HABER

DİSK: Türkiye asgari ücretliler toplumuna dönüşüyor

DİSK’in araştırması, Türkiye’de 10 milyon işçinin asgari ücretin altında veya az miktarda üstünde çalıştığını ortaya koyduı.

Asgari ücretle çalışanların da giderek arttğına işaret edildi.DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından her yıl düzenli olarak hazırlanan asgari ücret araştırması bu yıl "Salgın Günlerinde Asgari Ücret Gerçeği Araştırması-2021" başlığı ile yayımlandı.

Pazartesi günü Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu tarafından kamuoyuna açıklanan araştırmada karşılaştırmalı olarak dünya ve Türkiye’de asgari ücret uygulamaları ele alınıyor.

Araştırma sonuçlarının değerlendirildiği raporda Türkiye'nin "asgari ücretliler toplumu” haline geldiği ifade ediliyor. Metinde "Türkiye’de milyonlarca işçi asgari ücrete mahkûm iken milyonlarca işçi ise yasa dışı bir biçimde asgari ücretten mahrumdur” deniliyor.

Asgari ücretin giderek ortalama ücret haline geldiği ifade edilen metinde bütün ücretli çalışanların yüzde 17’sine tekabül eden 3,3 milyon işçinin asgari ücretin altında bir ücretle çalıştığına işaret ediliyor.

Asgari ücretin yarısından daha az ücretle çalışan işçi sayısının ise 1 milyona yakın olduğu belirtilirken, asgari ücret ve altında bir ücretle yaşamını sürdürmek zorunda olan işçilerin sayısının 7,5 milyon civarında olduğu bildiriliyor. Bunun da bütün ücretli çalışanların yüzde 38,3’ü anlamına geldiği belirtiliyor.

Asgari ücret civarında çalışan 10 milyon işçi

Araştırma sonucuna göre asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücret alan işçilerin sayısı 9,7 milyonu buluyor. Bütün ücretli çalışanların yüzde 50’ye yakınının da bu kapsamda olduğuna vurgu yapılıyor. Araştırma ile ilgili değerlendirmede tüm ücretli çalışanların yüzde 64’ünün ise (12,5 milyon işçi) asgari ücretin altı ile asgari ücretin bir buçuk katı arasında bir ücret elde ettiği ifade ediliyor.

"Covid-19 salgınıyla birlikte ücretlerde önemli kayıplar yaşandı ve asgari ücret altında gelir elde edenlerin sayısı arttı” ifadelerine yer verilen metinde, bin 168 TL ödenekle zorunlu ücretsiz izne çıkarılanlar asgari ücretin yarısı kadar bir gelirle yaşamaya zorlandıkları kaydediliyor.

Özel sektör çalışanlarının durumu

Araştırmadan çıkan başka bir veri ise özel sektör işçilerinin yüzde 21,7’sinin asgari ücrete erişemiyor olmaları.

Raporda, özel sektörde asgari ücret ve altında ücretle çalışanların oranı yüzde 49 ve asgari ücret civarında çalışanların oranı yüzde 62 olarak yer alıyor. Ayrıca 9,5 milyona yakın özel sektör işçisinin asgari ücretin yüzde 20'si ve altında ücretlerle çalıştığı bilgisi paylaşılıyor.

Kadınlar ayrımcılıkla yüz yüze

Asgari ücrete erişemeyenlerin oranının yüzde 17 civarında olduğu sonucuna varılan araştırmada kadınlarda bu oranın yüzde 25’i aştığına vurgu yapılıyor.

Metinde, "Asgari ücret düzeyinde ve daha düşük ücret alanların oranı genelde yüzde 38 iken, kadınlarda yüzde 49’a yükseliyor. Kadınların yarısı asgari ücret ve daha düşük ücretlerle çalışıyor” deniliyor.

Ayrıca özel sektörde çalışan kadınların çok daha derin bir ücret eşitsizliği ile karşı karşıya bulunduklarına işaret ediliyor.

Araştırmaya göre özel sektörde kadın işçilerin yüzde 32,5’i asgari ücret altında ücretlerle çalıştırılıyor. Özel sektördeki kadın işçilerin yüzde 9,3’ü ise asgari ücretin yarısının da altında ücretle çalışmaya zorlanıyor. Özel sektörde asgari ücretin oldukça altı ile asgari ücretin yüzde 20 fazlası arasında çalışmak zorunda kalan kadın işçilerin oranı ise yüzde 76’ya çıkıyor.

Asgari ücret ortalama ücret haline geliyor

Ücretlerin asgari ücret düzeyine gerilediği belirtilen metinde 2006 yılında aylık ortalama ücret ve maaş geliri asgari ücretin yaklaşık 2 katı iken, 2019’da asgari ücretin 1,41 katına gerilediği ifade ediliyor.

Öte yandan asgari ücretin kişi başına milli gelire göre yüzde 40’tan fazla gerilediği bilgisi paylaşılan raporda, 1978’de kişi başına milli gelirin yüzde 3,4 üzerinde olan asgari ücretin, aradan geçen 42 yılda kişi başına milli gelirin yüzde 40'ın altına düştüğü kaydediliyor. Araştırmada elde edilen verilere göre asgari ücretin kişi başına gelire paralel olarak artması durumunda brüt asgari ücretin 2020 yılında 2 bin 943 TL yerine 4 bin 995 TL olması gerektiği hesaplamasında bulunuldu.

Avrupa'nın en düşük ülkeleri arasında

Araştırmaya göre 2010’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücrete sahip 12 ülke bulunuyordu. 2020'de ise bu sayı 3’e düştü. Aynı araştırmaya göre Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk. Öte yandan 2020 Kasım ve Aralık ayındaki güncel döviz kuru dikkate alındığında Türkiye’deki asgari ücretin Arnavutluk hariç Avrupa’daki en düşük asgari ücret olduğuna dikkat çekiliyor.

Vergi kesintisi arttı

Araştırmada asgari ücretli bir işçinin bir yılın 122 günü vergiler için çalıştığı saptanırken, değerlendirme raporunda asgari ücretten alınan verginin de arttığı kaydediliyor. 2002 ve 2003 yıllarında ilk vergi dilimi tarifesi asgari ücretin 15-16 katıyken AKP iktidarında vergi dilimi tarifelerinin asgari ücretten ve enflasyondan daha az artırıldığı belirtilerek, "Böylece 2020 yılında ilk vergi dilimi asgari ücretin 7,5 katına geriledi” deniliyor.

Döviz ve altın karşısında eriyor

ABD doları cinsinden asgari ücretin 2016’da 430 ABD dolarına yükseldiği belirtilen raporda, sonraki süreçte ekonomik ve siyasal istikrarsızlığa bağlı olarak asgari ücretin dolar cinsinden gerilemeye başladığı belirtilerek, "Ocak-Kasım 2020 ortalama kurlara göre asgari ücret 336 ABD dolarına geriledi. Güncel kurlara göre ise 300 doların altına düştü” saptaması yapılıyor.

Asgari ücretin Merkez Bankası’nın yıllık ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarına göre de 2003 yılında yıllık tutarı ile 25 altın alınabildiği hazırlatılarak, 2020'de yıllık net asgari ücretle 10 Cumhuriyet altını alınabildiği belirtiliyor.

DW/TY,BK

© Deutsche Welle Türkçe

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön