HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 9

  Alara Çayı üzerine 8 HES projesi ANTALYA'da, doğa harikası Uçansu Şelalesi'ni oluşturan Alara Çayı üzerinde, 3'üyle ilgili hukuki sürecin sürdüğü 8 HES projesi bulunuyor.

Alara Çayı üzerine 8 HES projesi

ANTALYA'da, doğa harikası Uçansu Şelalesi'ni oluşturan Alara Çayı üzerinde, 3'üyle ilgili hukuki sürecin sürdüğü 8 HES projesi bulunuyor. Hayat 1-2 HES'lerin 'ÇED gerekli değildir' raporu, Danıştay tarafından iptal edildi. Bu 2 projeye ilişkin ÇED sürecinin yeniden başlatılması, köylülerce protesto edildi. Kamer HES davasının bilirkişi raporunda ise HES'in uygun olmadığı görüşü kaydedildi.
Gündoğmuş ilçesinde, Torosların zirvesi Akdağ ve Geyik dağlarında, 50 metre yükseklikten dökülen doğa harikası Uçansu Şelalesi'nin kaynağını da oluşturan Alara Çayı üzerinde, 7'si dere, 1'i baraj tipi olmak üzere 8 HES projesi bulunuyor. Akdeniz'e döküldüğü alana kadar yaklaşık 80 kilometre uzunluğa sahip nehir üzerindeki HES projelerinden Hayat 1, Hayat 2 ve Kamer HES ile ilgili hukuki süreç devam ediyor. ÇED raporlarında harita üzerinde belirtilen Uçankaya, Gündoğmuş, Erka, Oğuz HES projesi ve Alara Barajı'yla ilgili hukuki süreç ise başlatılmadı.
HAYAT 1-2 İÇİN 'ÇED OLUMLU' SÜRECİ
HES projelerine karşı çıkan bölge halkı adına açılan davaları takip eden avukat Münip Ermiş, 2 projenin Uçansu Şelalesi'nin hemen üst ve alt kısımlarında olduğuna dikkati çekerek, nehir üzerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca projelendirilen 8 HES olduğunu söyledi. Hukuki süreç hakkında bilgi veren Ermiş, "2012'de ilk davanın açıldığı Antalya 1'inci İdare Mahkemesi, 2013 yılında Hayat 1 ve Hayat 2 regülatör ve HES projelerinin 'ÇED gerekli değildir' raporlarını iptal etti. Danıştay 14'üncü Dairesi de mahkemenin iptal kararını onayladı. İki HES projesiyle ilgili bu kez 'ÇED olumlu' süreci başlatıldı. Geçen ay köylülerin karşı çıkması üzerine 'halkın katılımı' toplantısı yapılamadı" dedi.
KAMER HES'İN BİLİRKİŞİ HEYETİ DEĞİŞTİ
Yine şelaleye çok yakın bölgede planlanan Kamer regülatörü ve HES projesi için 2015'in Mayıs ayında verilen 'ÇED olumlu' raporunun iptali için köylülerin dava açtığını belirten Ermiş, "Antalya 2'nci İdare Mahkemesi, 2016 yılında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Karar temyiz edildi. Danıştay 14'üncü Dairesi itirazı reddetti. Devam eden davada, HES'lerin doğaya zarar vereceği yönünde değerlendirmeleri olan bilirkişi heyeti, itiraz üzerine değiştirilerek, yeni bir heyet oluşturulmasına karar verildi" diye konuştu.
40'A YAKIN BİLİM İNSANI 6 RAPOR HAZIRLADI
Toplam 8 projeden 3'üyle ilgili hukuki sürecin 9 yıldır devam ettiğini belirten Ermiş, "Bu davalarda 40'a yakın profesör ve doçentten oluşan bilirkişi heyetleri tarafından hazırlanan 6 raporda, Uçansu Şelalesi'nin de bulunduğu Alara Çayı'na kesinlikle HES yapılamayacağı kaydedildi. Buna rağmen davalarda itiraz üzerine sürekli yeni bilirkişi heyeti oluşturulması talep edilerek mahkeme kararları bozuluyor. Hayat 1-2 HES'ler için de yeniden ÇED süreci başlatılması, hukuk tanımazlık. Çünkü bu raporların tamamı mahkeme tarafından hazırlatılan raporlar ve kesinlikle HES yapılamaz, diyor" dedi.
BİLİRKİŞİ HEYETİNİN YENİ RAPORU
3'ü profesör, 2'si doçentten oluşan 5 kişilik yeni bilirkişi heyeti, 13 Mart'ta bölgede mahkeme heyetiyle yaptığı incelemelerini tamamladı ve geçen hafta raporunu hazırladı. Mahkemeye sunulan 32 sayfalık raporda, projenin tünel çalışmaları ve arazide sert zemine rastlanılması halinde patlama yapılacağının, nihai ÇED raporunda belirtildiğine dikkat çekilerek, proje alanında patlama yapılmasıyla kayaçlardaki kırık ve çatlakların olumsuz etkileneceği, kaya düşmesi, devrilmesi ve kopması gibi bazı zeminlerde kaymalara neden olacağı kaydedildi.
CAN SUYU MİKTARI DİKKATE ALINMAMIŞ
Verimsiz yatırım olması nedeniyle projenin rantabilitesi hakkında soru işaretleri bulunduğuna işaret eden bilirkişi heyeti, nihai ÇED raporunda can suyu miktarının dikkate alınmadığı, balıkçılık uygulamaları, sucul ekosistemin korunması ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından yetersiz olduğunu kaydetti. Heyet; dava konusu proje alanının coğrafi konum ve topografik, jeolojik, jeomorfolojik yapılar, hidrojeolojik ve hidrolik özellikler dikkate alındığında da uygun olmadığını bildirdi.
ORMANLIK ALAN VE ENDEMİK TÜRLER VAR
Raporda, Eskibağ Orman İşletme Şefliği sınırlarındaki 27 bin 754 metrekarelik orman alanındaki genç ağaçların kesilecek olmasının da kamu yararı bakımından önemli ve ekonomik kayıplara neden olacağına işaret edildi. Kızılçam ormanıyla birlikte çalı ve otsu formadaki kavotu, mideotu, dağ çayı, deliçay, çan çiçeği ve kekik türlerinin geniş yayılışlı ve endemik olduğu belirtilerek, nihai ÇED raporunda türlerin devamlılığının sağlanması açısından önemli eksikler içerdiği kaydedildi.
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, önceki görüşlerinde HES ve hazır beton tesisinin kurulacağı sahanın büyük kısmının devlet ormanı olduğu, ormancılık çalışmalarına olumsuz etkisi olacağından uygun görülmediği yönünde görüş bildirmişti.
'ÇED OLUMLU RAPORU UYGUN DEĞİL'
Proje sahasının, 1'inci derece doğal sit alanına 30- 40 metre uzaklıkta olduğu ve bu doğal sit alanına zarar verilmeyeceğine ilişkin önlemlerin somut olmadığı da vurgulanan raporda, gerekli önlemlerin alınacağına dair yatırımcı firmanın taahhüt vermesinin de bilimsellikten uzak olduğu kaydedildi. Bilirkişi heyeti, Alara Çayı üzerine inşa edilmesi planlanan Kamer regülatörü ve HES, kırma-eleme ve hazır beton tesisleri için hazırlanan ÇED raporunun yeterli ve kapsamlı hazırlanmadığı, raporun yetersiz ve 'ÇED olumlu' kararının uygun olmadığı ortak görüş ve kanaatine varıldığını açıkladı.

Görüntü Dökümü
---------
-Şelalenin görüntüsü
-Akan suyun görüntüsü
-Şelale önündü resim çektirenlerden görüntü
-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet ÇINAR/ANTALYA,(DHA)

====================

Çorum'da taş ocağı tartışması sürüyor

Çorum’un merkeze bağlı Üyük köyünde oturan vatandaşlar, köye açılan taş ocağında dinamitle yapılan patlamaların içme suyu kaynaklarına zarar verdiğini belirterek tepkilerini sürdürüyor. Köye gelerek vatandaşlara seslenen Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, taş ocağını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun izin verdiği yönünde iddiaları hatırlattı, "İçişleri Bakanımız konuya müdahil olduğu ve yönlendirilmesiyle ruhsat verildiği yönünde ifadeler var. Şerefimle temin ederim ki, kesinlikle böyle bir şey söz konusu değildir" dedi.
Merkeze bağlı Üyük köyüne açılan taş ocağında dinamitle yapılan patlamaların içme suyu kaynaklarına zarar verdiğini belirten köylüler, çalışmaların durdurulması yönündeki taleplerini iletmek üzere dün Çorum Valiliği önünde toplandı. Köylüler, Vali Mustafa Çiftçi ile görüşmek için beklemeye başladı. Bir süre sonra dışarı çıkan Vali Yardımcısı Recep Yüksel, vatandaşlarla görüştü. Yüksel, taş ocağının daha önce 4-5 defa mahkemelik olduğunu ve kararının işletme lehine sonuçlandığını belirterek konunun yine de ayrıntılı bir şekilde araştırılacağını söyledi. Bu sırada köylüler ile vali yardımcısı arasında tartışma yaşandı. Bazı vatandaşlar, vali yardımcısını yuhaladı. Köylüler, Vali Mustafa Çiftçi'nin köye geleceğini öğrenince valilik önünden ayrıldı.
VALİ BUGÜN KÖYE GELDİ
Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, bugün Üyük köyüne geldi, vatandaşlarla görüştü. Köydeki sorunları çözüme kavuşturacaklarını belirten Vali Çiftçi, vatandaşların tüm endişeleriyle ilgili de yeniden inceleme başlatacaklarını söyledi. Vali Mustafa Çiftçi, "Valiliğin önünde bir takım sorunlarınız nedeniyle oturma eylemi gerçekleştirdiğinizi duydum. Bu bölgeyle ilgili geçmiş de talepleriniz olmuş, tabi bu talepleriniz incelenecektir. Şunu da huzurlarınızda ifade etmek isterim. Taş ocağının işleten müteahhit Trabzonlu, İçişleri Bakanımızla müteahhit arasında bir bağlantı kurulmuş yani dolayısıyla, İçişleri Bakanımızda konuya müdahil olduğu ve yönlendirilmesiyle ruhsat verildiği yönünde ifadeler var. Şerefimle temin ederim ki, kesinlikle böyle bir şey söz konusu değildir. Ben Çorum’da göreve başlayalı 7 ay kadar bir süre oldu. İçişleri Bakanımız beni bu konuyla ilgili, ruhsatla ilgili, bu kişi ile ilgili arayıp da her hangi bir şey söylemedi. Huzurlarınızda yeminle ifade ediyorum. Bu taş ocağını işleten kişi Trabzonlu olabilir. Konyalı da olabilir,. Trabzon’dan gelen bu kişinin iş yapması ruhsat alması gayet normal, bakanımızın da bu kişiyle hiçbir irtibatı yoktur. Benimle bu konuyla ilgili İçişleri Bakanımızda bugüne kadar hiç görüşmemiz olmamıştır. Bunu da şerefimle temin ediyorum. Bununda bilinmesinde fayda var" dedi.
İddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getiren Vali Çiftçi, "Sinek pis değil, ama mide bulandırır. Bunlar çirkin iddialar. Bir seçim ortamındayız İstanbul’da bir seçim ortamı var. Kurt bulanık havayı sever derler. Aslı astarı olmayan gerçeklikle alakası olmayan konularda bu tür iddiaları atmak kimin işine yarar bilemiyorum ama, bunu da açıklamak gereği duydum" diye konuştu.
Vali Çiftçi konunun araştırılacağını belirterek köyden ayrıldı.
BAKAN SOYLU'DAN TEPKİ
Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çorum'daki taşocağı firmasına kendisinin izin verdiği yönündeki iddialara Twitter hesabından cevap verdi. Bakan Soylu, "Yalan haber çetecileri iş başında. Yine kurgu haberlerle siyaset peşindeler. Masa başı yalan haberiniz için suç duyurusunda bulunacağım" paylaşımına yer verdi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Çorum Valisi Mustafa Çiftçi Üyük köyünde köylülerle bir araya gelmesi
-Vali Çiftçi’nin taş ocağı bölgesinde inceleme yapması
-Çiftçi’nin Köylülere taş ocağı ve Süleyman Soylu hakkında yaptığı açıklama
-Detaylar

(SÜRE 3 dk 45 ) (BOYUT 444 MB)

Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR

Geri Dön