HABER

Dövize Müdahalesi Sonuç Vermeyen MB Faiz İndirecek mi?

Merkez Bankası, üçüncü müdahalesinde kuru 13,95’ten 13,75’e kadar çekse de piyasa kapanışında kur 13,88 seviyelerindeydi. Erdoğan’ın Katar dönüşü ‘‘Biz bir defa yüksek faize kesinlikle inanmıyoruz’’ sözleri sonrasında ise piyasalarda 16 Aralık’taki toplantıda faiz indirimi beklentisi hakim

Türkiye, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun önümüzdeki hafta faiz indirimine devam edip etmeyeceğine odaklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar dönüşü gazetecilere yapmış olduğu ‘‘Biz bir defa yüksek faize kesinlikle inanmıyoruz. Düşük faiz politikasıyla kuru da enflasyonu da aşağı çekeceğiz ve bunu düzenleyeceğiz. Kesinlikle yüksek faizin, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir anlayış olduğuna inanıyorum’’ sözleri sonrası piyasalarda 16 Aralık’taki toplantıda faiz indirimi beklentisi hakim.

Erdoğan’ın açıklaması sonrası 13,49 seviyesinden yukarı doğru hareketlenen ABD Doları/Türk Lirası kuru gün içinde aracı kurumlarından gelen indirim yönündeki beklenti açıklamaları nedeniyle 13,95’yi görünce Merkez Bankası, döviz satışıyla piyasaya müdahale etti.

Geçtiğimiz hafta iki müdahale yapan ancak Türk Lirası’nın değer kaybını ancak birkaç saatliğine engelleyebilen Merkez Bankası, üçüncü denemesinde kuru 13,95’ten 13,75’e kadar çekse de piyasa kapanışında kur 13,88 seviyelerindeydi.

Prof. Başlevent: ‘‘Merkez Bankası’nın elinde yeterli cephane yok, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na cephanenin yetersiz olduğu mesajı veriliyor’’

Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Cem Başlevent, Merkez Bankası’nın bu müdahalelerle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na dolaylı bir mesaj vermeye çalıştığı kanısında.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Profesör Başlevent, ‘‘Geçen hafta yapılan iki müdahale sonrası dolar yeniden yükselmişti. Bugünkü müdahaleden sonra da kur geri döndü. Çünkü yeterli cephane yok elde. Açıkça söylemek gerekirse film kopmak üzere ve Merkez Bankası bu kura müdahale girişimleri ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ve Erdoğan’a cephanenin yetersiz olduğunu göstermeye çalışıyor. Gelecek hafta Merkez Bankası faiz indirimi yapacak mı? Evet bugün bazı kurumlar bu yönde beklenti içinde olduklarını açıkladı. Tabii bir tahminde bulunmak çok güç ancak ben bu ay pas geçeceklerini umuyorum’’ dedi.

‘‘Faiz indirildikçe enflasyon daha yukarı gidiyor, bu inat niye?’’

Profesör Başlevent, bu politikanın hedeflenen sosyal adalet ve dengeli gelir dağılımı hedeflerine de hizmet etmediğinin altını çiziyor.

Başlevent, ‘‘TÜİK’in 3 Aralık’ta açıkladığı enflasyon oranını baz alsak dahi, bu ay yüzde 25, Ocak’ta yüzde 30 enflasyon olacağı aşikar. Dövizi daha fazla tutmak mümkün değil. Kaldı ki olumsuz beklentiden dolayı piyasa faizleri yükseliyor. Cumhurbaşkanı ‘faiz sebep enflasyon sonuç’ diyor ama faiz indirildikçe enflasyon daha yukarı gidiyor. Yüksek ‘faiz zengini daha zengin yapar’ deniyor ve toplumsal adaleti sağlamanın ve gelir dağılımını düzeltmenin hedeflendiği belirtiliyor. Mevduatın yıllık getirisi yüzde 18’den yüzde 15’e indirildi. Qma altın ve döviz fiyatları ikiye katlanıyor. Konut ve otomobil fiyatları uçuyor, gıda fiyatları durdurulamıyor. Gelir dağılımının bozulduğu ortada o zaman bu inat niye? Bu politikadan er ya da geç dönüş yapmak gerekecek’’ dedi.

TÜİK: ‘‘İşsizlik düşüyor, istidam artıyor’’

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ise bugün İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. TÜİK’in verilerine göre işsizlik, bir önceki aya göre binde 2 azalarak yüzde 11,2’ye geriledi.

İşgücüne katılım oranı ise binde 1 puan artarak yüzde 52’ye, istihdam oranı ise yüzde 46’dan yüzde 36,2’ye yükseldi.

Türkiye’de toplam istihdam edilen nüfus ise Eylül ayında 180 bin artarak 29 milyon 581 bine çıktı.

Genç nüfusta işsizlik yüzde 20,9

Genç nüfustaki istihdam verilerinde de nispi bir iyileşme görülüyor.
Genç istihdam oranı yüzde 33,1’den yüzde 33,4’e yükselirken işsizlik oranı ise yüzde 20,9’dan yüzde 20,1’e gerilemiş.

Bir önceki yılın Ekim ayıyla kıyaslandığında genç erkek istihdamındaki artış yüzde 5,5, genç kadın istihdamı ise yüzde 1,9 olarak ölçümlenmiş.

DİSK-AR: ‘‘Geniş tanımlı işsizlik yüzde 29,9’’

Ancak Türkiye’nin üçüncü büyük işçi konfederasyonu DİSK’in araştırma bölümü DİSK-AR araştırmanın olumsuzluk içeren verilerini de dikkatlere sunuyor.

Geniş tanımlı işsizliğin 8 milyon 281 bine yükseldiğinin altını çizen DİSK-AR, gerçek işsizliğin hem oransal olarak hem de sayısal olarak arttığını vurguluyor.

DİSK-AR’dan yapılan açıklamada, ‘‘Türkiye’de 2018 Eylül’de başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayından bu yana yaşanan salgınının da etkisiyle işgücü piyasası dışına çıkış eğilimi artıyor. İşten çıkarma yasağının kaldırıldığı Haziran 2021’de 3 milyon 415 bin olan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 302 bin kişi artarak Ekim 2021’de 3 milyon 717 bine yükselmiş oldu.

Haziran 2019’da dar tanımlı işsizlik yüzde 13,7 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,6 olarak gerçekleşmişti. Ekim 2021’de ise dar tanımlı işsizlik yüzde 11,2 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,8 olarak ölçüldü. Dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır’’ dendi.

DİSK AR, geniş tanımlı kadın işsizliğinin yüzde 29,9’a çıkmasına da dikkat çekti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön