Türkiye'deki cemaat anketi

Türkiye'deki cemaat anketi

ANDY-AR'ın Star için yaptığı "Cemaatler Gerçeği" araştırması genel geçer doğrulara dayanan yargıları kökten değiştiriyor. Toplumun cemaatlerle barışık olduğunu gözler önüne seren "Türk toplumunda cemaat algısı-Mart 2011" araştırmasının ikinci bölümünde, etnik ve dini gruplara mensup kişilerle komşuluk ilişkilerinde, çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.


Cemaatler Gerçeği araştırması, toplumun siyasi şablonunu da ortaya çıkardı.
**İşte Türkiye'nin siyasi kimlik dağılımı...**

ANDY-AR'ın, Stratejist Faruk Acar'ın koordinatörlüğünde Prof. Ömer Çaha, Prof. Yasin Aktay, Doç. Ferhet Kentel ve Doç. Ramazan Yelken'e 10-20 Mart tarihleri arasında 20 il ve bunlara bağlı 40 ilçede 2 bin 160 kişi ile yüz yüze görüşülerek hazırlattığı araştırmada, katılımcılara "Kendinizi hangi kimliğe ait hissediyorsunuz" sorusu da yönetildi.

Atatürkçü ve Laik kimlik yüzde 27,7 ile birinci sırada çıktı. Yüzde 25,2 ile Milliyetçi- Muhafazakar, yüzde 20,9 ile Dindar- Muhafazakar oranlarının toplamı yüzde 46,1'i oluşturdu. Toplumun yüzde 7'si kedisini "Demokrat-Sosyal demokrat", yüzde 5,8'i "Liberal - özgürlükçü", yüzde 2,3'ü "Marksist -sosyalist" olarak tanımladı.


AK Parti, CHP, MHP ve BDP seçmeni "Alevi", "başörtülü", "başörtüsüz", "dindar-sünni" ve "Kürtler" ile komşuluk ilişkisi için sorun görmüyor. Ancak "ateist", "çingene", "Hristiyan", "eşcinsel", "Yahudi" ve "Ermeni" ile komşu olma konusunda AK Parti ile MHP seçmeni "daha az istekli", CHP ile BDP'lilerin de kısmen toleranslı.

BDP seçmeni birçok konuda CHP ile benzer tutum sergilerken 'içki içenler' konusunda AK Parti ile MHP seçmenine yakın bir tavır göstermesi dikkat çekiyor.


Üniversite mezunlarının içki içen, ateist, yahudi veya ermenilere komşu olma konusunda diğer eğitim düzeyine göre 'daha az çekingen' iken 'Çingene ve eşcinseller' konusunda diğer eğitim düzeyine sahip olanlarla benzer düzeyde bir isteksizlik gösterdiği görülüyor.


Çalışmada dikakt çeken bir başka başlık ise içki içenlerin sadece muhafazakarlar tarafından değil Atatürkçü, laik, liberal, özgürlükçü, demokrat-sosyal, demokrat ile Marksist-sosyalist kimliğine sahip olanlar tarafından da komşu olarak "istenmiyor" olması...

Araştırmayı yapan uzmanlar bu tabloyu şu sözlerle değerlendi: "Politik gündemde çatışmalı olarak öne sürülen başörtüsü, Kürt, dindarlık, Alevilik gibi kimlikler konusunda sosyolojik düzeyde komşuluk sorunu görünmüyor. Komşu olma konusunda isteksizliğin en az yoğunlaştığı beş grup başörtülü veya başörtüsüz kadınlar, dindar Sünniler, Aleviler ve Kürtlerdir. Başka bir deyişle, toplumda en fazla bunlardan biriyle komşu olma konusunda olumlu eğilim bulunuyor."


Araştırmada Türkiye toplumunun çeşitli dini ibadetlere bakışı da incelendi. "Toplumun yaklaşık yüzde 65'i Ramazan'da düzenli oruç tutarken, yüzde 16'sı da arada bir oruç tutuyor. Bu da yüzde 81'lik bir kitlenin Ramazan'da oruç tuttuğu anlamına geliyor.

Cuma namazıyla günde beş vakit namaz kılanlar toplumun yarısından fazlasını oluşturmakta. Araştırma bulgularından anlaşıldığına göre toplumun yüzde 52'si Cuma namazını, yüzde 54'ü de beş vakit namazı düzenli veya ara sıra kılmakta.

İçki içme alışkanlığı namaz alışkanlığına göre daha düşük düzeyde seyretmekte. Düzenli olarak içki içtiğini belirtenlerin oranı yüzde 10,5 iken, arada bir içenlerin oranı ise yüzde 26 düzeyinde.

Toplumsal hayat ile ilgili sorulan "hangisini düzenli olarak yapıyorsunuz" sorusuna en çarpıcı yanıt namaz ve içki konularında verildi. Beş vakit namaz kılanların oranı yüzde 27,5 iken, Cuma namazı kılanların oranı ise yüzde 33.9, ramazanda oruç tutanların oranı yüzde 64,7 oldu. İçki konusunda yüzde 57,6 "pek içmem" yanıtını verdi.


"Kiminle komşu olmak konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorusu parti seçmenlerine göre dağıldığında ise AK Parti, CHP, MHP ve BDP seçmeninn Çingeneler ve eşcinsellerele komşu olmak istemediği belirlendi.

AK Partililer yüzde 39,9, CHP yüzde 31,3, MHP yüzde 43,3, BDP ise yüzde 34,3 oranında Çingenelerle komşu olmak istemiyor.

Eşcinsellerle komşu olmak istemeyenlerin oranı ise AK Parti yüzde 68,2, CHP yüzde 43,3, MHP yüzde 67,4, BDP ise yüzde 46,5 olarak gerçekleşti.


Toplumun büyük kesiminde başörtülerle komşu olma konusunda bir sıkıntı olmadığı rakamlara yansıdı. Başörtülülerle komşu olmak isteyen Dindar-Muhafazakarların oranı da yüzde 38,4 oldu.

Araştırma grbu sonuçlardan Atatürkçü ve Marksistlerin eşcinsel komşu istemediğini belirterek şu yorumu yapıyor: "İçki içenleri komşu olarak istemeyenlerin oranı en fazla muhafazakar-dindar kesimde yoğumlaşması anlaşılır bir durumdur. Ancak içki içenlere karşı Atatürkçü-laik, liberal-özgürlükçü, demokrat ile Marksist-sosyalist kimliğine sahip olanlar tarafından da istenmiyor olması ilginç bir bulgudur."


"Herhangi bir gruba girmek veya çevreye girmek size ne kazandırır" sorusuna katılımcıların yüzde 26,9'u "İnsana aidiyet ve kimlik kazandırır", yüzde 23'ü "yalnızlık duygusu giderir", yüzde 22'si "Başkasıyla paylaşma güdüsünü geliştirir" yüzde 16,3"insanı ortak amaçlara sevkeder" yüzde 3,9'u "insanın özgürlüğünü yok eder" cevabı verdi.


ANDY-AR'ın Star için yaptığı "Cemaatler Gerçeği" araştırması genel geçer doğrulara dayanan yargıları kökten değiştiriyor. Toplumun cemaatlerle barışık olduğunu gözler önüne seren "Türk toplumunda cemaat algısı-Mart 2011" araştırmasının birinci bölümünde, Türk halkı cemaatlere nasıl bakıyor?, Hangi cemaat lideri daha çok tanınıyor?, Cemaatler başkalarına baskı yapıyor mu?, Türkiye'nın en etkili cemaatleri hangileri? sorularına cevap arandı.
**İŞTE CEVABI...**

Araştırmaya göre 'Cemaate biraz yakınlığım var' ya da 'Herhangi bir cemaate mensubum' diyenlerin toplamı yüze 16. Araştırmacılar bu durumu şöyle yorumluyor: Bu oran 75 milyonluk türkiye'de 12 milyonluk bir nüfusa tekabül ediyor. Bu sayı ağırlıklı olarak Nur Cemaati'nde yoğunlaşmaktadır. Cemaat n üyelerinin yüzde 25'i Fethullah Gülen, yüzde 20'si de Nur Cemaati'ne bağlıdır.


Adını en fazla duyduğunuz cemaat hangisi, sorusuna 'Gülen Cemaati' cevabını verenlerin oranı yüzde 30.1 oldu. Bunu yüzde 19 ile Süleymancılar , yüzde 17.3 ile Nur Cemaati, yüzde 5.9 ile Nakşibendiler, yüzde 2.8 İsmail Ağa Cemaati ve yüzde 2.4 oranıyla Cübbeli Ahmet Hoca izledi.


Adını bildiğiniz bir cemaat lideri var mı, sorusuna katılımcıların yüzde 60.6'sı Fethullah Gülen derken yüzde 7.4 Mahmut Efendi ve yüzde 1.5 da Cübbeli Ahmet Hoca çıktı.


Araştırmaya katılanlara cemaaqtlerin hangi alanlarda başarılı olup olmadığı soruldu. Katılımcıların yüzde 37. 8'i dershane ve okul faaliyetlerinde cevabını verdi. Din hizmetleri cevabını verenlerin oranı ise yüzde 27.2, Sosyal yardım hizmetleri cevabını verenlerin oranı ise 12.3 oldu. Hiçbir şeyde başarılı bulmuyorum diyenlerin oranı ise yüzde 8.9 oldu.


Çok tartışılan cemaatlerin işlevine ilişkin olarak da Bir cemaate girişinizde en fazla ne etkili oluyor, sorusuna katılımcıların yüzde 18'i dini ve manevi ihtiyaçlar, yüzde 8.2 aile ve arkadaşlarımın etkisi, yüzde 6.6 ile cemaatte samimi arkadaşlık, yüzde 5.7 ile yalnızlık problemini aşma isteği, yüzde 3.7 ile cemaatte paylaşma duygusu, yüzde 1.7 ise cemaatin başarılı hizmetlerini gerekçe gösterdi.


Araştırma soruları "Mason/Lions/Rotary kulüpleri, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi topluluklar da cemaat sayılabilir mi" sorusuna yüzde 27,4 "evet sayılabilir", yüzde 26,1 "fikrim yok" ve yüzde 46,4 "hayır sayılmaz" yanıtını verdi. Araştırmacılar konuyla ilgili yorumlarında, "Dini amaçların dışındaki herhangi bir amaçla bir araya gelenlerin de cemaat oluşturup oluşturmadığını sorgulamak üzere, mason, lions, rotarty kulüpleri ile Atatürkçü Düşünce Derneği veya Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi seküler karakterli kuruluşların da bir nevi cemaat sayılıp sayılmayacağı sorgulanmıştır. Araştırmada yer alanların yüzde 27'si bunların da cemaat olarak algılanabileceğini belirtmiştir" dedi. Araştırmada cemaatlere hiçbir parti seçmenin uzak kalmadığı görülürken sanıldığının aksine AK Parti tabanının yüzde 72,2'lik oranının kendini bir cemaat yakın hissetmediği ortaya çıktı.

Okuyucu Yorumları 0 yorum