HABER

HDP “Dokunulmazlık” Tartışmasının Odağında

HDP “Dokunulmazlık” Tartışmasının Odağında

Irak’ın kuzeyinde PKK’ya yönelik Gara operasyonundaki can kayıplarının ardından AKP ile MHP, milletvekillerine yönelik ceza davalarıyla HDP’nin TBMM’deki sandalye sayısını azaltacak şekilde “dokunulmazlık” tartışması açmış görünüyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’li vekillere yönelik yeni fezleke dosyalarını TBMM’ye sevk ettiğini açıklaması ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun hakkında Yargıtay’ın ceza hükmünü onamasıyla milletvekilliğinin düşürülmesi için fezleke hazırlanması Türkiye’de siyaset gündeminin ilk sıralarında yer alıyor. Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu’nun vekilliği, hakkında “PKK yöneticisi tarafından hükümete yapılan çağrıyla ilgili bir haberi retweet ederek paylaşması” nedeniyle verilen ceza hükmünün Yargıtay tarafından onanmasına ilişkin fezlekenin TBMM Genel Kurulu’nda okunması sonrasında düşecek.

Bugün itibariyle henüz TBMM Başkanlığı’na sunulmayan ancak önümüzdeki günlerde gündeme gelecek fezleke konusunda HDP’li Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu nedeniyle CHP’li Enis Berberoğlu örneğine ve “hak ihlali” olacağına dikkat çekiyor. Ancak TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise, Gergerlioğlu’nun durumunu “farklı” olarak nitelendirmesiyle milletvekilliğini düşürme noktasında fezlekeyi okutacağı sinyalini verdi.

Bu arada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Irak’ın kuzeyinde PKK kontrolündeki Gara’ya gittiği iddiasını kesinlikle reddeden HDP’li Dilan Taşdemir hakkında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı re’sen soruşturma açarak fezleke hazırladı. Bugün HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “kuyruklu yalan” olarak nitelediği Taşdemir’in Gara’ya gittiği iddiası konusunda Soylu’ya tepki gösterdi. HDP, bir milletvekili PKK kontrolündeki bölgeye gittiyse ve bu durum İçişleri Bakanlığı’nca tespit edildiyse neden bunun daha önce savcılığa belgeleriyle bildirilmemiş olmasını da sorguluyor.

Son gelişmeler çerçevesinde iktidar partisi AKP ve Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aylardır sıkça kapatılmasını talep ettiği HDP’nin şimdi “dokunulmazlık” tartışmasıyla hedef alındığı görüşü söz konusu.

AKP’li Şentop HDP’liler konusunda 2016’yı işaret etti

AKP’li TBMM Başkanı Mustafa Şentop, HDP’li vekillerle ilgili yeni fezleke dosyalarıyla ilgili olarak “Meclis'te başka fezlekeler de var. Başkanlığımıza gelince fezlekeleri karma komisyona havale ediyoruz, Adalet ve Anayasa Komisyonu üyelerinden oluşan, Karma Komisyon bu değerlendirmeyi yapacaktır. Daha önce topluca 2016 yılında bir kaldırma yoluna gidilmişti, dokunulmazlıklarla ilgili. Belli bazı suçlarla ilgili dosyaların kaldırıldığının örnekleri de var. Yakın zamanda da bir örnek yaşanmıştı. Gergerlioğlu ile ilgili verilen kesinleşen bir hüküm var. Bu da belli bir prosedürü takip ediyor” açıklaması yaptı.

Şentop, Gergerlioğlu’nun Anayasa’nın 14’ncü maddesi kapsamında ceza aldığı; dolayısıyla zaten dokunulmazlık kapsamında olmadığını belirterek, ceza hüküm fezlekesi okunmasıyla milletvekilliğinin düşürülmesi işlemi yapılabileceğini de açıkladı.

Şentop, CHP’li Berberoğlu’nun Anayasa Mahkemesi tarafından “seçilme hakkı ihlali” gerekçesiyle vekilliğe geri dönüşü örneği içinse “Aynı mahiyette bir durum söz konusu değil. Enis Berberoğlu dosyasında daha önce dokunulmazlığı kaldırılmış ve yargılanan bir milletvekilinin sonradan seçimle tekrar dokunulmazlık kazanması tartışması vardı. Halbuki Gergerlioğlu ile ilgili husus yürütülen soruşturma ve dava süreci anayasada dokunulmazlığın istisnası olan iki husustan birine dayanmaktadır. Malum dokunulmazlıkların iki istisnası var anayasada. Birisi ağır cezalık suçüstü halinde dokunulmazlık olmaz. İkincisi ise anayasanın 14'üncü maddesinde belirlenen suçlarla ilgili bir yargılama, soruşturma. Milletvekili seçilmeden önce başlamış olması söz konusuysa o zaman da dokunulmazlık söz konusu değildir. Meclis, geldiği zaman hukukçularla görüşecek, bu konuda bir karar vereceğiz” diye konuştu.

HDP’li Gergerlioğlu: “Hukuksuz ceza ile ikinci Meclis skandalı yaşanacak”

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “terör örgütü propagandası” yaptığı gerekçesiyle kendisine verilen 2,5 yıllık hapis cezasını Yargıtay’ın oy çokluğuyla onamasını “yargı tarihine geçecek hukuksuzluk skandalı” olarak niteledi. Hali hazırda erişim engeli getirilmemiş bir haberi “retweet etmesi” nedeniyle cezalandırıldığı ancak Yargıtay’ın bunu hızlıca onamasını “siyasi karar” olarak gördüğünü belirten Gergerlioğlu, Murat Karayılan’ın (PKK yöneticisi) barış içerikli bir açıklamasıyla ilgili haberi paylaştığını ve halen yayında olan haber içerisinde şiddeti övme unsuru olmadığı dolayısıyla terör propagandası olmadığını anlattı.

“Yargı skandalının” ardından hakkındaki fezlekenin TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla ikinci skandala imza atılacağını söyleyen Gergerlioğlu, önümüzdeki birkaç gün içinde milletvekilliğini düşürecek fezleke okuma adımını beklediğini açıkladı. Bunun ‘ikinci Enis Berberoğlu vakası’ olacağını kaydeden Gergerlioğlu, hakkındaki hapis cezasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne başvuru aşamasını işaret ederek, Şentop’un aksine Anayasa’nın 14’ncü maddesi kapsamında ceza aldığı görüşüne katılmadığını bildirdi. “Anayasa ve içtihatlarına göre benim milletvekili seçilmemle birlikte yargılama durmalıydı” diyen Gergerlioğlu, “Halen yayında olan haberi paylaşmam nasıl demokratik topluma tehdit oluşturuyor?” tepkisini gösterdi.

“Çıplak arama gündemi vekilliğime mal olabilir diye düşündüm”

Hakkındaki kesin ceza hüküm fezlekesinin zamanlamasını “manidar” bulduğunu söyleyen Gergerlioğlu, son dönemdepolis gözetiminde ve cezaevlerindeki çıplak arama uygulamasını gündeme taşıdığı için AKP’nin hedefi olduğu görüşünde.

Gergerlioğlu, “Çıplak aramayı gündeme getirdiğim için hakaretler, terörist yaftalamalarının yanı sıra AKP’nin yöneticileri ve İçişleri Bakanı’nın suç duyularıyla soruşturmalar başlatıldı. Buna rağmen ısrar ettim, korkmadım geri adım atmadım. Şimdi tüm Türkiye bunu konuşuyor ve çıplak arama gerçeğini reddeden bir kişi bile yok. Ben çıplak aramayı ortaya çıkardığım için bu benim vekilliğime de mal olabilir diye düşündüm. Onları öfkelendirdim” diye konuştu.

“Yasin Börü gibi ölümlerin araştırılmasını iktidar engelliyor”

İktidarın hedefinde olan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeni fezlekeler hazırladığı dokuz isim arasında.

VOA Türkçe’ye hakkındaki fezlekeyi yorumlayan Kaya, “İktidar borçlu bakan misali iflas sonuna yaklaştıkça borçlu alacaklı defterini karıştırmaya çalışıyor ama bu çözüm değil, kendini kurtaramayacak. Bizlere açılmış kaç tane Kobani davası zaten var ve altı yıl aradan sonra neden şimdi? Gülüyorum gerçekten, komediden öte, iktidarın çaresizliğini gösteriyor. Yasin Börü davası dahil olmak üzere Kobani olaylarıyla ilgili biz defalarca araştırma önergeleri vermişiz bütün bu önerilerimizi reddeden iktidarın kendisidir. Olayların aydınlanması ve bu vahşice katliamlar, infazlar nasıl oldu bunların ortaya çıkmasını istemeyen iktidarın kendisidir” dedi.

Buldan: “Soylu Erdoğan’a sorduktan sonra HDP’yi suçlamalı”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da, bugünkü parti grubu konuşmasında milletvekillerine yönelik fezlekeler eksenindeki tartışmayı ele aldı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya tepki gösterdi. Buldan, Soylu’nun Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “koltuğunda gözü olduğu” görüşünü iddia ederek, HDP’nin hukuka aykırı şekilde suçlandığını ancak Erdoğan’ın Çözüm Süreci’ndeki tüm detayları bildiğini ifade etti.

İktidarin Gara operasyonuyla insan kurtarma amacı gütmediğini söyleyen Buldan, AKP’nin rehineler üzerinden bir siyasi hikaye yaratmayı amaçladığını ve başarısızlıkla sonuçlanan operasyonla birlikte HDP’ye saldırmaya başlandığını savundu.

Buldan, “Gergerlioğlu hakkında Saray’ın talimatıyla jet hızıyla Yargıtay onaması yapıldığı” görüşünü ileri sürerek, HDP’li vekillerle ilgili fezleke süreçleri bakımından “Bütün bu hazırlıkların amacı bellidir; Gare’nin intikamını HDP’den almak istiyorlar. Kaybettikçe korkuyorlar, korktukça HDP’ye saldırıyorlar. Ama HDP’ye saldırdıkça kaybettiklerinin farkında değiller. Biz de diyoruz ki; elinizden geleni ardınıza koymayın, sizden korkan sizin gibi olsun” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu için “gezdiği çukur kanallarında yalan rüzgârı estiren fotoğraf bakanı” diyen Buldan, Soylu’nun AKP’yle birlikte yürütülen Çözüm Süreci’ndeki fotoğraflarla algı oluşturmaya çalıştığını söyledi.

Buldan, “Nasıl bir durum yaşıyorlar biliyor musunuz? Resmen dibin de dibindeler! Dünyanın en derin çukuru Büyük Okyanus’taki Mariana Çukuru idi. Meğer en derin çukur, dibin de dibi Ankara’daki iktidarın içine düştüğü çukurmuş. Bize yönelik iftira, kumpas ve saldırı kampanyası aynı Cemaat döneminin yöntemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu fotoğrafları gösteren bakanın derdi Erdoğan’ın koltuğuna açıkça göz dikmiş olmasıdır. O fotoğrafları keşke televizyonlara çıkmadan önce Genel Başkanına sorsaydın, Recep Tayyip Erdoğan’a gösterseydin önce. Kendisi o süreci gayet iyi bilir. Biz, çözüm sürecini üç ayak üzerinden yürüttük. Birinci ayak İmralı’ydı, ikinci ayak Kandil’di üçüncü ayak hükümet-devlet kanadıydı. O süreçte İmralı’da Sayın Öcalan’la yaptığımız her görüşme, devletin ve hükümetin bilgisi ve onayı dâhilinde yapılmıştır. İmralı ziyaretinden sonra yine devlet ve hükümetin onayıyla bizler Kandil’e gidiyorduk. Kandil’de yapılan görüşmelerin sonuçlarını devlet ve hükümet heyetine döndüğümüzde aktarıyorduk. Dolmabahçe Mutabakatı’nın yapıldığı gün ince bir detay var: O salonda kimin nerede oturacağını belirleyen bizzat Erdoğan’dı” diye konuştu.

Geri Dön