HABER

İş dünyası 2018'den umutlu (2)

- MÜSİAD Genel Başkanı Kaan: - "2018 yılında hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörünün canlılığını sürdürmesini bekliyoruz" - ASKON Genel Başkanı Cesur: - "Türkiye bu yıl IMF ve kredi derecelendirme kurumlarına adeta ders vererek büyüme rakamlarında gelişmiş ülkelere bile parmak ısırttı" - TÜRKONFED Başkanı Kadooğlu: - "2018 yılında başta sürdürülebilir büyüme ve verimlilik artışı yoluyla enflasyondan işsizliğe, dış ticaretten cari açığa kadar pek çok alanda ülkemizin 2017 yılından daha iyi

İSTANBUL (AA) - ALİ ATAR - Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "2018 yılında da hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörünün canlılığını sürdürmesini bekliyoruz." dedi.

2017 beklentilerini AA muhabirine değerlendiren Kaan, bu yılın Türkiye ekonomisinde güçlü büyüme oranlarının gerçekleştiği bir dönem olduğunu belirterek, ilk iki çeyrekte yüzde 5,3 ve yüzde 5,4 olarak gerçekleşen büyümenin, üçüncü çeyrekte ivmesini daha da artırarak yüzde 11,1 ile son 6 yılın en iyi oranına ulaştığını anımsattı.

Türkiye'nin G20 ülkeleri arasında yılın üçüncü çeyreğinde en çok büyüyen ülke olduğunun altını çizen Kaan, çift haneli bu büyüme oranının, ekonominin bütün aktörleri adına, gelecek döneme yönelik motive edici bir gelişme olarak önem arz ettiğini vurguladı.

Kaan, "Bu dönemde ağırlıklı olarak iç taleple büyüsek de aynı zamanda dış talep de cüzi de olsa büyümeye pozitif katkı vermiş ve yatırımlardaki artış da ivme kazanmıştır. İç talepteki artış oranı yüzde 11,7 olarak gerçekleşerek önceki çeyrekteki artışın neredeyse 4 katına çıkmış, dış ticaret rakamlarında son dönemde görülen canlanmayla birlikte mal ve hizmet ihracatındaki artış oranı da yüzde 17,2 olmuştur. Yüzde 11,1'lik büyüme oranının 7 puanı hane halkı tüketiminden, 0,3 puanı devlet tüketiminden kaynaklandı. Yatırımların katkısı 3,6 puanla oldukça olumluyken, net dış talebin katkısı 0,3 puanda kaldı. Bu tablo yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinde lokomotifin iç talep olduğuna işaret ediyor. Bu bağlamda 0,3 puanla büyümeye cüzi bir destek veren net dış talebin, önümüzdeki dönemde katkısının artırılabilmesi için ihracat performansımızı da muhakkak artırmalıyız." ifadelerini kullandı.

Yatırımlardaki artışa da değinen Kaan, yatırımlardaki artışın yalnızca inşaat sektörü yatırımlarından kaynaklanmamasının, sanayi sektörü adına büyük önem arz eden makine ve teçhizat yatırımlarının da yüzde 34 artış kaydetmesinin Türkiye ekonomisi adına sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti.

Kaan, şunları kaydetti:

"Yatırımlardaki artışın sürmesi, reel sektörün ekonomiye olan güveninin sürdüğüne işaret etmesi bakımından da oldukça önemli bir gelişme olmuştur. Ekonomi yönetimi tarafından alınan ek tedbir ve teşviklerle üçüncü çeyrekte 4 ana faaliyet kolunda da genişleme gözlendi. Kredi Garanti Fonu (KGF) ile ekonomiye enjekte edilen ek kaynakların, vergi indirimlerinin ve ihracattaki canlanmanın büyümeyi harekete geçirdiği görülüyor. 2018 yılında da hizmetler, sanayi, tarım ve inşaat sektörünün canlılığını sürdürmesini bekliyoruz. Bilhassa imalat sanayisinde gerçekleşen yüzde 15,2'lik artışla yüzde 14,8 genişleyen sanayi sektörü önümüzdeki dönem için umut vermektedir. Yılın tamamı için büyüme oranının yüzde 7 civarında olacağını tahmin ediyoruz. 2018 yılı da böyle bir motivasyonla girdiğimiz ve önde gelen ekonomiler arasından pozitif olarak ayrıştığımız bir yıl olacaktır. Bu bağlamda 2018 yılında Türkiye ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak reel ekonomiye yönelik iyimser beklentilerimizi koruyoruz."

- "Büyüme rakamı daha yukarılara taşınabilecek"

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur da bu yıl kur savaşlarının yanı sıra oluşturulmaya çalışılan yeni ticari haritalara şahit olunduğunu söyledi.

Türkiye'nin bulunduğu coğrafya itibarıyla tüm bu çatışmaların tam ortasında yer aldığını aktaran Cesur, "Bunun yanı sıra FETÖ'nün taşeronluğunu yapan kesimlerin küresel anlamda oluşturmaya çalıştığı ekonomik ve siyasi baskıları gördük. Tüm olumsuz lobi faaliyetlerine rağmen bağımsız politikalar üreten, bildiği doğrulardan asla taviz vermeyen Türkiye, bu yıl IMF ve kredi derecelendirme kurumlarına adeta ders vererek büyüme rakamlarında gelişmiş ülkelere bile parmak ısırttı. Bu elbette Türkiye ekonomisinin sağlam temeller üstüne oturduğunun bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Cesur, gelecek yılın siyasi ve ekonomik açıdan hareketli bir yıl olacağını belirterek, bu süreçte özellikle küresel anlamda yaşanacak gelişmelerin siyasi ve ekonomi yansımalarının üst düzeyde olacağını ifade etti.

Bu süreçte ekonomisi sağlam temellere oturmuş olan Türkiye'nin büyümeye devam edeceğini vurgulayan Cesur, şunları kaydetti:

"Türkiye ürettiği politikalar ve göstermiş olduğu reflekslerle doğru adımları atmaktadır. Yapısal reformların devam etmesi ve çözüm odaklı olması, büyümede niteliğin yakalanması, cari açığın önüne geçecek dışa bağlı ürünlerin Türkiye'de üretilmesini sağlayacak adımların atılması, turizmde bir önceki yıla oranla hareketliliğin artması, gıda politikalarının netleştirilerek enflasyon oranın yeniden tek haneye indirilmesi ve istihdama yönelik yatırımların teşvik edilmesi ile bu yıl elde ettiğimiz büyüme rakamının korunabileceği veya daha yukarılara taşınabileceği görüşündeyiz."

- "Büyümede KGF'nin başarısı ana faktör oldu"

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Tarkan Kadooğlu ise bu yıl küresel ekonomilerin geçmiş döneme kıyasla daha olumlu bir ortam içinde olduğu bir yıl olduğunu belirterek, içinde bulunulan bu ılımlı küresel büyüme ortamında, Türkiye'nin de gösterdiği büyüme performansıyla öne çıktığını dile getirdi.

Kadooğlu, "Bu göstergelere göre yıl sonunu yüzde 6'lar düzeyinde bir büyümeyle kapatacağımızı söyleyebiliriz. Büyümede yıl sonunda belirlenen hedefleri aşacağımız öngörülse de 2018-2020 Orta Vadeli Plan (OVP) çerçevesinde düşünüldüğünde birtakım olumsuzluklarla karşılaşmamız muhtemel. Bu durumun kontrol altına alınması ihtiyacı, önümüzdeki dönemde büyümenin kalitesinde, devamlılığında ve verimlikte dikkat edilmesi gereken alanlar olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin gösterdiği büyüme rakamlarının iş dünyasında moral ve motivasyon yarattığını vurgulayan Kadooğlu, öte yandan dış ticaret açığının ilk 10 ayda yüzde 32 artarak 61 milyar dolara ve cari açığın da 39,3 milyar dolara yükselmesi nedeniyle her iki alanın da önemli riskler barındırdığına dikkati çekti.

Kadooğlu, Türkiye'nin en önemli sorununun enflasyon ve ekonomide ikiz açık olarak isimlendirilen dış ticaret ve cari açık olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin büyüme performansına da değinen Kadooğlu, bu yıl büyümede uluslararası kuruluşların da dikkati çektiği KGF uygulamasının başarısı ve reel sektörde yarattığı canlanmanın ana faktör olduğu kaydetti.

Kadooğlu, şunları kaydetti:

"2018 yılında başta sürdürülebilir büyüme ve verimlilik artışı yoluyla enflasyondan işsizliğe, dış ticaretten cari açığa kadar pek çok alanda ülkemizin 2017 yılından daha iyi bir yıl geçireceğine inanıyoruz. Bu inançla TÜRKONFED olarak çatımız altındaki 28 federasyon, 221 dernek ve 40 bin şirket ile bugüne kadar olduğu gibi 2018 yılında da yüksek motivasyonla Türkiye için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz."

(Bitti)

(AA)

Geri Dön