HABER

Kamu Çalışanlarının Bitmeyen Sorunu: İhraç Edilme

Binlerce kişinin kamudan ihraç edilmesine dayanak olan kanun hükmünde kararnameler artık çıkarılmasa da, ihraç devam ediyor. Buna neden 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 35. madde. Diyarbakır’da 21 öğretmen yargılandıkları davadan beraat etmelerine rağmen, bu madde dayanak gösterilerek ihraç edildi

15 Temmuz darbe girişiminin ardından binlerce kişinin kamudan ihraç edilmesine dayanak olan kanun hükmünde kararnameler artık çıkarılmasa da, ihraç riski devam ediyor. Bu kez gerekçe 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 35. madde. Son olarak Diyarbakır’da 21 öğretmen, yargılandıkları davadan beraat etmelerine rağmen, bu madde dayanak gösterilerek ihraç edildi.

Diyarbakır’da geçen yıl gözaltına alınan ve haklarında dava açılan Eğitim-Sen’e üye 21 öğretmenin, beraat etmelerine rağmen, ihraç edilmeleri kamu çalışanlarının işten atılmalarını yeniden gündeme getirdi. Resmi rakamlara göre 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde 125 bini aşkın kişi kamudan ihraç edildi. İhraç işlemleri OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelere dayandırıldı.

OHAL’in 18 Temmuz 2018’de kaldırılmasının ardından yürütülecek soruşturmalar için 375 sayılı KHK’ya geçici 35. madde eklendi. Bu maddeye göre, terör örgütleri ile irtibatlı veya iltisaklı oldukları değerlendirilen memurlar çalıştıkları kurumun bağlı bulunduğu bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılabilecekti.

Geçici 35. madde son olarak Diyarbakır’da 21 öğretmen için uygulandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın geçen yıl yürüttüğü bir soruşturma kapsamında, Eğitim-Sen’e üye 26 öğretmen 6 Kasım’da gözaltına alındı. Daha sonra haklarında dava açılan öğretmenler beraat etti. Ancak öğretmenlerden 21’i Geçici 35. Madde ile ihraç edildi.

“Risk hala devam ediyor”

Peki OHAL’in sonlanmasının üzerinden üç yıl geçmesine rağmen kamu çalışanları için ihraç riski devam ediyor mu? Daha önce Eğitim-Sen yöneticiliği yapan ve ihraç edilen 21 kişinin arasında bulunan Abbas Şahin, özellikle muhalif isimler için riskin hala sürdüğünü söyledi. VOA Türkçe’ye konuşan Şahin, 35.maddenin hukuki dayanağının olmadığını ifade etti. Şahin, “Özellikle muhalif kesimler için çok ciddi anlamda risk oluşturuyor çünkü hiçbir hukuki dayanağı yok, komisyon kararı veya hiçbir gerekçe olmadan ihraç etme yetkisine sahipler. Geçici 35. maddenin şöyle bir özelliği var; tamamen keyfi bir uygulama, hukuksal bir zemini yok” dedi.

İhraç edilen öğretmenler arasında bulunan Saliha Zorlu da, hem öfkeli hem üzgün olduğunu belirtti. VOA Türkçe’ye konuşan Zorlu, “Genel olarak ülkenin içinde olduğu anayasasızlık, yönetimsizlik durumudur geçici 35. madde. 35 madde uygulamaları kesintisiz olarak devam ediyor. İki yıl geçti üzerinden kamu emekçileri ihraç edilmeye devam ediyor” diye konuştu.

Hedef Eğitim-Sen mi?

Eğitim-Sen Genel Sekreter İkram Atabay ise 35. maddenin Eğitim-Sen’e karşı kullanıldığını söyledi. VOA Türkçe’ye konuşan Atabay, sendikal faaliyetlerin önüne geçilmek istendiğini savunarak şunları söyledi: “Çalışanlar üzerinde, özellikle de eğitim emekçileri üzerinde bir baskı oluşturmak, sendikadan ayrılmak isteyenler üzerinde bir baskı oluşturmak istiyorlar. ‘Eğitim-Sen’li olursanız başınıza bu tür şeylerde gelebilir’ demek istiyorlar. Amaç sendikal faaliyetlerimizin önüne geçmek. Geçici 35. maddenin süresi Temmuz ayında sona eriyordu uzatıldı. 2022'de de uzatılma ihtimali var. Çünkü hukuksuz ve keyfi uygulamalarla karşı karşıyayız.”

“Türkiye uluslararası alanda cezalarla yüz yüze kalabilir”

Geçici 35. maddeyi VOA Türkçe’ye değerlendiren Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, kamu çalışanlarının ihraçlarının sürebileceğini söyledi. Türkiye’nin bu ihraçlar nedeniyle gelecekte ciddi cezalarla yüz yüze kalabileceğine dikkat çeken Eren, “(İhraçlar) Masumiyet karinesine aykırıdır. 657 sayılı devlet memurları kanununda nasıl, ne şekilde olacağı düzenleniyor. Hakkınızda herhangi bir mahkumiyet hükmü yoksa, kesinleşmiş yargı kararı olmadan ihraç edilmek, hem çalışma hakkı, hem de masumiyet karinesi açısından ciddi bir hukuku ihlalidir. Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bununla ilgili zaman zaman kararları var. Bir insan hakları ihlalidir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan haklardandır. Türkiye açısından ileride ciddi tazminatlar ve ihlal kararlarına yol açacağı da bellidir” şeklinde konuştu.

Geçici 35. Madde çıkarıldığında süresi üç yılla sınırlandırılmıştı. Süresi 31 Temmuz 2021’de doldu. Ancak TBMM süreyi bir yıl daha uzattı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön