HABER

Engelli annelerine müzikle terapi

Engelli evlatlarının yaşam mücadelesine destek olan ve günlük hayatta çeşitli problemlerle karşılaşan anneler, stresle baş edebilmek için müzik terapi seanslarına katılıyor - Müzik Terapi Derneği Başkanı Doç. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz: - "Annelerimiz çok büyük stres ve yük altında. Biz de annelerin stres seviyesini aşağı çekip yaşamdan daha çok keyif almalarını sağlamayı, yaşam doyumlarını artırmayı hedefliyoruz" - Engelli yakını Gül Şan: - "Enerjisi yüksek insanlarla bir arada oluyorsunuz, ne kadar sıkıntılı olursanız olun bir araya geldiğiniz, paylaşımlar yaptığınız zaman sıkıntılar azalıyor"

AYBÜKE İNAL - Engelli çocuklarının yaşam mücadelesine destek olurken günlük hayatta çeşitli sorunlarla karşılaşan anneler, stresle baş edebilmek için ritim, melodi ve harmoniyle yapılan müzik terapi seanslarına katılıyor.

Türkiye Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneğinin düzenlediği, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Müzik Terapi Derneğinin desteklediği programlarda anneler, yaklaşık iki saat boyunca çeşitli müzik aletleri çalarak şarkılara ritim tutuyor.

Ankara'nın Etimesgut Belediyesince ev sahipliği yapılan yapılan seanslar sırasında keyifli vakit geçiren kadınların hem öz güvenlerinin artması hem de stres ve kaygı düzeylerinin azaltılması amaçlanıyor.

Terapiyi uygulayan Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölüm Başkanı ve Müzik Terapi Derneği Başkanı Doç. Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli çocuklar için pek çok projeleri olduğunu ancak bu kez annelere yönelik bir program hazırladıklarını söyledi.

Annelerin hayatına müzikle dokunmak istediklerini belirten Çifdalöz, "Annelerimiz çok büyük stres ve yük altında. Biz de annelerin stres seviyesini aşağı çekip yaşamdan daha çok keyif almalarını sağlamayı, yaşam doyumlarını artırmayı hedefliyoruz." dedi.

- Müzik tüm beyni kullanıyor

Çifdalöz, dünyada 300'den fazla üniversitede müzik terapi eğitimleri verildiğine dikkati çekerek Türkiye'de de uluslararası standartlarda bu eğitimlerin verilmesi için çalıştıklarını dile getirdi.

Son yapılan çalışmalarla müzik dinlerken beyinde meydana gelen değişikliklerin bilinebildiğine işaret eden Çifdalöz, şöyle konuştu:

"Müziğin ritim, melodi, ses yüksekliği gibi pek çok elementi var. Beyin görüntüleme teknikleriyle beyin sapından itibaren müziğin tüm beyni kullandığını görüyoruz. Ritim bir yerde, melodi, ses yüksekliği başka bir yerde aktif bir şekilde tüm beyni kullanıyor. Bu nedenle aslında müzik pek çok işimize yarıyor. Bir parkinson hastasının adım aralığını artırmak olabilir ya da bir demans hastasındaki ajitasyonu gidermek olabilir."

Çifdalöz, seanslarda uyguladıkları yöntemlerle ilgili şu bilgileri verdi:

"Seansın başında katılımcılara hangi tarzda müzikten hoşlandıklarını, enstrüman çalıp çalmadıklarını, çocukluklarında hangi müzikle büyüdüklerini, şu an dinledikleri müziklerin ya da hiç sevmedikleri, onları rahatsız eden müziklerin neler olduğunu sorduk. Çünkü her zaman her müzikle çalışamazsınız. 'Müzik zarar vermez' diye çok yanlış bir algı da var. Hayır, müzik zarar verebilir, müzik terapi o kişi için uygun olmayabilir. Mutlaka eğitimli bir müzik terapistiyle çalışmak gerekir."

- "Paylaşımlar yaptığınız zaman sıkıntılar azalıyor"

Psikolog ve Dans-Hareket Terapisti Aslı Özyıldız da terapinin katılımcının gereksinimlerine göre şekillenmiş uygulamalardan oluştuğunu ve seansın konusunun katılımcılar tarafından belirlendiğine işaret etti.

Özyıldız, müziğin insanların içinde sürekli var olduğuna dikkati çekerek, "İçimizde sürekli melodi çalan, ritim tutan birtakım şeyler var. İç organlarımız da öyle. Biz zaten müziksel enstrümanlar olarak doğuyoruz. Bize ait bir şey, yani her an her yerde titreşimler var. Kendi içimizde protein üretimi süresinde bile bazı müzikler çıkıyor." diye konuştu.

Engelli yakını Gül Şan ise seansların keyifli geçtiğini ve çok mutlu olduğunu anlattı.

Şan, "Enerjisi yüksek insanlarla bir arada oluyorsunuz, ne kadar sıkıntılı olursanız olun bir araya geldiğiniz, paylaşımlar yaptığınız zaman sıkıntılar azalıyor." ifadesini kullandı.

Engelli kızını yaklaşık iki yıl önce kaybeden ve sonrasında terapiye katılma kararı alan Sırma Serçeoğlu da burada kafasının dağıldığını, gününün güzel geçtiğini aktardı.

Serçeoğlu, "Bir kayıp yaşamışım, onun sıkıntısını hala yaşıyorum ama böyle yerlerde kendimi daha rahat hissediyorum, kafam dağılmış oluyor." dedi.

Geri Dön