HABER

DHA YURT BÜLTENİ11 

Evde yakaladığı eşinin sevgilisini bıçaklayarak öldürdü

TEKİRDAĞ'ın Saray ilçesinde, fabrikadaki işinden evine dönen Tayfun V. (35), 4 aylık hamile eşi Kader V.'nin sevgilisi olduğu öne sürülen Serkan Sevim'i, çocuğunun odasındaki gardrop içerisinde saklanırken yakaladı. Tayfun V., mutfaktan aldığı bıçakla Serkan Sevim'i öldürdü, eşi Kader V.'yi ise hafif yaraladı. Polisi arayan Tayfun V., gelen ekip tarafından gözaltına alındı.

Saray ilçesindeki bir fabrikada çalışan Tayfun V., dün gece işyerinden erken çıkıp Ayaspaşa Mahallesi'ndeki evine geldi. Anahtarıyla kapıyı açamayan Vuran, evden gelen sesler üzerine şüphelenip telefonla eşi Kader V.'yi aradı. Kader V., eşinden çiğköfte alıp eve öyle gelmesini istedi. Tayfun V., ısrarla eve girmek istedi. Kapıda süren tartışmanın ardından Kader V., kapıyı açtı. Odaları gezen Tayfun V., 7 yaşındaki çocuğunun uyuduğu odadaki gardropta, evli ve 3 çocuk babası Serkan Sevim'i yakaladı.

Tayfun V., mutfaktan aldığı bıçakla Serkan Sevim'i öldürdü. Ardından 4 aylık hamile eşi Kader V.'yi bıçakla hafif yaraladı. Tayfun V., 112 ve polis arayıp kendisini ihbar etti.

Eve gelen polis ekiplerince gözaltına alınan Tayfun V., Saray İlçe Emniyet Müdürlüğü'ndeki ifadesinin ardından bugün adliyeye sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Kader V. ise tedavi altına alındı. İfadesinde pişman olduğunu ifade eden Tayfun V.'nin eşini 4 aylık hamile olduğu için öldürmediğini söylediği öğrenildi.

Evde öldürülen Serkan Sevim'in cesedi ise savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Haber-Kamera; Mehmet YİRUN- Şenol AKSOY/SARAY (Tekirdağ), (DHA)-

====================================

Sarıkamış şehitleri Şenkaya'da anıldı

OSMANLI- Rus savaşı sırasında Allahuekber Dağları'nı aşmak isterken donarak şehit olan askerler, Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Gaziler Mahallesinde düzenlenen törenle anıldı.

Şenkaya İlçesi'nde, 1'inci Dünya Savaşı'nda Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun, Rus işgali altındaki toprakları kurtarmak amacıyla başlattığı ve 60 bin askerin şehit düştüğü Sarıkamış Harekatı'nın 103'üncü yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi. Gaziler Mahallesi Allahukber Şehitleri Meydanı'ndaki törene Vali Seyfettin Azizoğlu, Ak Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, 9'uncu Kolordu Komutanı Korgeneral Uğur Tarçın, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Güray Alpar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bekir Uzun, İl Emniyet Müdürü Mehmet Aslan, vali yardımcılar, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ile izciler ve vatandaşlar katıldı. Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı'nın gösterisinin ardından, temsili sancak töreni yapıldı. Yaklaşık 20 köy korucusu dönemin askeri kıyafetleri giyerek atlarla sancağı getirdi ve temsili olarak askere teslim edildi. Bir asker sancağı göndere çektikten sonra, köy camiinde ezan okundu. Askerlerin saygı atışı yaptığı törende, öğrenciler şiir okudu.

Sarıkamış Harekâtı'nın tarihi geçmişi ve Türkiye için önemini anlatan Vali Seyfettin Azizoğlu, şunları söyledi: "O yiğitlerin kanları bu toprakların bedeli. Toprağa düşen bedenleri, bu topraklara atılmış Türk milletinin perçinleridir. Dünya durdukça bu millet bu topraklarda var olacaktır. Bu vatan, parayla satın alarak yerleştiği topraklara bugün Kudüs'ü başkent sayma saçmalığını ortaya koyan İsrail gibi kurulmadı. Hocalı'da kundaktaki bebeklerin derisini yüzerek akla gelmeyen işkencelerce katliam yaparak zorla işgal ettikleri 'Karabağ bize ait' diyen Ermeniler gibi kurulmadı. Burası bir yiğitlik erlik meydanıdır. O yiğitlerki tarihte eşi benzeri olmayan sayısız kahramanlıklar yapmış, yapmaya devam eden bir milletin çocuklarıydı. Bu dağ başlarında, ayazda, tipide onları burayan getiren, ısıtan tek şey yüreklerindeki vatan sevgisinin ateşiydi. Ne mutlu bizlereki o yiğitlerin torunlarıyız."

Törende daha sonra Sarıkamış Harekatı sırasında Allahuekber Dağları'nda şehit düşen askerlerin mezarının da bulunduğu Bardız Yaylasındaki şehitlik ziyaret edildi. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı törende, jandarmanın arama köpekleri de yer aldı. Valilik tarafından törene katılanlara Türk Bayraklı bere ve atkı dağıtıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Köy girişinde gelen otobüsleri karşılama

-Programa katılanlar köy girişinde toplanması

-Köy meydanından görüntüler

-Protokol saygı duruşu

-Mehter takımı gösterisi

-Atla gelip sancağı teslim etmeleri

-Minarede sancak ve ezan okunması

-Saygı ateşi

-Valinin izcilerin bayrağını teslim alması

Haber-Kamera: Murat AYDIN / ŞENKAYA (Erzurum), (DHA)

=================================

CHP'li Özel: Taşeron düzenlemesi kul hakkı yemektir

CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan yeni taşeron düzenlemesini eleştirdi. Özel, "Bu düpedüz ayrımcılıktır. Kul hakkı yemektir" dedi. FETÖ tutuklularının mahkemeye çıkartılırken tek tip kıyafet giymesi uygulaması için de "O insanların üzerindeki, tuhaf o kötü renkteki tulum ve tek tip kıyafetli fotoğrafları ömür boyu karşılarına çıkacak. Onun için özellikle masumiyet karinesine yani bir kişinin suçu ispatlanana kadar suçsuz olması ve ayrımcılığa tabi tutulmaması karinesine inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Manisa İl Başkanlığı 36. Olağan Kongresi Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sitesi Lale Salonu'nda başladı. Kongreyi izleyenler arasında, CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa Milletvekilleri Mazlum Nurlu ve Tur Yıldız Biçer de yer aldı. Kongre öncesinde Özgür Özel, gündemdeki KHK ile getirilen yeni taşeron uygulaması, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan sanıkların tek tip kıyafetle mahkemeye çıkartılmasına yönelik çalışmaya ve AK Parti'nin Türkiye genelinde yaptırdığı son anket ile ilgili açıklamalarda bulundu.

TAŞERON DÜZENLEMESİ ELEŞTİRİSİ

CHP Grup Başkanvekili Özel, son KHK ile yapılan yeni taşeron düzenlemesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Geçen hafta meclisin en önemli tartışmasıydı. AK Parti, Meclis'i 15 günlük bir tatile sokmak istiyordu. Oysa bizler de 'Tatile gerek yok, taşeron kadro bekler' diyorduk. Onlar bunu KHK ile yapacaklarını söylemişlerdi. Buna itiraz ettik. AK Parti tatil kararını getirdiğinde bizler karşı çıktık. MHP ise çekimser kalarak tatilin önünü açtı. Daha sonra meclisteki şiddetli tartışmaların sonucunda AK Parti tatilden vazgeçti. Ama dört partinin birden imza atması gerekiyordu. MHP o imzayı atmayınca meclis otomatikman tatile girdi. Tabi biz başımıza geleceği biliyorduk. Meclis tatile girince OHAL KHK'sı ile düzenlemeler geldi. Gerçi meclis açıkken de yapıyorlar ancak bu sefer meclisin kapalı olmasını da bir fırsata çevirdiler. Bir algı yönetiyorlar; 'Meclis kapalı olsa da biz KHK ile yapıyoruz şeklinde.' OHAL KHK'sı terörle mücadele için çıkarılır. OHAL KHK'sı FETÖ ile mücadele için çıkartılır. Çünkü aldıkları yetki o yönde. Ancak kar lastiğinden don lastiğine her şeyi KHK ile düzenleyenler en son taşeronu da düzenledi."

"İŞÇİYE YARGI YOLU KAPANDI"

KHK ile yeniden düzenlenen taşeron uygulamasıyla işçinin yargı yolunun kapandığına dikkat çeken Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Taşeron konusunda aslında üç konfederasyonun DİSK'in, Türk-İş ve Hak-İş'in yani hükümete en uzak olandan en yakın olan bütün işçilerin talebi, yani ortak taleplerin karşılık bulacağı bir meclis görüşmesiydi. Meclis Komisyonu'na gelip konuşmak istiyorlardı. Ama KHK ile sendikaların ne dediğinin bir önemi kalmadı. KHK ile belirsiz bir kapsam var ama geçici işçiler, mevsimlik işçiler, saatlik işçiler devletin sürekli kullandığı ama statüsünü öyle ayarladığı işçiler kapsam dışında kalmıştır. Dahada fenası 'Mağdur olduk. Eşitsizliğe uğradık. Hakkımızı arayacağız' diyen işçiye yargı yolu kapandı. Neden? Çünkü OHAL'deyiz. OHAL KHK'larına yargı üzerinden itiraz edilemiyor. Her ne kadar biz yine Anayasa Mahkemesi'nin kapsam yönünden KHK'ları değerlendirmesi gerektiğini düşünsekte ilk aldığı kararla kendi yok hükmüne atan Anayasa Mahkemesi bakalım bu sefer kendisini bireysel olarak mağdur olduğunu hisseden taşeron işçilerin başvurularına da aynı duyarsızlığı gösterecek mi? Anayasa Mahkemesi OHAL KHK'larının amacı dışında, alınan yetkinin dışında çıkarıldığı zaman geçersiz olduğuna hükmetmelidir. Ancak 'Ben içeriğine bakmam' dediğinde, Hükümet olan, olmayan her şeyi OHAL KHK'ları ile düzenlemektedir. Bugün meclisten, işçiden ve hukuktan kaçırılmış, 'Nasıl biliyorsak. Öyle yapacağız' diyen bir taşeron uygulaması var" dedi.

"BU DÜPEDÜZ AYRIMCILIKTIR"

Yeni taşeron uygulamasında kadroya geçmek isteyen işçilere sınav ve mülakat uygulamasının getirildiğini hatırlatan Özel, bu uygulamanın ayrımcılık olduğunu söyledi. Milletvekili Özel, şöyle devam etti:

"Taşeron uygulamasının KHK'daki en feci tarafı ise yazılı veya sözle sınavdır. Bu şu anlama geliyor. İşçiler, 'Taşerona kadro diye sesleniyordu', bunlar

'yandaşa kadroya' çevirdi. Çünkü sözlü ve yazılı sınav demek. Bir mülakat yapak ya da yazılı sınav sonucunda taşeron işçiye onun kimden, neden, hangi partiden, hangi mezhepten, hangi inanç ve görüşten olduğunu sormak ve onu tetkik etmek demektir. İşin ilginci herhangi bir yeni birini işe alırken sınav yapmak başka bir manadadır da, bu taşeronlar zaten yıllardır devletin işini gören insanlar, bunları bir daha sınava tabi tutmak, 'Biz, zaten mümkün olduğu kadar AK Parti'den gelen listelere göre taşeronları alıyorduk. Ama elekten kaçan olabilir. Geçmişte eskiden kalmış olan taşeronlarda sosyal demokratlar, solcular olabilir, ya da bizim inanç ile mezhebimize uymayanlar olabilir, onlara da kadro vermeyeceğiz' demektir. Bu düpedüz ayrımcılıktır. Kul hakkı yemektir. Taşerona kadroda mülakat getirmek yandaşa kadro demektir."

"TEK TİP KIYAFET ÖMÜR BOYU KARŞILARINA ÇIKACAK BIR FOTOĞRAF"

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu olanlara tek tip kıyafet uygulaması getirilmesini değerlendiren Özel, şöyle konuştu:

"Tek tip kıyafet uygulamasını dünyada yapan ülkeler, demokrasisi tartışmalı ülkelerdir. ABD'yi örnek gösteriyorlar. ABD'nin Guatemala'da yaptıklarını kim destekleyebili? Ama bir gerçek var. Bugün hepimiz mahkemelere çıkarken, bir teröristin üzerinde 'Kahraman' yazan tişörtten rahatsız olduk. Veya hepimiz çok şık kıyafetlerle mahkeme heyetine ve mağdur ailelerine caka satan tiplerden rahatsız olduk. Ama bu konuda çözüm tek tip kıyafet değil ki. Üzerine giydiği kıyafetin üstünde yazan yazıya bile dikkat etmeyenler, daha sonra tek tip kıyafet getiriyorlar. Tek tip kıyafetteki sıkıntı şudur; bunu Cumhurbaşkanı da söylemiş, 'mahkeme kıyafeti' diye. Mahkeme kıyafeti demek, 'Suçu kesinleşmiş' demek. Yani mahkemeye giderken kıyafet giydireceğiniz kişiler, suçu kesinleşmemiş kişilerdir. Kendileri söylüyor; 'At izi, it izine karıştı' diye. 'Kurunun yanında yaş da yanmasın' diye herkes söylüyor. Sen bugün o kıyafeti giydirdiğin kişiyi, peşinen suçlu kabul ediyorsun. Ayrıca sanıklar arasında da ayrımcılık var. Diyor ki 'Anayasal düzene karşı çıkmak.' Evet, bu suçlama ağır bir suçlama. Cezasını alan cezasını çeksin. Ama bu yargılamaların sonunda bir çok kişi beraat edecek, bir çok kişi iftiraya kurban gittiğini, bir çok kişi teknik aksaklıklardan dolayı kurban olduğunu söyleyecek. Ama O insanların üzerindeki, tuhaf o kötü renkteki tulum ve tek tip kıyafetli fotoğrafları ömür boyu karşılarına çıkacak. Onun için, özellikle masumiyet karinesine yani bir kişini suçu ispatlanana kadar suçsuz olması ve ayrımcılığa tabi tutulmaması karinesine inanıyoruz. Düzenlemeye bu yönüyle karşıyız."

"ÜLKENİN ORTAK SORUNU YOKSULLUKTUR, İŞSİZLİKTİR"

Milletvekili Özel açıklamasının son kısmında, AK Parti'nin son yaptığı anket çalışmasında Türkiye'nin en önemli sorununun ekonomi olarak çıkmasını da değerlendirerek, şu ifadelerde bulundu:

"Aslında Türkiye'nin en büyük sorunu her zaman ekonomidir. Ama terör öyle bir şeydir ki, bir insanlık suçudur. Cana karşı işlenen bir suçtur. Terör gündemde olduğunu insanlar dertlerini unutmaktadır. Birer birere herkesin derdi ekonomiktir. Ama terör her şeyi unutturup birinci gündem oluyor. Son dönemde terör olaylarındaki gerileme sonucunda, yeniden insanların ekonomik sorunlarının birinci maddeye gelmesi son derece olumludur. Ama burada bir gerçek var. İnsanların hepsi sorunum ekonomik diyorsa, demek ki bugüne kadar terör gündemi Hükümet'in özellikle 7 Haziran'da terörsüz bir Türkiye'yi 1 Kasım'a doğru giderken 'Millet kaosu seçti' deyip, müthiş bir terör gündeminin önünü açması ya da sıfır terörle teslim aldıkları ülkeyi 15 yılını sonunda terörün çok ciddi bir sıkıntı haline getirmesi ve teslim olmuş bir terör örgütünden devlete kafa tutan bir terör noktasına gelmesi demek ki siyah bir şal gibi halkın vatandaşın, yoksulluğunun üstünü örtmesi sesini çıkaramaması sonucunu doğuruyor. Biz aynı kanaateyiz. Biz bu ülkenin vatandaşların ortak sorunu yoksulluktur, işsizliktir, bununla mücadele etmesi gerekir. Bu konuda pozitif bir gündeminin olması lazım. Türkiye'nin. 7 Haziran'a giderken, 'Emekliye iki maaş ikramiye' demiştik gündem olmuştu. 'Taşerona kadro' demiştik gündem olmuştu. 'Çiftçiye destekleme, ucuz mazot' demiştik, gündem olmuştu. Önümüzdeki seçimlerin pozitif gündemini CHP olarak belirleyeceğiz. Türkiye'nin gündemini belirlemeye devam edeceğiz. CHP olarak sonuna kadar vatandaşın yoksulluğunun ve çektiği sıkıntıların ortadan kalkması için yapıcı muhalefetimizi sürdürüp, günü geldiğinde iktidarda işçini, yoksulun, çiftçinin, emekçinin yüzünü güldüreceğiz."

Özel açıklamasını ardından partisini Manisa İl Başkanlığı kongresine katıldı. Kongrede mevcut il başkanı Halil Tokul ile Semih Balaban'ın listeleri yarışıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :

-CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel'in açıklamalarından görüntü

-CHP Manisa İl Kongresi'nden görüntüx-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: İlker KILIÇASLAN / MANİSA ,(DHA)

==============================================

Bakan Elvan: Son 15 yılda Türkiye, kendi kararını kendisi veriyor

KALKINMA Bakanı Lütfi Elvan, "Türkiye'ye karşı saldırılar, neden artıyor? Çünkü son 15 yılda Türkiye, kendi kararını kendisi veriyor. Millet ne diyorsa siz ne diyorsanız iktidar, onu yapıyor. Onun dışında hiçbir şey yapmıyoruz" dedi.

Kalkınma Bakanı Elvan, Mersin'in Mut ilçesinde düzenlenen AK Parti İlçe Teşkilatı'nın 6'ncı Olağan Kongresi'ne katıldı. Bakan Elvan'a AK Parti Mersin milletvekilleri Hacı Özkan, Ali Cumhur Taşkın ve Yılmaz Tezcan, AK Parti Mersin İl Başkanı Cesim Ercik ile teşkilat başkan yardımcısı Ahmet Koca da eşlik etti. Kongrede partililere seslenen Bakan Elvan, "Bize karşı saldırılar neden artıyor, diye düşündünüz mü? Bir düşünün. Acaba Türkiye'ye karşı saldırılar, neden artıyor? 'Türkiye'nin gelişmesinden, büyümesinden, kalkınmasından neden rahatsızlar?' diye kendi kedimize bir soralım. Cevabı çok açık; çünkü son 15 yılda artık Türkiye, kendi kararını kendisi veriyor. Millet ne diyorsa siz ne diyorsanız iktidar, onu yapıyor. Onun dışında hiçbir şey yapmıyoruz. Dışarıdakiler, milli iradenin hakim olmasını istemiyorlar. Suudi Arabistan ile yaptıklarını gördünüz değil mi? Talimatı verdiler; kendi kardeşlerini, kendi ailelerinin bireylerini hapishaneye attılar" diye konuştu.

Kalkınma Bakanı Elvan, '15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye ekonomisinin çöktüğü, gelecek vadetmediği ve küçüldüğü' söylemelerine karşın Türkiye'nin bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 ile dünyanın en yüksek oranda büyüyen ülkesi konumuna geldiğini söyledi. Bakan Elvan, şöyle devam etti: "Partimizi kapatmaya kalktılar, muhtıra vermeye kalktılar. 17- 25 Aralık'ta darbe girişiminde bulunmaya kalktılar. 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulundular. Zannetmeyin ki bu girişimleri yapanlar, kendi başlarına hareket ediyorlar. Bunların arkalarında birileri var. Bunlara parasal açıdan destek sağlayan birileri var; ama bu millet, öyle bir millet ki mayası sağlam bir millet. Biz işimize bakıyoruz, yolumuza devam ediyoruz, çalışıyoruz. Bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz."

Bakan Elvan ve beraberindekiler, kongrenin ardından Bozyazı ilçesine gitti.

Haber: Murat SÖZERİ/MUT (Mersin), (DHA) -

=========================================

Sivas'ta 'Kudüs'e Evrensel Bakış Çalıştayı' düzenlendi

SİVAS'ta Cumhuriyet Üniversitesi, Uluslararası Üniversiteler Konseyi ve Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından 'Kudüs'e Evrensel Bakış Çalıştayı' düzenlendi.

Cumhuriyet Üniversitesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen çalıştaya Vali Alim Barut, Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Rektörü ve Uluslararası Üniversiteler Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alim Yıldız, Uluslararası Üniversiteler Konseyi Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, Kudüs ve Mescid-i Aksa Komitesi Başkanı Yardım ve Kalkınma Örgütleri Federasyonu Genel Sekreteri Ahmed El-Umeri, Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali El Karadağı ve çok sayıda davetli katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Daha sonra Kur'an-ı Kerim tilaveti okundu.

'İSRAİL YAPTIĞI ZULMÜN FARKINDA'

Programın açılış konuşmasını yapan CÜ Rektörü ve Uluslararası Üniversiteler Konseyi Başkanı Prof. Dr. Alim Yıldız, Kudüs'ün İslam alemindeki önemine değindi. Türkiye'nin İslam coğrafyası için güçlü durumda olması gerektiğini söyleyen Yıldız, şöyle konuştu:

"Türkiye mazlum coğrafya için Kudüs için güçlü olmak durumundadır. Ne hazindir ki bundan 2 bin yıl önce dinleri yasaklanan ve yurtlarından kovulan İsrailliler aynısını Filistinli kardeşlerimize yapmaya devam ediyorlar. Filistin'de yapılan zulüm ve haksızlık yarım asırdır devam etmektedir. İsrail yaptığı zulmün farkında ve o kadar korkuyorki 14 yaşındaki çocuğun tutuklandığında etrafında 25'e yakın İsrail askeri var. Bugün Filistinlilere yaptıklarının bir gün onlara dönmesinden korkuyorlar. 2012 yılında İsrailli askere kafa tutan ve bu yüzden Hanzala Cesaret Ödülününe layık görülen 16 yaşındaki Ahed et-Temimi dünyanın gözü önünde gözaltına alınıyor ve hala nerede olduğu bilinmiyor. Down sendromlu bir insanı gözaltına alacak kadar çirkinleşiyorlar. İslam alemini derinden sarsan bu adaletsizlik son bulmadıkça coğrafyamızın huzura kavuşması da mümkün değildir. Alınan Birleşmiş Milletler'in kararlarına rağmen hala tiyatro oynamaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi dünyamızda üstünlerin hukukunun geçerli olduğu küresel bir sistem var."

Kudüs ve Mescid-i Aksa Komitesi Başkanı Yardım ve Kalkınma Örgütleri Federasyonu Genel Sekreteri Dr. Ahmed El-Umeri ise konuşmasında şunları söyledi:

"Selahaddin Eyyübi Kudüs'ü fethetti ve özgürlüğüne kavuşturdu. Oranın mücahitleri Kur'an-ı Kerim'i bilen gençler ve kadınlardı. Mescid-i Aksa'nın önemi Kur'an'dan gelmektedir. Müjdeler veririm size ey iman edenler. Ey Türkiyeliler. Büyük ve cesur komutanınız, başkanınız İsrail Başkanına 'Sizler çocukları öldürdüğünüz için teröristsiniz' demişti. İsrail bu sizin terörist olduğunuzun göstergesidir."

Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali El Karadağı da Türkiye'de olmaktan duyduğu mutluluğu ve memnuniyeti dile getirerek, "Hepimiz bir umut içindeyiz. Çok mutluyuz ve umutluyuz. İnşallah büyük bir zafer kazanacağız. Çünkü bu ümmet uyandı. Uykusundan uyandı. İnşallah bir neticeye varacaktır. Kudüs bizim dinimizin bir bölümüdür. Mescid-i Aksa temel bir bölümdür. Biz onu gece ve gündüz vakitlerinde tilavet ederiz." şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

-Çalıştaydan görüntüler

-Rektör Yıldız'ın konuşması

-El Umeri'nin konuşması

-Ali Elh Karadağı'nın konuşması

-Detaylar

Haber-Kamera:Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)-

=========================================

Ev kiralamayan babasına kızıp intihar etmek istedi

Yağmur altında sözleşme

ANTALYA'da kendisine kiralık ev bulmayan babasına kızan, 32 yaşındaki Ersin A., falezlerde intihar girişiminde bulundu.

Olay, saat 14.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi eski Lara yolu üzerindeki falezlerde meydana geldi. Bir süreden bu yana babasıyla kiralık ev bulmadığı için tartışan Ersin A., alkol aldıktan sonra falezlere geldi. Babası Nizamettin A.'ı arayan Ersin A., intihar edeceğini söyledi. Babanın haber vermesi üzerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi yönlendirildi. Polis ekipleri falezlerin kıyısında oturan genci ikna etmek için uzun süre çaba gösterdi.

YAĞMUR ALTINDA SÖZLEŞME

Polis, Ersin A. için sağanak yağmur altında sözleşme düzenledi. Sözleşmeye, '24.12.2017 günü oğlum olan Ersin A.'a istediği yerden ev tutacağıma ve kira bedelini ödeyeceğime dair iş bu sözleşme tarafımca imzalanmıştır' yazıldıktan sonra bir polis memuru da sözleşmeye şahit olarak imza attı. Nizamettin A. sözleşmeyi imzalamasına rağmen ikna edilemeyen Ersin A., bu kez bir emlakçı ile ev anahtarı istedi. Polisin haber vermesi üzerine 2 emlakçı geldi. Emlakçılardan biri kartvizitine yapıştırdığı anahtarı Ersin A.'ın bulunduğu noktaya attı. Kartvizit ve anahtarı alan Ersin A. tutulan eve bakmak için bir de taksi istedi. Olay yerine gelen taksiye babası ve emlakçıyla birlikte binen Ersin A., tutulduğu belirtilen eve bakmak için olay yerinden ayrıldı.

Bu arada, polis ekipleri taksi şoföründen Yenikapı Polis Merkezi'ne gitmesini istedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Polis ekiplerinden detay

- İkna etmeye çalışan polislerden detay

- İntihar girişiminde bulunan Ersin A.'dan detaylar

- Falezlerden geniş plan

- Falezlerden Ersin A.'ya pan

- Polis ekiplerinin kira sözleşmesi doldurması

- Elinde kira sözleşmesi bulunan polisin Ersin A. ile aralarında geçen diyaloglar (Gel bak sözleşme dolduruyorum, ev kiralayacağız)

- Ersin A.'yı ikna etmek için gelen emlakçıdan detay

- Elinde kartvizit ve ev anahtarıyla Ersin A.'yı ikna etmeye çalışan emlakçının diyalogları (bu yağmurda çamurda geldim bak ben emlakçıyım)

- Ersin A.'nın ikna edilerek falezler kenarından alınması

- Ersin A.'nın babasıyla birlikte ticari taksiye binmesi

- Polis, itfaiye ve ambulanstan detay

HABER: Süleyman EKİN- KAMERA: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, (DHA)

=========================================

Gemlik ilçesine özel zeytinlik yasası

BURSA'nın Gemlik ilçesinde uzun zamandır beklenen depremselliğe yönelik yasa, 696 Sayılı KHK'nin Geçici 25. Maddesi ile düzenlendi. Gemlik'in üst bölgelere taşınmasında engel olan, özellikle zeytinlik vasfını yitirmiş olmasına rağmen zeytinlik göründüğünden herhangi bir çalışma yapılmasının önüne geçen Zeytin Koruma Kanunu, Gemlik'e özel yasa ile aşılmış oldu.

Gemlik ilçesinin mevcut yerleşim alanları yerine üst bölgelerdeki sağlam zeminlerde yapılaşmaya imkan sağlayacak madde şu şekilde:

"MADDE 13- 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 25- Bursa İli Gemlik İlçesinin deprem tehlikesi altında bulunması ve İlçe sakinlerinin halihazırdaki yerleşim yerlerinden nakledilmesinin zorunlu bulunması sebebiyle, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına da dönüştürülmesi mümkün olmayan yerlerden, Orman ve Su İşleri Bakanlığının teklifi üzerine sınırları Bakanlar Kurulunca belirlenen alanlar, Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkarılarak tapuda Hazine adına resen tescil edilir. Bu alanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tasarrufuna geçer. Bu alanlarda 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22 nci maddesinin kadastrosu yapılmış olan yerlerin ikinci defa kadastroya tabi tutulamayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz. Bu alanların tespiti amacıyla Orman Genel Müdürlüğünce yeteri kadar orman kadastro komisyonu görevlendirilir. Bu tespit sırasında ilan süresi bir hafta, itiraz süresi ise bir ay olarak uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir. Birinci fıkra kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan alan kadar Hazine taşınmazı, orman tesis edilmek üzere Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. Bu madde kapsamında nakline ve yerleştirilmesine karar verilenlerin iskanına ilişkin iş ve işlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürütülür.''

YILMAZ VE IŞIK'TAN TEŞEKKÜR

Geçici maddenin eklenmesinin ardından Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz ve AK Parti Gemlik İlçe Başkanı Zafer Işık, teşekkür mesajları yayımladı.

Gemlik Belediye Başkanı Refik Yılmaz; "İnsanı yaşat ki; devlet yaşasın...696 sayılı kanun hükmünde kararname ile Gemlik'in önü açıldı.Gemlik'in deniz manzaralı en güzel yerleri Gemlik'in güzel insanlarına güvenli konut olacak. Deprem risk olmaktan çıkacak. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Başbakanımıza, Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu'na, Su İşleri ve Orman Bakanımız Veysel Eroğlu'na, Bakanlarımıza, Bursa milletvekillerimize ve emeği geçen herkese gemlik adına çok teşekkür ediyorum" dedi.

İlçe Başkanı Zafer Işık ise şu açıklamayı yaptı:

"696 Sayılı KHK'nin 25. Maddesi Gemlik'e hayırlı olsun. Hazırlanması ve kabulünde emeği geçen Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Hükümetimize ve Bursa Millet Vekillerimize ve Özellikle gayret gösteren Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu'na, Bölge Vekilimiz İsmail Aydın'a ve Gemlik Belediye Başkanımız Refik Yilmaz'a, AK Parti Gemlik İlçe Yönetim Kuruluma, Belediye Meclis üyelerime teşekkür ederim."

Görüntü Dökümü

---------------------

ARŞİV-

-Gemlik ilçesinden görüntüler

Haber: Hurşit TOPAL/GEMLİK (Bursa), (DHA)-

================================

Onun arabası yok ama, köprüden ücret ödemeden geçmiş

BURSA'nın İnegöl ilçesinde oturan Nevin Uşak'a otomobiliyle, İstanbul'daki Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ndeki HGS gişelerinden ücret ödemeden geçtiği gerekçesiyle ihlal cezası geldi. HGS cezası ve icra celbinde yazılı adını gören Nevin Uşak, "Bu ne cezası şimdi. Benim hiç arabam olmadı kiö dedi.

Hayatında hiç araba sahibi olmadığı gibi araç kullanmasını bile bilmediğini söyleyen Nevin Uşak'a, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ndeki HGS'den ücreti ödemeden geçtiği gerekçesiyle ceza kesildi. Cezanın zamanında ödenmemesi üzerine ise icra takibine başlandı. Hiçbir şeyden habersiz olan Nevin Uşak, adresine gelen ceza ve icra celbi ile hayatının şokunu yaşadığını söyledi. Ceza makbuzuyla birlikte Ankara 30. İcra Dairesinden icra celbinin kendisine ulaştığını ifade eden Nevin Uşak, "Benim hiç arabam olmadıö diyerek cezaya itiraz edeceğini söyledi.

Haber: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)-

======================================

Geri Dön