George Floyd protestoları: ABD'de eylemlerin arkasında hangi gruplar var, gösterilere kimler katılıyor?

ABD'de George Floyd'un öldürülmesiyle başlayan ve birçok kente yayılan eylemler sürüyor. Federal yönetim olaylardan Antifa ve diğer sol örgütleri sorumlu tutuyor. Bazı eyalet yönetimleri ise radikal sağ örgütler ile beyaz ırkın üstünlüğünü savunanların da eylemlerde rolü olduğunu söylüyor.

George Floyd protestoları: ABD'de eylemlerin arkasında hangi gruplar var, gösterilere kimler katılıyor?

ABD'nin Minneapolis kentinde siyah bir adamın polis tarafından gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar, 20'den fazla eyalete yayılırken, şiddet olayları ve eylemciler ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar da büyüyor.

Protestoların ilk dönemlerinde yürüyüşler ve eylemler barışçıl bir şekilde yapılıyordu. Ancak özellikle son birkaç gündür yağmalama, binaların kundaklanması ve yollarda barikat kurulması gibi eylemlerin arttığına yönelik haber geliyor. Güvenlik güçleri, biber gazı, cop ve plastik mermi kullanarak, eylemcilere müdahele ediyor.

Federal yönetim, eylemcileri "radikal sol örgütler" olarak tanımlıyor. ABD Başkanı Donald Trump, olayların şiddete dönüşmesinden "Antifa ve diğer radikal sol örgütleri" sorumlu tuttu.

Trump, Antifa'yı "terör örgütü" olarak tanımlayacaklarını duyurdu.

Ancak bazı eyaletlerde, yerel yöneticiler, sol örgütlerin dışında aşırı sağ grupların da eylemlere katılarak şiddet olaylarını kışkırttığı uyarısı yapıyor.

Bazı bilinen aşırı sağ grupların, sosyal medya üzerinden eylemlere katılma çağrısı yaptı. Hatta aşırı sağ bir grup, Telegram hesabından Atlanta'da CNN'in merkezine yönelik saldırı sırasında çekilmiş fotoğraflar paylaştı.

AMERIKA

Protestolar nasıl başladı ve arkasında kimler var?

ABD'nin Minnesota eyaletine bağlı Minneapolis şehrinde, 46 yaşındaki George Floyd, kendisini gözaltına almak isteyen polis memuru Derek Chavin tarafından yere yatılırıp polisin diziyle boğazına bastırmasının ardından hayatını kaybetmişti.

Olay sırasında çekilen videolarda, Floyd'un yerde yatarken, bilinci kaybetmeden önce defalarca "Nefes alamıyorum" dediği duyuluyor.

Bu görüntüler, ABD'de büyük bir infial yarattı. Minneapolis'te başlayan gösteriler, geçen hafta içerisinde birçok başka kente yayıldı. Olaylar sırasında birçok işyeri ve bina kundaklandı, bazı dükkanlar yağmalandı.

Minneapolis'teki eylemlerin ilk aşamasında sokağa dökülen kitlenin ağırlıklı olarak hak ve eşitlik talebini dile getirmek isteyen siyahlar olduğu görülüyor. Siyahların yanı sıra orta sınıf, genç ve beyazların da eylemlere destek verdiği belirtiliyor. Ayrıca, ABD'nin bir diğer büyük azınlık grubu Latin kökenlilerin de eylemlere katıldığı bildiriliyor.

Bu bağlamda ABD basınında, New York'ta 2014 yılında Eric Garner'ın polis tarafından gözaltına alınırken boğazından sıkılması sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan protestolarla paralellik kuruldu.

New Yorker dergisi, özellikle liberal görüşlerin ön plana çıktığı batı ve doğu yakasındaki büyük kentlerde, protestolara katılanların çoğunluğunu siyahlar değil, beyazların oluşturduğunu yazdı.

PROTESTO

Şiddet olaylarını**n arkasında hangi gruplar var**?

Barışçıl başlayan protestolar sırasında yağmalama ve kundaklama gibi olayların artmasının arkasında kimin ya da hangi grupların olduğu kesin bir şekilde bilinmiyor. Federal yönetim ile bazı eyalet yönetimleri, farklı grupları sorumlu tutuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, protestoları "terör" olarak nitelendirdi.

Trump, protestoların başını "Antifa ve diğer radikal sol örgütlerin" çektiğini öne sürdü ve Antifa'yı "terör örgütü" olarak tanımlayacağını ilan etti.

ABD Adalet Bakanı William Barr, protestoların arkasındaki "suç örgütleri ve kışkırtıcıları" tespit etmek için Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) bağlı 56 bölgesel Ortak Terör Görev Gücü'nün devreye gireceğini açıkladı.

Barr, "Ayaklanmalarla bağlantılı olarak Antifa ve diğer benzer grupların kışkırttığı ve sürdürdüğü şiddet olayları iç terör eylemidir ve buna göre muamele edilecektir" dedi.

Ancak ABD basını ve bazı uzmanlar, olayların arkasında Antifa ve benzer örgütlerin olduğuna dair kamuoyuyla paylaşılmış herhangi bir bulgu ya da kanıt olmadığına dikkat çekiyor.

Ayrıca ABD'li yorumcular, Antifa'nın "terör örgütü" olarak tanımlanmasının hukuken sıkıntılı bir konu olduğunu ifade ediyor. Bu yorumlara dayanarak olarak da ABD'de "iç terörü" tanımlayan bir yasal düzenleme olmamasını ve var olan yasal düzenlemelerin de ülke dışındaki gruplara yönelik olmasını gösteriyor.

Slate'e konuyla ilgili bir makale yazan güvenlik uzmanları ve akademisyenler Jason Blazakis ve Colin Clarke, Trump'ın başkanlık kararnamesi yayımlayarak Antifa'yı "terör örgütü" ilan edebileceğini ancak bunun da fiiliyatta alınacak önlemler konusunda hukuki bir boşluk yaratacağını ifade ediyor.

PROTESTOS

Eyalet yetkilileri kimi suçluyor?

Federal yönetim, özellikle sol kimliğiyle bilinen örgütleri işaret etse de eyalet yönetimlerinden ise farklı açıklamalar geliyor. Ayrıca, gösterilere katılan eylemciler ve siyah toplumun liderleri de kundaklama ve yağmalama olaylarına tepki gösterip, durdurulması çağrısı yapıyor.

CNN televizyonunun Minneapolis'ten yaptığı kimi canlı yayınlarda, protestocuların bazılarının yağmalama ve kundaklama olaylarına tepki gösterdiği görüldü.

Olayların başlangıç noktası Minneapolis şehrinin de bağlı olduğu Minnesota eyaletinin Valisi Tim Walz, olayların şiddete dönüşmesinden iç terör, ideolojik motivasyonu olan radikal gruplar ve ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyen dış güçlere bağlı "unsurları" sorumlu tuttu.

Walz, haftasonu yaptığı açıklamada, Minneapolis ve komşusu St Paul şehirlerinin dışarıdan gelen bir "saldırı altında" olduğunu savunarak, yağmalama ve kundaklama olaylarına karışanların yüzde 80'inin eyalet dışından geldiğini öne sürdü.

"Minneapolis'teki olaylar artık George Floyd'un ölümüne tepki gösterilmesi olmaktan çıktı. Bunlar sivil toplumu hedef alma, korku salma ve şehirde yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik eylemler" dedi.

Vali Yardımcısı Peggy Flanagan da olayları çıkartanların beyaz ırkın üstünlüğünü savunan gruplar ve anarşistlerin olduğunu iddia etti.

New York City Emniyet Müdür Yardımcısı John Miller, şiddet olaylarının organize bir şekilde yapıldığını belirterek, olayların arkasında "anarşistlerin" olduğunu öne sürdü.

Bazı uzman ve gözlemciler de şiddet eylemlerini yapanların arasında hem radikal sağ hem de sol grupların olduğunu söylüyor.

Bu isimlerden birisi olan California Eyalet Üniversitesi Nefret ve Aşırıcılık Çalışmaları Merkezi'nin Direktörü Brian Levin, yaptıkları ilk araştırmalara göre, farklı grupların şiddet olaylarına bulaştığını aktardı.

New York Times'a konuşan Levin, "Hem internet ortamında hem de bu protestolarda aşırı sağcıların yanı sıra aşırı solcu provokatörlerin de yer aldığını kesin olarak biliyoruz" dedi.

PROTESTO

Protestolarda aşırı sağın rolü ne?

Bazı eyalet yetkililerinin açıklamalarında da bahsi geçen beyaz ırkın üstünlüğüne inanan aşırı sağcı grupların internet ortamında eylem çağrısı yaptıkları ve hatta bazı eylemlerden görüntü paylaştıkları biliniyor.

Antifa gibi, bu hareketler de merkezi bir yönetime ve örgütlenmeye sahip olmayan ancak bünyesinde farklı grupları barındıran oluşumlar olarak gösteriliyor. Kendi içinde yekpare bir yapıya sahip olmayan bu grupların bazıları, eşitlik adı altında beyazlara yönelik eşitsizlik ve haksızlık yaratıldığını savunuyor.

Bu nedenle de bazılarının sosyal medya gönderileri ve çağrılarında polis karakolları ve yönetim binaları hedef alındığını için gösterilere destek verilmesi çağırısı yapılıyor.

Beyaz ırkın üstünlüğünü savunanların bazılarını ise silahlı gruplar oluşturuyor. "Boogaloo Boys" adı verilen bu gruplar, ABD'deki düzenin değişmesi ve "beyazlar için daha adil bir düzen kurulması" için ikinci bir iç savaşın yaşanması gerektiğini savunuyor.

Bu fikri savunanlar, Hawaii gömlekler giyerek ellerinde silahla verdikleri pozlarla ve sembol olarak da ABD bayrağının farklı versiyonları kullanmalarıyla tanınıyor.

New York Times gazetesi, son bir hafta içerisinde aşırı sağ grup mensuplarının sosyal medyada aralarında Boston, Buffalo, Richmand, Dallas ve Salem'in de olduğu en az 20 şehirde silahlarıyla ya da ırkçı posterlerle protestolara katıldıklarını gösteren paylaşımlar yaptıklarını bildirdi.

Georgia yerel basınında, bazı radikal sağ grupların Telegram hesaplarında eyaletin başkenti Atlanta'daki CNN merkezine yapılan saldırının görüntülerini yayınlayıp, kendi üyelerinin de orada olduğunu yazdıkları yönünde haberler çıktı.