IMF ile ilişkiler açıklığa kavuşturulmalı

İstanbul (AA)- Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, IMF ile ilişkilerin nasıl devam edeceğinin bir an önce açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Yalçındağ, PriceWaterHouseCoopers tarafından düzenlenen "Davos'tan İstanbul'a" konulu toplantıda yaptığı konuşmada, küresel ekonomi ve euro bölgesindeki büyüme ve enflasyondaki beklentilere değinerek, dünya ekonomisi yavaşlarken yükselen ekonomilerdeki talebin nasıl seyredeceği üzerinde durulmasında fayda olduğunu ifade etti.

Küreselleşmenin ulaşmış olduğu boyutun, dünya GSYİH'nın yüzde 25'ini oluşturan ABD ekonomisindeki bir yavaşlamanın diğer ülkeleri de etkilemesinin kaçınılmaz olduğu sonucuna varıldığını belirten Yalçındağ, ABD ekonomisine ilişkin son açıklanan verilerin beklenen de kötü gelmiş olmasının, dünya ekonomisi ve gelişen ekonomiler açısından bir dizi riske işaret ettiğini söyledi.

Davos toplantıları sırasında, dikkatleri fazlasıyla çeken bir değerlendirmenin, IMF'nin yeni başkanı Dominique Strauss-Kahn'dan geldiğini anlatan Yalçındağ, şöyle devam etti:"Dominique Strauss-Kahn, ekonomik yavaşlamanın daha da derinleşmesini önlemek için hükümetleri maliye politikalarını gevşetmeye çağırdı.
Dünyada devam eden bu tartışma, Türkiye açısından da önemli. Burada, önce maliye politikalarının büyüme aracı olarak kullanılması konusunu Türkiye açısından değerlendirip, ardından da küresel ekonomilerde ki son dalgalanmanın Türkiye'ye muhtemel olumsuz yansımalarını önlemek için alınabilecek önlemleri sizlerle paylaşmak istiyorum."Yalçındağ, "Özellikle, özelleştirme uygulamaları kapsamında elde edilebilecek gelirlerin 2008 yılından sonra giderek azalacak olması, kalıcı vergi gelirlerinin devamını sağlayacak kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunda hızlı adımlar atılmasını gerektirmektedir. Vergi tahsilatının daha geniş bir tabana yayılmasıyla, hem vergi gelirlerinde kalıcı bir artış sağlanacak, hem de vergi yükü daha adaletli bir şekilde dağıtılmış olacaktır" dedi.

Küresel yavaşlamanın, makro ekonomik politikalar açısından önem kazanacağını, tüm dünyada yavaşlayan büyüme ve artan enflasyonist baskılar nedeniyle, enflasyonla mücadelede Merkez Bankalarının tüm maharetlerini göstermesinin gerekeceğini kaydeden Yalçındağ, bu dönemde, 2008 yılında hem öngörüldüğü gibi yüzde 5 büyüme hızı elde edip, yatırımları, istihdamı canlı tutmaya devam etmek hem de enflasyonu hedeflenen yüzde 4 seviyesine çekmenin, Türkiye için hiç de kolay olmayacağını söyledi.

Yalçındağ, öncelikle, 2008 yılında dünya ekonomisindeki gelişmelerin çok yakından izlenmesi ve para politikasının buna göre şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde düşen faiz oranlarına rağmen, gelişmekte olan piyasalarda fonlardan pay kapma yarışı ve enflasyonla mücadele kaygısının, faiz oranlarında artışlara yol açacağını, Türkiye'nin faiz politikasının, bu hassas dengeler içerisinde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Makroekonomik politikalar açısından Türkiye'nin IMF ile ilişkilerine de işaret eden Yalçındağ, şöyle konuştu:

"IMF ile ilişkilerin nasıl devam edeceğinin bir an önce açıklığa kavuşturulması ihtiyacı var. IMF Anlaşması 2008 Mayıs ayında dolacaktır. Bu tarih, dünya ekonomisindeki belirsizliğin ve istikrarsızlığın muhtemelen zirveye tırmanacağı bir döneme denk gelmektedir. Artan belirsizlik ve risk altında, Türkiye'nin IMF anlaşması ile yoluna devam etmesi, ülke açısından ek bir güvence oluşturacaktır. Belirsizliği en kısa sürede azaltmak için, IMF anlaşmasının bir an önce açıklanmasının yararlı olacağını düşünüyoruz."