Erdoğan Tartışma Yaratan Termik Santral Yasasın Veto Etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görev süresinde ilk kez TBMM’den gelen bir yasada veto yetkisini kullandı. Erdoğan, çevre mevzuatı uyarınca gerekli izinler için termik santrallere 30 ay daha süre tanınmasını öngören tasarıyı veto etti

Erdoğan Tartışma Yaratan Termik Santral Yasasın Veto Etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, görev süresinde ilk kez TBMM’den gelen bir yasada veto yetkisini kullandı. Erdoğan, çevre mevzuatı uyarınca gerekli izinler için termik santrallere 30 ay daha süre tanınmasını öngören tasarıyı veto etti.

21 Kasım’da TBMM’de kabul edilen torba yasanın 50. maddesi, havayı kirleten 15 termik santrale baca filtresi takma zorunluluğunun 2,5 yıl ertelenmesini öngörüyor, yasanın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı bekleniyordu.

TBMM’deki oylamada HDP ve İyi Parti ile birlikte aleyhte oy kullanan Cumhuriyet Halk Partisi, baca gazı filtresi olmayan 15 termik santrale 30 Haziran 2022’ye kadar süre tanıyan yasanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanması halinde, Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapacağını açıklamıştı.

Ömer Çelik: "Sürenin uzatılması devletin insan sağlığını koruma ödeviyle bağdaşmıyor, yeni süre 2,5 yıla benzer bir süre olmamalı”

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan AKP Sözcüsü Ömer Çelik, yasayı veto eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yasayı uygun bulmadığını ve toplantı sırasında da uzun bir analiz yaptığını söyledi.

AKP Sözcüsü, ‘‘Daha önce 7 yıllık süre verilmişti. Bunun uzatılması devletin insan sağlığını koruma ödeviyle bağdaşmamaktadır. Cumhurbaşkanımız yeniden değerlendirilmesinde fayda görmüştür. Yeni sürenin 2,5 yıla benzer bir süre olmaması gerekiyor. Baca filtrelerinin daha fazla gecikmemesi için Cumhurbaşkanımız ortaya bir irade koymuştur.” dedi.

“İlk veto çevre hassasiyetinin neticesi”

Ömer Çelik, “Devlet her şeyi yüklenecek olsaydı burada bu veto gerçekleşmezdi. Bu ilk vetodur. Bu da bir çevre hassasiyeti neticesinde meydana gelmiştir. Cumhurbaşkanımızın bu vetosunun doğal mantığı, şirketlerin çevrenin korunmasına dönük hassasiyetleri yerine getirecek uygulamaları hayata geçirmesidir.” İfadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı’nın veto kararı, yasa öncesi ‘temiz hava’ hakkı kampanyası yapan çevreci örgütler tarafından da memnuniyetle karşılandı.

Dr. Bozdoğan: ‘‘Çevre mevzuatına uygun çalışmayan tesislerin faaliyeti durdurulmalı’’

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, kararın, ülkenin havasının, suyunun, toprağının bu santraller tarafından daha fazla kirletilmemesi açısından umut verici olduğunu söyledi.

Dr. Bozoğlu, ‘‘Sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, akademisyenlerin ve basının sorunu sahiplenmesine siyaset alanı kulak vermiştir. Toplumun tamamını, doğayı etkileyen bu gibi konularda ortak aklın yaratılması sağlıklı çevrede yaşama hakkının tesisi için olmazsa olmazdır. Bu noktadan sonra yapılması gereken açıktır. Çevresel yatırımlarını yapmayan, çevre mevzuatına uygun çalışmayan tesislerin faaliyeti durdurulmalıdır’’ dedi.

Karaca: "Hamle Madrid'le ilgili olabilir"

Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Ömer Çelik’in açıklamasında yer alan ‘‘yeni sürenin 2,5 yıla benzer bir süre olmaması gerekiyor’’ ifadesine dikkat çekti.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Karaca, bugün Madrid’de başlayan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ni ve Türkiye’nin Paris İklim Antlaşması’nı onaylamayan tek G-20 ülkesi olduğunu hatırlattı.

“Antlaşmaya imza konulduğunda ‘gelişmiş ülke’ statüsü kabul edildiğinden Türkiye iklim fonlarından yararlanamıyor. Bu fonlardan yararlanmak için statüsünün ‘gelişmekte olan ülkeler’ statüsüne indirilmesini istiyor. Son iki zirvede Türkiye’nin bu talebi gündeme alınmadı. Bence bu hamle Madrid’le ilgili olabilir.” yorumunu yaptı.

Karaca: ‘‘Umarız süreyi azaltarak tasarıyı bir daha TBMM’ye getirmezler”

Karaca, Ömer Çelik’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın veto kararını açıklarken kullandığı “Yeni süre 2,5 yıla benzer bir süre olmamalı” ifadesine atıfta bulundu.

“Bu akıllara 31 Aralık’tan önce yeniden bu meseleyi TBMM’ye getirmek isteyebilecekleri endişesini doğuruyor. Umarız süreyi azaltarak bir daha Meclis’e getirmezler’’ şeklinde konuştu.