HABER

“İlk Kez Para Kazanıyorum"

“İlk Kez Para Kazanıyorum"

Mersin’in Mut ilçesindeki 300 yıllık han, 30 yıllık aranın ardından yeniden canlandı. İç bölümünde düzenlemeler yapılan “Taşhan”, kadın üretici pazarı oldu

Mersin’in Mut ilçesindeki 300 yıllık han, 30 yıllık aranın ardından yeniden canlandı. İç bölümünde düzenlemeler yapılan “Taşhan”, kadın üretici pazarı oldu.

1723-1725 yılları arasında Hacı Sunullah Paşa tarafından yaptırılan, geçmişte demircilik, semercilik, kalaycılık ve lehimcilik gibi değişik amaçlarla kullanılan Taşhan, 30 yıldır kapalı bir şekilde muhafaza ediliyordu.

Hanın mülkiyetine sahip aile Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin talebine olumlu yanıt verdi, Taşhan Eylül ayında kadın üretici pazarı olarak hizmete açıldı.

Handa yerel gıdalardan süs eşyalarına, müzik ve resim atölyelerinden aksesuara pek çok ürün ve etkinlik var. Perihan Bakir Taşhan açılana kadar hiç çalışmamış. Şimdi burada yaptığı süs eşyalarını satıyor: “Yöresel bebekler, ahşap işleri yapıyoruz eşimle birlikte evde. Gelip onları burada sergiliyorum. İlk kez para kazanıyorum. Ev ekonomisine katkıda bulunmak tabii ki güzel oluyor. Hayatımda çok şey değişti diyebilirim, daha çok sosyalleştim, daha çok çevrem oldu. Ve yaptığımın beğenilip alınması bana bir daha sevdirdi yaptığım işleri”

Bakir, çalışma hayatının evdeki işleri de olumlu etkilediğini söylüyor: "Evde olduğunuz zaman “İşleri yarın da yapabilirim, öbür gün de yapabilirim” diyorsunuz. Ama çalıştığınız zaman her şeyi saatinde, her şeyi daha düzenli yapıyorsunuz. Daha disiplinli oluyor, daha güzel oluyor”

Tuğba Çiftçioğlu'ysa takı tasarımcısı. Daha önce bu işin eğitimini veriyormuş. Taşhan’la birlikte yaptığı ürünleri sergilemeye ve satmaya başlamış: “Burası manevi atmosfer olarak çok hoş bir yer. Keyif alıyorum burada, huzur buluyorum. Satış yapmasam bile, yapamasam bile mutluyum burada, huzurluyum. Arkadaşlarla beraberim. Buranın çok farklı bir havası var. Gelen arkadaşlarım bile kalkmak istemiyor, oturuyoruz, sohbet ediyoruz. Çok uçuk olmasa bile ufak tefek kazanıyorum, ben memnunum. Öncekine oranla burada daha iyi kazanıyorum”

Fatma Isbaha da hem kendi bahçesinde ürettiği ürünleri hem de köylülerden aldığı ürünleri işleyerek sergiliyor ve satışını yapıyor. Taşhan’ın kadın üreticilere farklı pazarlar da açtığını söylüyor: “Mesela ben birazdan Mersin’e gideceğim. Yoğurt Pazarı’nda üretici kadınların satış alanına katılacağım. Bu çok güzel bir olanak, çok güzel bir imkan. Yaşamadığımız bir imkan. 3-4 arkadaş gideceğiz, her ay, 15 günde bir bu tekrarlanacak. (Burası bize) Satış imkanı sundu, sosyal olduk burada. Biz bayanlar olaraktan bir araya gelebiliyoruz, oturabiliyoruz, konuşabiliyoruz. Birbirimizin yüzünden bir sorunumuz varsa anlayabiliyoruz. Paylaşmayı öğrendik”

Resim, ebru ve müzik atölyeleri

Taşhan salgın döneminde okullar kapalı olduğu için bireysel üretime fırsat bulan öğretmenler için de bir etüd ve sergi alanı haline gelmiş.

Şerife Aktaş ilçedeki bir lisede resim öğretmeni: “Pandemiden dolayı derslerimizin olmaması bizim de evde bazı üretimler yapmamızı sağladı. Zamanımızı taş boyayarak ya da çeşitli ürünler üzerinde çalışarak, sanatla uğraşarak değerlendirdik. Sonra Taşhan açıldı. Biz de bir stand açıp deneyelim dedik. Böyle bir deneme yaptık ve çok da ilgi gördü. İnsanların sanata ve müziğe ne kadar aç olduklarını gördük”

Aktaş, salgın döneminde Taşhan'da yaptıkları etkinliklerle eğitime de bir şekilde devam ettiklerini söylüyor: “Bu arkamda gördüğünüz resimleri de öğrencilerim yaptı. Onları da buraya tanıtım amaçlı koyduk. Pandemi kurallarının hafiflediği dönemde büyük bir okul sergisi yapmayı da planlıyoruz. Bu mekan bizim için gerçekten nefes alan bir alan oldu. Birlikte bir sanat köşesi oluşturduk, bazen öğrencilerimiz boyalarını alıp geliyorlar, birlikte taş boyuyoruz, çocuklara ebru çalışmaları yaptırıyoruz. Bir şeyler öğreniyorlar, eğitim bizim için burada da devam ediyor”

Cemile Temel de yine ilçedeki bir lisede müzik öğretmeni. Hanın eski halini yeni haliyle kıyaslıyor: “Taşhan’ın önceki hallerini bildiğimiz için buranın açılmış olması, bir yeniliğin olması açıkçası bizi çok heyecanlandırdı. İlk zamanlarda biz hanın kapılarının önünden geçemiyorduk çünkü buraları köpekler bekliyordu. Buradaki bayanların hayata katılmaları, zaten hayatın içinde bayanlar ama, ayrıca hayatlarını dışarıya taşımaları çok hoşuma gitti. Ve (resim öğretmeni) arkadaşımla beraber dedik ‘Biz de onların içinde olmalıyız, sanatsal bir dokunuş yapıp orayı biraz da bizim renklendirmemiz lazım’”

Temel Taşhan'da çalıp söyledikçe üretici kadınlarla iletişimlerinin geliştiğini söylüyor: “Saz çalıp türkü söylerken bayanlar bizim yanımıza geldikçe içlerinde müzik yeteneği olan bir sürü kişinin olduğunu gördük biz. Birkaç günlük çalışmayla Taşhan’ın çalışan bayanlarından burada bir koro yaptık.”

Taşhan’ı yaptıran Hacı Sunullah Paşa, hanın mülkiyetine sahip ailenin atası. Aynı zamanda belediye meclis üyesi olan Selahattin Arslan, hissedar aileden. Arslan, Taşhan’ı topluma kazandırma fikrini ailece uzun süredir değerlendirdiklerini söylüyor: “Burası bize dededen intikal bir mülk. Zaman zaman toplum tarafından kullanıldı, ticari amaçla kullanıldı. Ama uzun süredir biz ailenin deposu olarak kullanıyorduk. Büyükşehir Belediyesi’nden bir teklif geldi ‘Taşhan’ı nasıl değerlendirebiliriz, topluma mal edebiliriz?’ diye. Daha önce bazı yerlerde, örneğin Tarsus’ta bir üretici kadınlar pazarı kurulmuş. ‘Acaba Mut’ta da böyle bir pazar oluşturabilir miyiz?’ diye bir fikir gelişmiş. Biz de seve seve kabul ettik. Biz aile olarak burayı topluma açmayı yıllardır arzu ediyorduk.”

Arslan ve diğer hissedarlar hanın kullanılması için herhangi bir ücret talep etmiyor. Hanın düzenlenmesiniyse belediye karşıladı. Üretici kadınlar da 25 Eylül’de hizmete açılan Taşhan’da stand parası ya da kira ödemiyor.

Geri Dön