Gelinlerin cinayetinde ilginç iddia!

Afyonkarahisar'ın Salar kasabasında meydana gelen 3 kişinin öldürüldüğü olayla ilgili küçük gelinin eşi konuştu.

Ailelerinden üç kişiyi öldürüp kaçmaya çalışırken yakalanan iki elti Sultan Karaaslan ile Gülizar Polat'ın mahkemeye çıkarılmalarını bekleyen Gülizar Polat'ın dini nikahlı eşi Mevlüt Karaaslan, olayla ilgili gazetecilere bilgi verdi. Gazetelerde yer alan tüm haberlerin iki zanlının ifadelerine göre yazıldığını ve gerçekleri yansıtmadığını belirten Mevlüt Karaaslan, olayın para yüzünden meydana geldiğini iddia etti.

Her ailede olabilecek tartışmaların kendi aralarında da yaşandığını ancak kesinlikle dayak olayı olmadığını belirten Mevlüt Karaaslan, şunları söyledi:
"Dayak olayı yalan. İki yıllık eşime mümkün değil en ufak bir fiske vurmadım. Tamamen maddiyata dayanan bir olay bu. Babamın evinde 28 milyar vardı. Tüm işlerimizi birlikte yaptığımız için iyi biliyorum. Döviz ve altınlar vardı. Benim evimden 8 bilezik, 1500 Euro, 1400 YTL nakit para, 5 tane cumhuriyet altını alınmış. Bu iş kesinlikle para için. Evde olayın bu şekle gelecek bir sorunumuz yoktu. Kavgamız falan yoktu. Olay günü zaten saat 9 -10 civarında annemlere gitmiştik. Annem, babam, kızım, eşim birlikte kahvaltı yaptık. Babam öğle saatlerinde yem almak için çıktı. Bende işe çıktım. Eşim annemin yanında kalmıştı."

Bu kadar vahşice işlenecek bir mesele olmadığını anlatan Mevlüt Karaaslan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunlar tamamen maddiyat için yapılan şeyler. Dini nikahlı yaşadığım doğrudur. Eşim aslında 18 yaşından büyük ama babası küçük yazdırmış. Testle bu durum belli olur. Tahminen 50-55 milyar lira götürmüşler. Savcılık ve karakoldan edindiğim bilgiye göre, önce annemi çağırıyorlar benim eve. Oda kapısına girerken birisi kapıyı açmış, birisi ingiliz anahtarı ile kafasına vurmuş. Sonra ikisi birden vurmuşlar. Annemin parmaklarını bile kopartmışlar."

Adaletten bu vahşi cinayetin zanlılarının cezalandırılmasını istediklerini anlatan Mevlüt Karaaslan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Planlayarak tek tek katletmişler. Annemden sonra babamı öldürmüşler. Babamın önce sırtından sıkmışlar, kurşun kalbini delip çıkmış. Sonra suratına sıkmışlar. Sonra ağabeyim eve geliyor. Babamın cesedini görüyor, o an ona da ateş etmişler. Ağabeyimin önce koluna gelmiş, sonra kalbine sıkmışlar. Ağabeyimin bacaklarında da satır yarası var. Ölenlere öldükten sonra işkence yapmışlar satırla ve nacakla. Bana telefon açtılar eve geldin mi diye. Sonra anladım ki 2 saate yakın beni evde beklemişler. Lambaları söndürüp ışıkları söndürüp kapının arkasına saklanmış beklemişler. Benim bir kızım, ağabeyimin 5 çocuğu var. Çocuklarımı daha göremedim. Mahkeme kanalıyla onları da alacağım."
Ortada planlanmış maddiyata dayanan bir cinayet olduğunu anlatan Mevlüt Karaaslan, konuşmasını şöyle tamamladı: "Arkasında başka şahıslar olabilir. Üçümüzün evi de ayrı. Kavga olacak bir şey yok. Giden paradan bir haber yok. Adaleti bekliyoruz. Tam bir bilgi edinemedim. Benim bir valizim vardı. Onu hazırlamışlar. Tüm evleri aramışlar. Evlerde değerli hiçbir şey bırakmamışlar. Kala kala annemin tek bir küpesi kalmış. Jandarma bana onu verdi. Annemin ismini taşıyan tek çocuğumu katil zanlısının annesine bırakmam, mutlaka onu alacağım. Çocukları henüz göremedik."