HABER

İTO Başkanı Çağlar:

TAŞKENT/İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, odanın hemen arkasında Maliye Bakanlığı'na bağlı olan binayı satın almak istediklerini belirterek, "Çünkü benim bir hayalim var. Yalıboyu Caddesi'ni tamamen modernize edip, üzerini tonozlarla kapatıp Milano'daki çarşı gibi yapmak istiyoruz. Hemen yanımızda otoparkın arazisini de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden (TOBB) satın almayı düşünüyoruz. Onun yanında Liman Han var. İhalesine çıkacağız." dedi.

Çağlar, beraberindeki heyet ile yeni İpek Yolu rotasının merkezinde bulunan Özbekistan'a gerçekleştirdikleri ziyaret sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özbekistan Başbakan Yardımcısı Camşid Kuçkarov'un geçen ayki Türkiye ziyareti esnasında İTO'yu ülkesine davet ettiğini anlatan Çağlar, kendilerinin de bölgeyle ilgili iş adamlarından 85 kişilik bir heyet oluşturduklarını ve Özbek-Türk İş Forumu başlattıklarını kaydetti.

Çağlar, forum kapsamında birçok görüşme gerçekleştirildiğini ve Semerkant Ticaret ve Sanayi Odası ile iş birliği protokolü imzalandığını aktararak, şunları ifade etti:

"Başkan Yardımcısı Kuçkarov 5-6-7 Ekim'de İstanbul'a gelecek. 25 Ekim'de de Özbekistan Cumhurbaşkanın ziyareti var. Bu ziyaret öncesi yapılan çalışmalar iki Cumhurbaşkanına sunulacak. Bir takım ön protokoller yapılmış, onların anlaşmaları yapılacak. Bunların içerisinde enerji, inşaat ve bankacılık var. Ziraat Bankası buradaki bir bankanın hisselerini alıyor ve şubeleşmeye gidiyor. Bizim için çok önemli. Hazırlanmış üç protokol orda imzalanacak. İnşaatta üç ayrı sektör protokolü diyebiliriz. Otel inşaatları var, santral inşaatları var. Sayın Kuçkarov çok yardımcı oldu. Genel anlamda baktığınız zaman, bence çok olumlu bir seyahatti. İstanbul'da 5-6-7 Ekim'de birkaç sektörle toplantı yapılacak. Sonra 24-25 Ekim gibi de iş forumunu yapacağız."

Özbekistan'ın birçok şeyi ithal ettiğine değinen Çağlar, bu nedenle imalat sanayisine dönük orta boy işletmelerin biran önce ülkeye gelip imalat yapmasını istediklerini söyledi.

Çağlar, Türkiye'de 625 bin civarında Özbek çalışan bulunduğunu, bu nedenle hiçbir ticaret yapılmasa dahi Türkiye'den bu ükeye her ay yaklaşık 500 milyon dolar gittiğine dikkati çekti.

- "Semerkant'ta bir otel projesi istediler"

İbrahim Çağlar, Özbekistan'a yakında daha dar kapsamlı, iş odaklı bir heyet yapabileceklerini belirterek, "Semerkant Ticaret ve Sanayi Odası ile imzaladığımız protokolde onlarda üyelik mecburiyeti yok. Burada yaklaşık 500 bin firma var. Biz Türkiye modelini onlara anlatacağız. Onlardan bir eleman istedik. 'Bize gönderin bizde çalışsın. Biz de size bir elaman gönderelim, o da siz de çalışsın. Karşılıklı iki tarafta da eleman olursa, onlar bize rapor verir işlerimiz daha hızlı yürür.' dedik." diye konuştu.

Özbekistan'a ziyaretin zaten gündemlerinde yer aldığını, Kuçkarov'un daveti üzerine bunu gerçekleştirdiklerini vurgulayan Çağlar, "Özbekistan bizim ticaretimizin güçlü olması gerekirken çok zayıf olan bir ülke, o yüzden gelmemiz gerekiyordu." dedi.

İbrahim Çağlar, Özbekistan'a gelecek Türk firmaların, üretilecek hammaddenin pahalı olması nedeniyle satış imkanına ilişkin endişelerinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine, şunları ifade etti:

"Bazı sektörlerde bu olabilir, doğrudur. Çok teknoloji ağırlıklı bir üretimdir. O üretimi yapabilecek yetişmiş elaman yoksa bir yere 5 kişi koyarsınız, maliyet aynı işçiliğe gelir ama o 5 kişiden aynı randımanı alamayabilirsiniz. Belli sektörler için geçerli olabilir. Mesela deri. Burada bir cüzdan yapalım, 15 dolardan aşağıya satamayız. Şimdi deri burada ucuz, deriyi işlemeyi de biliyorlar ama bizim kadar güzel işleyemiyorlar. Derinin güzel işlenmesinin maliyeti çok yüksek değil. Çok basit şeylerle belki birkaç makina değişimi ile deriyi daha iyi yapabilirsin ama Türkiye'de dericilerden bir deri cüzdan alırken 20 liraya da alabiliyorsun 400 liraya da... Bu işçilik farkı ve tabii ki marka işi de var. Yani burada yapıldığı zaman deri aksesuarını çevre ülkelere de satabilirsin. Burada yapabileceğin tasarımla alakalı o."

Çağlar, Özbekistan'da şu anda 6 milyon aile bulunduğunu, her yıl 270 bin yeni aile kurulduğunu ve yılda 700 bin doğum yapıldığını dile getirdi.

Söz konusu ülkede tekstil sektörünün yıllar içinde geliştiğine ve sisteme güzel bir şekilde entegre olduğuna değinen Çağlar, plastik sektöründe de büyük potansiyel bulunduğunu söyledi.

Çağlar, özellikle Semerkant'ta otel ihtiyacının çok fazla olduğuna işaret ederek, "Dağda bir gölleri var, devamlı dolu. Gölün etrafı çok güzel, alabalık yetiştiriyorlar. Özbekler hafta sonlarını dışarda geçiriyor. O dağda bir otel projesi istediler. Küçük küçük oteller, Erciyes dağının etrafında yapılan oteller gibi olabilir.Orda bir turizm yapılabilir. Artık dolar da serbest olacak." ifadelerini kullandı.

- "En çok ekonomisi gelişmiş ülkelerden verim alıyoruz" Çağlar, İTO'nun faaliyetlerine ilişkin de bilgi vererek, her yıl 30 ülkeye gittiklerini ve yuvarlak masa toplantıları yaptıklarını kaydetti.

En çok Doğu Avrupa ülkelerine talep olduğu bilgisini veren Çağlar, buralarda mevsime göre bir iki program yapabileceklerini söyledi.

Çağlar, gerçekleştirilen ziyaretler doğrultusunda en çok verimi ekonomisi gelişmiş ülkelerden aldıklarını aktararak, "Buralardan daha hızlı dönüş alıyoruz. Biliyorsunuz Suriye'de, Irak'ta, Yunanistan'da çok pazar kaybettik. Rusya'da pazar kaybettik ama buna rağmen ihracatı düşürmedik. Yeni pazarlar bulunuyoruz. Halep, büyük bir pazar. Ağırlıklı Ürdün'den gidiyor. Müthiş bir pazar ekonomi var orada. Oralar istikrarlı hale geldiğinde ihracat artacak." dedi.

İbrahim Çağlar, 11 Ekim'de Futuristanbul organizasyonu yapılacağını ve fütüristlerin gelecek için öngördükleri ekonomiyi anlatacağını aktararak, İTO olarak bunu takip edeceklerini bildirdi.

THY ile de özelikle turist platformlarında beraber çalıştıklarını vurgulayan Çağlar, "THY ile şimdi Çin'e uçuşları arttırmamız lazım. Semerkant direk uçuşları başlayacak ekim sonunda. 316 uçak Türkiye için ütopik derdik ama şimdi yetmiyor bile. Pegasus ve Atlas'ın da ekonomik bir taşıma sistemi var. Onlardan da istifade ediyoruz." diye konuştu.

- "Formula pisti zamanında yapılmış çok doğru bir proje" İTO Başkanı İbrahim Çağlar, "Odanın etrafındaki binaları ne yapacaksınız?" sorusu karşısında, şunları söyledi:

"Eminönü'nde eski merkez binamız vardı. Orası üniversitenin rektörlük binası oldu. Ben üniversitenin mütevelli heyeti başkanıyım. Üniversitenin hem Sütlüce hem Küçükyalı kampüsünde hem de Eminönü'nde 200 metrekarelik odam vardı. Göreve geldikten sonra oraları kapattım. Öğrenciler için kafe yaptım. Lüks ofis insanı tembelleştirir. Oradaki binadan rektörlüğü çıkarttım, onun yerine Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) projesini yapıyoruz. Türkiye'nin en büyük kuluçka merkezi. Hemen arkamızda eski Türk Ticaret Bankası binasını, hizmet birimi olarak açacağız. Hemen arkamızda Maliye Bakanlığı'na bağlı bir bina var. Satın almak istedik. Çünkü benim bir hayalim var Yalıboyu Caddesi'ni tamamen modernize edip, üzerini tonozlarla kapatıp Milano'daki çarşı gibi yapmak istiyoruz.

Hemen yanımızda otoparkın arazisini TOBB'dan satın almayı düşünüyoruz. Onun yanında Liman Han var. İhalesine çıkacağız. Ek binamız depremden çok zarar gördü. Eski Türk Ticaret Bankası binası inşaatı tamamlanınca bu ek binamızı da boşalıp tamir edeceğiz. Formula pistine gelince, zamanında yapılmış çok doğru bir proje. Fakat Formula 1'e çok bir ilgi olmadı açıkçası. İyi bir yatırım yapıldı, ses getirdi, şehre katkısını oldu ama Formula 1'in sahibi Bernie Ecclestone ile sözleşmenin süresi bitti. Daha sonra Intercity orayı kiraladı. B kategori yarışlarını yapıyor. Motosiklet yarışları yapıyor. Hepsinden önemlisi sürüş teknikleri kursları düzenleniyor. Bir otomobil müzesi yapıldı, Monako'dakinden daha iyi."

Geri Dön