HABER

"FETÖ ile mücadelede KKTC, Türkiye'nin yanında duran ilk ülkedir"

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: - "FETÖ ile mücadele konusunda, KKTC ilk olarak Türkiye'nin yanında duran ve FETÖ'ye karşı karar alarak, FETÖ mücadelesine destek veren bir ülkedir" - "Adli tıp ve adalet hizmetlerinin daha etkin ve hızlı yerine getirilmesi, her iki ülke arasındaki suçluların iadesi konusundaki hızın daha da artması konusunda mutabakata vardık" - KKTC İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars: - "Ülkemizin hukukunun gelişmesi ve Türkiye ile olan adli iş birliğimizin, sağlam temeller üzerinde, her iki toplumun menfaatinin ve hizmetlerinin etkin ve adil olması konusunda son derece önemlidir"

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "FETÖ ile mücadele konusunda, KKTC ilk olarak Türkiye'nin yanında duran ve FETÖ'ye karşı karar alarak, FETÖ mücadelesine destek veren bir ülkedir." dedi.

Gül, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars'ı bakanlıktaki makamında ziyaret etti.

Heyetler arası görüşmenin ardından iki bakan, ortak basın toplantısı düzenledi.

Gül, Kıbrıs Türkünün eşitlik ve özgürlük mücadelesinin en anlamlı eserini teşkil eden KKTC'de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, Baybars ve ekibine misafirperverliklerinden dolayı teşekkürlerini iletti.

Türkiye ile KKTC arasındaki kardeşlik ve dostluk bağının her geçen gün artarak devam ettiğini belirten Gül, Türkiye'nin KKTC'nin istikrar ve refahını, kendi istikrar ve refahından ayrı tutmadığını söyledi.

Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Kıbrıs meselesine her zaman milli davanın gerektirdiği hassasiyetle yaklaştığını vurgulayarak, bu hassasiyeti büyük kararlılıkla sürdüreceğini, sahip olduğu hakları korumak için adım atmaktan çekinmeden mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.

Özellikle adli iş birliği konusunda çok değerli çalışmalar ortaya koyduklarının altını çizen Gül, bu çerçevede infaz sisteminin daha çağdaş hale gelmesi ve Türkiye tecrübeleri hususunda paylaşımlarda bulunduklarını anlattı.

Gül, bu konudaki fiziki ve eğitim desteğiyle, diğer mevzuat hususundaki tecrübe paylaşımlarını konuştuklarına değinerek, "Adli tıp ve adalet hizmetlerinin daha etkin ve hızlı yerine getirilmesi, her iki ülke arasındaki suçluların iadesi konusundaki hızın daha da artması konusunda mutabakata vardık." ifadelerini kullandı.

- "KKTC, FETÖ mücadelesine destek veren bir ülkedir"

KKTC'nin her zaman terörle mücadelede Türkiye'nin yanında bulunduğunu vurgulayan Gül, şöyle devam etti:

"Özellikle, FETÖ ile mücadele konusunda KKTC ilk olarak Türkiye'nin yanında duran ve FETÖ'ye karşı karar alarak, FETÖ mücadelesine destek veren bir ülkedir. Yargı teşkilatlarımız arasında suçluların iadesi ve FETÖ ile mücadele konusunda çok önemli adımlar atıldı. Hem yargısal hem de idari konularda mücadele sürmektedir çünkü terörle mücadele, ortak ve kararlı şekilde sürdürülünce başarıya ulaşır.

FETÖ başta olmak üzere, tüm terör örgütleriyle ortak mücadele kararlığımızı bir kez daha yineledik. Bu konuda, adli iş birliğimizi daha da iyi noktaya ulaştıracak adımları hep birlikte atma adına kararlar aldık, bunu da hayata geçireceğiz."

Gül, Kıbrıs meselesinde kalıcı çözüme ilişkin tüm çabaların, Rum tarafının inatçı ve diyaloğa kapalı tavrı sebebiyle sekteye uğradığına işaret ederek, Türkiye ve KKTC'nin her zaman için meseleye diyalog, diplomasiye dayalı, müzakere edilmiş adil ve kalıcı çözüm getirilmesi gerektiği tutumunu ortaya koyduğunu belirtti.

Rum tarafının, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde ortaklık kurmaya ve bu temelde siyasi gücü paylaşmaya yanaşmadığına dikkati çeken Gül, bu zihniyetten uzaklaşılmadığı sürece, Ada'da yeni ve köklü bir ortaklığın tesisine yönelik her türlü girişimin başarısızlığa mahkum olacağını kaydetti.

- "Türkiye, tutumunu uluslararası hukuka uygun şekilde sürdürmektedir"

Gül, Türkiye'nin yoğun şekilde hidrokarbon konusundaki çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, "Fatih, Yavuz, Barbaros Hayreddin ve Oruç Reis sismik ve sondaj gemilerimiz çalışmalarını sürdürmektedir. Ülkelerimizin gündemi, ortak kaderimiz çerçevesinde, aynı ölçüde şekillenmektedir." diye konuştu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tek taraflı yürüttüğü hidrokarbon faaliyetlerinin, bölgenin istikrarı açısından tehdit oluşturduğuna ve bunlara izin vermeyeceklerini her vesileyle dile getirdiklerine dikkati çeken Gül, "Bu konuda Türkiye tutumunu, uluslararası hukuka uygun şekilde sürdürmektedir. Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını koruma irademizi şüpheye yer bırakmayacak şekilde kararlılığımızı sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Gül, Ada'nın tek sahibiymiş gibi hareket eden Rumların, uzlaşmaz tutumlarını gözler önüne sermesi bakımından yakın zamanda KKTC'nin, Kıbrıslı Rumlara sunduğu hidrokarbon konusunda paylaşımı ve iş birliğini içeren önerinin kıymetli olduğunu vurguladı.

Maraş Bölgesi'nin, KKTC toprağı olduğuna da işaret eden Gül, mevcut durumda Kıbrıs hükümetinin Maraş'ta envanter çalışması başlatmasını, mülkiyet haklarının korunarak bir çözüm girişiminde bulunmasını desteklediklerini kaydetti.

- "Eylül'den bu yana ciddi adımları hep birlikte attık"

Baybars da Bakan Gül'ü ağırlamaktan ve heyetlerin birlikte istişare toplantısı yapmasından büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Türkiye ile KKTC'nin iş birliğinin yeni olmadığını belirten Baybars, iki ülke arasında yaşamsal önemde tarihi ve kültürel bağların bulunduğunu dile getirdi.

Baybars, bu bağlarla iki ülke arasındaki iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınmasının çok önemli olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin her zaman KKTC'nin yanında bulunduğunu vurguladı.

Bu anlamda hem hükümeti hem de bakanlığı adına kendilerine teşekkürü borç bildiğini belirten Baybars, şunları kaydetti:

"Geçen yıl eylülde Ankara ziyaretimiz kapsamında, adli konularda iş birliği, yardımlaşma, suçla mücadele, suçluların nakil ve iade prosedürleri, ülkemiz için son derece önemli olan uluslararası alanda insan onuruna yakışır bir cezaevine kavuşmamız için yeni cezaevi inşaatının tamamlanması, gerekli adımların atılması, teknik ve eğitim desteğinin sağlanması gibi konularda çalışma toplantısı gerçekleştirmiştik.

Bu toplantı neticesinde, eylülden bu yana ciddi ve önemli adımları hep birlikte attık. Bu, bizler için son derece memnuniyet vericidir. Ülkemizin hukukunun gelişmesi ve Türkiye ile adli iş birliğimizin sağlam temeller üzerinde, her iki toplumun menfaatinin ve hizmetlerinin etkin, adil olması konusunda son derece önemlidir. Bizler de bunu sağlamak için bugün bir kez daha buradayız."

Baybars, kendileri için son derece önemli olan yeni cezaevinin 2020'nin başında hizmete girmesi noktasında, bugün istişareler yapıldığını anlatarak, bu noktada mevzuatın oluşturulması, çağdaş, adil, insan onuruna yakışır ve toplumda ıslaha yönelik çalışmalarda yeni cezaevinin hem teknik hem de eğitim altyapısının sağlanmasının son derece olumlu olduğunu sözlerine ekledi.

Geri Dön