Doğadan Kopan ama Doğaya Ait Sanat: Driftwood

Dünyada çok az sayıda sanatçının ilgilendiği “driftwood” sanatının Türkiye’deki ilk sergisi Ankara’da Selçuk Coşkun imzasıyla açıldı. Sergide, ırmakların denize sürüklediği ağaç parçalarından yaratılmış sanat eserleri görücüye çıktı

Doğadan Kopan ama Doğaya Ait Sanat: Driftwood

Dünyada çok az sayıda sanatçının ilgilendiği “driftwood” sanatının Türkiye’deki ilk sergisi Ankara’da Selçuk Coşkun imzasıyla açıldı. Sergide, ırmakların denize sürüklediği ağaç parçalarından yaratılmış sanat eserleri görücüye çıktı.

Doğaya sadakat duygusunu içeren sanatsal bir uğraş olan “driftwood” niteliğindeki eserler için tamamıyla doğaya ait malzemeler, yalnızca çok az miktarda tutkal ya da tutturmak için ince ahşap çiviler kullanılarak bir araya getiriliyor. Türkiye’de ilk kez başkentte Monad Platform mekanında “Denizden gelen bir dönüşüm hikayesi” adıyla açılan sergide bu eserler Coşkun’un hayal gücüyle şekillenmiş olarak görülebildi.

VOA Türkçe’ye “driftwood” nitelikli eserleri nasıl hazırladığını anlatan Selçuk Coşkun, ormanlardan kopan ağaç parçalarının akarsular aracılığıyla deniz kıyısına taşınması sonrasında sanatsal bir serüven geçirdiklerini söyledi. Coşkun, “Bu tatlı su ilk önce ahşabı ırmak boyunca döverek kabuğunu soyuyor, denizde tuzlu su ile içindeki zararlı ne varsa öldürüyor ve onu bir tür sünger haline getiriyor. Ahşap bir süre denizde dans ediyor daha sonra deniz bir şekilde onu kumsala gönderiyor. Güneşle buluşan ahşap pişiyor ve onu bulan hayal gücü yüksek bir kişi o ahşaplardan bir heykel haline getiriyor. Driftwood bu” diye konuştu.

Driftwood’un aslında çok yaygın bir sanat dalı olmadığını belirten Coşkun, bu alanda çok az çalışma olduğunu ve Rusya’da bir kadın sanatçıyla İskoçya ile ABD’de birkaç kişi olduğunu aktardı.

“Sanatçı ya da ona o gözle bakmayı bilen bir insan, onu alıp sanat eserine dönüştürebilir” diyen Coşkun, objeye müdahale edilmediğini de vurguladı ve “Örneğin balık yapıyorsanız ucuna bir çentik atıyorsunuz, bırakıyorsunuz. Geri kalanı çocukluğumuzdan kalan Legoları birleştirmek gibi bir şey onları birleştirerek devam ediyoruz” dedi.

Coşkun, hayatta hiçbir şeyin çöp olmadığını da belirterek “Yeter ki hayal etmeyi bilelim. Bu bazı insanlara çöpçülük, görmemişlik gibi gelebilir ama değil. Çünkü doğa doğal olan her şeyi dönüştürebiliyor. İnsanoğlu yapıcılıktan çok yıkıcı ben yapıcı olma, doğadan yana olmayı seçen biriyim. Deniz insanıyız biz köken olarak denizin bize hediye ettiğini yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Özellikle Karadeniz’de birçok insanın kışlık odununu almak için deniz kıyısına ırmaklar taşınmış bu ağaç parçalarını toplandığını kaydeden Coşkun, dolayısıyla bu parçalara çöp değil ihtiyaç olarak bakılabildiğini de vurguladı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler