Erdoğan, Talabani onuruna yemek verdi

Erdoğan, Talabani onuruna yemek verdi

ANKARA (İHA) - Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, iki ülke arasındaki işbirliğinin her alanda geliştirilmesi için Yüksek Siyasi Kurul oluşturulmasını önerdi. Talabani, Başbakanlar veya dışişleri bakanları başkanlığında oluşturulacak kurulun, ilişkilerin geliştirilmesine ve denetlenmesine destek sağlayacağını söyledi.

Nasıl olursa olsun terör ve şiddet eylemlerine karşı olduklarını da vurgulayan Talabani, "Türk halkının bu konudaki endişelerini paylaşıyoruz. Terörle ancak ortak bir çalışmayla mücadele edilebilir. Bu musibetten ancak böylelikle kurtulunabilir" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, terörle mücadelenin seçimle işbaşına gelen her hükümet için nesnel bir gereklilik olduğunu belirterek, Türkiye'nin PKK terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelenin de bu çerçevede değerlendirilmesini istedi. Başbakan Erdoğan, "Adımlarımızı küçük hesaplar peşinde değil uzun vadeli, geniş düşünerek atmalıyız" uyarısında bulundu.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye çalışma ziyaretinde bulunan Irak Devlet Başkanı Celal Talabani onuruna Başbakanlık Resmi Konut'ta öğle yemeği verdi. Yemekte Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, Başbakanlık Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan ve Türkiye'nin Irak Özel Temsilci Vekili Elçi Murat Özçelik de hazır bulundu.

"GİZLİ GÜNDEMİMİZ YOK"

Yemek öncesinde bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, dost ve kardeş ülke Irak'ın Cumhurbaşkanı'nı 2004 yılı Eylül ayındaki ziyaretinin ardından bugün de heyetiyle birlikte ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Hassas bir dönemde gerçekleşen ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere katkıda bulunacağına inandığını kaydeden Erdoğan, "Irak'ın tarihimizdeki, coğrafyamızdaki ve kalbimizdeki yeri özeldir. Irak'ın her bir vatandaşı, bizim kardeşimizdir, akrabamızdır. Bizim, kardeşlerimiz arasında, akrabalarımız arasında herhangi bir ayrım yapmamız mümkün değildir. Biz, tarih boyunca birlikte sevindik, birlikte üzüldük" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Irak'a yönelik hiçbir zaman gizli gündem taşımayan Türkiye'nin, her zaman dostluk ve kardeşlik duygusuyla hareket ettiğini, Irak'ın toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine önem verdiğini ifade etti. Irak'ta demokrasinin tüm kurumlarıyla yerleşmesinin Türkiye'yi sevindireceğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, "Irak halkının ve hükümetinin milli mutabakat yönündeki tüm çabalarına elimizden gelen katkıyı yaptık, yapmaya da devam edeceğiz" dedi. Şu anki ortamın dikkatleri temel meselelere çevirmekten alıkoyabileceğine işaret eden Erdoğan, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, yolsuzlukla mücadele, adil ve şeffaf seçimler, etkin siyasi partiler ve hür medyanın demokrasinin olmazsa olmazları olduğunu vurguladı.

Irak'ın aynı zamanda Türkiye'nin çok değerli bir ekonomik ortağı olduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke ekonomisinin, somut biçimde birbirlerine eklemlendikçe ortaya çok büyük bir sinerji çıkacağını söyledi. Erdoğan, mevcut olumsuz koşullara rağmen ikili ticaret hacminin 3 yıldır üst üste neredeyse 3 milyar dolar mertebesinde seyrettiğini hatırlattı. Bunu 10 milyara, 25 milyara yükseltmenin siyasilerin halklarına borcu olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, sözünü ettiği hedefin gerçekçi olduğunu bildirdi. Erdoğan, yarının Ortadoğu'sunu bugünden kurmaya başlamanın da, bu sayede ellerinde olduğunu söyledi.

"KÜÇÜK HESAPLAR PEŞİNDE KOŞMAYALIM"

Global terörle mücadelenin bugün hür ve medeni dünyanın birinci gündem maddesi olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "Terörle mücadele seçimle işbaşına gelen her hükümet için nesnel bir gereklilik olduğu kadar aynı zamanda ahlaki bir yükümlülüktür. Türkiye'nin PKK terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadeleyi de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Ben inanıyorum ki Türkiye-Irak ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya gerekli siyasi iradeyi ortaya koymaya muktediriz. Geleceği birlikte inşa etmek, ikili ilişkilerimize ortak bir vizyon kazandırmak için çaba göstermeliyiz. Adımlarımızı küçük hesaplar peşinde değil uzun vadeli, geniş düşünerek atmamız gerektiğine inanıyorum."

TALABANİ'DEN 'YÜKSEK SİYASİ KURUL OLUŞTURALIM' TEKLİFİ

Irak Devlet Başkanı Celal Talabani de yemekte yaptığı konuşmada Türkiye ile uzun vadeli ve stratejik ilişkiler kurmak istediklerini vurguladı. İki ülke arasındaki güvenlik, siyaset, ekonomik, enerji, kültürel ve petrol gibi çok değişik alanlarda işbirliğini geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Talabani, bu çerçevede yeni bir öneride bulunmak istediğini bildirdi. İşbirliğinin geliştirilmesi için Yüksek Siyasi Kurul oluşturulmasını öneren Talabani, "İlişkilerin geliştirilmesine destek sağlamak ve denetlemek amacıyla yüksek bir siyasi kurul oluşturalım. Bu kurul Başbakan veya Dışişleri Bakanı başkanlığında olabilir.

Buna benzer bir kurulu Mısır'la da kurduk ve şimdi de Türkiye ile gerçekleştirilmesini temenni ediyoruz" şeklinde konuştu. Irak'ın, Türkiye'den hayır ve destekten başka hiçbir şey görmediğinin altını çizen Talabani, "Sizin hükümetinizin de gönüllerimizde ayrı bir yeri var. Sizinle ikili ilişkileri daha iyi oluşturabiliriz" dedi. Konuşmasında uluslararası düzeyde terörle mücadele konusunun önemine dikkat çeken Talabani, şunları söyledi: "Sayın Başbakanın da söylediği gibi terörizmle mücadele özgür ve gelişmiş dünyanın birinci gündem maddesidir. Biz de öyle görüyoruz. Terörle mücadele, kendisine demokratik diyen tüm ülkeler için ahlaki bir zorunluluktur. Nasıl olursa olsun terör ve şiddet eylemlerine karşıyız. Türk halkının bu konudaki endişelerini paylaşıyoruz.

Terörle ancak ortak bir çalışmayla mücadele edilebilir. Bu musibetten ancak böylelikle kurtulunabilir." İlişkileri tüm alanlarda canlandırarak çeşitli anlaşmalar yapmak istediklerini dile getiren Talabani, Türkiye ile stratejik ilişki kurmak istediklerini söyledi. Talabani, bu çerçevede yaptıkları yüksek kurul oluşturma önerilerinin kabul edilmesini arzu ettiğini, böylece işbirliğinin daha da geliştirileceğini kaydetti.