HABER

Gastrit nedir? Bu belirtileri yaşıyorsanız dikkat! Bakın ne iyi gelir

Gastrit, midede asit salgılama özelliğindeki dokunun hasarıyla meydana gelir. Midede bir duvar vardır, mide duvarı 4-5 kattan oluşur. Bu katmanlarda mideyi koruyan bir denge vardır. Mide mukus denilen koruyucu bir bezle kaplıdır. Midedeki asit - baz dengesinde, mideye saldırı ön plandaysa, bu dokuda hasar meydana geldiyse gastrit adı verilir. Biraz daha derinse erozyon, biraz daha derinse ülserdir.

Bu hasarlar sadece mideyle sınırlı değildir. Aynı zamanda midenin çıkışında, ince bağırsağın ilk başlangıcı olan dokuda da bu hasarlar görülebilir. Hasarın neden oluştuğu çok önemlidir. Gastrit gerçekte iki şeyden oluşur. Mideye çocukluk yaşlarında yerleşen helikobakter pilori bakterisi ve bunun yaptığı hasar neden olabilir. Ya da aspirin ve romatizmal ağrı kesicilerin kullanımı gastritin oluşumunda etkilidir. Gastrit ya da ülser, midede değişken derecede şiddette iltihaptır. Dokuda kayıptır.

GASTRİT SEBEPLERİ NELERDİR?

Gastrite yenen yemeklerin sebep olduğunu düşünebiliriz. Gastrit ya da ülser midede bir yaradır. Yüzde 85 oranında mikroplar ya da ağrı kesiciler nedeniyle oluşmaktadır.

Gastritin çoğu inaktiftir. Midemiz steril bir organ değildir. Bakteriler ve virüs partikülleri yutarız. Dolayısıyla midede asit bazdan oluşan döngü bozulmaktadır. Hazımsızlık ya da ülser şikayetleri de birbirine karışabilir. Endoskopiyle hazımsızlık ya da gastrit arasında ayrım yapılmalıdır.

GASTRİT BELİRTİLERİ NELERDİR?

Gastrit, midede yanma, şişlik, dolgunluk, baskı, acı su gelmesi, hazımsızlık, tokluk, basınç, gerginlik gibi birçok şikayet yapabilir. Mide şikayetlerinin çoğu gastritten de hazımsızlıktan da kaynaklanabilir. Ancak burada hazımsızlık çok daha önde bir tablodur. Gastritin hazımsızlık gibi davranabileceği unutulmamalıdır.

Midede her ne şikayet olursa olsun, var olan şikayetler yeniyse, 2 haftanın üzerinde olmaya başladıysa ya da eski fakat daha sık ve şiddetli olmaya başladıysa, bu hazımsızlığın oluştuğu veya gastritin alevlendiği anlamına gelebilir.

GASTRİT TANISI NASIL KONUR?

Midede şikayetler oluşmaya başladığında 2 hafta temel kuraldır. 2 haftanın üstünde midede herhangi bir şikayet sürdüyse, doktora gidilmelidir. Yeme içme ile ilişkisi, açlık tokluk ile ilişkisi, sigara ve alkol tüketimi, stres dengesi, öğün sıklığı, içeceklerin sıklığı, yeme tarzları, pişirme sıklığı sorgulanır. 2 hafta boyunca yaşananlar tartılmalıdır.

Özellikle 40 yaş üstü hastalarda endoskopiyi şart koşuyoruz. Alarm bulguları dediğimiz kilo kaybı, yüksek ateş, ağrı, gece şikayeti, bulantı, kusma, siyah renkli dışkılama olduğunda mutlaka daha acil ve ileri tetkikler olmalıdır. Fakat gastritin teşhisi için az ilaç verilebilir, yeme şekline dikkat etmesi önerilir. Şikayetler hala devam ediyorsa, mutlaka tüm batın ultrason yapılmalı, karaciğer, safra, pankreas hastalıklarından ayırıcı tanı yapılmalıdır.

GASTRİT NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Bir insanda 10 yıl boyunca sürekli gastrit olmaz. Sizin bu sürede sık sık şikayetiniz olur. Bunu tedavi etmek için bireye yönelik tedavi uygulanabilir. Kişiye yönelik yeme içme dengesi, stres, vücut kitle endeksi, hareket dengesi ölçülecektir.

Gastrit tedavisinde, hazımsızlık ile ayırıcı tanı yapıldıktan sonra, ilk dönem basit bir tedavi yapılabilir. Gastrite ne iyi gelir diye merak edenlerin de cevap bulacağı bu tedavi sürecinde hastaya 4-6 hafta kadar asit baskılayıcı ilaçlar, midenin hareketine, gazına, spazmına iyi gelecek bir takım ilaçlar verilebilir. Çoğu gastrit rahatsızlıkları, sadece düzenli yeme alışkanlıkları, mide dost beslenme, gerektiğinde asit baskılayıcı ilaçlarla rahatlıkla iyileşir.

Şikayetler tekrar devam ediyorsa, asit baskılayıcı etkisi daha şiddetli olan ilaçlar 4-8 hafta boyunca kullanılabilir. Gastrit ülsere dönmeden rahatlıkla iyileştirilebilen bir hastalıktır.

HANGİ BESİNLER GASTRİT OLUŞUMUNU TETİKLER?

Gastrit, asit salgılayan dokuda bir hasarla oluşur. Önemi olan bunun bir mikrop ya da ağrı kesicilerle oluştuğunu bilmektir. Gastrit ülser, gözle görülen ve patolojide ortaya çıkan bir yaradır. Beslenme buna yol açmaz fakat katkıda bulunur. Besinlerin mideye zarar vermesi ve gastritin artması doğru bir yaklaşımdır.

Yüksek yağlı yemekler, midede istenmeyen reaksiyonlara yol açabilir, hazmı zorlaştırır, mide boşalmasını geciktirir ve reflüye de daha fazla sebep olabilir. Mideyi yine geç boşaltan yüksek karbonhidratlı besinlerdir. Ağır şerbetli tatlılar, hamur işleri, kekler, margarinle beraber karbonhidratı bol olan hamur işleri sindirimi zor olan besinlerdir. Gastrit alevlenmesi durumunda midede çok daha fazla şikayetlerin görülmesine neden olacaktır.

Sigara direkt olarak artışa sebep olacaktır. Bunun yanında alkol, çok yemek, yemekleri karıştırmak, mangalda yapılan gıdalarla beslenme etkili olacaktır. Salata ya da meyveler, gastrit alevlenmesinde asit salgısını arttırırlar. Mide boşalmasını geciktirirler. Her sağlıklı besin, gastrit ya da ülser varsa sağlıklı olacak anlamına gelmez. Bunları biraz pişmiş tüketmek lazımdır.

Dolayısıyla gastrit ya da ülser hastalığında mutlaka az, sık, pişmiş beslenmeli, glisemik endeksi düşük yağ kızartmadan uzak durulmalı, haşlanmış gıdalarla mide dost beslenme yapılmalı, çiğ meyvelerden de uzak durulmalıdır. Bu sayede hem mide rahat boşalacak, asit salgısı uzun süre kalmayacaktır.

GASTRİT TEDAVİ EDİLDİKTEN SONRA TEKRAR ORTAYA ÇIKAR MI?

Midede birçok şikayet uzun süreli olabilir, bunları asla gastrite bağlamamak gerekir. Gastrit ya da ülser, midede asit artışıyla asit salgılayan dokudaki hasardır. Bu hasar uzun yıllar boyunca sürmez. Gastrit hastalığı olduğunda, mikroplar tedavi edilir, kişi mideye dokunan besinlerden uzak tutulur. Hazımsızlık şikayeti tekrarlayabilir fakat bu gastrit ya da ülser anlamına gelmez.

Mide mikrobu, yıllar sonra tekrar geri kazanılarak gastrit ülsere yol açabilir. Başka bir hastalık çıkıp o mideyi tutarak gastrit yapabilir. Tek başına yeme içme alışkanlıkları ve stres direkt gastrite neden olmaz. Bunlar var olan bir tabloyu şiddetlendirir.

GASTRİTTEN KORUNMAK İÇİN BESİNLER NASIL TÜKETİLMELİ?

Hazımsızlıkla gastrit birbirine karıştırılmamalıdır. Gastrit dokuda bir hasardır, bu hasar daha da fazla olduğunda ülsere dönüşür. Midedeki her şikayet gastrit ülser değildir. Gastrite yol açan her neyse öncelikle onlarla savaşılmalıdır. Nedeni olabilecek bütün faktörlere yönelik tedavi yapılmalıdır. Eğer biz midede asit salgılatan besinleri, midenin geç boşalmasını sağlayan besinleri tüketmeyi azaltırsak bu bize fayda sağlar. Yüksek yağlı ve yüksek karbonhidratlı tüm besinler de azaltılmalıdır. İçinde çok pişmemiş besinlerin olduğu yemekler midede şikayetler yapabilir. Az ve küçük porsiyonlarla beslenmek lazımdır.

Salata ve meyve sağlıklıdır, ancak asit üretebilir, gastrit ülser hastalığına kötü gelebilir. Salataları da biraz pişmiş soslarla servis etmek gerekir. Pişmiş, buhar modunda ya da fırın modunda kullanılabilir. Az ve küçük porsiyonlar halinde tüketilmelidir.

Ananas, yaban mersini, kudret narı, sarı kantaron, meyan, anason, adaçayı, melisa, kimyon, kişniş gibi bitkiler, bitki çayı veya yemeklerde mutlaka kullanılmalıdır. Mide asidini baskılama ve mide boşalmasında etkilidirler. Aç karnına kahve, kola içilmemeli, alkollü içecekler ve sigaradan uzak durulmalıdır.

GASTRİT TEDAVİ EDİLMEZSE NE GİBİ RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLUR?

Gastrit alevlendikçe daha fazla dokuda hasar olacaktır. On iki parmak bağırsağında ülsere dönüşüp, orada deformasyon ve dokuda geri dönüşümsüz daralmalar yaptığını, ülsere bağlı kanamalar yaptığını biliyoruz. Aynı zamanda asit salınımının çok fazla olmasıyla, reflüsü olanlarda ciddi reflü atakları ve alt yemek borularında ciddi tahrişler yaratmaktadır.

Şikayetler iki haftanın üzerindeyse, bunlarla ilgili mutlaka mide koruyucu düzenlemeler yapılmalı, doktor tarafından önerilen sürede mutlaka ilaçlar alınmalıdır. Bu sayede gastrit ülsere dönüşmez.

GASTRİT VE KANSER ARASINDA İLİŞKİ VAR MIDIR?

Gastrit, asit salgılayan dokuda yüzeyel bir hasardır. Gastrite neden olan olay alkol, sinir, stres, sigara gibi etkenler değildir. Bunla var olan şikayeti arttırır. Gastrite, çocuklukta yerleşen mikrop ve ağrı kesiciler neden olur. Bu mikrop pozitifliğinin bazı türlerinin kanserle ilişkisi bilinmektedir. Ancak bunun olasılığı son derece düşüktür. Çoğu kişide bu mikrop vardır ve midede şikayet bile yapmamaktadır.

Ailesinde kanser olduğunu bildiğimiz, midede sık alevlenme yaşayan kişileri bildiğimiz, şikayetleri sık olan hastalarda helikobakter pilori mikrobu varsa, mutlaka bu mikrobu tedavi ederiz. Midede hücre değişikliği varsa doktora mutlaka yorumlatmak gerekir.

Basit bir gastrit diyerek geçmemeli, çok az olasılık da olsa kanserle ilişkisinin olabileceği mutlaka akılda tutulmalıdır. Bunların endoskobik takibinin yapılması önemlidir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön