HABER

İran'da kara para aklama yasasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor

İran'da Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Sadık Laricani: - "İran'ın bankacılık sistemini ve yapılan işlemleri başkalarının bilgisine sunmak ülkenin çıkarına hizmet etmez"

İran'da Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Sadık Laricani, Mali Eylem Görev Gücüne (FATF) üyelikle ilgili İran'ın bankacılık sistemini ve yapılan işlemleri başkalarının bilgisine sunmanın ülke çıkarlarına hizmet etmediğini söyledi.

Başkent Tahran'da banka yöneticileriyle bir araya gelen Laricani, burada yaptığı konuşmada, İran'ın kara para aklamanın engellenmesi, terör finansmanıyla mücadele için kurulan FATF ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu'na (CFT) üyeliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

FATF tasarısının konseyde görüşüldüğünü ve üzerinde çalışıldığını aktaran Laricani, "İran'ın bankacılık sistemini ve yapılan işlemleri başkalarının bilgisine sunmak ülkenin çıkarına hizmet etmez." görüşlerini paylaştı.

Batılı ülkelerin tasarı ve anlaşmaları kendi çıkarlarına göre yorumladıklarını ve sorumluluklarını üstlerinden attığını savunan Laricani, FATF tasarısında İran'ın güvenliğini ilgilendiren hususlar olduğunu ve bu konuda uzman olan kişilerin uyarılarda bulunduğunu kaydetti.

Yabancı bankaların İran bankacılık sistemiyle iş birliğinin olmamasının FATF ile alakalı olmadığını dile getiren Laricani, "Diğer bankaların İran bankalarıyla çalışmamasının nedeni yaptırım korkusudur. FATF meselesinde bu önemli nokta göz önünde bulundurulmalıdır." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 26 Şubat'ta Merkez Bankasını ziyaretinde yaptığı konuşmada kara para aklamanın engellenmesi ve terör finansmanıyla mücadele için kurulan FATF ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadele Konvansiyonu ile uyumu öngören yasa tasarısıyla ilgili olarak FATF ve CFT'ye üye olmaları gerektiğini belirterek "FATF'a üye olan hiçbir devletin aklı ve tedbiri yok mu? Hükümet ve Meclis de bunu onayladı. Onların hiçbir tedbiri yok muydu? Ülke 10-20 kişinin eline bırakılamaz. Ülkenin sahibi bu millettir. Zaten ABD bir yaptırım uyguluyor bizde kalkıp keyfimize göre yaptırım uygulayamayız." değerlendirmesini yapmıştı.

Kamuoyunda FATF yasası olarak bilinen yasa, muhafazakarlar arasında ülkenin "hassas finansal bilgilerinin düşmanlara açılacağı ve devrimci güçlere yardımın engelleneceği" şeklinde tepkilere neden oluyor. İran hükümeti ise uluslararası ticari ilişkilerin devamı için FATF'a uyum öngören yasaların kabul edilmesinin önemli olduğunu belirtiyor.

ABD'nin terör finansmanıyla suçladığı İran'a uyguladığı yaptırımlarla bu ülkenin uluslararası finans sistemine girişini kısıtlaması nedeniyle Ruhani hükümeti, FATF ve CFT ile uyumu öngören yasa tasarılarını meclise sunmuştu. Mecliste uzun tartışmaların sonucunda onaylanan FATF tasarısı, Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından anayasaya aykırı bulunarak meclise iade edilmişti. Meclis, tasarıların onayı için ısrar edince meclis ve AKK arasındaki anlaşmazlıkları çözen Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyine gönderilen 4 tasarıdan 3'ü onaylanmış, tasarının FATF'a üyeliğini öngören kısmının ise görüşülmesi ertelenmişti.

FATF, 22 Haziran'da İran'a mali reformların hayata geçirilmesi için hazirana kadar olan süreyi ekime kadar uzatmıştı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bünyesinde kara para aklama ve terör finansmanıyla mücadele edilmesi için kurulan FATF, Kuzey Kore ile gri listede bulunan İran yönetimine, ülkenin finansal yapısını uluslararası normlara uygun hale getirecek reformları tamamlamak için hazirana kadar süre vermişti.

FATF, kara paranın aklanması ve terör finansmanının engellenmesine yönelik 37 üye ülkenin bankacılık ve mali sistemini denetliyor.

Geri Dön