HABER

İsrail hakkındaki gerçekler ve istatistikler

KUDÜS (İHA) - Osmanlı İmparatorluğu'nun toprakları üzerine kurulan dünyanın en genç devletlerinden İsrail Cumhuriyeti Devleti, son asra damgasını vurdu.

Komşu devletlerle sürekli anlaşmazlık içinde olan İsrail, Filistin ile çatışmaya devam ediyor. Hem sınırları hem de başkenti Kudüs ile tanınan İsrail, 1967 yılında Ürdün ile girdiği Ortadoğu Savaşı'nın ardından Doğu Kudüs'ü, 1981 yılında da benzer bir savaşla Suriye'den Golan Tepeleri'ni topraklarına kattı.

İsrail'in Kudüs'ü başkenti olarak ilan etmesine rağmen, başkent Kudüs'ün konumu uluslararası camia tarafından tanınmazken, büyükelçiliklerin birçoğu Tel Aviv'de bulunuyor. 1967 yılında kısa bir savaşın ardından işgal altına aldığı Batı Şeria ve Gazze Şeridi gibi Filistin topraklarını da ele geçirerek bir bütün haline gelmeyi vizyon haline getiren İsrail, 2005 yılında Gazze'den yerleşimcileri ve güçlerini geri çekti, ancak Batı Şeria'da yerleşimcilerini ve güçlerini bulundurmaya devam ediyor. İşgal yöntemiyle 21 bin 121 kilometre karelik bir bölgeyi ele geçiren İsrail, Akdeniz üzerinde bulunuyor. Lübnan ile kuzeyden, Suriye ile kuzeydoğudan, Ürdün ve Batı Şeria ile doğudan ve Mısır ve Gazze Şeridi ile güneyden sınırları bulunan İsrail'in nüfusu, yüzde 76'sı Yahudi ve yüzde 20'si Arap olmak üzere 6 milyon 986 bin. Ayrıca İsrail'in nüfusunun içinde Hıristiyan ve Dürzi azınlıklar da bulunuyor. İsrail'in resmi dilleri İbranice ve Arapça. İsrail, hiçbir şekilde resmi anayasaya sahip olmaksızın parlamenter demokrasiyle yönetiliyor. 'Knesset' adlı İsrail Parlamentosu'nun 120 üyesi var. Devlet başkanlığı görevini ise İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav yürütüyor.

"İSRAİL'İN TARİHÇESİ"
1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken 'Filistin' olarak bilinen bölge, İngilizler tarafından işgal edilerek İngiliz kolonisi haline getirildi.

Londra Hükümeti, 1917 yılının Kasım ayında yayımladığı sözde Balfour Deklarasyonu ile Filistin bölgelerinde Yahudi halkı için ulusal bir bölge oluşturulması gerektiğini açıkladı. 1922 yılında Milletler Birliği, Yahudi halkının daha sonra Filistin olarak bilinecek olan bölge ile tarihsel bağlantılarının bulunduğunu ilan etti. 2. Dünya Savaşı'nın ardından Milletler Birliği'nin varisi Birleşmiş Milletler (BM) hem Yahudi Devleti'nin hem de Filistin Devleti'nin oluşturulması çağrısında bulundu. 1948 yılında İngiliz mandaterliği son bulduğunda hala büyük bir çoğunlukla yerleşimci olarak yaşayan Yahudiler, Arap komşularıyla yapacakları küçük savaşla birleştirmek isteyecekleri bir devlet olan İsrail'in kurulduğunu ilan etti. İsrail komşu Arap devletleriyle 1967 ve 1973 yıllarında büyük çaplı 2 ayrı savaş yaptı. 1982 yılında İsrail güçleri ayrıca Lübnan'ın büyük bir bölümünü işgal altına aldı.

İsrail güçleri, Lübnan Hizbullah militanlarıyla yaptığı gerilla savaşının ardından 2 bin yılının Mayıs ayına kadar Lübnan'ın güneyinde güvenlik bölgesi oluşturdu. İsrail, 1991 yılındaki 1. Körfez Savaşı'nda Irak füzelerine hedef oldu. 1978 yılında İsrail ve Mısır, Camp David Anlaşması'nı imzalayarak, ABD denetimi altına girmiş işgal altındaki bölgeler için, barış sürecine girdi ve 1979 yılında iki ülke arasında ateşkes imzalandı. 1993 yılında Oslo'da Filistinliler ile İsrail arasında diğer bir barış çerçevesi anlaşmasına gidildi. 1994 yılında İsrail, Ürdün ile barış anlaşması imzaladı. 2002 yılında İsrail, Filistinli direnişçilerin sızmalarını engellemek amacıyla Batı Şeria sınırlarının büyük çoğunluğunu kapsayacak şekilde güvenlik duvarı bariyeri inşasına başladı. 2003 yılında ülkesinin her daim İsrail'in en önemli müttefiği olan ABD Başkanı George W. Bush, AB, Rusya ve BM irtibatında barış yapılması için oluşturulacak bir yol haritasının onaylanması sinyallerini verdi.

2005 yılının Ağustos ayında İsrail Başbakanı Ariel Şaron, tek taraflı olarak hem İsrailli yerleşimcileri hem de İsrail güçlerini Gazze Şeridi'nden çekti.

Böylece İsrail, ilk defa işgal altında tuttuğu Filistin bölgelerinden çekilmiş oldu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön