman ordumuz sadece Türkiye'nin değil bölgenin güvenliğini sağlayan unsur. Bölgeye güven veren ordu. Türkiye Cumhuriyeti'nin caydırıcılığını bölgede hissettiren kahraman ordumuz. Onlarla birlikte çay kahve içtik. Bizlere baklava ikram ettiler. Yürekten teşekkür ediyorum, gönlümüz yüreğimiz onlarla beraber. Onlar bizim gurur kaynağımız" dedi.
Kılıçdaroğlu, daha sonra Reyhanlı ilçesine geçti.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Karakoldan görüntüler
- Kılıçdaroğlu açıklama yaparken

Haber-Kamera:Ufuk AKTUĞ-Kasım NARCI/HATAY, (DHA)

=====================================================

Kurtulmuş: Terör sona erdikçe turizm ve ekonomi yükseliyor

KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, terör olaylarının sona ermesiyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin, turizm bakımından Türkiye'nin parlayan yıldızı olacağını belirterek, "Bu bölgelerde terör sona erdikçe turizm yükseliyor, ekonomi yükseliyor ve bölge halkının refahı artıyor" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, beraberinde Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yle birlikte UNESCO 'Dünya Miras Geçici Listesi'ndeki varlıklar arasında bulunan, 12 bin yıllık geçmişe sahip Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'yi ziyaret etti. Burada yurdun değişik kentlerinden gelen ziyaretçilerle sohbet eden Bakan Kurtulmuş, Göbeklitepe'de yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bakan Numan Kurtulmuş, Göbeklitepe'nin ortaya çıkarılmasının Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, şöyle dedi:
"Buradaki kazı çalışmaları titizlikle, acele etmeden ama dikkatle sürdürülecektir. Özelliklerinin tamamının korunabilmesi için kullanılan malzemelerin, bütün işlemlerin, tamamen yüzde 100 doğal bir şekilde yapılmasına gayret ediliyor. Ümit ederim ki önümüzdeki yıllarda çok daha önemli yapıtlar ortaya çıkarılacaktır. Göbeklitepe bu anlamda Türkiye'nin dünyaya tanıtılması bakımından fevkalade önemli bir marka değeri olan arkeolojik alandır. İnşallah önümüzdeki yıllarda, çok kısa bir süre içinde dünyanın dört bir yanında insanlar Göbeklitepe üzerinden hem Şanlıurfa'yı hem Mezopotamya'yı hem Türkiye'yi tanıyacaklar."
Göbeklitepe'nin UNESCO'nun geçici listesinden asıl listesine girme sürecini değerlendiren Bakan Kurtulmuş, "Türkiye'de her yıl bir ya da birden fazla yerimiz UNESCO Kültürel Miras Listesi'ne giriyor. Göbeklitepe de Kültürel Miras Listesi'ne girmeyi hak eden önemli yerlerimizden birisidir. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde terörün azalmasıyla bölge halkının rahatladığını ve turizmde de olumlu gelişmelerin yaşandığına dikkat çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Hem Mardin hem de Şanlıurfa'da otellerin tamamen dolu olduğunu, çok sayıda turistin bu iki kadim şehrimize gelip, ziyaret ettiklerini gördüm. Teröre karşı mücadele kararlılıkla sürdükçe ve Türkiye'nin başına bela edilen terör örgütlerine bir şekilde diz çöktürdükçe, ekonomik olarak da bunun sonuçlarını görüyoruz. Bunlardan birisi de turizm anlamındaki gelişmedir. İnşallah önümüzdeki yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz turizm bakımından Türkiye'nin parlayan yıldızı olacaktır. Buradaki şehirlerimiz, turizm açısından parlayan yıldız haline gelecektir. Bu bölgelerde terör sona erdikçe turizm yükseliyor, ekonomi yükseliyor ve bölge halkının refahı artıyor. Kısa süre içinde beklediğimizden çok daha olumlu sonuçlar elde edeceğiz."
Konuşmasının ardından Göbeklitepe'den ayrılan Bakan Kurtulmuş, Şanlıurfa Müzesi'ni de ziyaret edip eserlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
- Göbeklitepe'de incelemede bulunan bakan Kurtulmuş
- Görevlilerden bilgi alan bakan Kurtulmuş
- Göbeklitepe'yi gezmeye gelenlerle sohbet eden bakan Kurtulmuş
- Bakan Numan Kurtulmuş'un konuşması
- Genel ve detay görüntüler

Haber:Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

===================================================

Harun Karacan: Suriye'ye saldırıdan önce Türkiye bilgilendirildi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, Amerika, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye gerçekleştirdiği saldırı öncesi Türkiye'ye bilgi verildiğini söyledi. Yapılan bilgilendirmenin operasyonun ne denli hassas bir şekilde yürütüldüğünün göstergesi olduğunu belirten Karacan, "Suriye halkı rejim değişikliği istiyor. Bir ülkenin insanlarının sinir gazından dahi katledilmesini, Esad Rejimi'nin insanlığa yapmış olduğu bir ayıp olarak görüyoruzö dedi.
Yalova'ya bir dizi ziyarette bulunmak ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelmek üzere gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, Amerika, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yaptığı saldırı öncesi Türkiye'yi bilgilendirdiğini söyledi. Yapılan bilgilendirmenin operasyonun ne denli hassas bir şekilde yürütüldüğünü gösterdiğini söyleyen Karacan, "Suriye halkı rejim değişikliği istiyor. Bir ülkenin insanlarının sinir gazından dahi katledilmesini, Esad Rejimi'nin insanlığa yapmış olduğu bir ayıp olarak görüyoruzö dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Yalova'ya yaptığı ziyarette Amerika, İngiltere ve Fransa tarafından Suriye'ye yapılan saldırıyı değerlendirdi. AK Parti İl Başkanlığı'nda Milletvekili Fikri Demirel ve İl Başkanı Yusuf Ziya Öztabak tarafından karşılanan Karacan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Suriye'ye yapılan saldırıyla ilgili Türkiye'nin tutumu ve alacağı tavır konusunda yöneltilen soruya yanıt veren Karacan, "Hepinizin bildiği gibi Türkiye olarak konumumuz çok önemli. Yani ülke olarak çok hassas bir noktadayız. Bu noktalarda da özellikle uzun süredir Suriye'nin yapmış olduğu insanlık dışı bir olay, tüm dünya kamuoyu ile paylaşılıyordu. Bunu siz de biliyorsunuz. İki bölgede özellikle insanlığı katleden sinir gazıyla ilgili bir çalışma olduğunu bütün dünya bir şekilde bunu paylaşıyordu kamuoyunda. Bu son olayda şunu gördük; eğer bir ülkenin insanlarının sinir gazından dahi katledilmesi o ülkenin rejiminin yani Esad Rejimi'nin insanlığa yapmış olduğu bir ayıp olarak görüyoruz. Tabii burada hassas bir nokta da var. Özellikle ABD-İngiltere ve Fransa'nın yapmış oldukları operasyonu özellikle Türkiye'ye de haber vererek yapması bu işin ne kadar hassas bir şekilde yapıldığını da gösteriyor. Biz sınırlarımızı da biliyoruz, hakkımızı da biliyoruz. Komşularımızın haklarını da biliyoruz, ancak oradan da bize bir saldırı ve tehdit gelmemesi lazım. Afrin'de olduğu gibi. İnsanlık ayıbı yaşanmaması lazım. Halk orada rejim değişikliği istiyor. İnşallah hayırlara vesile olur, ama ben bir de şunu söylüyorum; İnsanlığa yapılacak her türlü kötülüğün karşısındayızö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
Karacan'ın gelişi ve açıklaması

Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA, (DHA)-

=====================================

Bakan Fakıbaba: Kırsaldaki kalkınmayı gerçekleştireceğiz

GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kırsalda kalkınma olmadan ülkenin kalkınamayacağını belirterek, "İnşallah kırsaldaki kalkınmayı gerçekleştireceğiz" dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile birlikte Malatya'da, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) düzenlenen bazı tesislerin toplu açılış ve temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Fakıbaba, kırsalda kalkınma olmadan ülkenin kalkınamayacağını kaydederek, "İnşallah kırsaldaki kalkınmayı gerçekleştireceğiz. Bu hibelerle kırsalda birçok kişinin hayatı değişti. Kadınlarımız çok başarılı işler yapıyor. Bir kadın kardeşimiz 30 bin lira destek almış ve mantar üretiyor. Yanında 2 çocuğu ve eşi. Eşi o kadar rahat duruyor ki yanında. 'Kaç para kazanıyorsun?' diye sordum. Ayda 5 bin lira kazandığını söyledi. Mantarlara, çiftliğe çocukları gibi bakıyor. İnşallah bunları biz artıracağız. Kadınlarımız iş kuruyor, gençlerimiz kırsala dönmeye başlıyor. Bu tesislere bakınca, insanlarımızın neler yaptığını görüyorum" dedi.
Bakan Fakıbaba, üreticilerin, çiftçilerin kırsala döndüğü zaman, evini yenilemesi, arabasını almasını istediklerini, böyle bir ortama sahip olanların zaten şehre dönmek istemeyeceklerini ifade ederek, "Ortadoğu'da şekillendirilemeyecek tek bir ülke vardır, onun adı da Türkiye'dir. El ele vermemiz lazım. Türk'ü, Kürt'ü, Arap'ı, Sünni'si, Alevi'si hepimiz kardeşiz. Bizi ayırdılar, bakın 60'lara sağ sol diye kardeş, kardeşi öldürdü. Sonra çıkardılar Kürt, Türk, Alevi, Sünni. Biz hepimiz kardeşiz. Benim ne olduğumdan kime ne yahu? Benim iyi insan olmam, insanlara faydalı olmam, üretken olmam önemli. Yoksa ben kimsem kimim. Beni Allah bilir" şeklinde konuştu.
TÜFENKCİ: ÜRETENİ DESTEKLEME ADINA BÜTÇE İMKANLARINI DA ZORLADIK
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çiftçileri, üreteni destekleme adına bütçe imkanlarını da zorladıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bu destekler yerli yerinde mi?' diye eleştiri konusu olabilir, ama sayın bakanım da göreve geldikten sonra teşvikleri sadeleştirerek üretenin, ekenin, biçenin destekleneceği bir modele geçtik. Bunun bir kısmını 2018'de ve 2019'da hissedeceksiniz. Biliyoruz ki; geleceğimiz esasında gıdada, tarımda ve eğer bir savaştan bahsediliyorsa gelecek gıda savaşlarında. Biz gıda ve tarım alanında kendisine yeten bir ülke konumuna gelebilmek adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşte Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gerçekten elini taşın altına koydu. Bizler de üretilen tarım ürünlerinin ticareti noktasında Türkiye'mize daha fazla katma değer sağlamak istiyoruz."
Konuşmaların ardından bakanlar ve protokol üyeleri tarafından temel atma ve toplu açılış yapıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------------
- Bakanların karşılanması
- İstiklal marşının okunması
- Bakan Fakıbaba'nın konuşması
- Bakan Tüfenkci'nin konuşması
- Temel atmadan detay
- Proje tutarını projecilere teslim etme
- Kurdele kesimi
- Satranç turnuvası ziyaret
- Hamam açılışına katılanlardan görüntü
- Saygı duruşu ve istiklal marşının okunması
- Bakanlara hediye verilmesi
- Bakanların hamamı gezmesi
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

==========================================

Metin Feyzioğlu: Irak tecrübesi nedeniyle endişeliyiz

TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye düzenlediği saldırıyla ilgili olarak, ‘Irak’ın nükleer silah tesisleri var’ iddiasıyla vurulduğunu, ardından ise iddiaların gerçek olmadığını hatırlattı. Suriye’nin de aynı iddialar ile vurulması nedeniyle endişeli olduklarını belirten Prof. Dr. Feyzioğlu, “Önümüzde bir Irak tecrübesi var. Bugün yine Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddiası var. Ancak Almanya bunu reddediyor. İngiltere, ‘Tereddütlüyüm bundan’ diyor. Dolayısıyla, ispatlanmadan bunun tehlikeli bir girişim olduğunu düşünüyoruzö dedi.
Balıkesir'in Edremit ilçesinde, ‘Ege-Marmara Genişletilmiş Bölge Başkanları Toplantısı’ düzenlendi. Toplantıya, TBB Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu da katıldı. Toplantı öncesinde ABD, İngiltere ve Fransa tarafından Suriye'nin vurulmasını değerlendiren Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, endişeli olduklarını belirtti. Prof. Dr. Feyzioğlu, “Neden endişeliyiz. Çünkü önümüzde bir Irak tecrübesi var. ‘Irak'ta malum nükleer silah tesisleri var’ gerekçesiyle ABD öncülüğünde Irak işgal edilmişti ve olmadığı çıktı. Bizzat İngiltere Başbakanı bunu daha sonra itiraf etti. Bugün yine Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddiası var. Ancak Almanya bunu reddediyor. İngiltere, ‘Tereddütlüyüm bundan’ diyor. Dolayısıyla, ispatlanmadan bunun tehlikeli bir girişim olduğunu düşünüyoruz" dedi.
'ORTAK AKIL ÜRETİLMELİ'
Türkiye'nin zor bir durumda olduğunu belirten Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, ortak akıl üretilerek bu sıkıntıların aşılabileceğini söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu değerlendiren Prof. Dr. Feyzioğlu, “Geçen hafta Suriye tek parça kalsın’ diyor. Ama Suriye'yi parçalamak isteyen ABD öncülüğündeki koalisyonun Esad'ı devirme girişimine yeşil ışık yakıyor. Ne kadar güzel diyor. Öbür tarafta Afrin'de bekamız açısından son derece önemli bir harekatın içerisinde. Ama Esad'ı hamisi olan Rusya'nın yeşil ışık yakmasıyla son derece sıkıntılı bir durum. Dolayısıyla bizim bu sıkıntıdan çıkmamızın yolu da ortak aklı üretmek olduğunu ütfen unutmayalım. Ortak akıl da sadece hukukun üstün olduğu demokrasilerde sağlanabilir. Biz, baroların da görevi bunu tesis etmektirö diye konuştu.
'CÜPPE GİYMİŞ TERÖRİST'
Türkiye de yapılan anketlerde yargıya güvenin yüzde 20 civarında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Feyzioğlu, bu durumunda devam etmesi halinde Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğin sürdürmesinin de zor ve sıkıntılı olduğunu belirtti. Prof. Dr. Feyzioğlu, şöyle konuştu: "Çünkü 80 milyon vatandaşımızı kucaklaştıracak tek payda vardır; hukuk paydasıdır, hukukun üstünlüğü paydasıdır. Biz bugünü eleştirdiğimizde sanmayın ki dünü met ediyoruz. Çünkü dünden en büyük şikayeti olan ve dünün Gülen Cemaati tarafından işgal edilmiş yargısına karşı en büyük mücadeleyi veren bizleriz zaten. Dolayısıyla bugüne yönelik eleştirilerimiz dünü haklı çıkarmak ya da dün insanlarımıza eziyet edenleri kahramanlaştırmak adına değildir. Biz onların ne kadar hain olduklarını, ajan olduklarını ve cüppe giymiş terörist olduklarını zaten herkesten önce görmüş ve zindanların kapılarını yıkmak üzere Silivri'ye dayanmış kişileriz. Ama bugünün yanlışlıklarını söylemezsek de vatandaşlarımıza, mesleğimize, ülkemize haksızlık etmiş oluruz. Düzelecek midir bunlar? Tabi ki düzelecektir. Çünkü Türkiye'nin on binlerce namuslu, çalışkan, fedakar avukatı vardır. On binlerce bu nitelikte hakim ve savcısı vardır. İhtiyacımız olan düzgün güvenilir bir sistemi kurmaktır.ö
‘HUKUK DEVLETİNİN SORUNLARI VAR’
Hiçbir zaman Türkiye Barolar Birliği'nde siyasi particilik yapmadıklarını kaydeden Prof. Dr. Feyzioğlu, buna da izin vermediklerini ve vermeyeceklerini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çerçevede hukukun üstünlüğünün tesisinin bizim sorunumuz olmadığını söyleyenlerin siyasi particilik yapmasına da izin vermeyiz. Bu da bizim meselemizdir. ‘Çünkü bu sizin meseleniz değil’ diyenler siyasetin hukuka tahakkümünü meşrulaştırmak isteyenlerdir. Hukuk devletinin sorunları var. Hem de büyük sorunları var. Her düzende yargılayan birileri vardır. Her düzende suçlayan birileri vardır. Ancak hukukun üstün olduğu devletlerde bağımsız etkin savunma mesleği vardır. Avukatlık vardır. Avukatlar için hukukun üstünlüğü, demokrasi hava gibidir, su gibidir. Olmazsa olmaz. Şu halde demokrasinin eksiksiz işlemesi, hukukun üstünlüğünün eksiksiz tesis edilmesi bizim mesleki en temel sorunumuzdur. Bunun bir mesleki sorun olmadığını söylemek doğrudan doğruya bir siyasi parti yaklaşımıdır.ö
Prof. Dr. Feyzioğlu'nun konuşmasının ardından Ege-Marmara Genişletilmiş Bölge Başkanları toplantısı basına kapalı olarak devam etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Salondan genel ve detay görüntü.
-Metin Feyzioğlu açıklama görüntüsü.

Haber-Kamera: Fatih Emrah ERDOĞAN / EDREMİT(Balıkesir), (DHA)

=========================================================

Zeytin Dalı Harekatı'nda 4 bin 157 terörist etkisiz hale getirildi

TÜRK Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütlerinden arındırılan Suriye'nin Afrin kentine yönelik düzenlenen Zeytin Dalı Harekâtı'nda 4 bin 157 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi. TSK tarafından yurt içi ve yurt dışına yönelik düzenlenen operasyonlarda ise 4'ü 'sözde' lider kadroda olmak üzere 67 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan haftalık bilgilendirmede, yurt içerisinde bölücü terör örgütüne karşı mücadele edildiği, Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde güvenliğin sağlanıp, terör nedeniyle göç eden halkın geri dönüşünün desteklendiği, Suriye'nin İdlib kentinde ateşkes sürecinin devamının sağlanması amacıyla gözlem noktalarının tesis edildiği ve Afrin'in teröristlerden arındırılmasına yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı'na başarıyla devam edildiği belirtildi. TSK'nın terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulanan bilgilendirmede; 07- 13 Nisan tarihleri arasındaki bir haftalık süreçte PKK/KCK terör örgütünün barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergâhı olarak kullandığı Tunceli, Diyarbakır ve Şırnak ile Irak’ın kuzeyinde yürütülen büyük, orta ve küçük çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği kaydedildi.
2 ŞEHİT, 10 YARALI
Yurt içi ve Irak’ın kuzeyine yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 askerin şehit olduğu, 10 askerin de yaralandığı vurgulanan TSK bilgilendirmesinde şöyle denildi:
"İcra edilen operasyonlarda 1'i 'sözde' lider kadroda olmak üzere yurt içinde 27 ve yurt dışında 40 olmak üzere toplam 67 terörist etkisiz hale getirilmiş. 31 piyade tüfeği, 1 güdümlü hava savunma füzesi, 2 keskin nişancı tüfeği, 1 tanksavar silahı, 3 makineli tüfek, 4 roketatar, 2 tabanca olmak üzere toplam 44 silah ele geçirilmiş; 84 EYP tespit edilerek imha edilmiş; Teröristler tarafından kullanılan 47 silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirilmiştir. İki kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 10 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır."
TERÖRİSTLERİN HAREKET KABİLİYETİ KISITLANDI
Etkili hudut denetimi ile finans kaynaklarına darbe vurulan terör örgütünün hareket ve eylem kabiliyetlerinin de kısıtlandığına değinilen TSK bilgilendirmesinde şu ifadeler kullanıldı:
"Etkili hudut güvenliği ve hizmetleri kapsamında icra edilen denetim ve kontroller sonucunda sınırlardan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 7 bin 393 kişi yakalanmıştır. PKK/KCK terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde 895 litre kaçak akaryakıt, 61 kilo 400 gram eroin, 71 kilo 400 gram uyuşturucu, 17 bin 405 paket kaçak sigara, bin 40 kaçak küçükbaş hayvan, 2 kaçak büyükbaş hayvan ve 1 kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir."
FIRAT KALKANI HAREKÂTI
Açıklamada; Suriye'nin kuzeyinde Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesi olan Azez-Cerablus hattında terör örgütlerinin Menbiç'ten doğu ve batıya yönelik taciz ve saldırılarına anında karşılık verildiği belirtildi. TSK bilgilendirmesinde, bölgede normalleşme çalışmalarına katkı sağlandığı da belirtilerek şöyle denildi:
"Hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ terör örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak, sivilleri korumak/yaşanan terör olaylarından zarar görmelerini engellemek maksadıyla icra edilmekte olan Fırat Kalkanı Harekâtı'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu'nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2 bin 15 kilometrekarelik alan kontrol altına alınmıştır. Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/KCK/PYD/YPG terörist unsurlarının, Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edilmektedir. Bu kapsamda zaman zaman da Münbiç bölgesinden yapılan taciz ve saldırılara meşru müdafaa kapsamında karşılık verilmektedir. Bölgede yürütülen normalleşme çalışmalarına katkı sağlanmaktadır."
İDLİB'DE GÖZLEM NOKTALARI
TSK bilgilendirmesinde, 'Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü' olarak görev yapılan Suriye’nin İdlib kentinde gözlem noktalarının tesisine devam edildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Bu kapsamda; 13 Ekim 2017 tarihinde 1 Numaralı Gözlem Noktası, 23 Ekim 2017 tarihinde 2 Numaralı Gözlem Noktası, 19 Kasım 2017 tarihinde 3 Numaralı Gözlem Noktası, 05 Şubat 2018 tarihinde 6 Numaralı Gözlem Noktası, 09 Şubat 2018 tarihinde 7 Numaralı Gözlem Noktası, 15 Şubat 2018 tarihinde 8 Numaralı Gözlem Noktası, 17 Mart 2018 tarihinde 4 Numaralı Gözlem Noktası, 03 Nisan 2018 tarihinde 12 Numaralı Gözlem Noktası, 07 Nisan 2018 tarihinde ise 9 Numaralı Gözlem Noktası tesis edilmiştir. Diğer Gözlem Noktalarının açılarak faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları bölgedeki görevlerini Astana görüşmelerinde garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedir."
ZEYTİN DALI HAREKÂTI
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, sınır hattı ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ'a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak amacıyla 20 Ocak 2018 saat 17.00'den itibaren 'Zeytin Dalı Harekâtı' başlatıldığı hatırlatıldı. Harekâtın, Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edildiği vurgulanan TSK açıklamasında, şöyle denildi:
"Şanlı tarihimiz ve kültürümüz gereği harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereçler hedef alınmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından harekât alanında, en modern harp silah, araç ve gereçleri ile mühimmat, uluslararası hukuka uygun olarak, gecikme pahasına, diğer hiçbir ülkenin göstermediği dikkat ve hassasiyetle, masum insanlara ve çevreye zarar vermeden etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Aynı zamanda harekâtın başlangıcından itibaren, harekât alanında bulunan dini ve kültürel yapılar, tarihi eserler ve arkeolojik kalıntılar ile kamu yararına faaliyet gösteren tesisler de kesinlikle Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının hedefleri arasında bulunmamaktadır. Bu hususlara ilave olarak, Hava Kuvvetlerimiz tarafından, uluslararası hukuk ve anlaşmalar tarafından yasaklanmış mühimmat kullanılmamaktadır. Bu tür mühimmat Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunmamaktadır. Kara ateş destek vasıtalarımız da aynı esaslarla hareket etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerince, Kızılay, AFAD ve BM tarafından sağlanan insani yardımların bölgeye erişimi konusunda gerekli destek sağlanmakta; Afrin’de hayatın normale dönmesi için çalışmalara devam edilmektedir."
52 ŞEHİT, 332 YARALI
Harekâtta bugüne kadar teröristlerle girilen çatışma ve saldırılarda 52 askerin şehit olduğu belirtilen açıklamada, bölgede patlayıcı tespit ve imha çalışmalarının sürdüğü ifade edilerek, şöyle denildi:
"Harekâtın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 157 olmuştur. Terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda bugüne kadar 52 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 232 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından 18 Mart 2018 tarihi itibarıyla kontrol altına alınan Afrin’de mayın ve el yapımı patlayıcı arama faaliyetleri sürdürülmektedir. Harekât kapsamında bugüne kadar 107 mayın ve 781 el yapımı patlayıcı tespit edilerek imha edilmiştir. Zeytin Dalı Harekâtı başarıyla devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen tüm faaliyetler, geçmişte olduğu gibi bugün de kendisine duyduğu özgüven ile şeffaf bir şekilde yürütülmektedir."
Bilgilendirmede ayrıca, TSK'nın milli birlik ve bölünmez bütünlüğü hedef alan terör örgütleriyle mücadelesini yurt içi ve dışında son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar sürdüreceği de belirtildi.

Haber: GAZİANTEP, (DHA)-

======================================

Eskişehir'de, Afrin şehitleri anısına 52 fidan dikildi

ESKİŞEHİR'de, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü 'Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan 52 şehidin anısına, Emniyet müdürlüğü Atış Poligonu Yerleşkesi'nde anıt yapıldı, 52 adet fidan dikildi.
Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMASAŞ) Elektrik Makinaları Fabrikası personelinin, Zeytin Dalı Harekatı'nda yaşamını yitiren 52 şehidin hatırasına kendi imkanları ile temin ettikleri 52 adet akçaağaç fidanı Kütahya yolu üzerindeki Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Atış Poligonu Yerleşkesi'ne dikildi. 52 adet akçaağaç fidanın ortasına da tüm şehitlerin hatırası için bir adet çam ağacı konuldu.
Fidanların bulunduğu alanın girişine üzerinde kartal heykeli altında da '20 Ocak 2018 tarihinde başlayan Zeytindalı Harekatı'nda vatan, millet uğruna şehit olmuş kahramanlarımızın aziz ruhları anısına akçaağaçlar; Gelmiş geçmiş tüm kahraman şehitlerimizin ölümsüz ruhları hatırasına daima yeşil kalacak çam ağacı dikilmiştir. Mekanları cennet olsun.' yazısının yer aldığı anıt yapıldı.
Anıtın açılışı nedeniyle düzenlenen törene Emniyet Müdürü Engin Dinç, TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Hayri Avcı, şehit yakınları ile çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından şehitler için dua edildi.
Eskişehir Emniyet Müdürü Engin Dinç törende yaptığı konuşmada, “Şu anda bizim de bir polis timimiz Afrin'de, oradaki askerlerimizle, kahraman ordumuzla birlikte orada bu terörle, teröristle mücadeleye devam ediyor. Polis haftası etkinlikleri çerçevesinde şehitlerimizi anmak, onlara dua etmek, onlar adına birer ağaç dikmek en azından gelecek kuşaklara onların hatırasını yaşatmak noktasında onlara iletmek noktasında çok güzel bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Allah bu milleti daha büyük belalardan muhafaza etsin, ordumuzu ve polisimizi düşmanlara karşı daima muzaffer etsin" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından şehitler için dikilen fidanlara su döküldü, şehit yakınları fidanların yanlarına kırmızı gül bıraktı.

Görüntü dökümü:
-Fidanların olduğu yerin genel görüntüsü,
-Afrin şehidi uzman çavuş Serdar Ege'nin eşi Dilek, kızları Elif ve Elvan'ın fidana gül bırakıp, su dökmeleri,
-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması,
-Emniyet Müdürü Engin Dinç'in konuşması,
-Anıtın açılması,
-Anıttaki yazının çekilen görüntüsü bulunuyor.)

Haber-Kamera:ESKİŞEHİR,(DHA)

==========================================

CHP'liler Mudurnu yolunda oturma eylemi yaptı

BOLU’da, CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan ve Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl’ün de aralarında bulunduğu partililer, yıllardır tamamlanamayan Bolu-Mudurnu karayolunu kapatarak oturma eylemi yaptı.
Bolu-Mudurnu karayolunun Topardıç mevkiinde gerçekleştirilen eyleme CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Mudurnu Belediye Başkanı Mehmet İnegöl, CHP İl Başkanı Kazım Karsu ve çok sayıda partili katıldı. Eyleme katılanlar, işlek olan karayolunun ortasına oturarak, yolun iki şeridini de trafiğe kapattı. Jandarma ekipleri, eylemcilerin güvenliği için trafiği iki yönden de kesti. Yolda araç kuyrukları oluştu. CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan burada yaptığı açıklamada, "Bolu Mudurnu karayolunu trafiğe kapattık. Bunun bir hukuki ve cezai sorumluluğu olacaksa bunun tüm yükümlülüğünü bana ait olduğunu söylemek istiyorum. Biz bu eylemi yapmak zorundaydık. Burada trafiği kesmek zorunda kaldık. Bu yolu kapatmak zorunda kaldık. Sebebi de 15-16 yıldır Ak Parti hükümetleri döneminde sürekli olarak bu yolun yapılacağına dair sözler veriliyor. En az 15 kez söz verildi. Ak Parti milletvekilleri sadece son 1 yıl içerisinde buraya gelip 10 kez müjde verdiler. Ama bu yolda herhangi bir ilerleme yok. Tam tersi her geçen gün de bakımsızlıktan bu yol eziyet haline dönüyor. Bu yol 15 yıl önce daha iyi haldeydi. Mudurnuluların ne suçu var? Mudurnular Ak Parti’ye zaten gereğinden fazla oy veriyor. Mudurnulular iki il genel meclis üyesinin ikisini de Ak Parti'ye veriyor. Ak Parti Mudurnu'da açık ara birinci parti oluyor. Bu Mudurnulular daha ne yapacak Ak Parti'ye?' dedi.
Yolun tamamlanmaması halinde bir daha ki eylemlerini TEM Otoyolu'nu kapatarak yapacaklarını söyleyen Tanju Özcan, "Biz burada bu eylemi yapıp bırakmayacağız. Eğer önümüzdeki süreçte bu yollarla ilgili iktidar partisi yetkilileri ses çıkartmazlarsa işte o zaman otobanı kapatacağız. O zaman bütün Türkiye değil, bütün dünya duyacak buradaki rezilliği" diye konuştu.
Tanju Özcan'ın açıklamalarının ardından yaklaşık yarım saat trafiğe kapanan yol yeniden ulaşıma açıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Eylemden görüntüler
-Jandarmanın önlemleri
-Trafikten görüntüler
-Tanju Özcan'ın açıklamalar
-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU, (DHA)

=============================================

KTÜ'lü öğrencilerden, Kazım Koyuncu'yu anma programına izin verilmemesine tepki

KARADENİZ Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) bir grup öğrenci, Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu’nun ölüm yıl dönümü için kampüs içerisinde planladıkları programa rektörlük tarafından izin verilmemesine tepki gösterdi.
KTÜ'de öğrenim gören 50 kişilik öğrenci grubu Atatürk Alanı'nda biraraya gelerek, Akciğer hastalığından 33 yaşında hayatını kaybeden Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'nun ölümünün yıl dönümü nedeniyle üniversitede düzenlemek istedikleri programa KTÜ Rektörlüğü yetkililerince izin verilmemesini protesto etti. Öğrenci grubu adına konuşan Damla Kenanoğlu, merhum sanatçı Koyuncu’nun ölümünden önce son konserini KTÜ'de verdiğini hatırlatarak "KTÜ’de son konserini verdiği gün olan 30 Nisan’da “Kazım İçinö şarkılar söylemek, birçok Karadenizli sanatçının katılımıyla Kazım’ı anmak ve bir dayanışma konseri yapmak istedik. Ancak karşımızda dilekçelerimizi önce kabul edip daha sonra bu dilekçeleri adeta yok eden ve üniversite salonlarını üniversitelilere ve Kazım’a kapatan KTÜ yönetimini bulduk. Bu süreçte etkinliği düzenlemek isteyen üniversitelileri oyalayan, üniversitelilerle görüşmeyen ve “yukarıdan gelenö emirlerle hareket eden KTÜ Rektörlüğü bize salon vermemekle kalmamış üniversitenin Şenlik Alanı’nı kullanma talebimizi de reddetmiştir. KTÜ rektörlüğü, Karadeniz’in asi çocuğunun anılmasını neden engellemektedir?ö dedi.
'KAZIM KARADENİZ'DİR'
Herkesi merhum sanatçı Koyuncu'ya destek olmaya çağıran Kenanoğlu "Kazım Karadeniz’dir, Karadeniz Kazım’dır. Kazım Koyuncu’da onu anlatan değerler de engellemez. “Her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.ö diyerek aramızdan ayrılan Kazım Koyuncu’nun şarkıları tüm engelleme çabalarınıza rağmen KTÜ’de ve tüm memlekette söylenmeye devam edilecektir.Tüm Trabzon halkını ve sanatçı dostlarını Kazım Koyuncu'ya sahip çıkmaya davet ediyoruz" diyerek tepkisini dile getirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Öğrencilerin açıklaması
Gruptan genel görüntüler
Detaylar

HABER KAMERA: Aleyna BAYRAM / TRABZON (DHA)

===============================================

Cem Yılmaz, İzmir'de sevenleri ile buluştu

ÜNLÜ komedyen Cem Yılmaz, ağabeyi Can Yılmaz ve oyuncu Zafer Algöz, bu yıl 23'üncüsü düzenlenen İzmir Kitap Fuarı'nda kitaplarını imzaladı.
İzmir Kültürpark'ta 14-22 Nisan arasında açık kalacak 23. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı'nın ilk gününde, ünlü komedyen Cem Yılmaz, 1996 yılında yayımlanan 'Karikatürler' kitabı ile senaryo kitapları olan, 'G.O.R.A.', 'A.R.O.G', 'Yahşi Batı', 'Hokkabaz', 'Pek Yakında', 'Ali Baba ve Yedi Cüceler' ve 'ARİF V 216'yı, oyuncu Zafer Algöz, ilk kitabı olan 'Haşırt Dı Bilekbord' ile son kitabı 'Keş On Dı Teybıl'ı imzaladı. Can Yılmaz da, kaleme aldığı öykülerden oluşan 'Klişe Hayatlar Matbaası', 'Yap Bi Babalık' ve son kitabı 'Bilinmeyen Numaralar'ı okurları için imzaladı.
Neşeli tavırlarıyla dikkat çeken üçlü, okurlarıyla sık sık şakalaştı. Cem Yılmaz, tüm okurlarla tek tek fotoğraf çektirdi. Kendisinden, karikatür çizmesini isteyenleri de kırmadı.
İlk turne deneyimini 1995 yılında İzmir'de yaşadığını belirten Cem Yılmaz, kentin kendisi için büyük öneme sahip olduğunu söyledi.
Zafer Algöz de geçen senenin ardından İzmir Kitap Fuarı'na ikinci kez geldiklerini belirterek, yazdıkları kitaplar üzerinden böyle sosyal ortamlar oluşmasının mutluluk verici olduğunu söyledi.
Can Yılmaz da filmleri izlenen senaryoların, kitap halinin de alınıp okunmasının çok güzel olduğunu belirtti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Cem Yılmaz ile röp.
- Cem Yılmaz'ın mikrofonu eline alıp şaka yapması
- Zafer Algöz ile röp.
- Can Yılmaz ile röp.
- Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN / İZMİR, (DHA)

==============================================

Uyuşturucu eğitimi alan köpek uyuşturucuyuböyle buldu

BURSA İl Emniyet Müdürlüğü durdurduğu otomobilde uyuşturucu eğitimi alan Rona isimli köpeğin yer göstermesi sonucu aracın motorunda 1 kilo esrar ele geçrdi. Otomobilde bulunan biri kadın iki kişi yakalandı.
Yapılan bir ihbarı değerlendiren İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, İstanbul'dan Bursa'ya satmak için uyuşturucu getirileceği bilgisine ulaştı. Polis ekipleri, Orhangazi İlçesi’nde plakası belirlenen aracı durdurdu. Uyuşturucu eğitimi alan Rona isimli köpeğin yer göstermesi sonucu aracın motor kısmında bir kilo esrar ele geçirildi. Polis, otomobilde bulunan ve 4 ayrı suçtan hakkında yakalama kararı olan A.G. isimli kadın ile Z.Ç.'yi gözaltına alndı.
Emniyet müdürlüğünde sorgulamaları yapılan şüpheliler, "uyuşturucu ticareti yapmak" suçundan adliyeye çıkartılacak.

Görüntü dökümü
Köpek araçta uyuşturucunun yerini gösterirken
Polislerin uyuştucuları bulması

Haber-Kamera: Hasan BOZBEY/Mehmet İNAN/ORHANGAZİ(Bursa) (DHA)-

=================================================

Otomobil yürüyüş yoluna düştü: 2 yaralı

ADANA'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirdiği otomobil, yaklaşık 2 metre yüksekten dere kenarındaki yürüyüş yoluna uçtu. Kazada 2 kişi yaralandı.
Kaza, merkez Yüreğir İlçesi'ndeki Sarıçam Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Duymaz yönetimindeki 33 BSN 47 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaşık 2 metre yükseklikten ıslah edilen Sarıçam Deresi'nin kenarındaki yürüyüş yoluna düştü. Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve ambulans sevk edildi. Hafif yaralanan İbrahim Duymaz, ters dönen otomobilden kendi imkanlarıyla çıkmayı başarırken, araçta sıkışan ve adı açıklanmayan arkadaşını ise itfaiye ekipleri kurtardı. Ambulansla Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı. Çok sayıda vatandaşın meraklı gözlerle izlediği kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Takla atan araçtan genel ve detay görüntüler
- Olay yerinden görüntüler
- Kalabalıktan görüntüler
- Kaza yapan aracın sürücüsünden görüntü
- Kazaya şahit olan bir çocuk ile röp
- Ambulansın görüntüsü
- İtfaiyeden görüntü
- Kazada yaralanan adamın sedyeyle taşınıp ambulansa bindirilmesi

Haber-Kamera:Yusuf BAŞTUĞ/ADANA, (DHA)

==================================================

Canan Karatay: Zeytinyağı ana sütü ile aynıdır

AYDIN Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Aydın Zeytinyağı Günleri' programına davetli olarak katılan Prof. Dr. Canan Karatay, "Zeytinyağı her derde davadır, ana sütü ile aynıdır" dedi. Aydın'da Büyükşehir'in çalışmasıyla etin ucuza satıldığını duyan Karatay, "Tüm belediye başkanlarını kadın yapın ki, et ucuzlasın" diye konuştu.
Aydın Büyükşehir Belediyesi Zincirli Han'da 'Zeytinyağı Günleri' tanıtım etkinliği düzenledi. Prof. Dr. Canan Karatay, etkinliğe davetli olarak katıldı. Karatay'ı, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Özlem Çerçioğlu ve ekibi, Kadın Mehteran Takımı ve Kadın Efeler'in oynadığı zeybek oyunuyla karşıladı.
"DÜNYANIN EN İYİ ZEYTİNİ BURADA YETİŞİYOR"
Zeytinyağlı yemeklerinin tanıtımı için mutfağa Karatay'la birlikte giren Başkan Çerçioğlu, "Aydın zeytinyağı, dünyanın aroması en güzel ve en yüksek olan zeytinyağıdır. Eğer ülkemizde zeytinyağının tüketimini artırabilirsek, birçok hastalıkların önüne geçmiş olacağız. Aydın kestane, zeytin ve zeytinyağı üretiminde de Türkiye'de birinci sırada. Aydın'da 23 milyon ağaç zeytin var. Belediye Başkanı olarak herkese zeytin dikmelerini tavsiye ediyorum" dedi.
"İSTİKBAL BAĞIRSAKLARIMIZDADIR"
Her derde deva olduğunu söylediği zeytinyağını Başkan Çerçioğlu ile birlikte fincanla içen Karatay, sonra çay bardağına doldurup bir kez daha tüketti. Karatay, "Zeytinyağı doğanın yetişkinlere bahşettiği bir ana sütüdür. Zeytinyağı her derde davadır. Bu nedenle Özlem Hanım da çok büyük bir başarı elde etmiştir. Çünkü, Nazım Hikmet diyor ki, '70 yaşında olsanız dahi, zeytin ekeceksiniz.' Zeytin her zaman ekilmesi lazım. Çok büyük bir yatırımdır. Çok önemli bir milli servettir. Özellikle zeytinyağını yaşlılarımıza içirmemiz lazım. Her yaşlının veya yoğun bakımlardaki hastaların bir kahve fincanı zeytinyağı içmesi gerekiyor. Zeytinyağı ana sütü ile aynıdır. Bebeklerin de içmesi gerekiyor. İstikbal bağırsaklarımızdadır. Zeytin meyvedir. Zeytinyağı da bu meyvenin suyudur, meyve suyudur. Zeytinyağı yağ değil, meyve suyudur. Hakiki bir meyve suyudur. Bunu çocuklara da büyüklere de alıştıracağız. Mide ülserini gideriyor, bağırsakları temizliyor, daha ne olsun" diye konuştu.
İLAÇSIZ ZEYTİNLER DAHA FAYDALI
Aydın bölgesindeki zeytin ağaçlarının havadan ilaçlanmadığı için çok daha kaliteli olduğuna değinen Karatay, "Zeytinleri ilaçlamayın. İlaç zararlıdır. Doğal olsun, 1000 tane zeytin toplayacağınıza 100 tane zeytin toplarsınız ama sağlıklı toplarsınız" dedi.
"BAŞKANLARI KADIN YAPINKİ, ET UCUZLASIN"
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Özlem Çerçioğlu'nun Aydın'da etin, diğer ilerden ucuza satıldığını anlatması üzerine Karatay, "Etin ucuzlaması için et ithalatı falan filan yapmayın, ayıptır, günahtır. Hanımlar da beyler de bunu teşvik etmeleri gerekiyor. Her belediyenin imkanı var bu konuda. Onun için belediye başkanlarını kadın yapın ki, etler ucuzlasın. Hayvanın eti hayvansal yağı ile birlikte vücuda gittiği zaman çok faydalıdır. İnsan vücudu proteini yağla birlikte aldığı zaman faydalı olur" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ;
- Canan Karatay'ı Mehteran ve Kadın Efelerin oyunu ile karşılaması
- Karatay ve Özlem Çerçioğlu'nun birlikte zeytinyağı içmeleri
- Mutfaktan görüntüler ve Canan Karatay ile Özlem Çerçioğlu konuşması

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

=================================================

Doç.Dr.Yiğitalp: Bel fıtığından gelenlerin çoğunda bel fıtığı teşhisi koyamadık

DOÇ.Dr. Kazım Yiğitkanlı, bel fıtığı şikayetiyle gelen hastaların büyük bir çoğunluğunda bel fıtığı görülmediğini dile getirerek, "İnsan, belinde bir kasılma, ters bir hareketle yerden bir şey alırken ve kaldırırken spazm dediğimiz bu durumu yılda 2 defa yaşayabilir" dedi.
Medicana Bursa Hastanesi Beyin Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kazım Yiğitkanlı, ağrıyı hastanın geçmiş deneyimlerine bağlı farklılık gösteren kötü bir his olarak tanımladı. Ağrının organik bir nedene bağlı olabilen ya da olmayabilen, hastanın geçmiş deneyimlerine bağlı rahatsız edici bir his olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kazım Yiğitkanlı, “Ağrılar ikiye ayrılır. Akut ağrılar yani yeni başlayan ağrılar. Bu vücudumuzun herhangi bir bölgesinde yeni başlayan bir ağrı olabilir ya da günler haftalar aylar süren kronik ağrı dediğimiz geçmeyen ağrıdır. Burada önemli olan, ağrının altında önemli bir neden var mı, yok mu? Bütün ağrıların altında bir organik neden biz bulamıyoruz. Bunun için hasta bize bir şikayetle geldiğinde ilk olarak onu dinliyoruz. Muayene ediyoruz. Gerekirse tetkik yapıyoruz. Ve radyolojik tetkiklerle hastanın geçmiş deneyimlerini birleştirerek bu ağrının organik bir nedene bağlı olup olmadığını araştırıyoruz. Ağrı aslında hastanın geçmişte yaşadığı deneyimlere de bağlı olunca her hasta ağrıyı farklı tarif ediyor. Süresini farklı tarif ediyor. Tipini farklı tarif ediyor. Mutlaka ağrının tipleri de vardır, ama her hastanın hissi farklı. Sizin bir yeriniz kesildiğinde hissettiğiniz ağrı ile benim bir yerim kesildiğinde hissettiğim ağrı farklı oluyor" dedi.
Beyin cerrahisi bölümüne en çok bel, bacağa vuran ağrı, boyun ağrıları, kola vuran ağrı, baş ağrıları, sırt ağrıları, omuz, kol ağrıları geldiğini kaydeden Medicana Bursa Hastanesi Beyin Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kazım Yiğitkanlı, “Önce bunları sınıflandırıyoruz. Bazen hasta geliyor bütün vücudunu sıralandırıyor. O zaman da hastaya bugün sizi hastaneye getiren ağrı nerenizde diyoruz. Ağrı bölgesini öğrendikten sonra, bu ağrını ne zaman başladığı, herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığı, istirahat edip etmediğini soruyoruz. Muayenesine bakıyoruz. Bazen kuvvet kaybı görebiliyoruz. O zaman emar çektiriyoruz. Organik bir neden var mı diye bakıyoruz. Bunun için hastayı dinlemek muayene etmek önemli. Farklı sistemik dediğimiz bir ağrı olabilir. Hasta belim ağrıyor diyor, fakat farklı eklem ağrısı da olabilir. Eğer öyle bir durum varsa farklı bir romatizmal hastalık da çıkabilir. Bizde genel kanı var. Hastalarımız geldiğinde diyor ki ‘Belimde 3-4 tane fıtık var, ameliyat olmadan geçiştirmeye çalışıyorum.’ Aslında bu tür tanımları yapan hastalarımızın baktığımızda öyle 3-4 tane fıtıkları olmadığını görüyoruz. Bel fıtığı gelen hastaların yüzde 90-95’inde bel fıtığı olmuyor. Yani insan belinde bir kasılma, ters bir hareketle yerden bir şey alırken kaldırırken spazm dediğimiz yılda 2 defa bunu yaşayabilir. Normal ilacını alır biraz dinlenirse bu aslında geçebilirö diye konuştu.
Ağrı hastalarında ciddiyet kısmında kırmızı noktalar bulunduğunu dile getirenı Doç. Dr. Kazım Yiğitkanlı, “Ağrı aşağıya doğru iniyor mu, yoksa sadece belde mi, kalçada mı? İdrar ya da büyük abdest kaçırmaya yol açıyor mu? İstirahat ile mi oluyor, hareketle mi oluyor? Geçirdiği farklı bir hastalığı var mı? Bir kanser hastasının bel ağrısına yaklaşmasıyla, normal genç sağlıklı bir hastanın gelip benim belim ağrıyor demesinde çok önemli farklar var. Hem yaklaşım farkları, hem de tedavi farkları var. Tanı ve istenecek tetkiklerin farkları varö dedi.
Bütün tetkikleri yaptıktan sonra bir tanıya rastlanmazsa, o zaman ağrı ile ilgili şüphelenilen noktaya blokaj uygulaması yapıldığını ve o bölgenin geçici olarak uyuşturulduğunu söyleyen Doç. Dr. Yiğitkanlı, “ Eğer bu uygulamadan sonra hasta bir iki saat bile olsa ağrı geçti diyorsa, ağrı kaynağınızı bulduk diyoruz. Hasta ‘benim ağrım var, bana öyle bir şey yapın ki bir daha ben bu ağrıyı hissetmeyeyim’ diyor, ama böyle bir şey yok. Blokaj sonrasında hasta bir süre sonrasında yeniden ağrım var diye geldiğinde ağrı lifleri dediğimiz sinirleri yakıyoruz. Buna halk arasında lazer diyorlar. Biz burayı yaktıktan sonra bu ağrı siniri kendine yol bulup tekrar oluşabiliyor. Bunu yakmak en azından bize bir iki sene kazandırıyor. Hastalara önce yakma uygulamıyoruz. Önce blokaj uyguluyoruz. Blokajdan fayda gören hastaya yakma işlemi yapıyoruzö ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Doç. Dr. Kazım Yiğitkanlı'nın açıklamaları

Haber-Kamera: Cansel ORUÇ/BURSA,(DHA) -

================================================

Afyonkarahisar 112 Merkezi'ne gelen çağrıların yüzde 55'i asılsız

AFYONKARAHİSAR 112 Acil Çağrı Merkezi Kalite Kontrol Koordinasyon Değerlendirme Sorumlusu Aygün Güdük, merkeze aylık yaklaşık 60 bin çağrı geldiğini belirterek, "Aldığımız çağrıların yüzde 55'i asılsız ve gereksiz çağrılardır" dedi.
Türkiye genelinde çağrı merkezlerinin acil numaraları bir araya toplanmasının ardından vatandaşlardan gelen çağrı sayısı da her geçen gün artıyor. 112 Acil Çağrı Merkezi bünyesinde İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, itfaiye müdürlükleri ve Orman İşletme Merkezlerinin acil çağrı numaraları tek çatı altında toplanmıştı.
'YÜZDE 55'İ GEREKSİZ'
Afyonkarahisar'da faaliyet gösteren 112 Acil Çağrı Merkezi'ne aylık 60 bin çağrının geldiği, bu çağrıların 35 binin gereksiz çağrı olduğu belirtildi. 112 Acil Çağrı Merkezi Kalite Kontrol Koordinasyon Değerlendirme Sorumlusu Aygün Güdük, "Aldığımız çağrıların yüzde 55'i asılsız ve gereksiz çağrılardır. Çocuk aramaları, telefoncu aramaları, deneme ve sahte çağrılardır. Günlük bazda hesapladığımızda 2 bin ile 2 bin 250 arasında çağrı alıyoruz. Bu çağrıların 800'ü gerçek çağrıdır. Geri kalanlar ise gereksiz, vaka dışı aramalardır" dedi.
DAHA ÇOK ÇOCUKLAR ARIYOR
Gereksiz çağrıları genelde çocukların yaptığına işaret eden Güdük, "Aldığımız her 100 çağrının 52'si sağlık birimine, 35'i emniyet birimine, geri kalanı ise diğer kurumlar arasında paylaşılmaktadır. Bunların yanı sıra daha çok çocuk aramaları var. Çocuklar telefonu eline aldıklarında daha fazla kontrol altında tutmaya çalışalım. Telefon deneme veya gereksiz çağrı olsun vatandaşımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz. 4 yıl önce bizim gereksiz çağrı oranımız yüzde 80'di. Şu anda bu rakam yüzde 55'lere kadar indi. Bu konuda vatandaşımıza duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- 112 Acil Çağrı merkezi dışından detay
- Çağrı merkezi önünden detay
- Çağrı merkezinin içerisinden detay
- Çağrı merkezinde çalışanlardan detay
- Aygün Güdük çağrı merkezindeki çalışanları kontrol ederken detay
- Aygün Güdük konuşması

HABER- KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, (DHA)

===================================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler