"İstihdamın Korunması, Geliştirilmesi ve Gelir Güvencesi Bağlamında Yeni Çalışma İlişkileri" çalıştayı

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum: - "Yeni kuşaklar, çalışma ve iş yapma bakış açılarında bizden ve bizden sonraki kuşaklardan son derece farklılar. En önemli değişikliklerden birisi, çalışmayı gündelik hayatın merkezinde değil, çeperinde konumlandıran bir anlayış"

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, "Yeni kuşaklar, çalışma ve iş yapma bakış açılarında bizden ve bizden sonraki kuşaklardan son derece farklılar. En önemli değişikliklerden birisi, çalışmayı gündelik hayatın merkezinde değil, çeperinde konumlandıran bir anlayış." dedi.

Çankaya Köşkü'nde "İstihdamın Korunması, Geliştirilmesi ve Gelir Güvencesi Bağlamında Yeni Çalışma İlişkileri" çalıştayı TÜİK Başkanı Yinal Yağan'ın "hanehalkı iş gücü istatistikleri" konulu sunumuyla başladı.

Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, hukukun çeşitli alanlarında çalışma grupları oluşturduklarını belirtti.

Çalışma grubu alanlardan birisinin de çalışma ilişkileri alanı olduğunu ifade eden Uçum, Ceza Hukuku Çalışma Grubu, Avukatlık Çalışma Grubu, Siyasi Partiler Hukuku Çalışma Grubu, Seçim Hukuku Çalışma Grubu gibi alanlar oluşturulduğunu kaydetti.

Bu grupların çalışmalarına çeşitli seviyelerde başladıklarını dile getiren Uçum, Çalışma İlişkileri Çalışma Grubu alanında "İş Kolu Çalışma Grubu"nun faaliyetlerinin ilk aşamasının tamamladığını söyledi.

Uçum, "İş Kolu Çalışma Grubu bir politika belgesi taslağı hazırlık çalışması yapıyor. Oradaki uzmanlar, birinci taslak tamamlandıktan sonra İş Kolu Çalışma Grubu toparlanarak, taslak üzerine görüşlerini paylaşacak. İkinci taslak, Sayın Cumhurbaşkanına sunulacak ve taslak oluşturulacak. Bireysel Çalışma Grubu ise genel toplantısını yaptıktan sonra Bireysel iş hukukunda çekişme çözümlerine ilişkin bir toplantı daha yaptı. Bu da üçüncü toplantısı." şeklinde konuştu.

- Mevzuatın yenilenmesi hedefler arasında

Mehmet Uçum, İş Hukuku Çalışma Grubunun üç hedefle çalıştığına dikkati çekerek, bunlardan birincisinin mevzuat dağınıklığının giderilmesi yani mevzuatın tekleştirilmesi olduğuna değindi.

Uçum, çalışma ilişkileri alanında Anayasa hariç 12 kanun olduğunu, bu kanunlardan Uluslararası İşgücü Kanunu ve Uluslararası Koruma Kanunu dışarıda tutulduğunda ve kanunlar karşılaştırıldığında tam 42 aynı konunun ayrı ayrı yerlerde düzenlendiğini kaydetti.

Mehmet Uçum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aynı konuların farklı farklı yerlerde düzenlenmesi uygulamada çeşitli komplikasyonlar üretiyor. Bazıları özel alana ilişkin düzenlemeler elbette ama aynı normların aynı ilişkiye uygulandığı durumlar da ortaya çıkıyor ve çelişkili sonuçlarla karşı karşıya kalıyoruz. Mevzuat dağınıklığı sadece mevzuata hakim olmak konusunda sorun üretmiyor aynı zamanda adalete ulaşma açısından da sorunlar üretiyor, farklı içtihatların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Dolayısıyla mevzuat dağınıklığının giderilmesi hedefi, iş hukukunun öncelikli hedeflerinden birisi."

"Mevzuatın güncelenmesi"nin ikinci hedefleri arasında yer aldığına işaret eden Uçum, bazı kanunların çok eski tarihli ve uygulanıp uygulanmadığı noktasında kesinlik olmadığını aktardı.

Uçum, "Basın İş Kanuna bakın, yazılı basın esaslı düzenlemeler içeriyor. Bugün medya hukuku dediğimiz, basının çok mecralı olduğu bir ortamda Basın İş Kanunumuz yok. Bununla da kalmıyor, eskimiş, aslı uygulamayan, terfi gibi düzenlemeler içeriyor. Demek ki İş Hukuku Çalışma Gruplarının ikinci hedefi mevzuatın güncellenmesi. Uygulanmayan hükümlerin temizlenmesi ve eskimiş hükümlerin yeni koşullara uyarlanması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Üçüncü hedeflerinin "mevzuatın yenilenmesi" konusu olduğuna değinen Uçum, 21'nci yüzyılda yeni çalışma ilişkilerinin geliştiğini vurguladı.

İstihdam değişiklikleriyle çalışma ilişkilerinin boyutunun da değiştiğine dikkati çeken Uçum, şunları kaydetti:

"Yeni kuşaklar, çalışma ve iş yapma bakış açılarında bizden ve bizden sonraki kuşaklardan son derece farklılar. Sadece iş gücünün vasfı ve formasyonu değişmiyor. İş gücünün davranış kültürü de değişiyor. Buradaki en önemli değişikliklerden birisi, çalışmayı gündelik hayatın merkezinde değil, çeperinde konumlandıran bir anlayış. Zihinsel tatminin ve kimlik tatmininin, iş tatmininin önüne geçtiği, davranış kültürlerinin egemen olduğu yeni kuşaklar ortaya çıkıyor."

Hizmetlerin üretiminde herhangi bir iş yerine ihtiyaç duymayan siber ortam ve elektronik ortam gibi alanların ortaya çıktığını ve hizmet üretimlerinin geliştiğini dile getiren Uçum, bilgi temelli, teknoloji esaslı üretimin gelişmesi sebebiyle son derece kritik bir gerçekle yüzleştiklerini ifade etti.

- "Daha az çalışma daha çok kendini yaşama"

Çalışma sürelerinin dinamik uygulama ihtiyacının, çalışma sürelerinde azalma eğiliminin, iş yapma yerinde çoğulculuk kavramının geliştiğini, iş sözleşmesi türlerinde çeşitlilik ortaya çıktığını, belirli süreli iş sözleşmesinde güvenceli değişiklik arayışlarının, fazla saatlerde çalışma eğiliminin ortaya çıktığını hatırlatan Uçum, klasik çalışma ilişkileri ve bunlar için üretilmiş hukukun günümüz ihtiyaçlarını karşılamadığını kaydetti.

Uçum, "Geleceğin çalışma şekillerinde 'uzaktan ve yerinden çalışma' ile daha az çalışma daha çok kendini yaşama eğilimleri ortaya çıkıyor." dedi.

Toplantıya Kurul üyeleri Uğur Kızılca, Ayşe Türkmenoğlu ile yargı, konunun uzman akademisyenleri, sendika ve konfederasyonlar ile baroların temsilcileri katıldı.