HABER

Erdoğan: "Tüm kesimlerin görüşleri alındı"

ANKARA (ANKA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sosyal Güvenlik Yasası taslağını her kesimin katkı ve katılımlarını esas alarak hazırladıklarını söyleyerek, "Hiç kimse bu tasarı, ‘yangından mal kaçırır gibi parlamentoya gelmiştir, çok acele bir şekilde çıkartılmaktadır' diyemez. Herşey kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir. Tüm sosyal tarafların görüşlerine başvurulmuş, bu görüşlerden de büyük ölçüde yararlanılmıştır" dedi.

Başbakan Erdoğan, Türk-İş 20. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Türkiye'de emek hareketinin ve çalışanların haklarının bu noktaya gelmesinde Türk-İş'in büyük katkılarının olduğunu belirten Erdoğan, AB'ye katılım sürecinde de Türk-İş'in katkılarını alacaklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan, geçmişte işçi ile işveren ilişkilerinin çatışma ve pazarlık içinde sürdüğünü günümüzde ise bunların yerini uzlaşma ve anlaşma gibi kavramların aldığını dile getirdi. Türkiye'nin milli gelirin 10 bin dolar seviyesine çıkması, enflasyonun dizginlenmesi, ihracatın daha yükseklere çekilmesi, ücretlerin artması gibi ekonomik hedeflerinin olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, önemli olanın bu hedefe ulaşmak için samimiyetle ve özveriyle çalışmak gerektiğini vurguladı.

-BU SALONLARA GELEMEZLERDİ-
Erdoğan, geçmişte işçinin yanında olduğunu söyleyen iktidarların olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"O iktidarların Türkiye'nin ekonomisini, Türkiye'nin itibarını, Türkiye'nin emeğini ve emekçisini nerelere taşıdığını da hep birlikte gördük. Daha önce katıldığım işçi ve işveren genel kurullarında da ifade ettim. Geçmişte bu genel kurul salonlarına, bu toplantılara, sizlerin arasına gelemeyen, buna cesaret edemeyen siyasetçiler oldu. Başbakanların, bakanların sizlerin arasına giremediğini buradaki heyecanı sizlerle paylaşamadıklarını hep birlikte gördük. Çok şükür o günler geride kaldı."

-ARTIK İŞÇİNİN ARASINDAN GELEN BİR BAŞBAKAN VAR-
Artık Ankara'da işçi dostu bir hükümetin, işçinin arasından gelen bir Başbakan'ın, sendikanın değil işçinin hakkını savunan bir Türk-İş'in olduğunu söyleyen Erdoğan, hükümet olarak en önemli hedeflerinden birinin de çalışma hayatında diyalogun kurulması ve kurumsal hale gelmesi olduğunu kaydetti.
Başbakan Erdoğan, iktidara geldikten sonra işçilerin zorunlu tasarruftan dolayı ödenmeyen 13.5 trilyon lira alacaklarını ödediklerini, asgari ücreti yüzde 127 oranında artırarak 184 YTL'den 419 YTL'ye çıkardıklarını söyledi. Bu rakamın "yeterli ve gönüllerinden geçen rakam" olmadığını belirten Erdoğan, 1 Ocak 2008'den itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının yaşama geçireceklerini açıkladı.
Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasını hedeflediklerini açıklayan Erdoğan, "Çalışma hayatımızın en önemli sorunlarından biri de işsizliktir. İşsizliği azaltmanın ve istihdamı artırmanın en etkili yolu yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomiyi yakalamaktır. Türkiye çok şükür bu süreci yakalamış durumdadır. Ekonomimiz son 22 dönemdir aralıksız büyüyor. Bu tarihimizde ilk kez oluyor. Bu büyümeye paralel olarak istihdam da önemli ölçüde artıyor. Son 5 yıl içinde istihdam edilen insan sayısı 2 milyon 400 bindir" diye konuştu. Erdoğan, üzerinde çalışmaların sürdürüldüğü yeni bir istihdam paketiyle de kısa zaman içinde işsizliğin makul seviyelere çekileceğini söyledi.

-POPÜLİST UYGULAMALAR BU HALE GETİRDİ-

Çalışma hayatını çok yakından ilgilendiren ve çözüm aranan bir başka konunun da sosyal güvenlik sistemi olduğunu vurgulayan Erdoğan, 1960 yılında bir emekliye 24 çalışan düşecek oranda olduğunu, geçmiş iktidarlar döneminde uygulanan popülist uygulamaların ve savurganlıkların sonucu 2 çalışana bir emekli düşer noktaya gelindiğini ifade etti. Erdoğan, dünya standartlarının bir emekliye 4 çalışan düştüğünü ve Türkiye'nin bu dengeyi tutturmasının artık kaçınılmaz olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, emeklilerin yüzde 60'ının mevcut emeklilik yaş sınırının altında olduğunu, "Yani çalışabilir yaşta olan milyonlarca vatandaşımızdan prim almak yerine emekli aylığı ödüyoruz" dedi.
Sosyal güvenlik sistemini sürdürülebilir hale getirmek zorunda olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bu noktada bir düzenleme yapacağız. Çalışmalarımız da devam ediyor. Getirdiğimiz yeni düzenlemeyle geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların genel sağlık primleri Hazine tarafından karşılanacaktır. 18 yaş altındaki herkes prim borcu, sigortalılık ve benzeri hiçbir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecektir. Yani, bu bir anlamda şudur: Her doğan bu ülkede sigortalı olarak doğacaktır. Sosyal güvenlik sisteminde kelimenin tam anlamıyla bir devrimdir. Sosyal devlet de sosyal koruma da işte bu şekilde olur. Yani demokratik, laik sosyal bir hukuk devletinin gereği budur."

-YANGINDAN MAL KAÇIRMADIK-
Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçelerini dikkate alan ama reformun norm ve standart birliği amacına da uygun yeni bir tasarı hazırlandığını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tasarı, 25 Ekim 2007'de toplanan Üçlü Danışma Kurulunda sosyal taraflara sunuldu. Siyasi parti gruplarına, üniversitelere ilgili kamu kurumlarıyla sivil toplum kuruluşlarına gönderilerek, görüşleri istendi. Bu süreçte işçi, işveren ve memur konfederasyonları başta olmak üzere meslek örgütlerinden, sivil toplum örgütlerinden ve kamu kurumlarından alınan görüşler hazırlanan taslağa yansıtılmıştır. Dolayısıyla her kesimin katkı ve katılımlarını esas alan bir süreci işlettik. Şimdi bu noktada hiç kimse bu tasarı, ‘yangından mal kaçırır gibi parlamentoya gelmiştir, çok acele bir şekilde çıkartılmaktadır' diyemez. Her şey kamuoyunun gözü önünde cereyan etmiştir. Tüm sosyal tarafların görüşlerine başvurulmuş, bu görüşlerden de büyük ölçüde yararlanılmıştır."

-ELEŞTİRENLER TASLAĞIN KAPAĞINI BİLE AÇMAMIŞ-
Taslağı eleştirenler olduğunu ifade eden Erdoğan, bunların "taslağın kapağını dahi açmadıklarını ve incelemediklerini" savundu. Erdoğan, "Anayasa tartışmalarında olduğu gibi hiç aklımızın ucundan dahi geçmeyen şeylerle yargılandığımız gibi. Az önce Meclis Başkanımızın ifade ettiği gibi, öyle şeyler konuşuldu ki hiç gündemimizde olmayan ve anayasayı dahi görmemiş, taslağı görmemiş olanların yaklaşım tarzıdır. Bunlar çok üzücü şeyler. Biz enerjimizi bu tür bilmediğimiz, görmediğimiz taslaklar üzerinden yapmamalıyız" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler