HABER

Jandarmanın İstanbul'daki darbe faaliyetlerine ilişkin dava

- FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin eski İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın da aralarında bulunduğu 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere toplam 92 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, 5 sanık savunmasını tamamladı - Duruşma yarına ertelendi

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin eski İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın da aralarında bulunduğu 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere 66'sı tutuklu 92 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında 5 tutuklu sanık savunma yaptı.

Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan binadaki salonda İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan duruşmada, tutuklu sanık Binbaşı Barış Aras savunma yaptı.

Aras, kendisinin görevden ihraç edilmediğini, tahliye olması durumunda görevine devam edeceğini savundu.

15 Temmuz'da normal mesaisine devam ettikten sonra eve geçtiğini söyleyen sanık Aras, "Akşam 'Behram Yarbay' diye biri aradı ve kendisinin İl Jandarma Komutanı olduğunu söyledi. Benim Zekeriyaköy Karakolu'na gidip, zafiyetlerini kontrol etmemdi istedi. Geciktiğimizi, acil olmamız gerektiğini söyledi. Genelkurmay'a rapor sunacağını ifade etti. Bunun üzerine ben, Yüzbaşı Cem Koç ve Yüzbaşı Saim Kaya ile birlikte karakola gittik. Olay yerine vardığımızda karakol komutanı olan teğmen yoktu. Bizi astsubay karşıladı ve teğmenin yolda olduğunu geleceğini söyledi." diye konuştu. Misafirlerin karşılandığı odaya çıktıklarını ve televizyon seyrettiklerini dile getiren sanık Aras, Başbakan Binali Yıldırım'ın televizyondaki açıklamalarını gördüklerini aktardı.

Sanık Aras, daha sonra Karakol Komutanı Teğmen Kerem Kartal'ın geldiğini belirterek, "Teğmen geldikten sonra, uzman çavuş elinde bir emir kağıdıyla geldi. Teğmen bana emir kağıdını gösterdiğinde 'sıkıyönetim' yazıyordu. Acaba dedim 'Bakanlar Kurulu teröre karşı sıkıyönetim mi ilan etti?' Altta tuğgeneralin imzasını gördüm. Ben böyle saçma bir sıkıyönetim olamayacağını anladım. Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını duyduktan sonra, yola çıktık ve 02.30 sıralarında eve geçtik." iddiasında bulundu.

Duruşmada savunma yapan sanık eski Üsteğmen Bayram Ali Yüksel de Maltepe Cezaevi'nde görevli olduğunu, 15 Temmuz'da mesaisini Çağlayan Adliyesi'nde yaptığını söyledi.

Akşam saatlerinde kendisini cezaevinde nöbetçi olan Astsubay Muhammed Baş'ın aradığını ifade eden Yüksel, şunları anlattı:

"Astsubay bana tabura vekaleten bakan Yarbay Erdal Müniroğlu'nun her bölükten subay istediğini söyledi. 23.10 sıralarında tabura gittim. Cezaevinin güvenliğini emniyet maksatlı aldı. Diğer bölüklerden personeller de vardı. Cezaevi giriş kapılarında birer adet rütbeli vardı. Gece boyunca diğer subaylar haberleri takip ettik ve Başbakan ile Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını dinledik. Darbe girişimi olduğunu anladık. Uygunsuz hiçbir şey yapmadık, cezaevindeki emniyeti sağladık. 06.00 sıralarında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndan 'Bizden başka gelen emirleri dikkate almayın' yazısı geldi. 17.00'ye kadar mesaimize devam ettik."

Savunma yapan diğer tutuklu sanıklar da üzerilerine atılı suçlamaları reddetti.

Duruşma, yarına ertelendi.​

(AA)

Geri Dön