DHA YURT BÜLTENİ-8 

Bakan Çavuşoğlu: Müdahale, kimyasal silah kullanan rejime yönelikti DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin, İngiltere ve Fransa ile Suriye'ye yönelik operasyonuna ilişkin, "Doğru ile yanlışı iyi ayırt etmek gerekiyor.

Bakan Çavuşoğlu: Müdahale, kimyasal silah kullanan rejime yönelikti

DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin, İngiltere ve Fransa ile Suriye'ye yönelik operasyonuna ilişkin, "Doğru ile yanlışı iyi ayırt etmek gerekiyor. Dün akşamki müdahale rejime yönelikti. Burada Suriye halkı ve Suriye'ye yönelik bir müdahale olsa biz buna karşı çıkarız. Kimyasal silah kullanan bir rejime yönelik müdahaledir" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'da Belek turizm merkezindeki Cornelia De Luxe Hotel'de Ak Parti Antalya İl Başkanlığı'nın İl Yönetimi Tanışma ve İstişare Toplantısı'na katıldı. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik saldırısını değerlendirdi. Bakan Çavuşoğlu, "Doğru ile yanlışı iyi ayırt etmek gerekiyor. Dün akşamki müdahale rejime yönelikti. Burada Suriye halkı ve Suriye'ye yönelik bir müdahale olsa biz buna karşı çıkarız. Kimyasal silah kullanan bir rejime yönelik müdahaledir. Daha önce defalarca kimyasal silah kullanan ve 1 milyon insanı bizzat kendisi öldüren bir rejime bugüne kadar çoktan müdahale edilmesi gerekiyordu. Esad rejimi görevde kaldığı için tüm çabalarımıza rağmen insanları öldürmeye devam etti. Daha önce kimyasal silah kullandı ve cezalandırılmadığı için tekrar kimyasal kullandı" dedi.
'MÜDAHALE REJİME YÖNELİKTİ'
Meselenin sadece kimyasal silah kullanma meselesi olmadığını belirten Mevlüt Çavşoğlu, 1,5 yıldır Suriye'de barış ve ateşkes için, çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Çavuşoğlu, "En kilit ülke Türkiye oldu. Maalesef tüm anlaşmalara rağmen Rusya ve İran'ın da garantör olmasına rağmen Doğu Guta'nın da çatışmasızlık bölgesine alınmasına rağmen Doğu Guta'da onbinlerce insanı bu rejim son bir ay içinde öldürdü. Bu müdahale rejime yöneliktir. Umarım sonuç odaklı olmuştur. Yapılan açıklamalarına rağmen kimyasal silahların yapıldığı merkezlere füze ve bomba attıklarını söylediler. Sivillerle ilgili bir açıklama olmadı" diye konuştu.
'SURİYE'Yİ BU REJİMDEN KURTARMAMIZ GEREKİYOR'
Bu rejimin Suriye'nin başında kalmaması gerektiğine vurgu yapan Çavuşoğlu, "Yarın bu rejim saldırılarını devam ettirirse daha büyük olaylar olur ve iş büyür. Suriye'de kaos geri gelir. Biran önce siyasi sürece geçmemiz lazım. Suriye'yi bu rejimden kurtarmamız gerekiyor" dedi.
Rusya'nın kimyasal silah kullanılmadığı yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle dedi:
"Böyle durumlarda en iyi yöntem kimyasal silah kullanıp kullanılmadığı araştırmaktır. Maalesef Güvenlik Konseyi'nde bu fırsat kaçırıldı. Bu çalışmanın mutlaka yapılması gerekiyor. Daha önce kimyasal silah kullanıldığı zamanda buradaki numunelerin Lahey'e ulaşması için destek verdik, uçak tahsisleri yaptık. Bu tür çalışmalara destek verdik. Türkiye olarak kimyasal ve nükleer silahlara karşıyız. Kimyasal silahlara yönelik araştırma şeffaf ve uzmanlığı olan kurumlar tarafından araştırmaların sahada ve laboratuvarlarda yapılması gerekiyor."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------
- Bakan Çavuşoğlu açıklama

Haber: Hasan DEMİRBAŞ-Namık Kemal KILINÇ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN- Emrah GÜL/ANTALYA, (DHA) -

=======================================

Cerattepe'de, çevreciler 'orman işgali' sayılan nöbet kulübelerini kaldırdı

ARTVİN'de madencilik faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Yeşil Artvin Derneği üyeleri, Cerattepe mevkiinde yaptıkları nöbet kulübeleri nedeniyle haklarında açılan 'Orman alanını işgal ve yararlanma' davasında ara karar açıklandı. Mahkeme, orman işgali sayılan kulübenin kaldırılmasına karar verdi. Kararın ardından çevreci dernek üyeleri ve vatandaşlar da 2 kulübeyi yıkarak bulunduğu alandan kaldırdı.
Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkiindeki madencilik faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Yeşil Artvin Derneği üyeleri, 3 yıl önce bölgede yaptıkları kulübelerde 245 gün aralıksız nöbet tuttu. Artvin Orman İşletme Müdürlüğü de bahse konu kulübe için Yeşil Artvin Derneği üyeleri hakkında orman işgali iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ile yöneticiler Nursal Bülbül ve Hikmet Çelik hakkında Artvin Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Orman alanını işgal ve yararlanma' suçundan dava açıldı. Bölgede bilirkişi heyeti inceleme yaptı. Mahkeme verdiği ara kararda orman işgali sayılan kulübelerin kaldırılması yönünde karar verdi. Carattepe mevkiine çıkan Yeşil Artvin Derneği üyeleri ve bazı vatandaşlar kulübeyi Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerine bırakmadan kendileri kaldırdı. Jandarma ve orman işletme personeli de müdahalede bulunmadığı kulübelerin yıkıldığına dair tutanak tuttu.
‘VATANSEVER BİR SİVİL DİRENİŞTİ’
Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Av. Bedrettin Kalın, konuyla ilgili açıklamada bulunarak, çevrecilerin bu kulübelerde büyük özveriyle nöbet tuttuklarını belirterek “Bu kulübeler buraya ‘biz burada eğlenelim olay çıkartalım’ diye yapılmadı. Maden şirketinin yasa dışı olarak Cerattepe bölgesine çıkma girişimleri vardı; o nedenle insanlar buraya doğasını, ormanını korumak için çıkmak zorunda kaldı ve nöbet tutmaya başladı. Burada ‘Cerattepe bölgesine, ormanlara zarar verilmesin, buradaki eko sistem bozulmasın, Artvin halkı maden belasıyla karşı karşıya kalmasın’ diye nöbet tutmaya başladık. Çok vatansever bir sivil direnişti, insanlar burada büyük özveriyle nöbet tutularö dedi.
‘MÜCADELEMİZ SONUNA KADAR SÜRECEK’
Yeşil Artvin Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan ise, mahkeme kararına uyarak kulübeleri söktüklerini ifade ederek şöyle konuştu: "Artvin halkı 25 yıldır yaşamsal mücadelesini veriyor. Burası bizim yaşamsal mücadelemizin sembolik yeri. Bu kulübeleri mahkeme kararıyla söküyoruz. Ama bu demek değildir ki; mücadelemizden vazgeçtik, mücadelemizden çekiliyoruz. Biz her şeye rağmen yasalara saygılı davranmak zorundayız. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bir gün bu yanlıştan geri dönüleceğine inanıyoruz. Yoksa zaten Artvinlinin yaşam alanı olmaktan çıkacak, çok açık ve net üstelikte bir dünya mirasını da gelecek nesillere bırakamayacağız. O nedenle haklıyız kazanacağız. Bu geçici bir süreç; dileriz herkesin bir an önce aklı başına gelir ve buna son verirler"
MÜCADELE 23 YIL ÖNCE BAŞLADI
Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii'nde madencilik faaliyetlerinin planlanması üzerine 1995 yılında kurulan Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde birleşen Artvin halkı mücadele başlattı. 1996 yılında Kanadalı Cominco Madencilik şirketi bölgede faaliyet yapmak için ruhsat aldı. Ancak, aynı tarihte Artvin Valiliği Mahalli Çevre Kurulu’nun madencilikle ilgili olumsuz görüş bildiren raporu yayımlandı, 1998 yılında ise Maden Tetkik Araştırma (MTA) Genel Müdürlüğü bölgedeki heyelan risklerine dikkat çeken raporu açıklandı. 1998 yılında Artvin halkının 10 bini aşan imzalı metniyle dönemin Çevre ve Orman Bakanlığı’na müracaat edildi ve proje tekrar incelenmek üzere durduruldu.
2002 YILINDA ŞİRKETLER ÇEKİLDİ
Kanadalı Cominco Şirketi, 2002 yılında projeden çekildi ve ruhsat hakkını yine Kanada merkezli Rize’de Çayeli Bakır Madeni'ni işleten INMET Mining Corporation'a devretti. 2005’te Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde projeye karşı açılan davada Rize İdare Mahkemesi önce, ‘Yürütmeyi durdurma’, ardından 2009 yılının sonunda da maden ruhsatının iptali yönünde karara verdi. Uzun süren yargı mücadelesi sonucunda Rize İdare Mahkemesi’nin maden ruhsatı iptali için verdiği kararı Danıştay 2002 yılında onadı. Artvin halkı böylece maden şirketlerinin bölgeden çekilmesini sağladı.
MADEN SAHASI YENİDEN İHALEYE ÇIKARILDI
Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2011 yılında Artvin Cerattepe ve Genya dağındaki maden sahalarını ihale yoluyla ruhsatlandıracağını duyurdu. 17 Şubat 2012’de yapılan ihalede bu alanlar Özaltın İnşaat Ticaret ve Sanayii A.Ş.’ye verildi. 2012 yılında ihalenin iptali ve ÇED raporu olmadan çalışmalara başlandığı gerekçesi ile Rize İdare Mahkemesi'nde 2 ayrı dava açıldı. İhale ile ilgili dava reddedilirken, ÇED davasında iptal kararı alındı. 2013 yılında da Özaltın A.Ş. ruhsatını Cengiz Holding’e ait Etibakır A.Ş.'ye devretti.
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK ÇEVRE DAVASI OLDU
Bakanlık, ihale süreci ardından bölgedeki bakır madeni için ÇED olumlu raporuna da onay verdi. Gelişme sonrasında Artvinliler, 2013 yılında yeni bir hukuk mücadelesi başlattı. Yeşil Artvin Derneği’nin Rize İdare Mahkemesi’ne açtığı davada mahkeme 24 Aralık 2014 tarihinde ‘ÇED Olumlu’ kararını iptal etti. Ardından firma yeni bir ÇED başvurusunda bulunarak 2 Haziran 2015’te yeniden, 'ÇED Olumlu' kararı aldı. Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde 751 kişi ile 61 avukat, 8 Temmuz 2015'te Rize İdare Mahkemesi’ne ÇED Olumlu raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Türkiye’nin en büyük çevre davasını açtı.
DÖNEMİN BAŞBAKANI DEVREYE GİRDİ, ÇALIŞMALAR DURDU
Eti Bakır A.Ş., ÇED raporu ile ilgili verilmiş bir yargı kararı olmaması nedeniyle Artvin Valiliği’ne başvurarak 16 Şubat 2016 tarihinde iş makinelerini Cerattepe Bölgesi'ne çıkarmak istedi. Artvin halkı, araçları ile yola kurdukları barikatlarla iş makinelerinin bölgeye çıkmasına izin vermedi. 2 gün boyunca polis ve jandarmanın biber gazı, cop ve plastik mermi ile yaptığı müdahalelerin ardından iş makineleri Cerattepe Bölgesi'ne çıkarıldı. Olayların büyümesi üzerine Artvin heyeti ile Ankara’da görüşen dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, hukuki süreç sona erene kadar Cerattepe’de çalışma yapılmaması yönünde talimat verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
Kulübelerden görüntüler
Kulübelerin sökülmesi
Yapılan açıklama ve detaylar

HABER KAMERA: Adem GÜNGÖR / ARTVİN (DHA)

==========================================

Okul öncesi öğretmenlerine uzman eğitimi

İZMİR'de, Uğur Okulları ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliği ile öğretmenlere yönelik 'Okul Öncesi Eğitiminde Farklı Yaklaşımlar Konferansı' düzenlendi.
Atatürk Kültür Merkezi Adnan Saygun Salonu'nda gerçekleştirilen konferansta Uğur Okulları ve Bahçeşehir Üniversitesi akademisyenleri, devlet okulları ile özel okullarda görev yapan okul öncesi öğretmenlerine, okul öncesi eğitimin önemini anlattı. Konferansın ardından katılımcılara sertifika verildi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Karadeniz, yeni eğitim trendlerini okul öncesi eğitim ışığında inceleyeceklerini söyledi. Şirin Karadeniz, "Konferansın amacı 21'nci yüzyılın getirdiği değişimleri ve farklı eğitim metotlarını okul öncesi eğitimin ışında incelemek. Bunun yanı sıra dünyada var olan farklı eğitim yaklaşımlarını inceleyip bu yaklaşımları nasıl kullanabileceğimizi tartışacağız" dedi.
Okul öncesi eğitimin ekonomik olarak ülkeye maddi bir kazanç getireceğini de vurgulayan Prof. Dr. Şirin Karadeniz, "Teknolojinin gelişmesiyle değişen dünyada okul öncesi eğitim çok önemli bir hal aldı. Öte yandan eğitimde nereye yatırım yaparsak o yatırım en yüksek düzeyde geri döner. Okul öncesine yaptığınız yatırım size en fazla getiriyi sağlıyor. 0-6 yaş grubuna eğitimde yatırım yaparsak ülke gelirine de katkı sağlarız" dedi.
Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek ise projeleri hakkında bilgi verdi. Türkiye'de okul öncesi ve ilkokul düzeyinde ilk kez projeyi uyguladıklarını söyleyen Nil Çiçek, "Ne yazık ki yabancı ülkelerle kıyasladığımız zaman ülkemizde okul öncesi eğitimi alan öğrenci sayısı oldukça düşük. Dolayısıyla ilk amacımız okul öncesi eğitiminde farklı eğitim yaklaşımlarına dikkat çekmek. Uğur Okulları olarak Bahçeşehir Üniversitesi'nin desteğiyle yeni eğitim-öğretim programları uyguluyoruz. Bunlardan bir tanesi dünyanın 65 yıldır, ülkemizin ise 5 yıldır konuştuğu STEM yaklaşımı. Okul öncesinde erken STEM yaklaşımını Uğur Okulları olarak Türkiye'de ilk kez başlattık. Klasik yöntemlerle ders anlatılmasının önüne geçmek istiyoruz. Öğrenciye bilgiyi sunan değil, bilgiyi bulduran sistemi anlatmak için İzmir'deyiz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Prof. Dr. Şirin Karadeniz ile röportaj
- Nil Çiçek ile röportaj.
- Toplantıdan görüntü.
- Katılanlardan görüntü

Haber: Taylan YILDIRIM, Kamera: Davut CAN / İZMİR (DHA)

===============================================

İzmir Kitap Fuarı açıldı

İZMİR Kültürpark'ta 14-22 Nisan tarihleri arasında yazarlarla kitap tutkunlarını buluşturacak olan 23. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı kapılarını açtı. Ziyaretçiler, 9 gün boyunca, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığı fuarı gezebilecek.

  1. İzmir Kitap Fuarı, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, İzmir Vali Yardımcısı Fatih Damatlar, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan, TÜYAP Kültür Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu ve TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü'nün katıldığı törenle açıldı.
    Kitap tutkunları, 9 gün sürecek olan fuarda, 470 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun etkinliklerine katılabilecek, sevdikleri yazarlara kitaplarını imzalatabilecek.
    Fuar boyunca, 120 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yakın zaman önce vefat eden yayıncı, şair Enver Ercan, 'Enver Ercan: Şair, Yayıncı, Edebiyat Adamı' başlıklı panelle, anılacak. Açılış konuşmalarını Doğan Hızlan ve Deniz Kavukçuoğlu'nun yapacağı anmada, Özge Ercan, Metin Celal, Kenan Kocatürk, Mehmet Erte ve Haydar Ergülen konuşmacı olarak yer alacak.
    Kısa süre önce yaşamını yitiren 'İkinci Yeni'nin önemli şairlerinden Ülkü Tamer ise, Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği tarafından 16 Nisan Pazartesi günü düzenlenen 'Ülkü Tamer'i Anıyoruz' etkinliği ile anılacak.
    Fuar ayrıca, Demkar Yayınevi tarafından hazırlanan bir fotoğraf sergisine de ev sahipliği yapacak. Araştırmacı yazar Atilla Oral'ın arşivinde bulunan, az bilinen ve çoğu yayımlanmamış olan Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal Atatürk fotoğraflarından oluşan sergi, fuar boyunca ziyarete açık olacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Fuardan görüntü
- Kitaplardan görüntü
- Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN / İZMİR, (DHA)

================================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler