Erdoğan'ın alternatifi kim olur?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın açtığı kapatma davası 22 Temmuz seçimleri ile durulan yeni oluşum senaryolarını tetikledi. Kulislerde AKP'nin kapatılması, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere partinin güç dengelerini oluşturan isimlere 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi halinde, siyasette taşları yerinden oynatacağı konuşulurken, AKP'ye alternatif olabilecek yeni oluşum senaryoları da şimdiden dile getirilmeye başlandı. Yeni oluşum senaryolarının baş aktörlerini ise halen siyaset dışında bulunan pek çok isim oluşturuyor.

AKP, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın açtığı kapatma davasının ardından, formül arayışlarını sürdürüyür. Kapatma davası, 22 Temmuz seçimleri ile hız kesen siyasi kulisleri ve yeni oluşum arayışlarını da yeniden hızlandırdı.

Anayasa Mahkemesi tarafından AKP'nin kapatılması ancak Başbakan Erdoğan'a siyasi yasak getirilmemesi durumunda, yeni bir isim altında parti kurulacağı ve AKP'lilerin yine Erdoğan'ın başkanlığında yoluna devam edeceği belirtiliyor. Bu durumun siyasetteki mevcut dengelerde çok büyük sarsıntıya yol açmayacağı kaydedilirken kulisleri hareketlendiren yeni oluşum senaryoları ise AKP'nin kapatılması ve başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP'de güç dengelerinin sacayağını oluşturan isimlere siyaset yasağı getirilmesi ihtimali üzerine kuruluyor. CHP ve MHP'nin ise bugünkü mevcut kadro ve politikalarıyla AKP'nin kapatılması halinde, güçlü bir alternatif olamayacağı dile getiriliyor.

-ERDOĞAN YASAKLI OLURSA "EMANETÇİ" MODELİ-

Yeni oluşumların yanı sıra siyasette konuşulan bir başka konuyu da, partisinin kapatılması ve siyasi yasaklı durumuna gelmesi halinde Başbakan Erdoğan'ın nasıl bir yol izleyeceği oluşturuyor. Siyasi yasaklı durumuna gelmesi halinde Erdoğan'ın, kurulacak yeni partinin genel başkanlığı için, Erbakan'ın Refah Partisi'nin kapatılmasının ardından uyguladığı "emanetçi" modelini esas alacağı belirtiliyor. Erdoğan'ın kurulacak yeni partinin genel başkanlığını AKP içinde güvendiği bir isme emanet edeceği ifade ediliyor. AKP içerisinde ayrıca, kapatılması ve Başbakan Erdoğan'a siyasi yasak getirilmesi durumunda, bölünmelerin olabileceğine de işaret ediliyor.

-ÖZAL'IN DÖRT EĞİLİMİ YİNE SİYASET SAHNESİNDE-

Kapatma davasının açılmasıyla hız kazanan senaryolar, önümüzdeki süreçte, Turgut Özal'ın ANAP'la ortaya koyduğu "dört eğilimi bir araya getirme" formülünün yeniden gündeme geleceğine işaret ediyor. Buna göre, AKP'nin kapatılması halinde milletvekilleri yeni bir parti çatısı altında toplansa bile Özal'ın kurduğu ANAP örneğinde olduğu gibi dört eğilimi birleştiren yeni bir oluşum, AKP'nin en büyük alternatifi olabilecek.

-ERDOĞAN'IN ALTERNATİFİ KİM OLUR?-

Açılan kapatma davasının ardından kulislerde cevabı aranan soruyu ise "Başbakan Erdoğan'a siyaset yasağı getirilmesi durumunda alternatifinin kim olacağı" oluşturuyor. Kulislerde, Erdoğan'ın 5 yıl süreyle siyasi yasaklı olması durumunda, 22 Temmuz seçimleri öncesinde, milletvekilliğine adaylığını koymayarak siyasette şok etkisi yaratan eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'den, önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimler öncesinde Başbakan Erdoğan'la arasının açık olduğu konuşulan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e Saadet Partisi'nin önemli isimlerinden Numan Kurtulmuş'tan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'la Müslüman-sol hareketi oluşturan eski RP'li Mehmet Bekaroğlu'na kadar pek çok isim ön plana çıkıyor. AKP içindeki güç dengelerinde önemli bir isim olan Şener'in son günlerdeki "Şu anda hocalık yapıyorum. Yazacağım kitaplarım, makalelerim var. Bunlar tamamlandıktan sonra halkın talebi neyi gösterirse ona göre bir yol haritası çizebilirim" şeklindeki sözleri de siyasete döneceğinin işareti sayılıyor.

-SAADET YENİDEN YAPILANACAK İDDİASI-

Kulislerde dile getirilen bir başka iddiayı ise Saadet Partisi'nde yeni bir yapılanmaya gidileceği oluşturuyor. Kulislerde, AKP'nin kapatılması ve Erdoğan'ın yasaklı duruma düşmesi halinde Numan Kurtuluş'un yanı sıra Milli Görüş çizgisinin lideri Necmettin Erbakan'ın oğlu Fatih Erbakan'ın da siyaset sahnesine çıkabileceği konuşuluyor. Fatih Erbakan'ın askerliğini yapmamış olması ise bu olasılığın "zayıf" bir olasılık olarak dile getirilmesine yol açıyor.

-SAĞ VE SOLDAN PEK ÇOK İSİM SENARYOLARIN BAŞKÖŞESİNDE-

Kulislerde ayrıca Özal'ın dört eğilimi birleştiren ANAP'ına benzer bir siyasi yapının kurulmasına yönelik senaryolarda, eski Meclis Başkanı Hikmet Çetin, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, CHP İstanbul Milletvekili ve merkez sağın bir dönem lider adayı İlhan Kesici, CHP'den ihraç edilen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ATO Başkanı Sinan Aygün, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, 10 Aralık hareketinin sözcüsü Prof. Dr. Burhan Şenatalar ile son günlerde CHP kongresinde Baykal'a karşı aday olacağı konuşulan Prof. Dr. Süheyl Batum'un ismi de yer alıyor. Batum'un babasının eski DP milletvekili olmasının özellikle merkez sağda olumlu etki yaratabileceği kaydediliyor. Yeni oluşum arayışlarının, 22 Temmuz seçimleri öncesinde birleşme çabalarının olumsuz sonuçlanması nedeniyle hayal kırıklığı yaşayan Anavatan ve DP'nin de hareketlenmesine yol açacağı belirtiliyor. Kulislerde, AKP'nin kapatılması halinde, güçlü bir merkez sağa ihtiyaç olduğu ancak böyle bir yapılanmanın AKP'nin alternatifi olabileceği konuşulurken, eski Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, eski DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ve 22 Temmuz seçimlerinde Rize'den bağımsız milletvekili olarak Meclis'e giren eski ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın da, aktif olarak siyaset sahnesinde yer alabileceği kaydediliyor.

(ANKA)