KADIN

İremSU diyor ki

İremSU diyor ki

9 Temmuz, Oğlak burcunda Dolunay Geçtiğimiz Yeniayda, kol kırılıp yen içinde niye kalsın ki demiştim... Eğer aile kutsal bir değerse birbirimizden gizlimiz saklımız niye olsun ki? Orada neden "–miş gibi", "–mış gibi" samimi olmayan davranışlara yer verilsin ki? Yanlışlar varsa üstü örtülmemeli, söylenmeli, yüzleşmede bulunulmalı, konuşulmalı ve problem varsa el birliğiyle çözülmeli…

9 Temmuz, Oğlak burcunda Dolunay

Geçtiğimiz Yeniayda, kol kırılıp yen içinde niye kalsın ki demiştim... Eğer aile kutsal bir değerse birbirimizden gizlimiz saklımız niye olsun ki? Orada neden "–miş gibi", "–mış gibi" samimi olmayan davranışlara yer verilsin ki? Yanlışlar varsa üstü örtülmemeli, söylenmeli, yüzleşmede bulunulmalı, konuşulmalı ve problem varsa el birliğiyle çözülmeli… Kimse kimseye mecbur olmamalı, kurallar zincirler veya dışarıdan enjekte edilen dayatmalarla hareket edilmemeli. Gerçek duygular ve gerçekten samimi kucaklamalarla aile bütünlüğü sağlanmalı, demiştim.

Peki, o günden beri gerek aile içinde ve gerekse kendi içimizde olan bitene bakabildik mi? Neleri savunduğumuzu, neleri sakındığımızı, nelerden asla vazgeçmeyeceğimizi ve nelere karşı dağ gibi durduğumuzu?

Peki 9 Temmuz Dolunayında ne oluyor?

Savunduğumuz, koruduğumuz, sakındığımız şeylerin kuşatması altındayız...

Aile, iş hayatı, para, pul, o, şu, bu hepsinin başımızın üstünde yeri vardı. Hepsinin bize, bizim de bunlara ihtiyacımız vardı. Ancak biz bütün bunların arasında neredeyiz? Kimlik olarak, düşünce olarak, insan olarak, bütün bu olgulara karşılık insan aslında ne kadar kısıtlı bir hayatın içinde debelendiğinin farkında mı? İsteyerek mi yoksa mecbur kaldığı için mi sakınıyor gözünden sevdiklerini, peki ya kendisini? onu hiç okşuyor mu,, onu hiç seviyor mu, onun ihtiyacı ne? Sahi bunları soruyor mu kendine? Veya diğerleri onun için bir şeyler yapıyor mu? Toplum hayatı, yasalar, aile onu ne kadar sakınıyor ve koruyor? Yoksa öylesine, böylesine diyerek sırf alıştık diye göz mü yumuyoruz olan bitene?

Bir durun ve hayal edin… Uslu bir çocuk, ılımlı bir kadın, sorumluluk sahibi bir erkek, çalışkan bir memur olmak istemediğinizde sizin için ne söyleyecekler? "Vay vay meğer ne imiş, vay vay ne de deliymiş... Hiç böyle bilmezdik… Oysa ki şöyleydi böyleydi yanılmışız….." Aynen bunları söyleyecek bir çok kişi ve hepsinden önemlisi toplum olabilir karşınızda.

Ne oldu gördünüz mü? Bir kez sadece bir kez sesinizi yükseltin,, bir kez açık ve net karşı durun, bir kez yetti deyin ve görün...

Size karşı çıkabilirler, kim olmanız gerektiğini söyleyebilirler… Hatta siz bile alıştığınız üzere nasıl olmanız gerektiğini kendinize söyleyebilirsiniz… Ancak bu siz değilseniz ve siz artık yorgunsanız kalıplaşmış roller içinde bitkinseniz o zaman kendinize bir iyilik yaparak o derinlerde saklı duran sizi ortaya çıkarabilirsiniz ve ona gülümseyebilir belki de kızabilirsiniz ,(dert etmeyin sorun değil)….. Bütün bunlar –miş –mış gibi yapmaktan iyidir…. En azından bu sizsiniz...

Bu Dolunayda bazıları kendi değerlerini savunur, bazısı sınırlarını çizer, kimi muhalif olur, kimi sesini çıkarır sürç-i lisan edebilir...

Şu bir gerçek ki,, birbirimize dayatmada ve baskıda bulunmak bu Dolunayda kutuplaşmaya neden olabilir... Fakat nelerden yorulduğumuzu, bunaldığımızı, bıktığımızı,,neleri gizlediğimizi ve nelere sustuğumuzu, içimizde sakladıklarımızı da ortaya çıkartırsak,,gerçeklerin görünmesine yardımcı olabiliriz...

Kim bilir belki de bu açıdan bakarsak, bir şeylerin artık düzeltilmesi ve düzelmesi için vesile olabilir kanaatindeyim….

iremSU

Okuyucu Yorumları0 yorum

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.