HABER

DHA YURT BÜLTENİ5

1)KEDİYE İŞKENCE YAPAN ER, POLİSİN BİLEĞİNİ KIRINCA CEZAEVİNE GİRDİ

RZİNCAN'da, orduevi nizamiyesinde yavru kediyi yumruklayıp, yere fırlatan, ardından da tekmeleyen er Taner Hepşen, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Disiplin Kanunu kapsamında 12 gün hizmetten men ve oda hapsi cezasının sona erip terhis olmasının ardından bir polis memuruna saldırıp, bileğini kırdı. Hepşen, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 18 Aralık Pazartesi günü sabah saatlerinde kent merkezindeki Bahçesaray Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Taner Hepşen, birliğinden ayrılarak kent merkezindeki Bahçesaray Caddesi'nde 52 GS 104 plakalı otomobille gezdiği sırada camlarının koyu renkli olması ve şüphe uyandırması üzerine polis ekipleri tarafından durdurulmak istendi. "Dur" ihtarına uymayan Hepşen, otomobille kaçmaya çalışırken uygulama noktasında yakalandı. Araçtan indirildikten sonra polislere hakaret ve tehditler savuran Taner Hepşen'e çevredekiler de tepki gösterdi. Yaşanan arbedede tekme atan Hepşen, bir polis memurunun bileğinin kırılmasına neden oldu. 'Polise mukavemet'ten gözaltına alınıp, sorgusunun ardından mahkemeye çakıralan Hepşen, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

KEDİYE ORDUEVİ ÖNÜNDE İŞKENCE ETMİŞTİ

Kamuoyunda büyük tepkiye neden olan ilk olay ise geçen 3 Aralık günü akşam saatlerinde, Erzincan kent merkezindeki subay orduevinde meydana geldi. Hafta sonu çarşı izninden dönen er Taner Hepşen, akşam saatlerinde orduevine döndü. Bir süre sonra nizamiyeye gelen Hepşen, burada yakaladığı yavru kediyi yumruklamaya başladı. Hepşen, ardından çevredeki asker ve sivillerin bakışları arasında kediyi yere fırlatıp, tekmeledi. Güvenlik kameralarınca kaydedilen olay, sosyal medyada büyük tepki çekti. Polisin yakaladığı ve yapılan kontrolünde 2.21 promil alkollü olduğu belirlenen Hepşen, daha sonra teslim edildiği askeri inzibat tarafından gözaltına alındı.

Tepkilerin çığ gibi büyümesinin ardından 4 Aralık'ta Erzincan Adliyesi'ne çıkarılan Hepşen, kendisinin de askerden önce İstanbul'daki evinde hayvan beslediğini söylemiş, nişanlısından ayrıldığı için bunalıma girdiğini belirtmişti. Hafta sonu izninde de aldığı alkolün etkisi ile yaptıklarını hatırlamadığını öne süren Hepşen, savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edildi. Hepşen, TCK 151/2 maddesi uyarınca 'mala zarar verme' suçundan adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. Mahkeme, Hepşen'in, bulunduğu yerde, bir sabah, bir akşam olmak üzere günde iki kez kolluk kuvvetlerine imza verme koşulu getirilmişti.

Taner Hepşen'e, döndüğü birliğinde, TSK Disiplin Kanunu kapsamında 12 gün hizmetten men ve oda hapsi cezası verildi. Ceza aldığı gün askerlik görevi sona eren Hepşen, 12 günlük hizmetten men cezası aldığı için terhis olamamıştı.

Oda hapsinin sona ermesinin ardından terhis edilen Hepşen, bu kez polisin parmağını kırınca cezaevine girmekten kurtulamadı.

Coşkun MENEK/ERZİNCAN, (DHA)-

========================================================

2)HASTANEDEN SENET İMZALAYARAK ÇIKTI, İCRALIK OLDU

İZMİR'in Torbalı ilçesinde, 10 yıl önce uğradığı silahlı saldırıda yaralanıp, tedavisi yapılan hastaneden senet imzalayarak çıkan Mehmet Emin Cengiz'in (52), 56 bin TL'yi bulan borcu için icra takibi başlatıldı. Yazıbaşı Mahallesi'nde yaşayan, evli ve üç çocuk babası motosiklet tamircisi Mehmet Emin Cengiz, 2007 yılında psikolojik sorunları olduğu öne sürülen, tartıştığı Mehmet B., tarafından sağ bacağından av tüfeğiyle vuruldu. Sağlık güvencesi olmayan, iki çocuğu evli, biri ise lisede okuyan, eşi de ev kadını olan Cengiz, kaldırıldığı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Kalp Damar Cerrahisi Servisi'nde 43 günlük tedavi süreci geçirdi. Bu yaralanma nedeniyle yüzde 44 oranında engelli hale gelen, sinirleri koptuğu için aksayarak yürüyebilen Cengiz, 29 bin 545 TL'lik senet imzalayarak hastaneden çıktı. Aradan geçen 10 yılda, faiziyle birlikte 56 bin 332 TL'yi bulan borç ödenmediği için icra takibi başlatıldı. Asgari ücret düzeyinde aylık kazancı olduğunu, bu borcu ödeyebilecek durumu bulunmadığını belirten ve aynı zamanda KOAH hastası olan Yılmaz, "Yeşil kart çıkardım ama hastanede yattığım zamanları kapsamadığını söylediler. Kaymakamlık, Valilik başvurmadığım yer kalmadı. Son olarak geçen ay icra takibi başlatıldığına dair tebligat gönderdiler. Yetkililerden yardım talep ediyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

--------------------------

- Mehmet Emin Cengiz'in konuşmasından görüntü

- M.E. Cengiz'den detay görüntü

( Haber: Davut Can - Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)

=======================================================

3)POLİSİN KÖR EDEN PLASTİK MERMİSİNE 376 BİN LİRA TAZMİNAT

BURSASPOR'un Türkiye Ziraat Kupası rövanş maçında, kendi sahasında Galatasaray'a 2-5 yenilerek elenmesinin ardından çıkan olaylarda, polisin attığı plastik merminin sağ gözüne isabet etmesi sonucu gözünü kaybeden 31 yaşındaki Osman Akarsu Yılmaz'a 376 bin 879 lira 34 kuruş tazminat ödenecek. Bursa Atatürk Stadyumu'nda 2014 yılı Nisan ayında Türkiye Ziraat Kupası'nın yarı final rövanş maçında, Bursaspor'un Galatasaray'a 2-5 yenilmesinin ardından maç sonrası yönetimi istifaya çağıran taraftarlar ile polis arasında karşılaşma sonrası arbede yaşandı. Çıkan olaylarda çok sayıda sıkılan gazlardan etkilenirken, polisin attığı plastik mermilerden biri de karşılaşmayı tribünde Bursaspor'un formasıyla izleyen Osman Akarsu Yılmaz'ın sağ gözüne isabet etti. Geçimini çay ocağı işleterek sağlayan Osman Akarsu Yılmaz, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Evli ve 1 çocuk babası olan Yılmaz'ın darbeye bağlı olarak sağ gözünün içinde kanama olduğu tespit edildi. Doktorların yaptığı tüm müdahaleye rağmen Yılmaz'ın sağ gözü kör oldu. Tedavisi tamamlandıktan sonra hukuk mücadelesi başlatan Osman Akarsu Yılmaz, engelli olmasına neden olmakla suçlanan Komiser Yardımcısı Aydın T. ve Polis Memuru Nedim K: hakkında ceza davası açtı. 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde komiser yardımcısı olarak görev yapan Aydın T. ve polis memuru Nedim K. hakkında "taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek" suçundan 2'şer yıla kadar hapis talebiyle açılan davada komiser yardımcısı Aydın T. beraat ederken, Nedim K. ise 6 ay 20 gün hapis cezası aldı. Hükmün Geri Bırakılmasına Karar verdi.

TAZMİNAT DAVASI DA AÇTI

Osman Akarsu Yılmaz, ceza davasının sonuçlanmasının ardından bu kez Bursa Valiliği ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne tazminat davası da açtı. Bursa 3. İdare Mahkemesi'nde görülen davada bilirkişi Yılmaz'ın sağ gözünde kalıcı körlük olması nedeniyle uzmanlar tarafından, Yılmaz'ın iş gücü kaybına karşılık 336 bin 879 lira 34 kuruş rakam belirledi.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Bursa Valiliği avukatların yaptığı son savunmadan sonra mahkeme, çıkan olaylarda gözünü kaybeden Osman Akarsu Yılmaz'a, 40 bin lirası manevi olmak üzere toplam 376 bin 879 lira 34 kuruş tazminat ödenmesine karar verdi.

Bu arada Osman Akarsu Yılmaz'a ödenecek olan bu paranın daha sonra Polis Memuru Nedim K.'den tahsis edileceği öğrenildi.

YILMAZ: "ACEMİ POLİSLERİN ELİNE SİLAH VERMİŞLER"

Yaşananlarla ilgili olaydan bir gün sonra tedavi gördüğü Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavi gören Osman Akarsu Yılmaz olayların hemen ardından kendisi ile röpertaj yapan Doğan Haber Ajansı Muhabirine, maç sonrası yaşanan olayları anlatıp, "Karşılaşma sonrası tribünden çıktık. Protesto gösterisi yapan kalabalığın yanına gittik. Bu sırada polisin plastik mermisi yağmaya başladı. Bunlardan biri gözüme isabet etti. Kendimi yere attım. Acemi polislere böyle yetki verilirse olacağı buydu. Ben orada ölebilirdim. Bir çok yaralı var. Sırtlarından, omuzlarından vurulanlar oldu. Psikolojim tamamen bozuldu. Bunun peşini bırakmayacağım. Bu iş böyle olmaz. Ben bir insanım. Yeni doğmuş çocuğum var" demişti.

ARŞİV GÖRÜNTÜ

Halil ÖZÇOBAN-BURSA/(DHA)

======================================================

4)EMZİRİRKEN ÖLDÜ' DEDİĞİ BEBEĞİNİ KENDİSİ ÖLDÜRMÜŞ

GAZİANTEP'te, geçen yıl ekim ayında, emzirilirken yaşamını yitirdiği söylenen ve birkaç günlük olduğu öğrenilen Ecrin Nisa'nın annesi Safiye E., savcılığa başvurarak kızını kendisinin öldürdüğünü itiraf etti. Olay, geçen yıl 19 Ekim tarihinde Göllüce Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Safiye E. yeni doğan bebeği Ecrin Nisa'yı emzirdikten sonra hareketsiz kaldığını görünce, uyuduğunu düşünerek beşiğine koydu. Ecrin Nisa bebek, bir süre sonra uyanmayınca yakınları tarafından özel bir hastaneye götürüldü. Hastanedeki kontrolde öldüğü belirlenen Ecrin Nisa bebeğin cansız bedeni, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Burada yapılan otopside boğulduğu belirlenen Ecrin Nisa toprağa verildi.

Olayla ilgili soruşturma sürerken, adı öğrenilemeyen eşi ile birlikte savcılığa başvuran Safiye E., kızının ölümünden sorumlu olduğunu söyledi. Safiye E., savcılıktaki ifadesinde yeni doğum yaptığı için psikolojik sorunları olduğunu savunarak olayı şöyle anlattı:

"Olay günü kızımın huysuzluğu ve ağlaması, yaşamış olduğum psikolojik sıkıntıları daha çok derinleştirdi. Bir anlık sinir ve stres neticesinde elimde bulunan telefon ile kızımı yere attım. Sırtüstü yere düştü. Tam olarak hatırlamamakla birlikte kafası da yere değmişti. Kızımın ağlamasının artmasıyla üstüne uzandım. Birkaç dakika bu şekilde kaldıktan sonra ağlama sesi kesildi. O an nefes alıp almadığını hatırlamıyorum. Bu esnada bendeki panik daha da artmaya başladı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Kapıyı kilitleyip hazırlanmaya başladım."

Yakınlarıyla beraber bebeğini hastaneye götürdüğünü söyleyen Safiye E., hastanede yapılan 20- 25 dakikalık müdahaleye rağmen Ecrin Nisa'nın yaşamını yitirdiğini belirterek, vicdan azabı çekmeye başladığını kaydetti. Safiye E., "Geceleri hiç uyuyamıyordum. Olay anı sürekli gözümün önünde canlanırdı. Özellikle 2 yaşımdaki oğluma her baktığımda o anı hatırlıyordum. Bir ay önce eşime anlattım ama bana inanmak istemedi. Her gün sorup duruyordu. İkna olunca eşimle birlikte adliyeye geldik. Alacağım her türlü cezaya razıyım" dedi. Şüpheli anne, ifadesinin ardından çıkarıldığı 3'üncü Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu.

Eyyüp BURUN/GAZİANTEP, (DHA)

========================================================

5)ADANA'DA 'KUMA' KAVGASINDA BİRBİRİNİ ÖLDÜRMEYE ÇALIŞAN ÇİFTİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR

ADANA'da sevgilisini kuma olarak getirmek istediği için üzerine kaynar su döktüğü eşi Menderes C. (46) tarafından bıçaklanan Nuray C.'nin (41) yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor. Vücudunda üçüncü derece yanıklar oluşan Menderes C. de yanık ünitesinde tedavi ediliyor.Merkez Sarıçam ilçesindeki Gültepe Mahallesi'nde 13 Aralık'ta 2 çocuk annesi Nuray C., kendisini başka bir kadınla aldattığı iddiasıyla eşi Menderes C. ile tartışmaya başladı. Menderes C., sevgilisini kuma olarak getirmek istediğini söyleyince tartışma alevlendi. Öfkelenen Nuray C. sobada kaynayan suyu eşinin üzerine döktü. Vücudu yanan Menderes C., eşini kolundan ve karnından bıçakla yaraladı. Komşularının ihbarı üzerine eve gelen sağlık ekipleri, yaralı kadını Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne, eşini ise Adana Şehir Hastanesi'ne götürdü. Vücudunda üçüncü derece yanık olan Menderes C. ile yaralanan eşinin tedavileri hastanelerde devam ediyor. Çiftin taburcu olunca ifadelerinin alınıp, nöbetçi mahkemeye sevk edeceği bildirildi.

Çağlar ÖZTÜRK/ADANA, (DHA)-

======================================================

6)HAYATA TUTUNABİLMEK İÇİN DESTEK BEKLİYOR

MERSİN'in Tarsus ilçesinde, hemzemin geçitte rayların üzerinden karşıya geçmek isterken trenin altında kalarak bir elini ve iki ayağını kaybeden Rıdvan Paça (21), devletin bağladığı bin TL bakım ücretinin geçimine yetmediğini söyledi.

2011 yılında Anıt hemzemin geçitte tren raylarından karşıya geçmek isterken, diğer yönden gelen trenin altında kalarak engelli duruma gelen Paça, uzun süren tedavi sürecinin ardından iyileşti. Engelli bakım ücretinin yetmediği için hayatını düzene sokamadığını belirten Paça, hayata tutunabilmek için yeniden evlenmek istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan'a seslenen Paça, "Geçirdiğim kaza sonrası 2 ayağımı ve bir elimi kaybettim. Hayatın zorlukları o yıllarda karşıma çıkmaya başladı. Canım çok yandı, çok acı çektim ancak 2015 yılında Türk asıllık Belçika vatandaşı bir kız ile tanıştım ve evlendik. Bir çocuğumuz oldu. Birlikte 6-7 ay geçirdikten sonra Belçika'ya gitti, bir daha da dönmedi. Çocuğumu göremiyorum. Hayat acımasız geldi bana. Çok zor durumdayım" dedi.

Kendisine yeni bir hayat kurmak istediğini kaydeden Paça, "Yurt dışından bir kız ile tanıştım. Bu tanıştığım kız bana yeni bir sayfa açtırdı, hayata dört elle sarılmamı sağladı. Beni doğru yola sevk edip kötü insanlardan uzaklaşmamı sağladı. Devletin bağladığı bin lira ile geçimimi sağlamaya çalışıyorum ama günün şartlarında geçimimi idare ettiremiyorum. Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan, Allah rızası için bana yardım etsin, zor durumdayım. Ben iş yardımı istiyorum. Bana kadrolu bir iş versinler. Bu saatten sonra kendime yeni bir hayat kurup nişanlım Özlem ile evlenip onunla mutlu bir hayat sürmek istiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Engelli Rıdvan Paça'nın görüntüsü

-Rıdvan Paça'nın engellilik durumunu gösteren görüntü

-Rıdvan Paça'nın sol elinin durumu

-Rıdvan Paça ile röportaj

-Paça'nın Cumhurbaşkaşkanı ve Kalkınma Bakanına seslenişi

SÜRE: 03:17 BOYUT: 104 MB

Haber-Kamera: Tolunay DUMAN/TARSUS,(MERSİN),(DHA)

Geri Dön