GRAFİKLİ - Liderler, İslam dünyasının sorunlarına çözüm arıyor

Türkiye, Malezya, Katar ve İran'ın öncülük ettiği zirveye katılan liderler, Müslümanların yaşadığı sıkıntılar ile İslam ülkeleri arasında dayanışma ve birlikteliğin önemini dile getirdi - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan - "1,7 milyarlık İslam aleminin kaderini Güvenlik Konseyi Daimi üyesi 5 ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır" - Erdoğan, İslam dünyasını belli aralıklarla aynı çatı altında buluşturan platformların en büyük sıkıntısının uygulama eksikliği olduğunu vurguladı - Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed: - "Müslümanlar ve İslam bugün terörizm ve kötü devlet yönetimiyle eşit görülüyor. Dinimiz, iftira ve hakaretlere maruz kalıyor" - Katar Emiri Şeyh Temim, İslam dünyasındaki bazı rejimlerin İslam kültürünü suistimal ederek dışlama ve insan haklarını hiçe saymak gibi halkına karşı ihlallerde bulunduğunu dile getirdi - İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, bazı Müslüman ülkelerdeki istikrarsızlığın yabancı müdahalelerin önünü açtığını belirtti

KUALA LUMPUR (AA) - Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlenen 2019 Kuala Lumpur Zirvesi'ne katılan liderler, İslam dünyasının sorunlarının çözümü ve Müslümanlar arasındaki dayanışmanın önemine ilişkin önemli mesajlar verdi.

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed'in ev sahipliğinde İslam aleminin sorunlarına çözüm arayan 2019 Kuala Lumpur Zirvesi’nde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, katılımcılara hitap etti.

Liderler, İslam dünyasının kendi içindeki sorunlar, Müslüman toplumların kalkınması, son yıllarda artan İslamofobi, İslam medeniyetinin yeniden yükselmesi, ekonomi ve iş birliği gibi çeşitli alanlarda ortak mesajlar verdi.

Zirvenin açılış oturumunda konuşan Erdoğan, Malezya'nın öncülüğünde bu yıl ilk kez liderler düzeyinde yapılan Kuala Lumpur Zirvesi'nin ümmetin vahdetine katkı sağlamasını diledi.

Cenevre’de katıldığı Küresel Mülteci Forumu'nda, dünya sisteminin adalet ve hakkaniyet eksenli yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu söylediğini hatırlatan Erdoğan, ''2. Dünya Savaşı'nın galipleri tarafından kendi çıkarlarını korumak gayesi ile kurulan, 1,7 milyarlık İslam aleminin kaderini Güvenlik Konseyi Daimi üyesi 5 ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır. İslam ülkelerini bir araya getiren İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformların da etkinliğini artıracak şekilde güncellenmesi şarttır.'' ifadelerini kullandı.

İslam dünyasını belli aralıklarla aynı çatı altında buluşturan platformların en büyük sıkıntısının uygulama eksikliği olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Şayet Filistin davasında halen hiçbir mesafe alamamışsak, kaynaklarımızın sömürülmesine mani olamıyorsak, mezhepçilik üzerinden coğrafyamızın lime lime edilmesine 'dur' diyemiyorsak sebebi budur.'' diye konuştu.

- ''Gür bir sesle dünya 5’ten büyüktür diyoruz''

''Onlar susturmaya çalıştıkça biz ısrarla Filistin diyoruz, Gazze diyoruz, Arakan, Libya, Somali, Suriye diyoruz.'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Onlar üzerimize geldikçe biz daha gür bir sesle 'Dünya 5'ten büyüktür' diyoruz. Onlar bizi bölmeye, parçalamaya çalıştıkça kardeşliğimize çok daha sıkı bir şekilde sarılıyoruz. Terörü meşrulaştırma çabalarına inat hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. Nasıl Müslüman katili DEAŞ'lı canilere Suriye'yi dar etmişsek, PKK/YPG'li teröristleri de tek tek işgal ettikleri yerlerden çıkarıyoruz.''

-''Müslümanlar kendi ülkelerinde bir kriz halindedir''

Başbakan Mahathir ise yaptığı konuşmada, bu zirvenin din değil, Müslümanların mevcut durumu üzerine müzakere amacı taşıdığını ifade ederek, ''Hepimiz biliyoruz ki Müslümanlar kendi ülkelerinde bir kriz halindedir. Vatandaşlarının ülkelerini terk edip gayrimüslim ülkelere göç etmek zorunda kaldıklarını görüyoruz.'' dedi.

Müslümanların ve İslam'ın bugün terörizm ve kötü devlet yönetimiyle eşit görüldüğü yorumunda bulunan Mahathir, ''Mevcut durumumuzu dürüst bir şekilde değerlendirecek olursak kabul etmeliyiz ki dinimiz iftira ve hakaretlere maruz kalmaktadır.'' değerlendirmesinde bulundu.

- "Müslümanlar tarihte medeniyetler inşa etti"

Bugün hiçbir İslam ülkesinin "gelişmiş" olarak tanımlanmadığının ve bu durumun İslam ümmetini korumada yetersiz bıraktığının altını çizen Mahathir, ''Müslümanlar tarihte gelişmiş medeniyetler inşa etti ve İslam'ın öğretilerini dünyaya yaydı. Fakat bugün dünyanın saygısını kaybettik. Biz artık ne bilimin kaynağı, ne de insan medeniyetinin rol modeliyiz.'' ifadelerini kullandı.

Özellikle Erdoğan ve Mahathir konuşmalarında, zirve kapsamında alınan kararların uygulanması ve zirvenin amacına yönelik somut adımların atılması konusunda benzer görüşler paylaştı.

- ''İslam dünyasının başarısı, ortak yönleri çıkaracak iş birliğiyle mümkün"

Şeyh Temim de, Katar’ın ihtiyaç halindeki ülkelere eğitim, fakirlikle mücadele ve kalkınma başlıklarında koşulsuz ekonomik yardım yaptığına dikkati çekerek, ülkesinin kalkınma planlarında beşeri ve toplumsal kalkınmaya özel bir önem verdiğini kaydetti.

İslam dünyasının başarısının, farklılıkları değil ortak yönleri öne çıkaracak bir iş birliğiyle mümkün olduğunu ifade eden Şeyh Temim, İslam dünyasının, barış, güvenlik ve olgun yönetim konusunda tehditlerle karşı karşıya olduğunu aktardı.

Şeyh Temim, ''İslam dünyasındaki bazı rejimler İslam kültürünü suistimal ederek dışlama, ayrıştırma, insan haklarını hiçe saymak gibi halkına karşı ihlallerde bulunuyor.'' diye konuştu.

- "İslam dünyası Afrika’dan Asya’ya güvenlik tehdidiyle karşı karşıya"

Cumhurbaşkanı Ruhani ise İslam dünyasının kalkınmasının önünde kültürel, ekonomik ve güvenlik sorunları bulunduğunun altını çizerek, İslam dünyasının Afrika'nın en batısından Asya'nın en doğu noktalarına kadar birçok güvenlik tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Ruhani, ABD'nin askeri, siyasi ve ekonomik tehditleri, İsrail'in Filistin'deki katliamları ve aşırı fikirlerin İslam dünyasına yönelik en büyük tehditler olduğunu ifade ederek, ''Bazı Müslüman ülkelerdeki istikrarsızlık yabancı müdahalelerin önünü açmıştır. Suriye ve Yemen'deki savaş, Irak, Lübnan, Libya ve Afganistan'daki kaos ve istikrarsızlık, yerel aşırı düşünceler ve yabancı müdahalelerin birleşiminin bir sonucudur.'' görüşünü paylaştı.

Washington yönetimini de hedef alan Ruhani, ABD’nin tek taraflı uyguladığı ekonomik yaptırımların, "hegemonik" planlarını sürdürmesi için bir araç haline geldiğini belirtti.

İslam aleminin birliği ve kalkınmanın sağlanmasının, zorluklarla başa çıkmakta önemli olduğunu dile getiren Malezya Kralı Sultan Abdullah Riayatuddin Mustafa Billah Şah da, İslam hakkındaki yanlış anlaşılmaların önlenmesi için diyaloğun önemine vurgu yaptı.

Müslümanlar arasında başlıca birlik çağrısının yapıldığı zirvede liderler, İslam ülkelerinin eksikleri, yaşanan sıkıntılar, mevcut sorunlarla yüzleşilmesi ve sorunların çözümü konusunda fikirlerini ortaya koydu.