İngiltere’deki Türk Okullarında Corona Döneminde Eğitim

Başbakan Boris Johnson’ın 1 Haziran’da okulları açmak istemesi İngiltere’de başta eğitim sendikaları olmak üzere belediyeler ve velilerdeki endişeleri arttırdı. İngiltere’de yaşayan Türk toplumu da herkesle aynı endişeyi paylaşıyor: “Çocuklar bir tehlikenin ortasına mı atılıyor?''

İngiltere’deki Türk Okullarında Corona Döneminde Eğitim

Başbakan Boris Johnson’ın 1 Haziran’da okulları açmak istemesi İngiltere’de başta eğitim sendikaları olmak üzere belediyeler ve velilerdeki endişeleri arttırdı. Corona virüsüyle mücadelede hükümete tavsiyelerde bulunan bilim kurulunun, ‘hangi bilimsel verilerle’ okulların açılmak istendiği sorularına getirmeye çalıştığı açıklık dahi ‘yeterince açık’ bulunmadı.

İngiltere’de yaşayan Türk toplumu da herkesle aynı endişeyi paylaşıyor: “Acaba çocuklar bir tehlikenin ortasına mı atılıyor?

VOA Türkçe Londra muhabiri Barış Çimen, Türk eğitimci Nuriye Mertcan’la konuştu.

Nuriye Mertcan: ''Ben Eğitim Konsorsiyumu’nun başkanıyım. Şu anda 36 tane Türk okulu üyemiz var Eğitim Konsorsiyumu'nda. Amacı da Türkçe konuşan toplumun asimile olmadan İngiltere eğitim sistemine entegre olmalarıdır. Türk okullarımızda çalışmak üzere Türkiye’den görevli 38 öğretmenimiz var. Bunun yanı sıra, KKTC’den görevlendirilmiş 11 öğretmenimiz ve yerel öğretmenlerimizle, mevcut okulları kiralayarak çocuklara haftada 2-3 saat ders veriliyor.

Eğitime devam edecek güvenli platform araştırması

Nuriye Mertcan: ''Corona hastalığı başladıktan sonra okullar artık kiralanamadığından dolayı Türk okulları kapandı. Biz, çocuklarımızın eğitimden kopmasını istemedik ve bu nedenle emniyetli sistemler aradık. Herkes, Zoom adlı platformla ders verin dedi. Zoom’un ne kadar emniyetli olduğundan emin değildik ve hemen Zoom’u kullanmak istemedik. Doğru kararı da verdiğimizi düşünüyorum çünkü ondan sonra da basında da Zoom’da neler olduğu yaygınlaştı. Biz ilk Google Microsoft Meets’e başvurduk ücretsiz; onların sistemini kullanabilir miyiz diye. Devletten bize öğretmen gönderildiği için bunun imkansız olduğunu söylediler''.

Türk yazılımıyla İngiltere’de güvenli eğitim

Nuriye Mertcan: ''Sağolsun Türkiye’den, ‘Türk ticaret nokta net’ şirketi ‘web nokta tv’yi bize ücretsiz olarak sundu ve şu anda dört haftadır Türk okulu derslerimiz emniyetli bir platformda ‘web nokta tv’ üzerinden öğretmenlerimiz karşılıklık ders verebiliyor çocuklarımıza. Bu İngiltere’deki ‘safe guarding’ (koruma) ve ‘child protection’ (çocukların korunması) kurallarına tamamen uygun bir şekilde, çocuklarımız derslerini almakta ve hatta aslında okullara devamlılık da çoğalmakta. Örneğin Cumartesi olan derslerin birinde sınıfta genelde 17 tane çocuk kayıtlı. En fazla, haftada 11 çocuk katılmıştır derslere, online derslere başladıktan sonra 15 çocuk her hafta 1 saatlik Türkçe saati dediğimiz Türkçe dersini kendi öğretmeniyle alıp devam ediyor''.

“Okullar, ekonomiyi başlatmak için yeniden açılıyor”

VOA Türkçe: İngiltere’de şu an okullar açık mı?

Nuriye Mertcan: ''20 Mart’tan bu yana sadece özel durumu olan öğrencilere açık.

VOA Türkçe: Hükümet 1 Haziran’da eğitime yeniden başlanacağını söyledi. Hangi sınıflar başlıyor ve neden başlıyor ?

Nuriye Mertcan: 1 Haziran’da değişik yaş grupları için okullar başlıyor. Bunun sebeplerinden biri de ekonomiyi tekrar başlatmak. Küçük yaş gruplarını başlatmalarının sebebinden biri aileler evde küçük yaşta çocuk olduğu için işe gidemiyorlar veya evden çalışamıyorlar. Ekonomiyi başlatmak için çocukları okula alacaklar ki aileler de geri işlerine dönebilsinler, ekonomi de başlasın.

VOA Türkçe : Hangi sınıflar?

Nuriye Mertcan: Sınıflarımız anasınıf, ilkokul anasınıf , 1. sınıf ve 6. sınıflar. Bu 6. sınıfı istemelerinin sebebi de artık çocukları orta okula hazırlamak. Diğer yaş grupları, evde kalıp evde eğitimlerine devam edecekler.

VOA Türkçe : Bu hükümetin planı mı?

Nuriye Mertcan: Evet bu hükümetin planı.

VOA Türkçe: Peki buna veliler, sendikalar, öğretmenler ne diyor?

Nuriye Mertcan: Belediyeler şu an bütün belediyelerin müdürleri aynı toplantıya katılıyorlar, sendikalar ile ortak çalışıyorlar. Çocukların ve çalışanların emniyetini nasıl sağlayabilecekleri üzerinde çalışmalar yapıyorlar ve buna göre de velileri bilgilendiriyorlar. Şimdi okullar 1 haftalık tatile girecek, okul yönetimleri bu 1 hafta içinde neler yapacaklarını ailelere ve öğretmenlere bildirmek zorundalar ve şu anda okullar böyle çalışmaya devam ediyorlar.

Eğitim Sendikası’nın 5 şartı

VOA Türkçe: Sendikalar ne diyor?

Nuriye Mertcan: Sendikalar kesinlikle okula dönülmemesini söylüyor, emniyetli olmadan dönülmemesini ısrarla tekrarlıyorlar. Sendikalar 5 tane test önerdiler. Bu 5 tane test yerine getirilmeden önce öğretmenlerine, üyelerine kesinlikle okula dönmeyin diyor.

Bu 5 test şöyle sıralanıyor:

1. Çocukları birbirlerinden nasıl uzak tutacaklar?

2. Okulda herhangi biri hasta oldu mu okulun hepsi mi kapanacak yoksa tek bir grup öğrenci mi eve gönderilecek?

3. Devamlı test olabilecek mi?

4. Bölgede bir şey olursa tek bir bölge mi kapatılacak, tüm bir okul mu kapatılacak, tüm okullar mı kapatılacak ?

5. Bu daha önce belirlenen, ekstra yardım isteyen veya ekstra desteğe ihtiyacı olan öğretmenler ve okul çalışanlarını nasıl koruyacağız soruları. Örneğin, bazı ailelerde aynı evde çocuk ve nine, dede kalıyor. Eğer nine dede ile çocuk iletişim içinde olacaksa nineyi, dedeyi hasta etmeyecek miyiz veya evde hasta olan ebeveyn varsa çocuğun okula gitmesi onları ekstra riske atmayacak mı soruları oluyor devamlı.

“Eğitimde kararlara ortak olmak istiyoruz”

VOA Türkçe: Peki hükümete güvenmiyorlar mı sendikalar, öğretmenler, veliler?

Nuriye Mertcan: Hükümete güven değil de bu kararı hangi verilere dayanarak verdikleri, hangi fene dayanarak verdikleri üzerinde bilgi istiyoruz. Örneğin kıyasladıkları ülkelerden biri Danimarka. Danimarka’da okullar açıldı hiç sorun yok diye öne sürüldü devlet tarafından, hükümet tarafından ama Danimarka’daki durum ile buradaki durum tamamen aynı değil. Danimarka’da, ilk başta ölü sayısı, hasta sayısı düşük olduğu için kontroller çok daha kolay oluyordu. Yani güven değil de birlikte çalışmak istiyoruz yani bu kararların verilmesinde bizim de bir payımız olsun istiyoruz.

VOA Türkçe: Bir de arada galiba 10 misli nüfus farkı var Danimarka ile İngiltere arasında.

Nuriye Mertcan: Hem nüfus misli var hem biz daha yakın yaşıyoruz, büyük şehirlerde yaşıyoruz, etnik azınlıkların çok olduğu bölgelerde de hastalığın çoğalmasından korkuyoruz.

“Etnik azınlıkların Corona’dan neden daha çok etkilendiği belli değil”​

VOA Türkçe: Neden öyle ? Etnik azınlıklar neden bu hastalığın hedefi ?

Nuriye Mertcan: Onu bilmiyoruz işte, onu tıp da açıklayamadı. Yapılan basın açıklamalarında, devamlı sorulan sorulardan biri.

VOA Türkçe: Hep ön saflarda çalıştıkları için olabilir mi ? Hep ön saflarda, sağlıkta , taksicilik, şef , garsonluk, insanlarla yüzyüze, kargo işleri...

Nuriye Mertcan : Aslında ona bakıldığında bir sınıf kıyası ya da gelir farkı olmadığı fark edildi, yani doktorlardan ölenlerin sayısına bakıldığında doktorların %40’ı etnik azınlıktan olmasına rağmen doktorlar içinde ölü sayısı etnik azınlıktan %40’tan çok daha yüksekti. Yani neden olduğunu tıp da şu anda bilmiyor ve biz de bu soruların cevabını istiyoruz aslında.

VOA Türkçe: Etnik azınlıkların çocukları ile ilgili bir endişe var ama değil mi?

Nuriye Mertcan: Tüm etnik azınlıklar üzerinde, evet endişe var.

VOA Türkçe: Belediyelerin özellikle bu konuda bir girişimi oldu. Yetkiyi bize verin, 'biz biliyoruz kim nerede yaşıyor' diye.

Nuriye Mertcan: Örneğin şu anda Londra, hastalığın yayılma hızı (R) en düşük olduğu yerleden biri. Londra’da hastalığın bulaşma oranı şu anda 0,4 ama bu, Londra’nın değişik belediyeleri için de aynı mı? Aslında o bilgileri istiyoruz. Örneğin Harringey’deki bulaşma rakamı ile Kensington, Chelsea’yi kıyasladığımızda aynı mı? Bu bilgileri de istiyoruz yani yerel yönetimlerden. Şu anda o bilgiler de yok elimizde.

İngiltere okulların açılması konusunda bölünmüş durumda. İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda da ayrı ayrı kararlar verdi. Ana muhalefet de hükümetin kararını destekliyor ancak şöyle bir uyarıyı da ekliyor: 'Ookullar 1 Haziran’da açılsın, ama önce kafalardaki sorulara ikna edici yanıtlar verilsin”.

Diğer Haberler