Güvenlik Soruşturması

Anayasa Mahkemesi 2018/73 esas 2019/65 karar numarasıyla Devlet Memurları Kanunu 48. Maddeye eklenen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması fıkrasını 29 Kasım 2019 tarihinde iptal etti. Bu karar doğrultusunda memur olmak isteyenlerin kafasında “Güvenlik soruşturması kaldırıldı mı? Güvenlik soruşturması artık yapılmayacak mı? Gibi sorular yöneltilmeye başladı.

Güvenlik Soruşturması

Anayasa Mahkemesi 2018/73 esas 2019/65 karar numarasıyla Devlet Memurları Kanunu 48. Maddeye eklenen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması fıkrasını 29 Kasım 2019 tarihinde iptal etti. Bu karar doğrultusunda memur olmak isteyenlerin kafasında “Güvenlik soruşturması kaldırıldı mı? Güvenlik soruşturması artık yapılmayacak mı? Gibi sorular yöneltilmeye başladı. AYM’nin güvenlik soruşturmasının iptali kararını idare hukuku avukatı Umur Yıldırım Mynet’e değerlendirdi.Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının geriye doğru yürümediğini hatırlatan idare hukukçusu avukat Umur Yıldırım, “Bu sebeple bugüne kadar güvenlik soruşturması yüzünden memur olamayanlardan itiraz etmeyenler için bu kararın bir önemi yoktur. Sadece bu karara istinaden elendikleri kuruma yazılı başvuru yaparak bunun cevabına karşı idari dava açabilirler. Güvenlik soruşturması iptal davası 60 gün içinde İdare Mahkemesine açılır. Bu kararın esasında, güvenlik soruşturmasına takılan ve idare mahkemelerine iptal davası açanları ilgilendiriyor. Ayrıca bu günden itibaren gizlilik dereceli kurumlar ve kolluk birimleri hariç güvenlik soruşturması yapılamaz. Yani 4045 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca; Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında, güvenlik soruşturması yapılmasını yapılabilir. Haricinde hiçbir kurumda güvenlik soruşturması yapılamaz.” dedi.

a. GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPILABİLİR Mİ?

Anayasa Mahkemesi 657 sayılı Devlet Memurlar Kanunu 48. maddesinin güvenlik soruşturması yapılmasını öngören kanun hükmünü iptal ettiğine, TBMM'de görüşülmekte olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına dair yeni kanun teklifi de geri çekildiğine göre, gizlilik dereceli kısımlar ile kolluk kuvvetleri hariç diğer kamuya personel alımlarında güvenlik soruşturması yapılmaması gerekmektedir.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin güvenlik soruşturmasını kaldırması kararından sonra 657 sayılı kanun kapsamında yapılan alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı olmadığı görülmektedir. Bu konuya ilişkin, KPSS 2019/2 'de güvenlik soruşturması istenmedi. Aile , Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı resmi sayfasında bir duyuru yayımlandı. Yayımlanan duyuruda KPSS 2019/2 atamaları ile yerleşen adayların teslim edeceği evraklara yer verildi.  İstenen evraklara baktığımızda güvenlik soruşturması formunun istenmediği görüldü. Bu ilana bakacak olursak , güvenlik soruşturması kanun teklifi gelmeyene kadar kamuya memur alımında güvenlik soruşturması yapılmayacak. 

b. GÜVENLİK SORUŞTURMASI KALDIRILDI MI? AYM GÜVENLİK SORUŞTURMASI İPTAL KARARI NE ANLAMA GELİYOR?

Anayasa Mahkemesinin, 657 sayılı Devlet Memurlar Kanunu 48. maddesinin güvenlik soruşturması yapılmasını öngören kanun hükmünü iptal kararı, idarenin hiçbir surette güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapamayacağı şeklinde algılanmakta doğru bir değerlendirme değildir. Zira Anayasa Mahkemesi; “170. Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasında memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Belirtilen hususlar gözetilerek kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından birtakım şartlar getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir. Dolayısıyla kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerekir.” şeklinde gerekçe ile kanunun sınırları belirli ve açık şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirterek güvenlik soruşturmasını iptal etti.
Yani AYM kararının yukarıda yer verilen ilgili bölümlerinde de belirtildi üzere, iptal edilen kısım, hiçbir kurala bağlanmaksızın yapılan güvenlik soruşturmalarıdır. AYM, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması durumunda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu edilecek istihbari bilgi ve belgelerin, nasıl toplanacağı, kullanılacağını ve saklanacağının kanuna yazılmasını istemektedir. İdarenin takdir yetkisinin sınırlandırılarak, olası hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi ve belirsizliğin ortadan kaldırılmasını ön görmektedir.

c. AYM'NİN İPTAL KARARININ GÜVENLİK SORUŞTURMASI DAVALARINA ETKİSİ

Son olarak Anayasa Mahkemesinin güvenlik soruşturması kaldırma kararı devam eden idari davalara da yansımış ve İdare Mahkemeleri Anayasa Mahkemesinin iptal kararını gerekçe göstererek açılan davaları kabul etmiştir.

Ankara 4. İdare Mahkemesi Esas No : 2019/959 Karar No : 2019/2364, 05/12/2019 tarihli güvenlik soruşturması iptal kararında; “Bu durumda, her ne kadar davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle ataması yapılmamış ise de, 657 sayılı Yasa'nın 48. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin 8. numaralı alt bendinin 29.11.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.07.2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edildiği, yukarıda alıntısına yer verilen Danıştay kararlarında da belirtildiği gibi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa'nın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağının kabulü ile, yasal dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar vermiştir.

Avukat Ferhat GEBEŞ & Avukat Umur YILDIRIM

www.kadimhukuk.com.tr