‘İnsan Başına Gelmeden Organ Bağışının Önemini Anlamıyor’

Türkiye'de organ bağışı henüz yeterli düzeyde değil. Bir dönem kendisi de organ bağışı bekleyen Taner İnan da “İnsan başına gelmeyince bilmiyor" diyor

‘İnsan Başına Gelmeden Organ Bağışının Önemini Anlamıyor’

Türkiye’de halen 25 bini aşkın insan organ nakli için sıra bekliyor. Çalan her telefon onlar için bir umut. Manisa’da yaşayan Taner İnan da onlardan biriydi. Temmuz 2018’de karaciğer kanseri ve siroz teşhisi konan İnan’ın yaşaması, pamuk ipliğine bağlıydı. Amerika’nın Sesi’ne konuşan İnan o günlerdeki duygularını “insan neler yaşamıyor ki, torunum olacak göremeyeceğim diye düşündüm. Moraliniz bozuk oluyor, kimseye söyleyemiyorsunuz. Gece olduğunda yalnız kaldığınızda bütün o karabasanlar çöküyor üzerinize” diye anlattı. Dört aylık bekleyişin sonunda gelen bir telefonla İnan’ın hayatı değişti. Beyin ölümü gerçekleşen bir bağışçıdan alınan karaciğer İnan’a nakledildi. İnan, organ bağışçısına dualar ederken, “İnsan başına gelmeyince bilmiyor. Çocuklarıma, eşime organlarını bağışlamalarını vasiyet ettim” diyor.

“Babasının kanı uymasaydı kaybedebilirdik”

Henüz okula bile gitmeyen Mustafa Solak da karaciğer teşhisi konan bir başka hasta. 19 santimetrelik kitle, kemoterapiyle yeterince küçülmeyince doktorlar karaciğer naklinin gerekli olduğuna karar verdi. Küçük Mustafa, şanslıydı. Çünkü babası Fatih Solak’ın karaciğeri nakil için uygundu. Fatih Solak’a göre de organ bağışı konusunda “insan başına gelmeden anlamıyor”. Şimdi Mustafa Solak, büyüyünce kendini hayata döndüren doktorlarla aynı işi yapmak istiyor.

Daha 16 aylıkken verilen bir yanlış ilaç nedeniyle karaciğeri zehirlenen ve komaya giren Ahmet Kuzey Arıboğa da babasından alınan karaciğerle hayata tutundu. Şimdi ilkokul birinci sınıfa giden Ahmet Kuzey de büyüyünce doktor olmak istiyor. Mersin’de yaşayan Arıboğa ailesi, sağlık kontrolleri için belirli aralıklarla İzmir’deki hastaneye geliyor. Annesi o günleri anlatırken gözyaşlarını tutamıyor: “Çok kötü bir durumdaydı. Ölmek üzereydi. Karaciğer nakli son şansıydı. Çok şükür babasının kanı uydu ve hemen nakil yapıldı. Babasının kanı uymasaydı kaybedebilirdik. Çünkü ülkemizde organ bağışı çok nadir yaşanıyor.”

Organ nakillerinin yüzde 80’i canlı vericilerden

Aslında karaciğer ve böbrek nakli bekleyen hastalar, organ nakli için sırada olan diğer hastalara kıyasla daha şanslı. Çünkü bu hastalara canlı donörlerden organ nakli yapılabiliyor.

Her üç hastanın da karaciğer nakillerinin gerçekleştiği Kent Hastanesi’nden Doçent Doktor Murat Kılıç, organ bağışlarının ağırlıkla aile bireylerinden geldiğini söyledi. Amerika’nın Sesi’nin sorularını cevaplayan Kılıç “akrabaların donör olamadığı durumlarda hastalar kadavra verici için Sağlık Bakanlığı’nın listesine yazılarak beklemek zorunda kalıyor” dedi. Kılıç, Türkiye’nin organ nakilleri konusunda iyi bir noktada olduğunu da sözlerine ekledi: “Ancak bu organ nakillerini kaynağının dağılımında bir terslik var. Nakillerin yüzde sekseni canlı vericilerden, yüzde 20’si kadavra vericilerden yapılıyor. Kadavra bağışı çok az”. Kılıç, bu sayının artırılması için bilinçlenmenin önemine vurgu yaptı.

Sağlık Bakanlığı listesinde bekleyen hastaların öncelik sıralaması ise, sağlık durumlarının aciliyetine göre belirleniyor. Organ naklinin bütün masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıyor. Organ bağışçısı olmak ise çok kolay. Herhangi bir hastaneye başvurarak bağışçı olmak mümkün. Bunun için organ yetmezliği sorunu yaşamayı beklemek gerekmiyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler