HABER

DHA YURT BÜLTENİ7

(ÖZEL)

1)CİNAYETTEN ÖNCEKİ SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

İZMİR'in Bornova ilçesinde, tanıştığı gece gittikleri evinde birlikte alkol aldığı üniversite öğrencisi arkadaşı Zülal Tütüncü'yü (21), çıkan tartışmada boynundan bıçaklayarak öldüren üniversite öğrencisi Günhan Ö. (Öztürk)(26), tutuklandı. Bu arada Günhan Ö. ile kurbanı olan genç kızın cinayetten çok kısa süre önceki görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde kafeteryaya giren Zülal Tütüncü'nün, burada sokak köpeğini sevip arkadaşının yanına gitmesi, ardından birlikte ayrımaları yer aldı. Bu arada Günhan Ö.'nün elinde bira şişenin bulunduğu, alkol almayı da sürdürdüğü görüldü. Olay, dün (pazartesi) saat 06.00 sıralarında, İnönü Mahallesi Şehit Mustafa Caddesi'ndeki evde meydana geldi. İzmir'deki özel bir üniversitede Sanat ve Tasarım Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü'nde okuyan Günhan Ö., Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi kız arkadaşı Zülal Tütüncü ile barda tanıştı. İkili daha sonra Günhan Ö.'nün evine gitti. Burada çıkan tartışmada Günhan Ö., babasına ait bıçakla üniversiteli genç kızı boğazından bıçaklayıp öldürdü. Ardından polisi arayan Günhan Ö., teslim oldu. İfadesinde suçunu itiraf eden ancak tartışmanın neden çıktığı konusunda bilgi vermeyen Günhan Ö., sevk edildiği adliyede tutuklandı. Üniversite öğrencisi Zülal Tütüncü'nün cenazesi ise İzmir Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsiden sonra, Bursa'dan gelen ailesine teslim edildi.

HAYAT DOLU ANLARDAN SONRA CAN VERDİ

Üniversiteli Zülal Tütüncü ile kendisini öldüren Günhan Ö.'nün bir kafeteryada birlikte oldukları son görüntüler ortaya çıktı. İşyeri güvenlik kameralarına yansıyan görüntülere göre, kafeteryaya giren Zülal Tütüncü, burada sokak köpeğini sevip tuvalete girdi. Yaklaşık iki dakika içeride kalan genç kız bir kez daha peşine takılan sokak köpeğiyle bu kez de Günhan Ö.'nün yanına geldi. İkili bu kez sokak kepeğini sevdikten sonra kafeteryadan ayrıldı. Kız arkadaşı kafeteryaya girdiği sırada onu dışarıda oturarak bekleyen Günhan Ö.'nün hem bu sırada hem de yürüdüğü anlarda elinde bira şişenin bulunduğu, alkol almayı da sürdürdüğü görüldü.

Görüntü Dökümü

------------------------

- Güvenlik kamerası görüntüleri

Haber: Mehmet GÜNEY / İZMİR (DHA)

=========================================================

2)DURUŞMADA, DEMİRTAŞ'IN FOTOĞRAFINI ÇEKEN DTK EŞ BAŞKANI'NA 3 AY HAPİS

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 25 Kasım 2016 tarihinde Mardin'de yargılandığı davaya SEGBİS yoluyla katıldığı sırada fotoğrafını çekip, sosyal medya hesabından paylaştığı iddiasıyla hakkında dava açılan Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Leyla Güven'e, 'ses ve görüntülerin kayda alınması' suçundan 3 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, Güven'in 'sabıkalı bir kişiliğe sahip' olduğunu belirterek 3 aylık cezayı ertelemedi.

Edirne F tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 25 Kasım 2016 tarihinde, Mardin 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Türk milletini, Cumhuriyeti ve TBMM'yi alenen aşağılamak' suçundan yargılandığı davaya SEGBİS sistemi ile katılarak ifade verdi. Demirtaş'ın ifade vermesi sırasında duruşma salonundaki ekrandan cep telefonu ile fotoğrafını çekerek, sosyal medya hesabından paylaştığı iddia edilen, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın tamamlanması ardından Leyla Güven hakkında yasak olmasına rağmen 'ses ve görüntülerin kayda aldığı' iddiasıyla 1-3 yıl kadar hapis istemiyle dava açıldı.

'FOTOĞRAFI BEN ÇEKMEDİM'

İddianamenin kabul edilmesi ardından Leyla Güven'in yargılaması Mardin 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Savunmasında mahkeme salonunda herhangi bir fotoğraf çekmediğini öne sürerek, "Başkanımızın bir resmii, sosyal medyada çıkınca kendi sayfamda paylaştım. Resmi kesinlikle ben çekmedim. Takipçi sayım fazla olduğu için üzerimden daha hızlı yayıldı. Ben mahkeme salonunda resim çekilmeyeceğini bilen birisiyim. 5 yıl tutuklu yargılanan birisiyim. Dolayısıyla resmi ben çekmedim" dedi. Mahkeme, Leyla Güven'i 'Ses ve görüntülerin kayda alınması' suçundan 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Kararda, 'Sanığın sabıkalı kişiliği, suçun işleniş şekli' göz önüne alınarak, yararına cezayı hafifletecek takdiri neden olmadığı ifade edilerek cezada indirim yapılmadığı gibi erteleme kararı da vermedi. Gerekçeli kararda mahkeme salonunda görüntülerin izinsiz olarak kayda alındığını belirten Mahkeme, sanığın bu sırada duruşma salonunda olduğunu kaydetti. Suça konu görüntülerin sanık tarafından bir sitede paylaşıldığını belirten mahkeme, sanıktan önce görüntü paylaşımı yapılmadığını, bu nedenle savunmasına itibar edilmediğini kaydetti.

Leyla Güven'in avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, Mardin 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararın yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Gaziantep Bölge Adliyesi Mahtemesi'Ne istinaf başvurusu yaptı.

Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR, (DHA)-

=========================================================

3)JANDARMANIN OPERASYONU GÖRÜNTÜLENDİ

Mersin'in Erdemli ilçesinde tarlada yaralı bulunan doğan, tedavi altına alındı. Merkez Mahallesi'nde tarlada çalışan bir çiftçi tarafından yaralı halde bulunan doğan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Şefliği'ne getirildi. Kuşu teslim alan Doğa Koruma ve Milli Parklar Erdemli Şube Şefi Mevlüt Çetin, yaralı doğanın bölgede ender görüldüğünü söyledi. Çetin, doğanın gerekli tedavinin ardından doğaya bırakılacağını belirterek, şöyle dedi:

"Tarlasında çalışan bir vatandaşımız tarafından bulunmuş. Sağ kanadı kırılmış olan doğanı yaralı bölgesinde inceleme yaptık. İlk belirlemelere göre çarpma nedeniyle kanadının kırılmış olabileceği kanısına vardık. Bu doğan, nesli tükenmekte olan yırtıcı kuş türlerinden en önemlilerindendir. Bu kuşlar bölgemizde az bulunur ve yüksek kesimlerde yaşarlar. Yaralı doğanı tedavisi için Tarsus Hayvanat Bahçesindeki sağlık birimine gönderilecek. Tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakılacak."

Görüntü Dökümü

--------------------

-Doğan'ın görüntüsü

-Personel tarafından yaralı Doğan tutulurken

-Yaralı Doğan'ın yakın görüntüsü

-Milli Parklar Erdemli Şefi Mevlüt Çetin ile röportaj

(Boyut: 67 MB) (Süre:50")

Haber-Kamera:Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ(Mersin) (DHA)

===========================================================

ÖZEL)

4)HARRAN'DAKİ KÜMBET EVLER, YOK OLMAMASI İÇİN KORUNACAK

ŞANLIURFA'da, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği tarihi Harran ilçesinin simgesi kümbet evlerin korunması için çalışma başlatıldı. 1992 yılında 900 olan kümbet ev sayısı, aradan geçen 25 yıl içinde koruma eksikliği ve betonlaşma nedeniyle yapılan yıkımlarla 200'e düştü. Tarihi kalesi ve dünyada kurulan ilk İslam üniversitesiyle bilinen Harran'ın simgesi kümbet evlerin betonarme yapılara yönelenler tarafından boşaltmasının ardından yıkımına başlandı. 1992 yılında sayısı 900 olan, yazın serin, kışın ise sıcak tutmasıyla yöre halkının vazgeçmediği kümbet evlerin büyük bölümü, 25 yıllık süreçte bakımsızlıktan yıkıldı. Tarihi ilçeyi çevreleyen ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından birinci derece sit alanı ilan edilen sur alanı içindeki kümbet evlerin arasına inşa edilen betonarme yapılar ise belediye tarafından yıkıldı. Son 3 yıl içinde Harran Belediyesi sur içerisindeki bölgeye kaçak olarak yapılan 12 beton yapıyı, Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğü'nün tespitinin ardından yıktı. Bazıları sahipsizlikten bazıları ise boşaltılmasının ardından bakımsızlıktan yıkılan ve şu an 200 kümbet ev bulunan ilçedeki tarihi yapı sayısının giderek, azalması nedeniyle belediye harekete geçti.

'ÇOK CANLI BİR YAŞAM VAR'

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, nüfusu artarak, büyüyen ilçedeki tarihi yapıların korunması için Kent Tasarım Projesi'nin başlatıldığını belirtti. İlçede yapılacak yapıların, birinci derece ilan edilen sit alanında yer alan tarihi dokuyla uyum içinde olması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, şunları söyledi:

"Harran'da 600, 700 ve 800'üncü yıllarda çok gelişmiş bir medeniyet olarak hizmet edilmiş. Çok önemli ölçüde bilim insanları yetişmiş. Medeniyet o yıllarda atalarımız tarafından çok ciddi derecede ilerlenmiş. Biz sur içerisindeki alanı iyi muhafaza etmemiz, korumamız lazım. Surun dışında bir yaşam var. Sonuçta bir ilçe; halkın günlük yaşamı var, ihtiyaçları var, nüfus artıyor, konut ihtiyacı çıkıyor, sosyal ve kültürel donatı alanları ihtiyacı ortaya çıkıyor, eğitim ve sağlık alanlarına ihtiyaç duyuyor. Çünkü çok canlı bir yaşam var. Bunu bildiğimiz için sur içerisini tamamıyla birinci derece sit alanı, dışı da ikinci derecede olan ve üçüncü derece sit olmayan alanlar var. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan da görüş alarak şehrin Koruma Planı'nı yaptık. Daha sonra şehrin Uygulama İmar Planı'nı geçip bitirdik. Bu kez koruma ve uygulama planımızı gösterecek bir siluet çalışması, profesyonel çalışma gerektirdiğini düşündük ve Kent Tasarım Projesi'ni ihale ettik. Şuan çalışma var. Yoğun çalıştaylar yapılıyor. Yani Harran'ımızın, Ulu Cami'nin, kalelerimizin ve rasathanenin mimarisi nedir, kale etrafında oluşabilecek mimari nasıl şekillenmeli, yükseklik ve tipi ne olmalı, görsellik nasıl olmalı, tasarım nasıl şekillenmeli? Bunların hepsi, oradaki yerel Belediye Başkanlığımız, Kaymakamlığımız, üniversitemiz, GAP Kalkınma İdaresi Başkanlığımız ve Büyükşehir Belediyesi'ni işin içerisine katarak ve geniş bir kadroyla birlikte çalışıyor."

'TARİHİMİZİ DE YAŞATACAĞIZ KENDİMİZ DE YAŞAYACAĞIZ'

Kültürel miras olarak bırakılan eserlere sahip çıkıp, korumayı amaçladıklarını söyleyen Başkan Çiftçi, "Harran'da olabilecek her türlü yapı hiç bir zaman oradaki medreseyi, Ulu Cami'yi, rasathaneyi, kaleyi gölgelemeli. Onunla uyumlu olmalı. Biz dahi Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyacı karşılaşacağız ama mimari malzememizi seçmemiz lazım, tasarımı iyi yapmamız gerekiyor. Tarihimizi de yaşatacağız, kendimiz de yaşayacağız. Tarihle iç içe yaşamayı, korumayı, kollamayı, geliştirmeyi bilip öğrenmiş olacağız" dedi.

Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz ise kümbet evlerin tuğla ve topraktan yapıldığını, bakım ve onarımı yapılmayınca yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Tarihin yok olmasına müsaade etmeyeceklerini ve kümbet evlerin korunması noktasında çalıştıklarını vurgulayan Başkan Özyavuz, "Mevcut evlerimizin bakım ve onarımını içinde yaşamını sürdürenlerin yapması gerekiyor. Şu anda yıkılma riski bulunan evleri koruma altına alacağız. Bu noktada Şanlıurfa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Harran Belediyesi ile Karacadağ Kalkınma Ajansı'nın yaptığı çalışmalar var. Yıkılan veya aynı tehdit ile karşı karşıya kalan evleri satın alarak restorasyon ve onarımını yaparak kültürel hizmete sunacağız. İlçemizdeki tüm evleri aynı şekilde koruyarak gelecek nesillere ulaştırma noktasında tarihe olan sorumluluğumuzu yerine getireceğiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

----------------------------

- Tarihi Harran ilçesi

- İlçeden genel görüntü

- SİT alanı

- Tarihi kümbet evler

- Evlerden detay

- Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi ile röp.

- Genel ve detay görüntüler

(Haber: Hasan KIRMIZITAŞ-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 277 MB

=======================================================

5)YARALI DOĞANA YARDIM ELİ

MERSİN'in Erdemli ilçesinde tarlada yaralı bulunan doğan, tedavi altına alındı.

Merkez Mahallesi'nde tarlada çalışan bir çiftçi tarafından yaralı halde bulunan doğan, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Şefliği'ne getirildi. Kuşu teslim alan Doğa Koruma ve Milli Parklar Erdemli Şube Şefi Mevlüt Çetin, yaralı doğanın bölgede ender görüldüğünü söyledi. Çetin, doğanın gerekli tedavinin ardından doğaya bırakılacağını belirterek, şöyle dedi:

"Tarlasında çalışan bir vatandaşımız tarafından bulunmuş. Sağ kanadı kırılmış olan doğanı yaralı bölgesinde inceleme yaptık. İlk belirlemelere göre çarpma nedeniyle kanadının kırılmış olabileceği kanısına vardık. Bu doğan, nesli tükenmekte olan yırtıcı kuş türlerinden en önemlilerindendir. Bu kuşlar bölgemizde az bulunur ve yüksek kesimlerde yaşarlar. Yaralı doğanı tedavisi için Tarsus Hayvanat Bahçesindeki sağlık birimine gönderilecek. Tedavisinin ardından doğal yaşam alanına bırakılacak."

Görüntü Dökümü

--------------------

-Doğan'ın görüntüsü

-Personel tarafından yaralı Doğan tutulurken

-Yaralı Doğan'ın yakın görüntüsü

-Milli Parklar Erdemli Şefi Mevlüt Çetin ile röportaj

(Boyut: 67 MB) (Süre:50")

Haber-Kamera:Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ(Mersin) (DHA)

=================================================

6)'SU ALTI PERİBACALARI' KORUMAYA ALINACAK

BİTLİS'in Adilcevaz ilçesi Cevizli Mahallesi'nde bulunan Kazma Deresi bölgesindeki 'su altı peribacaları' diye bilinen mikrobiyalitlerin korunması ve ekoturizme kazandırılması için çalışmalara başlandı. Sahile yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan, boyları 10 metreyi aşan mikrobiyalitler, yaklaşık 2 ay önce dalgıç Cumali Birol tarafından bulunmuştu. Bu durum, Van Gölü'nün 6 bin 500 yıl önce mikrobiyalitlerin tespit edildiği alanda olduğunu düşünen bilim insanlarını heyecanlandırmıştı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş, Orman ve Su İşleri Van Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürü Mustafa Şentürk, dalgıç Cumali Birol ve Girişim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği üyesi Gökhan Dilmen, 2 ay önce Van Gölü sahiline yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan Adilcevaz'ın Cevizli Mahallesi'ndeki Kazma Deresi bölgesinde incelemelerde bulundu. Cumali Birol'un Van Gölü içinde 'su altı peribacaları' diye de bilinen mikrobiyalitlerle ilgili kısa film çalışması yaparken karada tespit ettiği ve fotoğraflayıp Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş'la paylaştığı mikrobiyalitler, konuyla ilgili çalışma yapan akademisyenlerin ilgisini çekti.

'BİNLERCE İNSANIN BÖLGEYE GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ'

Van Gölü'nün altında yıllardır gizli kalan ve 10 metreyi aşan boylarıyla dünyanın en büyük mikrobiyalitleri ile su seviyesi hakkında çalışmalar yürüten Prof. Dr. Sarı ve Yrd. Doç. Dr. Akkuş, Adilcevaz'a gelerek, incelemelerde bulundu. Akkuş, Kazma Deresi bölgesinde incelemelerde bulunduktan sonra Orman ve Su İşleri Van Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürü Mustafa Şentürk'ü bilgilendirdi. Mikrobiyalit alanının korumaya alınarak, buraya yürüyüş yolları yapılması gerektiğini belirten Akkuş, bölgedeki mikrobiyalitlerin yaklaşık 10 bin yıllık olduğunu kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Akkuş, "Adilcevaz, sadece güzelliğiyle değil; sahip olduğu doğa harikasıyla da Van Gölü havzasının en önemli yerlerinden birisidir. Yaklaşık 1,5 ay önce Cumali Birol'un bize haber vermesiyle bu bölgeye geldik ve bu bölgedeki mikrobiyalit alanları tespit ettik. Mikrobiyalit alanlar, Van Gölü'nün oluşumu ile ilgili bilgileri içeren çok önemli alanlardır. Buradaki alanlar, geçmiş ile ilgili birçok izi ve sırrı içerisinde saklıyor. Bölgede incelemelerde bulunuyoruz. Koruyup ve tanıtımını yaparsak binlerce insanın bölgeye geleceğini düşünüyoruz. İnşallah, yapılacak olan çalışmalarla doğa harikası bu mikrobiyalitleri koruma altına alarak, bölgeyi ekoturizmine kazandıracağız" dedi.

'MİKROBİYALİT ALANLAR, BÖLGEMİZE KATKI SAĞLAYACAK'

Orman ve Su İşleri Van Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürü Şentürk de mikrobiyalit alanlarının korumaya alınması için çalışma başlatacaklarını belirterek, şunları söyledi:

"Bu bölgeyi cazibe merkezi haline getirebilmek için çok yoğun çalışmalar yapmaktayız. Bir tarafta Malazgirt Meydan Muharebesi diğer tarafta Ahlat Selçuklu Mezarlıkları ve Nemrut Kalderası'nın yanı sıra bugün de Adilcevaz'daki mikrobiyalit alanlarını gelip, gördük. Buradaki doğal güzellikleri, gelecek nesilleri aktarılması için ciddi bir çalışma yapılması gerektiği kanaatindeyim. Bölgemizin cazibe merkezine önemli bir katkı sağlayacak olan mikrobiyalit alanlarının Milli Parklar Kanunu kapsamında 'tabiat anıtı' dediğimiz ve sadece mutlak koruma alanı olarak belirlenen bir statü verilmesine uygun alanlar olduğunu gördük. Nasip olursa bu çalışmamızı hızlı bir şekilde yapacağız. Hem karadaki hem de Van Gölü içerisindeki mikrobiyalit alanları birleştirerek, ciddi çalışmalar yapacağız. İnşallah, yapacağımız çalışmalar sayesinde bölgemize ciddi manada katkı sağlanmış olacak."

'BU ALANLARA ZARAR VERMEYELİM'

İlçedeki mikrobiyalit alanların tespit edilmesine katkı sağlayan dalgıç Cumali Birol ise mikrobiyalitlerin korunması için herkese önemli görevler düştüğünü belirtti. Bölgenin ilçe için önemli bir alan olacağını dile getiren Birol, "Bölgeyi, inşallah turizme kazandıracağız. Burası, turizm açısından gerçek anlamda bir değer taşıyor ve bu değer sayesinde inşallah Adilcevaz, hak ettiği yere gelecek. Ayrıca buradaki mikrobiyalitlere zarar verildiğine dair duyumlar aldık ve gelip gördük ki bazı bölümlerde hazine arandığını ve bazı alanlara zarar verildiğini gördük. Vatandaşlarımıza bu konuda bir çağrıda bulunuyorum. Lütfen, bunu yapmayalım. Bu alanlara zarar vermeyelim. Burası gerçek anlamda Adilcevazımıza bir değer ve katkı sağlayacaktır. Hep birlikte bu alanlara sahip çıkmalıyız. Belki bugün olmayacak; fakat birkaç yıl sonra bu alanlar, gençlerimize ve ilçemize ciddi manada katkılar sağlayacak" dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

- Mikrobiyalitlerin bulunduğu alanda inceleme

- Mikrobiyalit alanından genel görüntüler

- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Akkuş'un açıklaması

- Orman ve Su İşleri Van Doğa Koruma ve Milli Parklar 14. Bölge Müdürü Mustafa Şentürk'ün açıklaması

- Cumali Birol'un açıklaması

Salih BEŞKARDEŞ/ADİLCEVAZ (Bitlis), (DHA)

Geri Dön