Kadın derneklerinden anayasa taslağına eleştiri

İSTANBUL (ANKA) - Türkiye'deki kadın haklarını savunan derneklerin yöneticileri, AKP tarafından hazırlanan yeni anayasa taslağındaki kadın haklarına ilişkin maddelerini eleştirdi.

Kadın derneklerinin yöneticileri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde yeni anayasa taslağındaki kadın haklarına ilişkin görüşlerini ANKA'ya açıkladılar.
Kadın Araştırmaları Derneği Başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili Necla Arat, Türkiye'deki kadınların büyük bir çoğunluğunun, haklarını bilmediğini dile getirdi. Yeni anayasa taslağında kadın erkek eşitliğinin tam anlamıyla sağlanamadığına dikkat çeken Arat, Meclis'teki kadın milletvekili sayısının önceki dönemlere oranla sayısal anlamda bir ölçüde iyileştiğini söyledi. Arat, kadın milletvekili sayısının artmasının, kadın sorunlarının çözümünde etkin rol oynamadığını söyledi. Arat, şöyle dedi:

"Ancak kadın milletvekillerinin siyasette kadın olarak yer alırken kadın sorunlarına duyarlılıkları, olaylar karşısında kadın bakış açısına sahip olmaları ve toplumsal cinsiyete ilişkin bilgi ve bilinç düzeyleri sayılarından çok daha önemli. Bu özelliklere sahip bir kaç kadın milletvekilinin yapabileceklerini bu özelliklere sahip olmayan yüzlerce kadın milletvekili aklına bile getirmeyebilir. Nitekim son türban tartışmalarında AKP'deki çok sayıda kadın milletvekili, kadınların ikincil konumda olduklarını da simgeleyen bir başörtüyü bir eşitlik ve özgürlük simgesi olarak yorumlayabilmişlerdir."

-"KADIN HAKLARI GÖZARDI EDİLEREK KADININ KIYAFETİ TARTIŞILIYOR"-

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Aydeniz Alisbah Tuskan ise, Türkiye hukukunda kadın-erkek eşitliği esas alınarak bugüne kadar Anayasa ve yasalarda gerekli değişikliklerin yapıldığını belirtti. Tuskan, "Ancak şuanda hükümetin hazırladığı Anayasa tasarısına tam olarak vakıf olamadık. Çünkü ortaya tam bir tasarı çıkmadı. Bu tasarı kadınlara eşit haklar sağlamıyor. Bu konular ve son yapılan sosyal güvenlik yasasında kadına yönelik bir gerileştirme görüyoruz" diye konuştu. Tuksan, eşitlik ilkesinin yok sayıldığı bir anlayışın hakim olduğunu dile getirdi. Siyasette kadın temsilinin artırılmasını da isteyen Tuskan, Meclis'te kadın milletvekili sayısının artmasının, kadın haklarına etki etmediğine dikkat çekti. Tuskan şunları söyledi:

"Kadınların bir etkinliğini göremiyoruz. Mesela Anayasa taslağında kadın, kısıtlılarla birlikte zikrediliyor. Ama kadın bakan dahil hiçbir kadın milletvekili çıkıp da bu konunun olmaması gerektiğini dile getirmedi. Bu konu ve türban konusunda kadınlar yok farz edilerek tartışılıyor. Yani bunu erkekler tartışıyor. Kadınlara sorulmuyor. Erkekler, kendi kıyafetleri değil, kadınların kıyafeti üzerinden siyaset yapıyor."

-"TALEP EDENİN DE UYGULAYININ DA DONANIMLI BİLİNCE SAHİP OLMASI GEREKİYOR"-

Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği Koordinatörü Liz Amado, yeni Anayasa taslağında eşitlik maddesinin bile sorunlu olduğunu söyledi. Anayasa reformu gibi temel bir reformun havada bırakıldığını söyleyen Amado, devletin her alanda uzun vadeli bir eşitlik programı olması gerektiğine işaret etti. Amado, bunun sürdürülebilir bir devlet politikası haline gelebilmesi için gereken şeyler olduğunu kaydederek, "Kadınlar haklarını bilirlerse en zor koşullarda bile onu arayacak gücü bulabiliyorlar. Ama maalesef uygulayıcılar çoğu zaman bu konuda yeterince donanımlı, bilinçli ve toplumsal cinsiyet bakış açısına sahip olmadıkları için bu zora koşuluyor" dedi.

-MOR ÇATI: KADINLAR YAŞLI VE ÇOCUKLARLA AYNI TUTULUYOR-

Mor Çatı Gönüllüsü Zelal Yalçın, toplum genelinde kadın-erkek eşitliğinin hala sağlanmadığına dikkat çekti. Anayasa değişikliği yapılmaya çalışılırken bile kağıt üzerindeki kadın-erkek eşitliğinden ziyade, kadınların yaşlı ve çocuklarla bir pozisyona konulduğunu dile getiren Yalçın, kadın-erkek eşitliği sağlanıncaya kadar pozitif ayrımın yapılması gerektiğini belirtti. Yalçın, "Ancak korunmayı hedefleyen değil, tam tersine kadınların hayat mücadelesinde hakları olan toplumsal koşulları elde edinceye kadar pozitif ayrım elbette gerekli. Ama bu bir muhtaçlık durumu değil. Bu bizim elimizden tarih boyunca alınmış bir hakkımızdır. Bunun geri gelmesi için mücadele ediyoruz. Bu nedenle yasaların da bunu destekleyen bir yapıda olmasını istiyoruz" diye konuştu.