HABER

İstanbul Ramazan İmsakiyesi 2017: İftara ne kadar kaldı? İstanbul imsak, iftar saati

Türkiye’nin en ünlü camilerine ev sahipliği yapan İstanbul’da camilerin şerefeleri ışıklandı ve “Hoş geldin ya-şehri Ramazan” yazısıyla süslendi. Hele de İstanbul’da sahur ve iftarlar bir ayrı olacak. Bu akşam saatler sahur vakti için ayarlandı ve hazırlıklar başladı. İstanbul ve diğer illerde iftar, imsak ve sahur saat kaçta merak ediyorsanız 2017 Ramazan imsakiyesi haberimizde. İftar vakti, iftara ne kadar kaldığı ile ilgili geri sayım aracı ve dahası 2017 Ramazan imsakiyesinde...

İstanbul Ramazan İmsakiyesi 2017: İftara ne kadar kaldı? İstanbul imsak, iftar saati

İstanbul, Türkiye ve tüm İslam aleminin ramazan ayı mübarek olsun. Sahuru, iftarı, orucu, bayramı ile Ramazan, ibadet ve tefekkür ayıdır. Ramazan ayında oruç tutanlar oruçlarını dualarla iftar vakti açacaklar ve sahurda da sonraki oruca hazırlanacaklar. Bu gece sahura kalkan İstanbul, Ramazan'ın ilk orucunu tutmaya başladılar. Bu akşam yapacakları ilk iftarın hazırlıkları için iftar vakti saat kaçta öğrenmek istiyorlar. Peki İstanbul'da iftara ne kadar kaldı? İşte İstanbul 2017 Ramazan imsakiyesi...

İSTANBUL ve İL İL RAMAZAN İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ

İFTAR'DA SAĞLIKLI BESLENME

Ramazanda uzun süreli açlık, sıvı kaybı, tansiyon ve kan şekerinde düşüklüğe bağlı olarak yorgunluğa neden olabilir.

İftar vakti geldiğinde aniden ağır yemeklere yönelmek, sahura kalkmadan oruç tutmak, bayramın ilk gününde birden aşırı yemek yemek gibi beslenme hataları ramazan ayında ve bayramda size zor anlar yaşatabilir. Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Duygu İbrişim, ramazan ve bayram süresince mide sağlığınızı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Oruç tutarken sık karşılaşılan problemler, iftarda ve sahurda birden, aşırı miktarda yemek yenilmesi ve buna bağlı sindirim sorunlarıdır. Uzun süreli açlık, sıvı kaybı, tansiyon ve kan şekerinde düşüklüğe bağlı olarak yorgunluğa neden olabilir. Midede ağrı, yanma ve kabızlık bu dönemde en sık yaşanan şikayetlerdir.

Ara vererek yemek yiyin
Yemeğe bir bardak su ve bir kase çorba ile başlamak en iyi yöntemdir. Sulu yumuşak gıdalar oruç sonrası sıvı ihtiyacını karşılar ve mideyi rahatlatır. Çorbadan sonra yemeğe birkaç dakika ara vermek açlık ve yorgunluk duygusunu azaltır. O zaman da her şeyden hızlıca ve bol miktarda yeme isteğini baskılamak kolay olacaktır.

İftar sofrası çok çeşitli olmasın
Çorba sonrasında etli veya zeytinyağlı bir sebze yemeği ya da haşlama, buğulama veya ızgara et (kırmızı et, beyaz et veya balık) yanında haşlama sebzeler yenilebilir. Ekmek çok fazla miktarda olmadıkça hem doyurucu hem de hazmı kolaylaştırıcıdır. Makarna, pilav ve hamur işlerini az miktarda tüketin ve her iftarda masada bulundurmayın. Kompostolar, mevsim salataları, yoğurt, ayran ve cacık iftar sofralarının çok sağlıklı tamamlayıcılarıdır. Yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi hem doymanızı kolaylaştırır, hem de sonrasında midede dolgunluk, ağrı, şişkinlik sorunlarını önler.

Yemek planını tokken yapın
İftar alışverişini günün sonunda iyice aç olduğunuz bir zamanda yapmayın. Bu, her şeye daha çok özenmenize ve iştahınızın iyice açılmasına neden olur. Bir sonraki günün yemek planını bugünkü iftardan sonra yani karnınız tokken yapın.

RAMAZAN AYINDA İSTANBUL’DA İFTAR

Osmanlı'nın başketi olarak İstanbul, adeta bir kültür mozaiğidir ve mutfağı da bunu yansıtmaktadır. İstanbul'da her Ramazan'da olduğu gibi bunda da iftar sofralarını Anadolu'nun dört bir köşesinden, balkanlardan, Türkiye'nin sınır komşularından yemekler, lezzetler süsleyecek. İstanbul'a özgü bir tat isterseniz eski Osmanlı saray yemekleri tariflerinden birini deneyebilirsiniz.

Türkiye’nin dört bir köşesinde her yörenin kendine özgü yemekleri vardır. İstanbul’da da sahur ve iftar sofralarını ciğer kebabı, içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, lebeni; burma kadayıf ve sütlü nuriye gibi yöresel lezzetler süsleyecek. Siz de aşağıdaki tarif ele Ramazan sofranız için bu lezzetlerden birini deneyebilirsiniz.

İSTANBUL PİLAVI TARİFİ
Malzemeler:
1 adet haşlanmış ve küp doğranmış tavuk göğsü
3 çorba kaşığı dolusu tereyağı
1 çimdik safran
1 tatlı kaşığı toz şeker
3 çorba kaşığı kabukları soyulmuş ve hafif kavrulmuş badem içi
2 su bardağı pirinç (10 dakika ılık suda ıslanmış ve suyu süzülmüş)
6 çorba kaşığı bezelye (haşlanmış ve suyu süzülmüş)
3,5 su bardağı tavuk suyu
1 çorba kaşığı hafif kavrulmuş dolmalık fıstık
1 çorba kaşığı ufak ufak kesilmiş ve kavrulmuş ciğer
5-6 tane karabiber
Yeterince tuz
2 adet defne yaprağı
Üzerine:
2 çorba kaşığı dereotu

Yapılışı: Teflon pilav tenceresine tereyağını koyup eritin, dolmalık fıstığı, bademi ve tavuk göğsünü ilave edip biraz soteleyin. Ardından pirinci koyup şeffaflaşana kadar kavurduktan sonra şekeri, bezelyeyi, önceden kavrulmuş ciğeri, tuzu, tane karabiberi ve 2 adet defne yaprağını, sıcak tavuk suyunu da koyup karıştırdıktan sonra önce hızlı, sonra yavaş ateşte pişirin, pilav suyunu çekince altını kapatın. Biraz demlendirdikten sonra dereotu serpip sıcak servis yapın.

CAMİLER RAMAZANDA BİR BAŞKA

Ramazan ayında camilerde bir başka hareketlilik olur. İstanbul ve tüm illerde Camiler Ramazan ve teravih namazı için bir elden geçer, temizlenir; Ramazan etkinlikleri hazırlanıyor. Siz de bu Ramazan'da İstanbul'un bir tarihi camisini ziyaret edebilirsiniz. Hele tarihi açıdan çok zengin olan İstanbul'da Ramazan ayında ziyaret edebileceğiniz, namaz kılabileceğiniz çok sayıda camii bulunmaktadır.
Bunların en başında Sultanahmet camii gelmektedir. Ayrıca Süleymaniye, Eyüp Sultan, Valide Sultan Mihrimah Sultan, Ortaköy, Fatih, Şemsi Ahmet Paşa, Kalenderhane Camiileri Ramazan da İstanbul'un üne çıkan camileridir.

TERAVİH NAMAZI NASIL KILINIR

Ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan sünnet namazın her dört rekatının sonundaki oturuş, tervîha olarak adlandırılmış, sonradan bu kelimenin çoğulu olan teravih kelimesi ramazan gecelerinde kılınan nafile namazın adı olmuştur.
eravih namazının vakti yatsı namazının arkasından fecre kadar geçen süredir; vitirden sonra kılınması caiz olmakla birlikte uygulamada vitirden önce kılınmaktadır.

Teravih namazının eda edilmesi için ezan okunmaz ve kamet getirilmez; kılamayan kişinin kaza etmesi gerekmez.
Teravih namazı başladıktan sonra camiye gelen kimse önce yatsı namazını kılar, daha sonra teravih namazı için imama uyar. Çünkü teravih yatsı namazına tâbidir ve ondan önce kılınmaz.

TERAVİ NAMAZI KAÇ REKATTİR?

ORUCU BOZAN DURUMLAR

Ramazan ayında günlük rutinimizden çıkarız. Oruç tutarken her zamanki alışkanlıklarımızı sürdüremeyiz. Normal bir zamanda sorun olmayacak şeyler oruç için sakıncalı olabilir. İşte orucu bozabilecek durumlarla ilgili detaylar...
Hemodiyaliz ve diyaliz uygulamalarında oruç bozulur mu?
Hastaya herhangi bir sıvı maddesi verilmeden gerçekleştirilen hemodiyalizde oruç bozulmaz. Diğer diyaliz çeşitlerinde ise, vücuda gıda içerikli sıvı verildiği için oruç bozulur(Merğinani, el-Hidaye, I, 125, Kasani, Bedaiü"s-sanai, II, 244; Din İşleri Yüksek Kurulu 22. 09. 2005 Tarihli Karar).

Anjiyo yaptırmak orucu bozar mı?
Gerek anjiyografi, gerekse anjiyoplasti operasyonlarında yemek ve içmek anlamı bulunmadığından, oruç bozulmaz (Kasani, Bedaiü"s-sanai, II, 243; Din İşleri Yüksek Kurulu 22. 09. 2005 Tarihli Karar).

Biyopsi yaptırmak orucu bozar mı?
Tahlil amacıyla vücudun herhangi bir organından parça alınması (biyopsi), orucu bozmaz (Merğinani, el-Hidaye, I, 125, Kasani, Bedaiü"s-sanai, II, 244; Din İşleri Yüksek Kurulu 22. 09. 2005 Tarihli Karar).

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

Ramazan ayı, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek bir aydır. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olan Ramazan ayı zamanda on bir ayın sultanı olara kabul edilmektedir. Feyiz ve bereketlerle, afv ve mağfiretlerle dolu olan sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın toplum hayatında yoğunluk kazandığı, ibadet hayatımızın zenginleştiği Ramazan ayı, peygamber efendimizin ifadesi ile “evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olan bir aydır. Ramazan ayı, kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlanıp coştuğu, nefislerin kırıldığı, insani vasıfların tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir aydır.

Geri Dön