HABER

Diyabet hakkında bilmeniz gerekenler

Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre inme (felç), dünyada kalp hastalıkları ve tüm kanserlerin toplamından sonra üçüncü sırada yer alan ölüm nedeni.Tüm dünyada yaklaşık 146 milyon kişinin Tip 2 diyabeti olduğu bilinmektedir ve bu rakamın yüzde 40 oranında artarak 2010 yılında 210 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Diyabet hakkında bilmeniz gerekenler

Diyabet, Türkiye'de gittikçe büyüyen, ciddi bir genel sağlık problemi olup milyonlarca Türk vatandaşının sağlığını tehdit ediyor. Daha da önemlisi diyabet, inme oluşturan en önemli nedenlerde biri olarak görülüyor.

Bu yıl tamamlanan Türkiye'de "Hipertansif Hastalarda İnme Riski Araştırması"sı çarpıcı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmaya katılan 6790 hastanın yüzde 29'unda diyabetin de varolduğunu saplantı. Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Giray Kabakcı, 14-21 Kasım Dünya Diyabet Haftası nedeniyle modern çağı hastalığı olarak görülen Diabete karşı vatandaşları birkez daha uyararak, "Diyabet önlenebilir bir hastalıktır, yeter ki bu hastalığı karşı mücadele etmesini bilmemiz gerekir" dedi.

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen "Diabetes mellitus" (diyabet), ülkemizde pek çok kişinin yaşamını ciddi şekilde etkileyen sinsi bir hastalık. İşte tam da bu noktada, Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu, Türkiye'de görülen inme sıklığı ile ilgili Türkiye çapında yaptığı ve bir buçuk yıl üzerinde titizlikle çalıştığı Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti'nin (MSD İlaçları) koşulsuz katkılarıyla gerçekleştirilen TH!NK (Türkiye'de Hipertansif Hastalarda İnme Riski Araştırması) adlı araştırmadaki diyabet ile ilgili verilere dikkatleri çekiyor.

Araştırmayı yürüten Hacettepe Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr.Giray Kabakcı, modern çağ hastalığı olarak görülen diyabet hastalığı ve THİNK Araştırması ile ilgili sorularımızı yanıtlardı:

Araştırma hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Türkiye'de 7 bölge, 22 il ve 39 merkezde yürütülen çalışmada 54-85 yaş arasındaki toplam 6790 yüksek tansiyonu olan hastaya ait bulguları değerlendirdik. Çalışmanın en önemli sonuçlarından biri, yüksek tansiyonu olan kişilerin yüzde 30'unda diyabetin varlığı.Bu çok önemli bir rakam. Organ hasarlarına yol açan diyabeti ciddiye almak gerekir.

Diyabeti olan hastalarda diğer organların hasarları çok daha mı fazla görülür?

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve şeker hastalığı, toplumda çok sık görülen ve önemli olumsuz sonuçları olan hastalıklar. Diyabet ve hipertansiyon birlikteliği organlardaki hasar riskini çok artırıyor. Diyabeti olan hipertansif hastalarda kılcal damarların ve büyük damarların etkilenmesi sonucu gelişen organ hasarı riski, diyabeti olmayan hipertansif hastalarda görülenden iki kat fazla. Diyabetik hastalardaki organ hasarlarının yüzde 35-70'inden hipertansiyonun sorumlu olduğunu biliyoruz.

Diyabetik kişilerde diyabeti olmayan kişilere göre Hipertansiyon görülme sıklığı nedir?

Diyabetik kişilerde diyabeti olmayan kişilere göre hipertansiyon görülme sıklığı, 1,5 - 2 kat fazla. Tip I diyabetik hastalarda (erken yaşlarda görülen, insuline bağımlı diyabet) hipertansiyon, hastalığın başlangıcından seneler geçlikten sonra ortaya çıkıyor ve sıklıkla diyabetik böbrek hastalığı gelişimini işaret ediyor. Tip II diyabette ise hipertansiyon, diyabet tanısı ile eş zamanlı, hatta çok daha önce saptanabiliyor ve çoğunlukla metabolik sendromun bir parçası olarak görülüyor. Diyabet sıklığının, hipertansiyonu olan bireylerde, olmayanlara göre 2.5 kat daha fazla görülmesi de bunu destekliyor.

Tedavi edilmeyen diyabet vücutta ne gibi hasarlara yol açıyor?

Etkin bir diyabet tedavisi için ilaçların önemi kaçınılmaz; ancak ilaçlardan önce beslenme ve egzersiz büyük önem taşıyor. Diyabet tedavi edilmediği takdirde, körlüğe kadar giden görme bozuklukları, böbreklerin iflasına kadar gidebilecek böbrek rahatsızlıkları, kangrene kadar gidebilecek peri ferik damar hastalıkları ve idrar tutamamaya veya soğuk sıcak hissini algılayamamaya kadar gidebilecek sinir sistemi hastalıklarına yol açabilir. Bütün bunların da ötesinde ilerleyen diyabet aynı zamanda damar yapısını bozduğundan ve kandaki yağ oranının yükselmesine neden olduğundan çok ciddi bir kardiyovasküler risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Diyabetin toplumda görülme sıklığı nedir?

Tüm dünyada yaklaşık 146 milyon kişinin Tip 2 diyabetli olduğu bilinmektedir ve bu rakamın %40 oranında artarak 2010 yılında 210 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Genellikle tanı hastalığın başlangıcından ancak 5-7 yıl sonra koyulabilmektedir. Avrupa'da yaklaşık 65 milyon kişide, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 50 milyon kişide ve Japonya'daki 37.8 milyon kişide diabet görülmektedir... Ancak Dünya Sağlık Örgütü'ne göre hastaların %70'den fazlasında bu durum ya yeterince kontrol edilmemekte ya da hiçbir tedavi görmemektedir.

Şeker önlenebilir bir hastalıktır mıdır?

Şeker hastalığına "yatkın" biriyseniz ya da "gizli şeker"iniz varsa, hastalığın ortaya çıkmasını önleyebilirsiniz.

Kimler şeker hastalığına daha yatkın?

Belki bunu cevaplamadan önce, şeker hastalığının 2 tipinin olduğunu hatırlatmalıyız. Tip 1 dediğimiz, "genç tipi" şeker hastalığı 10-14 yaş civarında ortaya çıkar. Tip 2 dediğimiz "erişkin tipi" şeker hastalığı ise genellikle 40 yaşın üstünde görülür. Erişkin tipi şeker hastalığı, tüm şeker hastalarının yaklaşık %90'ını oluşturur. Biz, bundan böyle, "şeker hastalığı" derken, aksini belirtmedikçe erişkin tipi şeker hastalığını kastedeceğiz. Bazı kişiler şeker hastalığına daha yatkın. "Risk faktörü" dediğimiz özellikleri taşıyanlar diabete daha çok yakalanıyorlar.

Riskleri sıralayabilirmisiniz?

  • Bunlardan ilki, ailede ve kan yakınlarımızda şeker hastalarının bulunması.
  • İkincisi kilo fazlalığı ve şişmanlık. BKİ'niz 25'ten ne kadar fazlaysa, o kadar risk altındasınız.
  • Kilo kadar önemli bir başka faktör de, yağın vücutta daha çok nerede toplandığı. Kilo normal bile olsa, bel çevresi 102 cm'i aşan erkekler ve 88 cm'yi aşan kadınlar çok riskliler. Bel çevresi 94 cm'yi aşan erkeklerle, 80 cm'yi aşan kadınlar ise dikkat etmek zorundalar.
  • Ne kadar hareketsizseniz o kadar risk altındasınız.
  • Yüksek tansiyonlularda ve kolesterol sorunu olanlarda; gebeliğinde şeker sorunu yaşayanlarda şeker hastalığı daha çok görülüyor.
  • Son risk faktörü de yaş. Yaş arttıkça risk artıyor. Fakat çağımızda şeker hastalığı salgın denilecek oranlarda arttı, bu da hastalığa yakalanma yaşını epey aşağılara çekti.

Gizli şeker on yıl kadar sürüyor deniyor, gerçeği nedir?

Şeker hastalığına yatkınlığı olan, yani az önce sıraladığımız risk faktörlerini taşıyanların bazısı şeker hastası olurken bazılarında hastalık çıkmamaktadır. Ama, işin ilginç yanı, hastalığa yakalananlarda hastalık, yıllarca sessiz seyretmektedir. Kişi şeker hastası olduğu halde hiçbir şikâyeti olmamaktadır. Bu sessiz dönem on yıl kadar sürmektedir. Allahtan, bu sessiz dönemde şeker hastalığını bazı tahlillerle ortaya koymak mümkün. Bunlardan üç tanesi önemli. İlki ve en kolayı, kan şekerine açken bakmak. Sonuç şayet 110-125 arası ise gizli, 126 ve üstü ise açık şeker hastası sayılabilirsiniz. İkincisi, "şeker yükleme testi" dediğimiz bir testle, tokken kan şekerine bakmak. 2 saatlık bu test sırasında, şekeriniz 140-199 arasında değerlere sahipse gizli, 200 ve üstü ise açık şeker hastalığınız var demektir. Daha az yaygın bir başka testte, özellikle "insülin direnci"ni erken yakalamak için, açlık insülinine bakılmaktadır. İlk dönemlerde, insülin düzeyi yüksek çıkacaktır.

Gizli şeker hastalığının, açık şeker hastalığı haline geçisini önlemek mümkün mü?

Gizli şeker hastalığının açık şeker hastalığı haline geçişini önlemek mümkündür. Bazı ilaçlar, yaşam biçimi değişikliği kadar olmasa da, önlemede yarar sağlayabiliyor. Kaldı ki, yaşam biçimi değişikliği ile ilaç desteğini birlikte gerçekleştirmek mümkündür.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler