Erdoğan’dan Yunanistan’a Nazi benzetmesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunan güvenlik güçlerinin Türkiye-Yunanistan sınırında sığınmacılara yönelik muamelesini "Nazi işkencelerine" benzetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan'ın Türkiye sınırında sığınmacılara yönelik tutumunu Nazi işkencelerine benzetti. Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan Yunanistan'a hitaben "Ya bunlar sende durmayacak ki. Sen de aç kapıyı Batı'nın o zengin memleketlerine, Avro zengini, Dolar zengini memleketlerine senin üzerinden gitsinler. Niye bu kadar engelliyor da bunlara bu Nazi işkencelerini yapıyorsunuz?" diye konuştu.

"Kimseyi ülkemizde zorla tutma gibi bir sorumluluğumuz yok" diyen Erdoğan "150 bin civarında sığınmacı Yunanistan sınırına yığıldı. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Cenevre Sözleşmesi gereği bu kişilerin Yunanistan'a ve oradan da diledikleri ülkelere geçişlerine müsaade edilmesi gerekiyordu. Ancak hem uluslararası anlaşmaları hem de insani tüm duyarlılıkları bir kenara bırakan Yunanistan, sığınmacıları şiddet uygulayarak durdurmaya ve geri göndermeye çalıştı" dedi.

Erdoğan salondakilere Türkiye-Yunanistan sınırında Yunan güvenlik güçlerinin sığınmacılara muamelesine ilişkin bir görüntü izlettirdikten sonra konuşmasına devam etti.

"Nazilerin yaptıklarıyla Yunanistan sınırındaki şu görüntüler arasında hiçbir fark yoktur" diyen Erdoğan "Onlar ne yaptıysa Nazi kamplarında işte gördünüz Yunanlar da Batı adına, Batı'nın adeta maaşlı memurları olarak; şu görüntüleri görüyorsunuz ve öldürdükleri de var. Batı’nın bunlar ücretli lejyonerleri" ifadelerini kullandı. Erdoğan konuyu Brüksel'de Avrupa Birliği yetkilileriyle yaptığı temaslarda da dile getirdiğini söyledi.

"Biz Yunan mezalimini tarihten biliriz" diyen Erdoğan "Şimdi gelenler de aynısını yapıyorlar" diye konuştu. Erdoğan "Göçmenleri iç çamaşırlarına kadar soyup üzerlerindeki tüm paraya, telefonlarına, pasaportlarına el koyduktan sonra döverek geri göndererek insanlık suçu işleyen Yunanistan'a maalesef kimse ses çıkarmıyor" dedi.

dpa / EC, TY

©Deutsche Welle Türkçe