HABER

Erdoğan: Ecdadım soykırım yapmadı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Benim ecdadım soykırım yapmamıştır, yapmaz'' dedi.

ABD Başkanı Barack Obama ile Beyaz Saray'daki görüşmesinin ardından Johns Hopkins Üniversitesi'nde bir konuşma yapan Erdoğan, daha sonra dış politika konularında yöneltilen soruları yanıtladı.

Obama'nın, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına dair görüşlerinin değişmediği yönündeki açıklamasını nasıl değerlendirdiği sorulan Erdoğan, Ermeni muhatabına mektup yazıp ortak tarih komisyonu kurmayı, arşivleri açmayı teklif ettiğini hatırlattı.

Erdoğan, ''Lobi çalışmalarıyla (Ben, böyle düşünüyorum) demekle olmaz. Benim ecdadım soykırım yapmamıştır, yapmaz'' dedi.

Tehcir konusunda açık ve net belgeler olduğunu belirten Erdoğan, o zamanki yönetimin verdiği kararlar çerçevesinde tehcir sırasında güvenlik önlemleri alındığını ve söz konusu belgeleri bizzat gördüğünü söyledi. Erdoğan, iddiaların hangi delile dayandırıldığını anlamanın mümkün olmadığını vurguladı.

-İRAN-

İran ile yapılan gaz anlaşması ve bunun Obama ile görüşmede gündeme gelip gelmediğine yönelik bir başka soruyu yanıtlayan Erdoğan, İran'la ilişkilerin 1639 Kasr-ı Şirin Anlaşması'na dayandığını hatırlattı. Erdoğan, 350 kilometrelik bir sınır bulunduğunu, Rusya'dan sonra doğalgaz tedariğinde İran'ın ikinci sırada geldiğini ve 10 milyar dolarlık bir ticaret hacminin olduğunu söyledi. Erdoğan, bölgede nükleer silahlara karşı olduklarını, sadece barışçıl amaçla, enerji ihtiyacı için nükleer kapasitenin kullanılabileceğini belirtti ve Obama'nın da nükleer enerjinin barışçıl kullanımına karşı olumsuz yaklaşımı olmadığını söyledi.

Erdoğan, Obama'nın, İran'ın nükleer meselesiyle ilgili, geleceğe ilişkin endişeleri bulunduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, bu meselenin aşılması için Türkiye'nin elinden gelen gayreti göstereceğini de kaydetti.

Kıbrıs konusundaki bir soru üzerine Erdoğan, ''Kıbrıs'ta adil bir durum yok şimdi. Annan Planı çerçevesinde BM zemininde adım attık, referandumda Rum tarafından 'hayır' çıktı. Kuzey Kıbrıs cezalandırıldı. Bu adalet mi? Güney Kıbrıs şimdi AB üyesi. AB'de işi gücü, Türkiye'nin AB'ye girişini engellemek'' dedi.

Erdoğan, Güney Kıbrıs samimi olmadığı için Kıbrıs meselesinde sonuç almakta zorlanıldığını kaydetti. Nisan ayında Güney Kıbrıs'ta seçim olduğunu belirten Erdoğan, mart ayına kadar Kıbrıs meselesinde sonuç alınmasını umduğunu söyledi.

Afganistan'a Türkiye'nin ne tür destek vereceği yönündeki soruya karşılık Erdoğan, komutanın üçüncü defa Türkiye'de olduğuna işaret etti ve 750 olan asker sayısının 1750'ye çıkarıldığını anlattı.

Erdoğan, Afganistan'da da bir eğitim merkezi kurulmasını önerdiklerini anlattı ve bu sayede yılda 12 taburun eğitileceğini, Afgan ordusuna katkıda bulunulacağını ifade etti. Erdoğan, 150 milyon dolara kadar altyapı desteği ve yatırımın yapıldığını belirtti ve 50 milyon dolar daha desteğin geleceğini kaydetti.

-BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ-

Amerikan Kongresi'nde geçen hafta Türkiye'de basın özgürlüğü konusunun konuşulduğunu hatırlatan ve bu konuda görüşü sorulan Erdoğan, ''Ülkemde basın özgürlüğü o kadar ileri ki, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bizi, ailelerimizi yerden yere vurmaya kadar her türlü hürriyetleri var'' dedi.

Erdoğan, ''O denli hakaretler yapılıyor. Hakaretlere basın özgürlüğü diyorsak bir şey diyemem. Ben, eleştirilere karşı değilim. Burada kulisler olduğu anlaşılıyor. Bu konu, Maliye Bakanlığının bir vergi noktasındaki sıkıntıyla alakalı. ABD'de vergi konusu hassastır. Vergi kaçakçılığı çok hassastır. Maliyenin çalışmasına benim müdahale yetkim yok. Yakalarsa Maliye gereğini yapar'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ABD'nin veya Amerikan Kongresi'nin basın özgürlüğü konusunda bir tavsiyesi varsa bunu bilmek istediğini ve gerekirse masaya yatırılabileceğini belirtti ve ''Ama bu tür lobilerle Türkiye'de basın özgürlüğü sorgulanamaz. Basın Türkiye'de, ABD'den çok daha özgürdür'' dedi.

Irak'ta uzlaşmaya ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, Türkiye'nin her kesimle görüştüğünü kaydetti. Irak'taki huzursuzluğun Türkiye'yi de huzursuz ettiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin üzerine düşeni yapacağını kaydetti. Erdoğan, Kuzey Irak'ın, terör örgütünün konuşlandığı yer olduğunu belirtti ve Irak'ın merkez yönetiminin bu konuda adımlar atması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin dış politikada ''Neo Osmanlıcılık'' veya ''Yeni Osmanlıcılık'' politikası izleyip, izlemediğine yönelik bir soruya Erdoğan, ''Böyle bir yakıştırmayı kabul etmiyoruz'' diye yanıt verdi.

Erdoğan, ''Türkiye Cumhuriyeti içinde Yeni Osmanlıcılık akımı yok. Yakıştırmadır. Eksen kayması gibi yakıştırmalar yapanlar, şu andaki iktidarı gölgeleme çabasındadır'' dedi.

Türkiye'nin 2023'te, Cumhuriyetin 100'üncü yılında çok farklı bir konumda olacağını belirten Erdoğan, dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer alarak, Türkiye'nin kendini ispatlayacağını kaydetti.

İsrail-Suriye sürecinde Türkiye'nin arabuluculuk rolüne ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, İsrail'de Başbakan ve Başbakan Yardımcısının farklı bakış sergilediği bir ortam olduğunu belirtti ve bu ortamda sağlıklı adım atmanın mümkün olmadığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin, taraflar talep ettiği takdirde üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu kaydetti.

-''BİZ KİMLİĞİ MUHAFAZAKAR DEMOKRAT BİR PARTİYİZ''-

İran'da seçimlerin ardından protesto göstericilerinin sokaklara döküldüğünü hatırlatan ve Türkiye'nin, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ı tebrik etmekte çabuk davrandığını savunan bir soru üzerine ise Erdoğan, ''Seçimlerde kazananlar tebrik edilir. Daha önce de birlikte çalıştığımız bir meslektaşımızı tebrik etmekten daha doğal ne olabilir? Kaybedene geçmiş olsun diye arayacak değildik'' dedi.

Dünyada İslami nitelikli partilerle Ak Parti'nin ilişkilerinin nasıl olduğu, Fas'taki bir partinin Ak Parti gibi ''Adalet ve Kalkınma Partisi'' adını taşıdığı sorusu üzerine Erdoğan, ''Dünyada hangi parti görüşmeyi arzu ederse kapımız açıktır. Bizim parti, asla İslamcı bir parti değildir. Parti, dinci olamaz. Mensubu olduğunuz dini lekelersiniz. Biz, dinimize böyle saygısızlık yapmayız'' dedi.

-''EKSEN KAYMASI HAKSIZ İDDİA''

Erdoğan, iki yakın müttefik ve ortak olarak Türk-Amerikan ilişkilerinin derinleşerek, sürdürüldüğünü belirtti. Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama'nın ocak 2009'da göreve gelmesiyle ilişkilerin ivme kazandığını, iki ay sonra ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın, Türkiye'yi ziyaret ettiğini e Obama'nın ilk denizaşırı ikili resmi ziyaretini Türkiye'ye yapmasının son derece anlamlı olduğunu söyledi.

Obama'nın, stratejik ortaklık sürecini model ortaklığa taşıdığını hatırlatan Erdoğan, iki ülkenin çok geniş yelpazeye yayılan konularda işbirliği yaptığını, şimdi model ortaklığın içini doldurmanın zamanının geldiğini kaydetti. Bu çerçevede ABD'nin iki üst düzey yetkilisiyle Türkiye'nin iki yetkilisinin ekonomik, teknik, bilim, sanat, askeri, siyasi alanda ilişkileri zenginleştireceğini kaydetti.

Erdoğan, ''Biz ulusal, bölgesel ve küresel barış dışında hiçbir amaca hizmet etmiyoruz. 21'inci asra girerken hedef buydu ama küresel barışı bombaladılar. Şimdi bunu toparlamamız lazım. Son dönemde kasıtlı olarak dile getirilen eksen kayması haksız bir iddiadır. Dış politikada kimi gelenekleri, kimi alışkanlıkları yıktığımız bir gerçektir. Tüm komşularıyla barışık bir Türkiye vardır. Ticaret hacmi artan bir Türkiye vardır'' dedi.

-TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR VAKFI'NDA KONUŞTU

Erdoğan, Siyasal, Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (SETA) Washington şubesinin düzenlediği ''Dünya Politikasında Türkiye'' konulu toplantıya katıldı.

Erdoğan burada yaptığı konuşmada, hükümet olarak sivil toplumun görüş ve önerilerine her zaman önem verdiklerini ve tüm çalışmalarında sivil toplumun görüş, öneri, eleştiri ve katkılarını dikkate aldıklarını vurguladı.

Türk dış politikasını barış ve insan odaklı bir çerçeveye oturtmanın gayreti içinde olduklarını ve 7 yıl boyunca bu noktada çok önemli mesafe katettiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, bugün Türkiye'nin adil, paylaşımcı ve herkesi kucaklayan siyaset anlayışını kendi bölgesinde başarıyla uyguladığına dikkati çekti.

Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''(Komşularla sıfır problem) Politikası olarak ifade ettiğimiz bu yaklaşım sayesinde Türkiye bütün komşularıyla sorunlarını çözüm yoluna koymuş, ilişkilerini son derece iyi bir noktaya getirmiş durumda. Biz, bölgemizde ve dünyamızda yaşanan gelişmelere bigane ve ilgisiz kalamayız. Biz, nasıl Türkiye'nin içinde barış ve istikrar istiyor ve bunun için gayret sarf ediyorsak, bölgemizde de aynı çabayı gösteriyoruz. Zira etrafı sorunlarla, çatışmalarla, savaşlarla, kaosla dolu bir Türkiye'nin barış ve huzur içinde olması düşünülemez.

Erdoğan, ''21. yüzyılda sorunlarımızı kaba kuvvet ve askeri yöntemlerle çözmek mümkün değildir. Terörizme karşı her yerde mücadele etmek, sivil ve masum vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak zorundayız'' dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön