HABER

Erdoğan'dan laiklik sloganlarına tepki

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk ilkeleri üzerinden siyaset yapılmasının çirkin olduğunu belirterek, "Siyaset yapılmaz ilkeler uygulanır. Atatürk ilkeleri ve cumhuriyetimizin değerleri her türlü gündelik tartışmanın üzerinde tutularak birleştirici bir mutabakat zemini haline getirilmelidir" dedi.

Erdoğan, Ecevit'in cenazesinde atılan "Türkiye laiktir laik kalacak" sloganlarına da sert tepki göstererek, "Bunu kime söylüyorsunuz. Bu işin kavgasını mücadelesini verenlere söylüyorsunuz. Söylemenin ne alemi var? Bu his yaşanır. Bunun dışında bir şeyler yapanlar mı var? İlgili ilgisiz adeta maç izler gibi slogan atıp bağırıp çağıranlar var" diye konuştu.

AK Parti'nin ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 2. Olağan Büyük Kongresi'nde partililerin alkışları eşliğinde kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, yaklaşık 50 sayfalık bir konuşma yaptı. AK Parti'nin kendini bu ülkeye, bu millete adayan bir büyük kadronun eseri olduğuna işaret eden Erdoğan, AK Parti siyasetinin esas aktörünün millet olduğunu söyledi. Türkiye'nin bugünkü güven ve istikrar ortamına hiç kolay gelmediğinin altını çizen Erdoğan, "Demokrasi tarihine adını şimdiden altın harflerle yazdıran AK Parti, ülke sathındaki bütün teşkilatlarıyla, bütün birimleriyle, bütün mensuplarıyla 'önce Türkiye' diyenlerin partisidir" açıklamasında bulundu. AK Parti'den önce Türkiye'ye hizmeti geçen tüm siyaset ve devlet adamlarını şükranla andıklarını dile getiren Erdoğan, "Bu vesileyle 68 yıl önce aramızdan ayrılan Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bugün toprağı verdiğimiz Bülent Ecevit'i saygıyla anıyoruz. Bu ülke adına her kim taş üstüne taş koymuşsa onu vefa ile anmak boynumuzun borcudur" dedi.

"KABİLE VE HİZİP SİYASETİNDEN MEDET UMDULAR"

AK Parti iktidarından önceki dönemi de eleştiren Erdoğan, siyasi istikrarın kaybedildiği dönemde milletin yıllarının heba edildiğini söyledi. Erdoğan, geçmiş hükümetleri, "Gerilimden beslenenler 'küçük olsun benim olsun' diyenler, siyaseti dar bir alana hapsettiler.

Türkiye'nin tamamına hitap edemedikleri için ya kabile siyaseti ya hizip siyaseti ya da bölge siyasetinden medet umdular. Sorunları çözmenin yegane aracı olan siyaseti, adaletin, istikrarın, huzurun değil yapay gerilimlerin, kayıkçı kavgalarının aracı haline getirdiler. Kendi ikballeri için siyaset üretenler milletin taleplerine sağırlaştı. Milletin adalet talebi, eşitlik talebi, özgürlük talebi, üretim ve yatırım talebi sürekli ertelendi. Nihayet 3 Kasım 2002'de bu anlayışlar bizzat millet eliyle tasfiye edildi. Biz büyük olsun, milletin olsun, Türkiye'nin olsun diye yola çıktık. İşte başarının sırrı budur" sözleriyle eleştirdi. Ülkenin imkanlarının, potansiyelinin kötü yönetimlerin elinde yıllarca boşa akan gür ırmaklar gibi heba edildiğini belirten Erdoğan, yılların ihmalini telafi etmeye, ertelenmiş sorunları çözmeye çalıştıklarını kaydetti. Kapı altına süpürülmüş, sümen altı edilmiş meseleleri tek tek çıkararak hal yoluna koymanın gayreti içine girdiklerinin altını çizen Erdoğan, "Sorunlardan kaçan, üstünü örten anlayışların Türkiye'yi ne hale getirdiğini gördük. Allah bu millete bir daha böyle dönemler, böyle idareler göstermesin. Biz, sorunların üstüne giderek Türkiye'yi ayak bağlarından sırtındaki kamburlardan kurtarmanın mücadelesini veriyoruz" şeklinde konuştu.

"TMSF CAYIR CAYIR TAHSİLAT YAPIYOR"

İşbaşına geldiklerinde İmar Bankası sorununu kucaklarında bulduklarını ifade eden Erdoğan, kendi dönemlerinde hiçbir bankaya el konulmadığını, daha önce zararda olan bankaların AK Parti iktidarında kara geçtiğini söyledi. "Halep ordaysa arşın finans sektöründe" diyen Erdoğan, hükümetin sadece bir şirketin üzerine gittiği yönündeki eleştirilere de cevap verdi. Erdoğan, "Kusura bakmasınlar, kimin adı karışmışsa, TMSF'ye kim gitmişse, TMSF hepsinin üzerine gidererek, cayır cayır tahsilatı yapıyor. Bizden önce TMSF, personelinin maaşını ödeyemiyordu ve Hazine'ye sürekli borçlanıyordu. Şimdi bunlar kapandı. Hazine'ye olan borçlarını ödüyor. Nereden nereye" dedi. Hiçbir insaf sahibinin Türkiye'den dünden daha kötü olduğunu söyleyemeyeceğini dile getiren Erdoğan, yolsuzluklar konusunda da en zengin ile en fakir arasındaki makasın kapanmaya başladığını vurguladı. "Bugün Türkiye'nin yasaklar konusunda daha geri bir ülke olduğunu kim söyleyebilir" diye soran Erdoğan, batık banka skandallarının, çetelerin, ihale mafyalarının sonunun geldiğini, Türkiye'nin şeffaf bir yönetime kavuştuğunu ifade etti.

301 TARTIŞMALARI

İktidara geldiklerinde yolsuzluklar, yasaklar ve yoksullukla mücadele edeceklerinin sözünü verdiklerini hatırlatan Erdoğan, özgürlüklerin AK Parti iktidarında genişlediğini söyledi. TCK'nın 301. maddesi üzerinde yapılan tartışmalara da değinen Erdoğan, hem muhalefeti hem AB'yi eleştirdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şimdi sağda solda bazı şeyler konuşuluyor. Yatıp kalkıp 301 konuşuluyor. Göğsümüzü gere gere söylüyoruz. Var mı bir teklifiniz? Çünkü biz bunu yaparken AB üyesi ülkelerle konuştuk, onların düzenlemelerine baktıktan sonra bizimkini değiştirdik. Onlar İtalyan milleti diyor, şöyle diyor, böyle diyor. Biz de Türklük diyoruz. Fark bu. Başka batılı diyor ki, buraya şöyle bir madde ekleyelim. 'Eleştirel düşünce ile eğer bir yaklaşımda bulunuyorsak bunlar kapsam dışındadır'. Bu AB'lilerin teklifiydi. Bunu da ana muhalefet partisi ve partili arkadaşlarımızın önergeleriyle 301'e ilave ettik. Yine istişareyle oldu. İstanbul'da sivil toplum örgütleriyle biraraya geldik. Onlara da söyledik, öneri getirin diye. Bizim derdimiz özgürlükler, yasaklar konusunda daha demokratik bir Türkiye'yi inşa edebilmektir."

Konuşmasında CHP'yi de eleştiren Erdoğan, zaman zaman muhalefetin bu tartışmalara takılıp kaldığını söyledi. Erdoğan, CHP'yi hedef alarak, "Ana muhalefetin çamur atmasına bakmayın. Onların devri iktidarını gördük. Türkiye o günlerini daha unutmadı. Şiir okuyanların hapislerde çürütüldüğünü iyi biliriz. Biz onları unutmadık. Milletimiz de onları gayet iyi biliyor. Gayet iyi bildiği için de onları elinin tersiyle itiverdi" dedi.

ECEVİT'İN CENAZESİNDEKİ SLOGANLARA TEPKİ

Başbakan Erdoğan, eski Başbakan Bülent Ecevit'in cenaze töreninde atılan "Türkiye laiktir, laik kalacak" sloganlarına da tepki gösterdi. Atatürk'ün ilkeleri üzerinden siyaset yapmayı çirkin buldukların, bu ilkeler üzerinden siyaset yapılamayacağını, bu ilkelerin ancak uygulanacağını vurgulayan Erdoğan, AK Parti olarak bunu yaptıklarını belirtti. Erdoğan, Atatürk ilkelerinin, cumhuriyetin değerlerinin her türlü gündelik tartışmanın üzerinde tutularak, ayrıştırıcı değil birleştirici, milletin tüm fertlerini kucaklayan bir mutabakat zemini haline getirilmesi gerektiğini ifade etti. Ecevit'in cenazesinde atılan sloganlara "Zaman zaman bağrışmalarla karşılaşıyoruz, Türkiye laiktir laik kalacak" diyerek atıfta bulunan Başbakan Erdoğan, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Bunu kime söylüyorsunuz? Bu işin kavgasını, mücadelesini verenlere söylüyorsunuz. Söylemenin ne alemi var. Bu his zaten yaşanır. Bunun dışında bir şeyler yapanlar mı var? Siz bunu söylüyorsunuz. İlgili ilgisiz adeta maç izler gibi slogan atıp bağırıp çağıranlar var. Hele hele bazı siyasi partiler bunun üzerinden rant bekliyorsa aldanıyor. Türkiye demokratik, laik sosyal hukuk devletidir. Türkiye demokratiktir, Türkiye laiktir, Türkiye soysaldır, Türkiye bir hukuk devletidir. Bunu başarıyoruz. Bunun bir tanesi eksik kalırsa Türkiye Cumhuriyeti devlet olma yolunda eksiktir. Dördünün de mükemmel olması lazım. Bu inşa etmek zorunda olduğumuz güçlü Türkiye Cumhuriyeti eksiksiz ve güçlü olarak dünya sahnesindeki yerini alsın."

"AŞIRI UÇLARLA MÜCADELEMİZ SÜRECEK"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin dil, din, ırk, bölge, düşünce ve cinsiyeti ayırt etmeksizin bütün vatandaşlarıyla barışık bir toplum olması gerektiğini bildirdi. Terörün zeminini kurutacak unsurun da bu olduğuna işaret eden Erdoğan, "Milletimizin devletiyle olan vatandaşlık bağlarını güçlendirmenin güven ve sadakat ilişkilerini sağlamlaştırmanın yolu da buradan geçmektedir. Unutmayalım ki birlik ve bütünlüğümüzün güvencesi devlet-millet kucaklaşmasıdır.

Devletimiz hiçbir ayrıma gitmeksizin vatandaşlarımızı kucaklayacak şüphe duvarları aradan kalkacak, vatandaşlarımız da devletimize güvenecektir. Türkiye aydınlık bir yoldadır. Birlik ve bütünlüğümüze yönelik tehditler yok mu? Elbette var. Elbette devletimiz, hukuk içinde kalarak vatanımızı, milletimizi, bayrağımızı müdafaa edecektir. Cumhuriyetimizin temel niteliklerini koruyacaktır. Bölücü terörle de aşırı uçlarla da sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bunun için gerekli imkan ve kabiliyetlere sahibiz. Yola çıkarken dedik ki hukuk devletinde karanlık odalar olmayacaktır. Bu yanlışlar geçmişte yeterince yapıldı. Herkes bu yanlışlardan nasibini yeterince aldı. Aşırı uçlar doğdu, küskünler doğdu, ya sev ya terk et diyenler oldu. Devletin, yani milletin malını keyfince taraftarlarına verenler oldu. Ama Türkiye artık oralardan çok uzaklaşmıştır" değerlendirmesini yaptı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler