HABER

DHA YURT BÜLTENİ3 

Mevlana'yı anma törenlerine İran'dan 4 bin turist

TÜRKİYE Seyahat Acentacıları Birliği Konya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Kazım Yanar, Konya'da, 'Hz. Mevlana'nın 744'üncü Vuslat Yıldönümü ve Uluslararası Anma' törenlerine katılan kişi sayısının geçen yıla oranla yüzde 60 oranında artış olduğunu söyledi. İranlı turist sayısında da artış olduğunu belirten Yanar, "Geçen yıl yaklaşık 50 bin kişi törenleri izlemeye geldi. Bu yılki sayı 80 bini buldu. Özellikle İranlı turist sayısı beklenenin üstünde gerçekleşti. Daha önce 2 bin civarında olan İranlı misafir sayısı bu yıl 4 bini buldu. Seneye 6 binleri, 10 binleri geçeceğiz." dedi.

Mevlana'nın ölüm yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma etkinlikleri, her yıl 7 Aralık günü 'Hoşgörü ve Sevgi' yürüyüşle başlayıp, 10 gün boyunca konferans ve sema gösterisiyle devam etti. Mevlana, ölümünün ardından ağlanması ve yas tutulmasını istemediği, çok sevdiği Hakk'a kavuştuğundan sevinç ve kutlama yapılmasını istediği için anma programı, 'Düğün gecesi' anlamına gelen 'Şeb-i Arus' törenleriyle sona erdi.

Türkiye Seyahat Acentacıları Birliği Konya Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Kazım Yanar, törenleri izlemek için gelen tatilci ve turist sayısının bu yıl yüzde 60 arttığını söyledi. Yanar, "Geçen yıl yaklaşık 50 bin kişi törenleri izlemeye geldi. Bu yıl bu sayı 80'i buldu. Geçen seneden çok çok iyiyiz. Bu yıl, esnaf ve turizmciler gayet memnun." dedi.

Bu yıl İranlı turist sayısında da ciddi artış olduğunu ifade eden Yanar, şunları söyledi:

"Son 5 yılda İran'a ağırlık verdik. Çünkü İranlıla'rın, Mevlana'ya ilgisi daha fazladır. Daha önce 2 bin civarında olan İranlı misafir sayısı bu yıl 4 bini buldu. Önümüzdeki yıl 6 bini, 10 binleri geçeceğiz. 5 yıldır yaklaşık 75 İranlı seyahat acentasını, Konya'ya getirdik. Onlara Konya'yı anlattık, tanıttık. Buradaki seyahat acentalarını da İran'a götürüp gösterdik, Bu çalışmaların meyvesini de almaya başladık.ö

İRAN, PAKİSTAN VE AFGANİSTAN'A ÖNEM VERMELİYİZ

Yanar, son dönemlerde turizm siyasallaştırıldığı için Avrupalı turistin Türkiye'ye fazla gelmediğini kaydetti. Mevlana nedeniyle İran, Pakistan ve Afganistanlı turistlerin Türkiye ve Konya'ya ilgili olduklarına dikkat çeken Yanar, "İran, Pakistan ve Afganistan'a biraz daha önem vermemiz lazım. Konya'yı tercih edecek olanlar bu ülkelerdir. Gelecek yıl yapılacak olan anma törenlerinin çalışması yaklaşık bir ay sonra başlayacak. Bu çalışmalarımızda bu 3 ülkeyi ön planda tutarak çalışmaları yürütürsek, turist potansiyelimizi artırabiliriz." diye konuştu.

?MÜZEYE İHTİYACIMIZ VAR

Mevlana'yı ziyarete eden turistlerin Mevlana'nın ünlü eseri Mesnevi'yi okuyup geldiğini hatırlatan Yanar, Mevlana eserleri ve eşyalarının müzedeki yer kısıtlığı nedeniyle tam sergilenemediğini belirtti. Bu eksikliğin giderilmesi için bir an önce müze binasının yapılması gerektiğini ifade eden Yanar, şöyle konuştu:

"Şu an ziyarete açık olan Mevlana Müzesi; türbe konseptindedir. O nedenle de ziyarete gelen turistler, Mevlana'nın eserleri ve eşyalarını da görüp incelemek istiyor. Turistler, 'Biz sadece kabir ziyaretine mi geldik?' diyor. Mevlana'nın bizim için ruhen ve dinen mutasavvıf olması ayrı bir şey. Bir Amerikalı veya Japon geldiği zaman onlara göre sadece kabir ziyareti oluyor. Bütün eserlerimizi göstereceğimiz bir müzeye ihtiyacımız var."

Görüntü dökümü:

--------------------------

- Kazım Yanar röportaj

- Mevlana Müzesi'nden detay

- Mevlana'ya gelen ziyaretçilerden detay

Haber-Kamera: Tolga YANIK KONYA (DHA)

================================================

Yılbaşında 150 bin tatilci

YILBAŞI tatilinin bu yıl 3 gün olması, geçen yıla göre tatilci sayısını ikiye katladı. Kayak merkezlerinde Uludağ ve Kartepe, sahilde Antalya, kaplıcalarda Afyonkarahisar, yurt dışında Kıbrıs ve Orta Avrupa başkentleri ilgi görüyor. Bu yılbaşı 150 bin kişinin tatil yapması öngörülüyor. Tarkan, Ebru Gündeş gibi ünlülerin yılbaşındaki adresi ise; Kıbrıs.

Bu yılbaşının pazar günü akşamına denk gelmesi nedeniyle cumartesi ve pazartesi ile birlikte 3 gün tatil olması, geçen yıla göre tatilci sayısını artırdı. Yılbaşı tatili için Türkiye'nin sahil kesimlerinden kayak merkezlerine ciddi bir talep oluştu. ETS Tur Genel Müdür Yardımcısı Suat Özbek, tatilci sayısında geçen yıla göre iki katı satış olduğunu belirterek, "Tabi yılbaşının pazar akşamına denk gelmesinin bunda çok önemli etkisi var" dedi.

TARKAN, KIBRIS'TA

İstanbul'a yakın Uludağ, Sapanca, Afyon gibi destinasyonların tamamen dolduğunu belirten Suat Özbek, şöyle konuştu: "Sahil beldelerinde de sanatçı olan yerlerde hala yer olmakla beraber oteller belli doluluklara ulaştı. Yurt dışında Paris, Prag, Budapeşte, Roma, Floransa, Venedik yoğun talep görüyor. Yine Belgrad yeni talep gören lokasyonlardan biri. 3 günlük tatil olduğu için yakın destinasyonlara ilgi arttı. Kıbrıs'ta da dolulukların çok yoğun olduğunu görüyoruz. Bütün otellerde konser ve eğlence programı var. Tarkan, Ebru Gündeş, Muazzez Ersoy gibi sanatçı programları olan yerlerde ufak tefek boş yerler var ama bu hafta dolar."

KAYAK MERKEZLERİNE SUNİ KAR ÇÖZÜMÜ

Kayak merkezlerinin yılbaşı döneminde ayrı bir ilgi odağı olduğunu anlatan Suat Özbek ancak, bu yıl çoğunda yeterli veya hiç kar olmamasına rağmen kayak merkezlerine ilginin yoğun olduğunu söyledi. Uludağ ve Kartepe'nin en yüksek talep gören kayak merkezleri olduğunu belirten Özbek, Erciyes, Kartalkaya, Palandöken gibi kar problemi olan kayak merkezlerinin ise suni kar ile bu yılbaşına hazır hale getirilmeye çalışıldığını dile getirdi. Suat Özbek, bu yılbaşı nedeniyle kayak merkezleri, kaplıcalar, sahil kentleri ve yurtdışında tatilini geçirecek kişi sayısının 150 bin dolayında olduğunu kaydetti.

SANATÇILI OTELLERDE YÜZDE 90 VE ÜZERİ

Antalya bölgesindeki otellerde çok büyük hareket gözükmediğini belirten Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Duran, kayak, kar bölgelerine ağırlık olduğunu, neredeyse dolduklarını kaydetti. Antalya'da bilinirliği yüksek sanatçılı program yapan otellerin yüzde 90 doluluğa ulaştığını kaydeden Duran, diğer otellerin de eğlence programlarına göre yüzde 60-70 dolulukları yakaladığını söyledi. Bölgenin tamamen dolduğunu söyleme şansı olmadığını ve Antalya'yı tercih eden tatilcilerin daha çok Burdur, Isparta, Konya gibi çevre illerden olduğunu anlatan Duran, yurt dışından yılbaşı için özellikle Rusya tarafında hareketlilik yaşandığını, Avrupa ülkelerinden ise ciddi bir düşüş olduğunu ifade etti.

BU YILBAŞININ EN ÇOK KAZANANI KIBRIS

Kış dönemi olması nedeniyle Antalya ve sahil bölgelerindeki otellerin önemli bölümünün kapalı olduğuna işaret eden Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, sınırlı sayıda açık olan tesislerin büyük bölümünün yılbaşında iç pazar ve bir miktar da dış pazarla birlikte dolacağını söyledi. Kıyılardaki hareketliliğin yanı sıra kayak merkezleri ve kaplıca bölgelerinde hareketlenme olduğunu vurgulayan Osman Ayık, şöyle dedi: "Bazı kayak merkezlerinde henüz kar yok. Bu yılbaşının en çok kazananı; Kıbrıs olacak. Kuzey Kıbrıs'taki işletmelerin ünlü sanatçılı programları nedeniyle yoğun ilgi var. Tatilin 3 gün olması da büyük bir avantaj. Dolayısıyla otellerin büyük kısmı dolu olacaktır, en azından yılbaşı akşamı dolu olurlar,"

3- 4 GÜNLÜK TATİL İMKANI

Yeni yılın hafta sonuna denk gelmesiyle 3- 4 günlük tatil imkanı ortaya çıktığını belirten Akdeniz Turistik Otel İşletmecileri Birliği Başkanı Erkan Yağcı da Antalya bölgesinde açık olan otellerde yoğun doluluk öngörüldüğünü söyledi. Bazı otellerin ünlü sanatçılı programları nedeniyle daha yoğun ilgi gördüğünü de aktaran Erkan Yağcı, "Diğer otellerimiz de kendi eğlence programlarını hazırladı ve her sene olduğu gibi bu yıl da ilgi görüyor" dedi.

Haber: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-

==================================================

Marmaris'te yeni yıl denetimi

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde polis ekipleri, yılbaşı öncesi 'Huzur ve güven' adı altında yapılan asayiş denetimlerini sıklaştırdı.

Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı terör, güvenlik, asayiş, kaçakçılık ve narkotik birimlerinde görevli polisler, yılbaşı öncesi 'Huzur ve güven' adı altında denetim yaptı. Muğla ve Datça çıkışlarında yolları kapatan polis, araç ve üst aramasının yanı sıra kimlik kontrolü yaptı. 90 polis ve 'Dark' adlı köpeğin katıldığı aramalara Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel ve İlçe Emniyet Müdürü Metin Ercan da eşlik etti. Yüksel ve Ercan, kontrolleri tamamlanan vatandaşlarla görüşerek denetimin amacını anlattı.

Saat 21.00'de başlayan ve sabaha kadar aralıklarla süren denetimlerde bin kişinin ve 650 aracın kontrolleri yapıldı. Hakkında yakalama ve zorla getirme kararı bulunan 4 kişi gözaltına alındı. Evraklarının eksikliğinden üç araç çekici yardımıyla polis otoparkına çekilerek, işlem yapıldı. Yat Limanı, Barlar Sokağı ve Uzunyalı Mevkii'ndeki açık 33 işyeri denetlendi. Aramalarda ruhsatsız bir tabanca ve iki kama tipi bıçak ele geçirilerek iki kişi hakkında 6136 sayılı Silah Kanunu'na muhalefet suçundan işlem yapıldı. Sabaha kadar cadde, sokak ve alışveriş merkezlerinde park halinde araçların plakaları sorgulandı.

DENETİMLER SIKLAŞARAK DEVAM EDECEK

Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel, İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla Huzur 8 denetimlerinin yanında yeni yıl öncesi genel asayiş denetimlerini başlattıklarını ifade ederek, "Periyodik denetimler devam ediyordu, yaklaşan yeni yıl nedeniyle huzur ve güvenin artırılması için sıklaştırdık. Güvenlik güçlerimizin denetimlerini yerinde inceledim. Kontrolleri tamamlanan vatandaşlarımızla yaptığım görüşmelerde olumsuz bir yorum almadım, tam aksine herkes memnuniyetlerini belirterek denetimlerin daha çok yapılmasını istedi" dedi.

Marmaris Emniyet Müdürü Metin Ercan da 81 il ile eş zamanlı denetimler gerçekleştirdiklerini belirterek, yaklaşan yeni yıl ile birlikte ilçede huzur ve güven denetimlerinin artarak devam edeceğini bildirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Polis ve polis köpeğinin genel asayiş denetiminden görüntü,

-Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel ve İlçe Emniyet Müdürü Metin Ercan'ın vatandaşlarla görüşmesinden görüntü,

-Marmaris Kaymakamı Celalettin Yüksel ile röp,

-İlçe Emniyet Müdürü Metin Ercan ile röp.

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/MARMARİS (Muğla), (DHA)

=====================================================

Diyarbakır'da filarmoni kuyruğu

LİMAK Filarmoni Orkestrası tarafından Diyarbakır'da verilen ve Zeki Müren'in sevilen şarkılarının seslendirildiği konsere dinlemek isteyen vatandaşlar, uzun kuyruk oluşturdu. Diyarbakır türküsünü seslendiren orkestraya izleyiciler de eşlik ederken, konser beğeniyle izlendi.

Limak Filarmoni Orkestrası, Diyarbakır'da izleyicilerle ilk kez dün akşam verdiği konserle buluştu. Dicle Üniversitesi Kültür Merkezinde düzenlenen konseri; Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Ata, Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, kamu kurum müdürleri ve binlerce Diyarbakırlı sanatsever dinledi. Sanat yönetmenliğini tenor Murat Karahan'ın yaptığı konserde izleyiciler, konser öncesi giriş kapısında uzun kuyruklar oluşturdu.

Bin 500 kişilik salonu dolduran Diyarbakırlı sanatseverin izlediği Limak Filarmoni Orkestrası konseri öncesi konuşan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, tarih, kültür ve inancın 10 bin yılı aşkın süredir merkezi olan Diyarbakır'da böyle bir etkinliğin yapılmasından dolayı memnuniyet duyduğunu belirterek, "İnancımız, beklentimiz ve çabamız odur ki Diyarbakır artık gelecek günlerde bugün gibi sanat etkinlikleriyle daha sık buluşacak. Diyarbakır'ın sanatsever insanlarına, tarih ve sanat kokan her bir köşesine benzer buluşmalar artarak gelecek. Musiki, dedeyle torun arasında köprü kuran, eskimeyen ve hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyen namelerdir. Müziğin dili yoktur, gönül diliyle her çağa, her yaşa, her başa hitap etmektedir. Bizim musikimiz de öyledir" dedi.

Zeki Müren'in "Senede bir gün", "Veda busesi", "Duydum ki unutmuşsun", "Elbet bir gün buluşacağız" eserlerinin de seslendirildiği konserde tenor Murat Karahan, Diyarbakır için özel bir türkü hazırladıklarını ifade ederek, "Mardin kapısından indim aşağı" türküsünü seyircilerle birlikte söyledi. Salonda bulunan dinleyiciler, hem alkışlarla hem de sözle tenor Karahan'a eşlik etti. Büyük bir ilgi ve beğeni ile geçen konser sonunda, tenor Karahan, Diyarbakır'da olmaktan, burada konser vermekten ve gördükleri ilgiden dolayı çok mutlu olduklarını ifade ederek, "Muhteşem bir seyirci var burada. Konserin başından beri bütün şarkıları beraber söylüyoruz. O kadar güzel eşlik ediyorlar ki, gerçekten çok güzel bir gün. 85 kişilik ekiple Türkiye'yi geziyoruz. Burada Diyarbakırlılar'ın misafirperverliğini gördük. Annem ve teyzemle birlikte baklava yemeye gittik. Nereden geldiğimizi sordular. Anlatınca bize 'Vallahi, billahi size hesabı ödettirmeyiz' dediler. Turnemizin en güzel ayaklarından birisi oldu Diyarbakır. Gelecek yıl türkülerin yer alacağı turnemizde Diyarbakır'a tekrar gelmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Uzun kuyruklar oluşturarak salona giren izleyiciler

-Protokol ve izleyiciler

-Vali Güzeloğlu'nun konuşması

-Konserden detaylar

-Tenor Murat Karahan röportaj

-İzleyicilerle röportaj

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera:Canan ALTINTAŞ-Burak EMEK, (DHA)-

==================================================

Bu köy okulunda kemancı yetişiyor

ANTALYA'da, daha önce köy statüsündeki mahallede bulunan okulda eğitim alan çocuklar, okul sonrası her gün 4 saat keman eğitimi alıyor.

Kepez ilçesine bağlı, kırsal kesimdeki Duacı Mahallesi'nde Eczacılar İlk ve Ortaokulu'na giden öğrenciler, ilk kez tanıştıkları kemanı ellerinden düşürmez oldu. Okul aile birliği üyeleri, çocukların sanatsal etkinliklerde eğitim alması için okula başvurdu. Müzik öğretmeni olmayınca okul yönetimi Antalya Halk Eğitim Merkezi'nden destek istedi. Çamlıbel Halk Eğitim Merkezi Müdürü İbrahim Ethem Çarkcı, keman eğitmeni Tülin Gök'ü bu okulda eğitim vermesi için görevlendirdi. Küçük elleriyle kemanı sıkıca kavrayan 11-13 yaşındaki 20 çocuk, okul çıkışında her gün 4 saatlik kursa aksatmadan devam ediyor.

"BURADAKİ POTANSİYELİ HİÇBİR YERDE BULAMADIM"

Keman eğitmeni Tülin Gök, başlangıçta ne olacağını bilmediğini, çok az öğrenci ile eğitime başladıklarını anlattı. Okul yönetimi ve ailelerin kendilerine destek olduğunu kaydeden Gök, "Bir köy okulunda bir şeyler oluyorsa, orada idealist düşünen birileri vardır" dedi. İlk 2 ayda hemen sonuç aldıklarını ve çocukların öğrenmeye başladığını kaydeden Gök, şöyle konuştu:

"Özel dersler de veriyorum ama buradaki potansiyeli hiçbir yerde bulamadım. Burada öğrenci bacağıma yapışıyor ve 'Bana göster' diye tepemden ayrılmıyor. Denemek için başlamıştık. Yaz tatilinde bile kursları bırakmadılar. Keman, diğer müzik aletlerine göre daha pahalıdır ve buradaki ailelerin gelir seviyesi de yüksek değil. Buna rağmen her aile çocuğuna keman aldı. Küçük bir orkestra oluşturduk. Keman, zor çalınan bir enstrüman ve öğrenmesi de zordur. Bu çocuklar küçücük elleriyle keman çalmaya çalışıyor."

Bazı öğrencilerin çok yetenekli çıktığını anlatan Tülin Gök, "Çok etkilendim. İlk zamanlar çocuklar kemanı bilmiyordu. Şimdi ise kemanı ellerinden bırakmıyorlar. Evde, sokakta her yerde keman çalıyorlar." dedi.

AİLELER DE ÇOK HEVESLİ

Eczacılar İlkokulu Müdür Yardımcısı Ali Kemal Adak, amaçlarının dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara şehrin sunduğu olanakları tanımak olduğunu söyledi. Okul aile birliğinden bu yönde talep geldiğini anlatan Adak, bu talebi idealist öğretmenlerle konuşarak gerçeğe aktardıklarını kaydetti. Adak, "Öğretmenizin çocuklarla iletişimi iyi olunca ailelerin hevesi artıyor. Öğrencilerimiz, enstrümanları kendileri alarak kurslara katılıyor. Ailelerimiz çok hevesli. Aynı zamanda drama ve satranç kursları içinde veliler hassasiyet gösteriyor" diye konuştu.

"HAYALDEN ÖTEYE GİTTİLER"

Çamlıbel Halk Eğitim Müdürü İbrahim Ethem Çarkcı da köy çocuklarına fırsat eşitliği sağlamak istediklerini kaydetti. Projeyle şehirde ekonomik durumu uygun olanlarla köy çocuklarını aynı uzaklığa getirmek istediklerini anlatan Çarkcı, şöyle konuştu:

"Çocuklara hayallerinde gördükleri müzik aletlerini kendilerinin kullanabileceklerini ispatladık. Öğretmenlerimiz fedakarlıkta bulundu. Köy halkı müzik aletlerini temin etti. İlk zamanlar başaracaklarından ümitli değildim. Beklediğimizden daha iyi bir seviyeye geldi. Öğrenciler severek geliyor, hayalden öteye gittiler."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

- Çocukların aileleri ile birlikte okula gelişi

- Sınıfta öğrencilerin keman eğitimi alması

- Çocuklardan detay görüntü

- Röp1. Tülin Gök (Keman eğitmeni)

- Çocuklardan oluşan korodan detay görüntü

- Çocuklarla röp

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera:Emrah GÜL/ANTALYA, (DHA)

=====================================

Kadın girişimci 10 yıllık 'Yağhane' hayalini gerçekleştirdi

BURSA'da 10 yıldır zeytinyağı üretimi hayaliyle yaşayan emekli Endüstri Mühendisi 49 yaşındaki Ayşe Güney, sonunda kendisine özel bir butik tesis kurarak zeytinyağı üretimine başladı.Kadın girişimci Güney, 940 bin lira harcamayla kurduğu yağhane için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan yüzde 50 destek hibesi aldı. 2 çocuk annesi Ayşe Güney Türkiye'nin girişimci kadınlara ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

Bursalı kadın girişimci Ayşe Güney Gemlik İlçesi Muratoba Köyünde değirmencilik prensibiyle çalışan yağhane kurdu. Güney, 940 bin lira yatırım ile kurduğu tesise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan yüzde 50 destek hibesi aldı. İki ayrı hizmet üreten tesiste, bölgedeki zeytincilerin getirdiği zeytinleri işleyip zeytinyağı olarak geri verilmesi ve girişimci Güney'in erken hasat olarak kendi tarlalarından topladığı zeytinlerden asidik oranı 0,2 olan zeytinyağı üretimi yapılıyor. Ayşe Güney ürettiği özel zeytinyağını ise logosunu oğlunun tasarladığı Merula markasıyla gurme restoranlara satıyor. Değirmencilik prensibiyle zeytin üreticileri için zeytinyağı çıkaran tesiste ise bu hizmet kilogram başına 35 kuruş olarak ücretlendiriliyor. Günlük sıkım kapasitesi 60 ton zeytin olan tesisin 10 yıllık bir hayali olduğunu, zeytin ağaçlarına ve zeytinyağına aşık olduğunu DHA mikrofonlarına anlatan emekli endüstri mühendisi Ayşe Güney, "Zeytin ağacı insanlığın var olduğu tarihten itibaren var. Biz de bundan yıllar önce Gemlik yöresine geldiğimizde zeytin ağacına ve zeytinyağına aşık olduk. Ailecek bizimde bir zaman böyle bir tesisimiz olsun diye hayal kurduk" dedi.

GAZETEDE OKUYUP KOLLARI SIVADI

Ayşe Güney, özel bir firmada endüstri mühendisliğinden emekli olduktan sonra bir pazar günü gazetede hibe programının başladığı zeytinyağı imalatçılarına bu hibe programından destek verileceğini okudu. Daha sonra harekete geçen Güney, "Hemen bir gün sonra Pazartesi günü kalkıp hibe desteği verecek olan Türkiye Tarımsal kalkınmayı destekleme kurumuna bir dilekçe verdim. Hibe programına 6 ay gibi kısa bir sürede bütün istenilen evraklar ve gereklilikleri tamamlayıp müracaatını yaptım. Bir ay sonra da hibeyi hak ettiğimi öğrendim. Buradaki tesisi kurmamızdaki ve hibeyi hak etmemizdeki en önemli faktör yöre halkına değirmencilik prensibiyle çalışan bir tesis sunuyor olmamızdı." şeklinde konuştu.

"TÜRK HALKI KADIN GİRİŞİMCİYE ALIŞKIN DEĞİL"

Zeytin hasatlarının yoğun olduğu dönemlerde faaliyet gösteren ve 10 kişilik bir istihdam sunan butik yağhanenin işletmecisi Güney konuşmasında Türk halkının kadın girişimcilere alışık olmadığının altını çizdi. Güney, "Sektörün içinde bir kadın olarak var olmaktan çok memnunum. Benim girişimci olmam çevremdeki kadınları da olumlu yönde etkiledi. Yöremizde de yavaş yavaş kadın üreticilerle hissetmeye başladık. Şahsen çevremin, ailemin ve şu an bizimle olan üretici arkadaşlarımızın hepsinin çok büyük desteğini gördüm ancak bu tarz sektörlerde kadın olarak var olmak tabii ki zor. Buraya geldiğimde bile bazen gelen çiftçi arkadaşlarımızın tepkilerinden hissedebiliyorum ama olumlu şeylerinde geri dönüşlerini görüyorum. Türk insanı bir kadının böyle sektörünün içerisinde girişimci olmasına ne yazık ki alışkın değil. Zorlanmıyor değiliz ama aşacaklar. Tıpkı bu yöre halkının aştığı gibi Türkiye'de de bir çok şey değişecek. Her başarının arkasında bir kadının değil her başarının önünde bir kadının olması gerektiğini beyler bilecekler." dedi.

"ÇOCUKLARIMIZA ROL MODEL OLMALIYIZ"

Evde olan kadınlara da tavsiyelerde bulunan Güney, evde olmanın, altın günlerinin ve dedikodular yapmanın çok güzel olduğunu ancak çocuklara rol model olmaları gerektiğine dikkat çekti. Güney, "Hayal kurun. Hayal kurmaktan kesinlikle vazgeçmeyelim ve gerçekleştirmek için alternatifler üretin. O alternatiflerden biri sizi zaten bu hayalin peşinden sürükleyecek. Evde oturmak çok güzel. Ben emekli olduktan sonra bir yıl kadar bunu yaptım. İnanın günlere gitmek, oturup arkadaşlarınızla küçük dedikodular yapmak çok güzel. Fakat biz çocuklarımıza rol model olacağız. Önemli olan bu. Yapabileceğiniz de çok iş var. Çevremde o kadar çok kadın var ki evinde pasta börek yapıyor, seramik yapıyor veya evinden tercümanlık yapıyor. Dolayısıyla yapılabilecek işlerin bir sonu yok, üretmenin sonu yok. Aklınıza gelen her şeyi mutlaka ticarete dökmeye çalışın. Çünkü Türkiye'mizin buna ihtiyacı var." dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Zeytinlerin fabrikaya girişinden

zeytinyağı oluşuna kadar tüm süreçten detaylar,

sürecin aktüel olarak işletmeci tarafından anlatılması,

girişimci Ayşe Güney ile Röportaj

Haber-Kamera: Enver Fatih TIKIR/BURSA, (DHA) -

================================================

İvana Sert, 'Antep yuvalaması' yaptı

GAZİANTEP'te çekimleri süren Antep Fıstığı sinema filminin başrol oyuncusu İvana Sert, mutfağa girip kentin vazgeçilmez yemeklerinden Antep yuvalaması yaptı. Yuvalama yaparken zorlanan İvana Sert, kadınları yoran yemeğin hazırlık aşamasında aynı zamanda kas yaptığını söyledi.

Almanya'da doğup büyüyen ve dedesinden kalan mirası almak için Gaziantep'e gelen 'Simge' karakterini canlandıran İvana Sert'in, şehirde başına gelen komik olayların anlatıldığı, kültür çatışmalarından kaynaklanan sorunların mizahi dille aktarıldığı Antep Fıstığı filminin çekimleri devam ediyor. Gaziantep'in kültürel açıdan hem Türkiye'ye, hem de dünyaya tanıtılmasının hedeflendiği filmin başrol oyuncusu İvana Sert, bazı sahneler için kent mutfağının yemeklerini öğreniyor. İvana Sert, Gaziantep Mutfak Sanatları Merkezi'nde mutfağa girip şef Doğa Çiftçi ile kentin yapımı en zor yemeklerinden Antep yuvalaması yaptı. Eti yoğururken yorulan ve zaman zaman zorlanan İvana Sert, yoğun çaba sarf etti.

'KASLARIM ÇIKTI'

Kadınların özellikle bayram sabahı için komşularıyla imece usulüyle yaptığı yuvalamaya, çorba denilmemesini isteyen İvana Sert, "Çok güzel geçti. Bu yemeğe çorba denilmemeli. Ve neden çorba denilmemesi gerektiğini şimdi daha iyi anladım. Çünkü özellikle bu yemeği yapmak çok zor, kolay değil. Bayağı emek isteyen bir iş, aynı zamanda zaman istiyor. Ama çok eğlenceli ve sonuç muhteşem güzeldi, tadı harikaydı. Gaziantep'te hanımlar çok kilolu değiller. Özellikle bu kadar güzel yemeklere rağmen kendilerini iyi koruyorlar. Sırları neydi diye düşünüyordum. Şimdi anlıyorum, böyle bolca güzel yemek yaparken efor sarf ediyorlar, spora ihtiyaç kalmıyor. Kolumu bayağı çalıştırdım, kaslarım çıktı. Ben yaptığım için değil ama tadı harika oldu, ellerime sağlık" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

- Gaziantep Mutfak Sanatları Merkezi

- Mutfağa giren İvana Sert

- İvana Sert'in eti yoğurması

- İvana'nın yuvalama yapması

- İvana Sert'in yaptığı yemeği tatması

- İvana Sert ile röp.

- Genel ve detay görüntüler

Haber: Mücahit YOLCU-Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

==============================================

İscehisar TOKİ konutlarının kuraları çekildi

AFYONKARAHİSAR'ın İscehisar ilçesinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yaptırılan 450 konut için kura çekimi yapıldı. Kurada adı çıkanlar konut sahibi olmanın mutluluğunu yaşadı.

İscehisar'da TOKİ tarafından yaptırılan 450 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. İscehisar Belediyesi düğün salonundaki törene Kaymakam Muhammet Öztabak, İscehisar Belediye Başkanı Mustafa Çibik, TOKİ Emlak Daire Başkanı Dursun Baştürk ile çok sayıda vatandaş katıldı.

İscehisarlılara doğalgazlı daireler kazandırdıkları için mutlu olduklarını dile getiren İscehisar Belediye Başkanı Mustafa Çibik, "Belediye olarak yapmış olduğumuz girişimler sonucu bugün 450 dairenin hak sahiplerini tespit edeceğiz. Tüm vatandaşımıza evlerinde huzurlu ve mutlu günler geçirmelerini temenni ediyorum" dedi.

Kurada adı çıkan Sultan Zeybek (55), kiradan kurtuldukları için mutlu olduklarını söyledi.

'TAM DA İSTEDİĞİMİZ GİBİ'

Muhammet Dikmen, ilk kez bir ev sahibi olmanın mutluluğunu yasadıklarını anlatırken, "Çok mutluyuz. Bizim de bir evimiz olacak artık. Daha önceden gördük daireleri tam da istediğimiz gibi bir daire nasip oldu. Onun için de ayrıca mutluyuz. İnşallah hayırlı olur" diye konuştu.

'KUTU GİBİ GÜZEL BİR EVİMİZ OLDU'

Cemal Kaya da aslen İscehisarlı olduklarını ancak Ankara'da oturduklarını belirtirken, "Ankara'da oturuyoruz. Çok sık memleketimize geliyoruz. Geldiğimizde konaklama sıkıntımız vardı. Şimdi kutu gibi güzel bir evimiz oldu. Konaklama sıkıntımız da ortadan kalktı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

- Kura çekim salonundan detaylar

- Protokolün kura çekimlerinden detaylar

- RÖP 1: Sultan Zeybek

- RÖP 2: Muhammet Dikmen

- RÖP 3: Cemal Kaya

- RÖP 4: Mustafa Çibik (İscehisar Belediye Başkanı)

- Salondan detaylar

HABER- KAMERA: Sait KARADUMAN/AFYONKARAHİSAR, (DHA)

==================================================

Geri Dön