HABER

'Dış Politikada Radikal Bir Değişim Değil Devamlılık Göreceğiz'

Türkiye’nin 24 Haziran’da sandık başına gitmesinin ardından, ‘Cumhurbaşkanlı Hükümet Sistemi’ne geçişi Washington’da da yakından izleniyor. Princeton Üniversitesi Yakın Doğu uzmanı Michael Reynolds, yeni sistemi ve 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarını Amerika’nın Sesi Türkçe Yayın Bölümü’ne değerlendirdi

'Dış Politikada Radikal Bir Değişim Değil Devamlılık Göreceğiz'

Princeton Üniversitesi Yakın Doğu uzmanı Micheal Reynolds, "Parçalanan İmparatorluklar: Osmanlı ve Rus İmparatorlukları 1908-1918" adlı kitabın yazarı ve Türkiye’yi yakından izliyor.

Türk Amerikan ilişkilerinin son gelişmelerden etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Reynolds,“Seçim sonuçları Türk-Amerikan ilişkilerini mutlaka etkileyecektir ama asıl sorulması gereken nasıl etkileyeceği. Erdoğan’ın yeniden seçilme başarısı göstermesi ve koalisyonun parlamentoda sağladığı başarı onu daha da güçlendirdi. Washington muhatap alması gereken kişinin o olduğunu biliyor. ‘Erdoğan’ın gücü zayıflıyor, yakında ayrılıyor’ gibi söylentiler, dedikodular, iddialar da bu seçimle son buldu. Bu durum Ankara’yla Washington arasındaki sorunların aydınlatılmasını ve çözümünü kolaylaştıracaktır. Türkiye’nin bir lideri var. Ve Türkiye’de, özellikle ülkenin güneyinde siyasi istikrar beklentisi var” diye konuştu.

Türkiye’nin bundan sonra izleyeceği dış politikanın iki ülke ilişkilerini şekillendirmesi beklenirken, Washington’da uzmanlar Ankara’nın çizgisinde keskin bir değişim gözlenmeyeceği konusunda görüş birliği içinde. Reynolds’ın beklentisi de bu yönde.

Reynolds, “Bir başka soru da Türkiye’nin dış politikasını değiştirip değiştirmeyeceği. Radikal bir değişim olacağını düşünmüyorum. Türkiye’nin dış politikasında sorun tepkisel olması. Suriye sınırında yaşananların neden olduğu krizler, örneğin; Suriye’de olanlar. Türkiye bunlara karşılık vermeliydi. Türkiye’nin verdiği karşılıkları, örneğin; Suriye’de attığı adımları başka bir hükümet de olsa atar, farklı davranmazdı. Dolayısıyla çok radikal bir değişim olacağı inancında değilim. Bu her iki taraf için de geçerli. Türkiye’nin dış politikasında yaşadığı sorunlar yapısal. Erdoğan seçimi AKP çatısı altında kazandı, AKP de Türkiye’nin yöneten güç. Aynı zamanda MHP’yle de çalıştı. Bence bir değişimden çok devamlılık göreceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri almayı planlaması, Türk-Amerikan ilişkilerinde tansiyonu yükselten gündem maddelerinden biri.

Senato’da Haziran ayı ortasında kabul edilen Ulusal Savunma Yetki Tasarısı, Türkiye’ye F-35 uçaklarının teslimatının engellenmesini ve Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasını öngören bir düzenleme içerirken, Senato Tahsisatlar Komisyonu’ndan geçen bir bütçe tasarısına da, yine Türkiye’ye F-35 satışını yasaklayan bir önerge eklendi.

Bu gelişmelere karşın 21 Haziran’da Türkiye’ye teslim töreni yapılan iki adet F-35 uçağı, Türk pilotlarıyla teknik bakım ekibinin eğitimi için Arizona eyaletindeki bir üsse götürüldü. Reynolds’a göre Amerika’nın, Rusya’nın F-35’lerle ilgili hassas verilere ulaşabileceği endişesiyle karşı çıkmasına karşın, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alması, uçakların satışına ilişkin anlaşmanın geleceğinde kilit rol oynuyor.

Michael Reynolds, “S-400 satışı olacak gibi görünüyor ama henüz olmadı. Hala ucu açık bir soru. Türkiye’ye F-35 satışı da S-400’leri alıp almamasına bağlı. Ben yorum yapmak yerine Türkiye’nin tutumunu bekleyip görmeyi tercih ediyorum. Doğru S-400‘ler konusunda görüşmeler yapıldı ancak henüz satış olmadı dolayısıyla sonuçlanıncaya kadar beklemek lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin, sandığa olağanüstü hal altında gittiğinin altını çizen Reynolds, yine de seçim sonuçları konusunda uzlaşma sağlandığını vurguladı.

Michael Reynolds, “Türkiye’nin olağanüstü hal altında seçime gitmesinin birçok etkisi oldu. Ama seçimde tek talihsizlik olağanüstü hal değildi. Bir sonraki seçim olağanüstü hal altında olmayacaktır. Adayların hepsinin medyaya erişimi olacaktır. Seçim tamamen adil ve özgür olacaktır. Ama olumlu yönden bakarsak seçimler yapıldı. Sonuçlar alındı. Seçime katılan herkes bu sonuçları kabul etti. Dolayısıyla hepimiz ortaya çıkan sonuç konusunda görüş birliği içindeyiz. Umalım ki her şey gelecekte çok daha iyi olsun” dedi.

Cumhurbaşkanlı Hükümet Sistemi’nin hukuki altyapısını oluşturacak düzenlemelerin de yürürlüğe girmesiyle seçim sonuçlarının yansımalarının Türkiye’de artık çok daha yakından hissedilmesi bekleniyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön