Garanti Ukrayna'ya gidiyor

İSTANBUL (İHA) - Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, Ukrayna pazarına girerek 2008 içinde bu ülkede bir satınalma gerçekleştirmiş olmayı hedeflediklerini bildirdi.

Boryad Dergisi'ne konuşan Özen, Garanti Bankası'nın, ulusal bir bankadan bölgesel bir bankaya dönüşme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, "Güçlü ortaklarımız Doğuş Grubu ve General Electric (GE) ile eşit ortaklık prensipleri çerçevesinde işbirliği yaparak bu potansiyelimizi kademeli bir şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Bu doğrultuda, uzun vadeli riske göre düzeltilmiş özsermaye karlılığı ve büyümesi Türkiye'den az olmayan yakın çevredeki ülkeleri inceliyoruz" dedi. Öncelikli olarak Romanya pazarında büyüme kararı aldıklarını ifade eden Özen, "Oradaki şubelerimiz ağırlıklı olarak kurumsal bankacılık alanında faaliyet gösteriyordu. İlk olarak faaliyet alanımızı, bireysel bankacılık faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletmeye başladık. Örneğin, başarılı kredi kartı programımız Bonus'u Romanya pazarına taşıdık.

Aynı zamanda oradaki fiziki dağıtım kanallarımızı genişletme yönünde yatırımlarımızı da artırdık. Şu an Romanya'da 40'a yakın şubeye ulaşmış durumdayız. Bizim çalışmalarımızla eş zamanlı olarak Doğuş Holding, GE'nin Romanya'daki tüketici finansmanı faaliyetlerine ortak oldu. Aldığımız karar çerçevesinde, Doğuş ve GE'nin ortak olduğu tüketici finansmanı şirketleri ile bizim şubelerimizi aynı çatı altında birleştirmeyi planlıyoruz" diye kaydetti. "Romanya pazarının yanı sıra, yüksek büyüme potansiyeli olduğuna inandığımız Ukrayna gibi diğer ülkelere girmek için de çalışmalar yapıyoruz" diyen Özen, bu alanda halen görüşmelerinin devam ettiğini ve 2008 içinde bu ülkede bir satınalmayı gerçekleştirmiş olmayı hedeflediklerini bildirdi.

Türkiye ekonomisini önümüzdeki dönemde ne gibi gelişmeler beklediği yönündeki soru üzerine Özen şöyle devam etti: "ABD'de başlayıp, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerine kadar yayılma eğilimi gösteren krizin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Nitekim nispi etkilerine ilişkin öncü göstergeler de gelmeye başladı. Ancak, hangi derecede etkileyeceği belirsizliğini koruyor. 38 milyar dolara ulaşan cari işlemler açığı nedeniyle, Türkiye'nin konumu biraz daha kritik. Bu nedenle böyle bir dönemde, dünyada meydana gelen belirsizliklere ek olarak, iç dinamiklerden kaynaklanan belirsizlik yaratmamaya gayret edilmeli. 2008 yılına ilişkin makroekonomik hedeflerin ve öngörülerin gerçekleşmesi, büyük ölçüde uluslararası gelişmelere ve krizin ülkemizi etkileme derecesine bağlı. Ayrıca yurtdışı piyasalardaki bozulma ile daha bir önem kazanan mali disiplinin korunması için de, disiplini bozabilecek davranışlardan mutlaka uzak durulmalı. Bu dönemde gereken önlemlerin alınması ve iyi bir yönetim gösterilmesi halinde, global krizin ülkemize olumsuz etkilerinin ekonomide ciddi hasarlara sebep olacak boyutta olacağını sanmıyorum".

Özen, enflasyonun yılsonunda yüzde 6.5 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini ifade ederek, "FED'in yapacağı indirimler doğrultusunda TC Merkez Bankası da faiz indirimlerine devam edebilir. Nitekim Merkez Bankası son faiz kararının ardından yaptığı açıklamada, global piyasalardaki gelişmelerin faiz kararı üzerindeki öneminin arttığını vurguladı. Bizim beklentimiz, kısa vadeli faiz oranlarının ilk 6 ayda en fazla yüzde 0.50, yurtdışı gelişmelere bağlı olarak da en fazla yüzde 0.75 indirileceği
yönünde" diye kaydetti.