HABER

Erdoğan: 100 yıldır irtica tartışıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de neredeyse 100 yıldır "irtica" ve "laiklik" kavramlarının tartışıldığını belirtti.

ANKARA (A.A) - 25.01.2010 - Şöyle bir altını karıştırırsan altından bakıyorsunuz ki belli tipler çıkıyor değişen bir şey yok'' dedi.

Erdoğan, Memur-Sen tarafından Rixos Otel'de düzenlenen ''Uluslararası Demokrasi Kongresi''nin açılışına katıldı. Erdoğan, konuşmasına sendikacı şair Mehmet Akif İnan'ı andı ve İnan'ın ''Yankı'' şiirinden ''Toprak kuşatınca ten kafesini, Yeni bir gündür göçümüz bizim, Kalkarız rüyadan uyanır gibi, Ben ki yeryüzüne ağdım ağalı, Dolandım cezbeyle yolculuğumu bekledim, Doğacak ufuklar gibi, Size bir mirastır iniltilerim, Sevdalar coşkular ve gözyaşları, Yol bulsun içlerde yankılanır gibi...'' dizelerini okuyarak başladı.

Türkiye bir yandan çok hızlı bir şekilde değişim ve dönüşüm yaşarken diğer bir yandan bazı gündem maddelerini, bazı tartışma konularını bir türlü eskitemediğine ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Neredeyse 100 yıldır, hatta ondan da fazla bir süredir bu ülke döne döne irtica kavramını tartışıyor. Laiklik kavramı, anlamı, özü, hedefi, amacı belliyken bizde yaklaşık 100 yıldır tartışılıyor. 'Takiyye gibi, sivil vesayet gibi, sivil diktatörlük gibi' kavramlar, belli periyotlarla ısıtılıp ısıtılıp ülkemin gündemine taşınıyor. Milli irade hala tartışma konusu yapılmak isteniyor. Demokrasiye yönelik tehditler, vesayet, sivil diktatörlük, sivil faşizm gibi kavramlar gündemden hiç düşmüyor. Şöyle bir altını karıştırırsan altından bakıyorsunuz ki belli tipler çıkıyor değişen bir şey yok. Açıkçası Türkiye'de bazılarının gündemi ve o bazılarının ülkeye empoze etmeye çalıştıkları gündem hiç ama hiç değişmiyor.''

-''İBRETLİK TARTIŞMALAR...''-

Başbakan Erdoğan, son bir kaç haftadır belli çevrelerin, bir tartışma başlattığını, ''Türkiye sivil diktatörlüğe gidiyor'', ''tek parti diktatörlüğü'', ''sivil vesayet, sivil faşizm var'' denildiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Bu tartışmalar ibretlik tartışmalardır. Bu tartışmaların ibretlik olduğu, o eski gazete manşetleriyle aynen ortaya konmuştur.

Hani 'benim oğlum bina okur, döner döner yine okur' var ya işte bunlar öyle. 40 yıl önceki 15-20 yıl önceki ithamlar, senaryolar, kışkırtmalarla bugünkülerin nasıl paralellik arz ettiğini, muhteviyatın nasıl aynı olduğunu şaşırarak izliyorsunuz, izliyoruz.

O gün de bu gün de siyaset sahnesinde olanların söylemlerini, üsluplarını, dillerini hatta kelime ve kavramlarını değiştirmeden nasıl aynı eleştirileri, aynı iftiraları ifade ettiklerini eminim siz de ibretle takip ediyorsunuz. Türkiye değişiyor, ama bunların zihni ve zihniyeti değişmiyor. Türkiye gelişiyor, bunlar gelişmiyor. Türkiye büyüyor, kalkınıyor, ilerliyor, bunlar tekamül adına bir numune olacak bir tavır ortaya koyamıyor.''

-''ÖNCE AYNAYA BAKSINLAR''-

Çok partili demokratik hayatın, eski Başbakanlardan Adnan Menderes'e çok şeyler borçlu olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bize 'tek parti diktatörlüğüne Türkiye gidiyor' iftirasını atanlar, önce aynaya bir baksınlar. Bu ülke, tek parti diktatörlüğünü yaşadı. Kiminle yaşadı, CHP ile yaşadı. O diktatörlük döneminde CHP'nin il başkanları aynı zamanda o ilin valisi, belediye başkanıydı. Bunları bu ülke gördü, yaşadı. Şimdi hangi yüzle kalkıp da onların o yandaş düşünce grupları bunları söyleyebiliyor. Ayıp oluyor ayıp. Biraz kendinize çeki düzen verin. Bu millet bunları yutmaz artık geçti bu işler''

Başbakan Erdoğan, Türk siyaset hayatının, demokrasi noktasında Menderes'e, ekonomik hayatında da 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a çok şeyler borçlu olduğunu ifade ederek, AK Parti iktidarıyla da Avrupa Birliği müzakere sürecinde Türkiye'nin demokratik standartlarını geçmişle kıyaslanmayacak şekilde yükselttiğini, sivil siyaset, siyasal hak ve özgürlüklerin önemli ölçüde geliştiğini anlattı. Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu üç dönem de Türkiye'nin demokrasi tarihine not düşen önemli bir aşamayı ifade etmektedir. Türkiye'de değişimin lokomotifi olan bir siyasi hareketi, 'sivil faşizm' ile itham edenler acaba demokrasinin gelişmesini mi istememektedir? Yoksa statükodan beslenen ve demokratik değişime tahammül edemeyen bir anlayışa mı sahiptirler? 7 yıl boyunca kararlıkla, cesaretle demokrasi mücadelesi veren, demokrasinin standartlarını yükselten, demokrasiyi kökleştiren bir hükümeti, demokrasi karşıtlığıyla itham etmek, haksızlıktır, tutarsızlıktır, daha da ötesi vicdansızlıktır.''

Geri Dön