HABER

Gözler Yıllar Sonra İlk Siyasi Düelloda

Gözler Yıllar Sonra İlk Siyasi Düelloda

23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iki adayı CHP’li Ekrem İmamoğlu ve AK Partili Binali Yıldırım, gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayacak. 16 Haziran’daki düellodan beklentileri ve seçim sonuçlarına olası etkileri VOA Türkçe uzmanlara sordu

Türkiye’de uzun yıllar sonra ilk kez ülkenin en önemli seçimlerinden birinin, iki büyük adayı, televizyonların ortak yayınında kozlarını paylaşacak.

23 Haziran’da yapılacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinden tam bir hafta önce 16 Haziran’da CHP adayı Ekrem İmamoğlu ve AKP adayı Binali Yıldırım, Fox TV spikeri İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlayacak.

Bu tartışma programı ile ilgili ilk çağrıyı Habertürk spikeri Didem Aslan Yılmaz yapmıştı. Ancak Türkiye’nin merakla beklediği televizyon düellosu için ilk teklif ülkenin en deneyimli televizyoncularından Uğur Dündar’a gitti.

Ancak Dündar, “Tarihi 31 Mart seçimleri öncesinde, Sayın Yıldırım ve Sayın İmamoğlu'nun katılacağı açık oturumun moderatörlüğü için her iki adayın da ismim üzerinde uzlaşmaları, onurla sürdürdüğüm 50 yıllık meslek hayatımın manevi madalyalarından biri olmuştur. Bunlarla birlikte moderatörlüğüm üzerinden her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek bir takım hazırlıklar yapıldığını görüyor ve bu sebeple 50 yıldır ödünsüz bağlı kaldığım evrensel yayıncılık ilkeleri gereği moderatörlük yapmama yönünde aldığım kararı kamuoyuna saygıyla arz ediyorum”diyerek adaylıktan çekildi.

Bu sözler kamuoyunda Uğur Dündar’ın baskı altında kalarak çekildiği yorumlarına neden olsa da yılların televizyoncusu bu yorumları reddetti.

Küçükkaya’nın iki şartı

İsmail Küçükkaya ise Fatih Portakal’ın sunduğu FOX TV Ana Haber’e katılarak, teklifi aldığında iki şart sunduğunu belirtti.

Küçükkaya, “Bana bu teklif geldiğinde iki şartım olacak dedim. İki adayın da benim bu programı sunmamı istemesi ve iki partinin de benim için onay vermesi. Bu şartlar gerçekleşirse o zaman görevi kabul ederim dedim” diye konuştu.

Uğur Dündar ise, AKP’nin kendisinden sonra Türkiye’nin en çok seyredilen televizyon haber programını sunan ve Ekrem İmamoğlu’nun üniversiteden arkadaşı olan Fatih Portakal’ı ikinci tercih olarak öne sürdüğünü iddia etti. Dündar, CHP’nin önerisi Didem Aslan Yılmaz’ın reddedildiğini dile getirdi.

Türkiye siyasi tarihinde bir ilk canlı yayın protokolü

17 yıl sonra bir seçimin iki büyük adayı karşı karşıya gelmeye hazırlanırken, altı maddelik bir de protokol imzalandı.

Türkiye siyasi tarihinde bir ilk olan bu protokole göre, “Canlı yayın tüm kanallara açık ortak yayınla yapılacak, moderatör her bir adaya eşit soru ve eşit süre ilkesine göre sorular soracak. Yayın, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nden yapılacak ve AK Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından görevlendirilmiş ortak bir ekip tarafından gerçekleştirilecek.”

Kemal Can: “AKP bu düelloyla ‘Erdoğan’ın dengi İmamoğlu değil Yıldırım’dır’ algısını pekiştirmek istiyor”

Peki 31 Mart seçimlerinden sonra televizyon tartışmasına uzak duran Binali Yıldırım ve AKP neden şimdi tartışmayı ısrarlı ister noktaya geldi.

Yıllarca NTV Haber Merkezi’ni yönetmiş birçok tartışma programını hazırlamış olan gazeteci Kemal Can, AKP cephesinin kaybolan itibarını bu programla yeniden kazanma amacı güttüğü kanısında.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Can, “Öncelikle negatif algıyı kaldırmak ve Binali Yıldırım’ı Ekrem İmamoğlu ile denklemek için iyi bir araç olduğunu düşündüler. Bu aynı zamanda Erdoğan’ı geriye çekmeyi tamamlayacak bir siyasi hamle de oldu. Zira Ekrem İmamoğlu son dönemde çok öne çıktı ve sanki Cumhurbaşkanı’nın rakibi gibi görünmeye başladı. Bu hamleyle ‘İmamoğlu’nun dengi Erdoğan değil Yıldırım’dır’ deniyor. Bir de şunu unutmamak gerekir, iktidar elinde olan tüm medya gücüne rağmen hala itibarsız. Kendine yakın olmadığı bilinen bir zeminde kendi seçmenine mesaj veriyor” dedi.

Murat Sarı: “Adayların televizyon performansı seçim sonucunda etkili olacak”

Peki bu televizyon düellosu, seçimin sonucu üzerinde etkili olabilir mi? Konsensus Araştırma Genel Müdürü Murat Sarı’ya göre, adayların performansı kesinlikle seçim sonucu olacağı görüşünde.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sarı, “Geçtiğimiz seçim 20 binden az fazla farkla bitti. İyi bir seçim performansı en az 30-40 bin oy getirecektir. Bu da seçimi bir adaydan alıp bir diğerine verir. Bu nedenle televizyon düellosu sonuçta çok etkili olacak. Ama şunu söyleyeyim, kavga gürültü hiçbirine yaramaz. Sandığa giden seçmen sayısını azaltır. Hitabeti kuvvetli olan bir adım öne çıkar. Binali Yıldırım’ın temposu bu nedenle çok önemli. Zira İmamoğlu’nun belagati herkesin malumu. Kontra sorulara da gayet iyi cevap veriyor. Tam da bu nedenle Yıldırım’ın performansı güçlü olmalı. Bir de şunu hatırlamak gerekir, 1983 Seçimleri öncesi Milli Güvenlik Konseyi’nin adayı Turgut Sunalp iken Turgut Özal’ın ekran performansı ona başbakanlığı getirdi” diye konuştu.

Televizyon düellosu Batı demokrasisi geleneği

Bir seçim öncesi adayların televizyonda tartışması altmış yıllık bir Batı demokrasisi geleneği.

1960 yılında ABD başkanlık seçimleri sırasında John F. Kennedy ve Richard Nixon arasında ilk kez yapılan televizyon kapışması, 1974 yılında Kıta Avrupası’na sıçradı. Fransa Cumhurbaşkanı olmak için yarışan Giscard d’Estaing ve Charles de Gaulle sandıktan önce kozlarını ekranda paylaştı.

Türkiye’deyse ilk kez 1983 Seçimleri öncesi liderler ekran önünde tartıştı. Türkiye’nin tek kanalı olduğu dönemde Halkçı Parti lideri Necdet Calp ve Milliyetçi Demokrasi Partisi Genel Başkanı Turgut Sunalp ile karşı karşıya gelen Anavatan Partisi lideri Turgut Özal’ın ekran performansının, kendisine başbakanlık yolunu açtığı kabul edilir.

Ancak Türkiye’de bu gelenek son 17 yıldır unutuldu.En son 2002 Seçimleri öncesinde Uğur Dündar’ın moderatörlüğünde AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın yaptığı tartışmadan sonra hiçbir seçimde, iki büyük favori karşı karşıya gelmedi.

Geri Dön