"Kamunun önündeki engel kaldırılsın"

ANKARA (ANKA)- Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEKTMK) Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Yücel Özden, enerji sektöründeki yatırımların yüksek maliyetli olduğunu ve özel sektörün söz konusu yatırımları yeterli düzeyde gerçekleştiremediğini kaydederek, enerji sektöründeki yatırımlarda kamunun önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

Enerji ihtiyacının her yıl hızla arttığını vurgulayan Özden, özel sektör yatırımlarının takdire değer olduğunu ancak ihtiyaçları karşılama noktasında küçük ölçekli kaldığını dile getirdi. Türkiye'nin elektrik üretimine de değinen Özden, "Arıza, kesinti, basınç düşüklüğü gibi aksaklıklar ihtiyacın karşılanmasında sıkıntıya yol açıyor. Talebi kurulu güç kolay karşılayamıyor. En ufak arızada kesintilerle karşı karşıya kalınabilir" dedi.

DEKTMK Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Yücel Özden, "2005-2006 Türkiye Enerji Raporu"nu Ankara Dedeman Otel'de düzenlenen toplantıyla açıkladı. Toplantıya TETAŞ eski Genel Müdürü ve DEKTMK Denetim Kurulu Başkanı Hacı Duran Gökkaya, Eski TEK Genel Müdürü ve DEKTMK Genel Sekreteri Gültekin Türkoğlu, DEKTMK Üyesi Murat Zekeriya Aydın, Mustafa Aktaş ve Ülker Aydın'da katıldı.

Özden, toplantıda yaptığı konuşmada nükleer konusuna da değinerek, "Biz olaya siyah ve beyaz diye bakmıyoruz. Ülkemize bu teknoloji gerekli ancak buna yeterli altyapı hazırlanarak sahip olunmalıdır" diye konuştu. Nükleer konusunda kamuoyunun yeterli düzeyde aydınlatılması gerektiğini söyleyen Özden, olabildiğince yeni nesil makinelerle nükleere geçişin sağlanması gerektiğini belirtti.

-"ÖZEL SEKTÖR ÖZ KAYNAKLARIYLA YATIRIM YAPAMIYOR"
Özel sektörün çalışma amacının söz konusu şirketin karı olduğunu ve bunun zaman zaman eleştiri konusu olarak ele alındığını söyleyen Özden, kardan bahsedilmiyorsa özel sektörden de bahsedilemeyeceğini, bunun normal bir durum olduğunu vurguladı. Özel sektörün ne kadar kaynak ayıracağına ve kaynağın ne kadar zamanda geri kazanacağına baktığını söyleyen Özden, "Özel sektör öz kaynağından yüksek maliyetli enerji yatırımlarına teşebbüs edemiyor ve kredi almaya çalışıyor. Finans kuruluşları da paranın niçin istendiğine derince bakıyor ve araştırıyor" dedi. Özden, sözlerini şöyle sürdürdü:

-"KAMU YENİDEN YATIRIM YAPABİLİR HALE GETİRİLMELİ"

"Yasa çıkarmış olmakla sektör bir gecede özelleştirilemez. 2001'de çıkarılan yasalarda bir geçiş dönemi tanınmalıydı. Kamu yeniden yatırım yapabilir hale getirilmeli, tabii ki devletçilik demiyoruz, yatırımlar gerektiğinde yapılmalıdır. Dinamik bir devlet sorun olduğunda kendini göstermelidir."

Türkiye gibi ölçeği büyük bir ülkede karayolunda yüzde 95'in üzerinde taşıma işlemi yapıldığını söyleyen Özden, "Ülkede taşıma işleminin karayolunun üzerine yüklenmesi doğru değil. Ülkede demiryolu genişletilmelidir. Deniz yolu neredeyse kullanılabilir durumda değil, toplu taşımaya önem verilmeli, arazi kullanımına ilişkin gelişim sağlanmalı ve önlemler alınmalı" dedi.

-KISA-ORTA VE UZUN DÖNEMLİ BİR ENERJİ POLİTİKASINA İHTİYAÇ VAR-
"Gelişmiş ülkeler, altyapı yatırımlarını devlet desteği ile tamamladıktan ve gelişmişlik seviyesine ulaştıktan sonra enerji sektöründe serbestleşme aşamasına geçmişlerdir. Gelişmiş ülkelerin dahi uygulamada birçok zorlukla karşılaştığı serbest piyasa modeline, ülkemizin altyapı yatırımlarını tamamlamadan ve enerji gibi finans yoğun bir sektörde bu yatırımları gerçekleştirecek gerekli mali güçte yeterli özel yatırımcılara sahip olmadan geçmesi, bu modelin uygulamasında birçok sorunları da beraberinde getirdi.

Enerji sektörüne ilişkin sorunların başında, yerli enerji kaynaklarımızın potansiyeline ve bu potansiyelin hangi sektöre ne miktarda tahsis edileceğine ilişkin bir genel enerji planlamasına dayalı kısa-orta ve uzun dönemli bir enerji politikasının olmayışı geliyor. Bu nedenden dolayı, ekonomik ve sosyal yaşantımızın ve kalkınmamızın temeli ve itici gücü olan enerji sektörümüz sorunlu bir görünüm oluşturuyor."

-"DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTAN BİR ENERJİ POLİTİKASI OLMALI"

Raporda, enerji politikasının ulusal çıkarları gözeten, enerjide dışa bağımlılığı azaltan bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtilerek, yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

"-Enerji politikaları, sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde çevreye uyumlu, güvenilir ve tüketicilerin tamamının kullanabileceği ucuzlukta enerjiyi sağlayabilir olmalıdır.

-Enerji politikaları üretimden tüketime bir bütündür, enerjide bütüncül bir yaklaşım esas olmalıdır.

-Henüz kullanılmayan linyit ve hidroelektrik potansiyeli bir an önce değerlendirilmelidir.

-Tamamına yakını ithal edilmekte olan doğal gaza bağımlılık azaltılmalıdır. Buna paralel olarak da ithalatın yapıldığı ülke sayısı çeşitlendirilmelidir.

-Yenilenebilir kaynak potansiyeli makul destek ve teşviklerle daha büyük ölçüde değerlendirilmeli, enerji tarımı olgusu enerji politikalarına entegre edilmelidir.

-Petrolün en çok kullanıldığı ulaştırma sektöründe alınacak önlemler ile petrol tüketimini süratle azaltıcı önlemler alınmalıdır.

-Türkiye'nin enerji envanteri çıkarılmalıdır.

-Piyasada rekabet kurallarını çiğneyerek tekelleşme oluşumlarına neden olan yerli ve yabancı özel girişimlere imkan verilmemelidir.

-EPDK'nın görevleri piyasayı düzenleyen ve denetleyen bir anlayış çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir.

-"2020'YE KADAR SEKTÖRE 130 MİLYAR DOLAR ÜRETİM YATIRIMI YAPILMALI"

-2020 yılına kadar enerji sektörüne 130 milyar dolar tutarında üretim yatırımı yapılması gerekmektedir. Serbest piyasa modeline göre işleyen enerji sektörünün bugün için en önemli sorunu yatırımlar için finansman teminidir. Sektörün gelişmesini sağlayacak yatırımlar için kalıcı ve sürdürülebilir finansmanın sağlanması şarttır. Bu nedenle işlerliği olan yeni bir finansman modeli yaratılmalıdır.

-5710 Sayılı Nükleer Santral Yasası ile ülkede nükleer santral kurulabilmesi için yatırımcılara, 4628 Sayılı Yasada öngörülmeyen alım garantisi, kamu ile ortaklık gibi bazı kolaylıklar ve ayrıcalıklar tanındı. Bu Yasa daha ziyade herhangi bir meta satın alınır gibi ihale ile nükleer santral satın alınması anlayışıyla hazırlandı. Doğrusu önce devletin bir nükleer enerji politikası oluşturması, bu politikanın ışığı altında ülke için en uygun teknolojiyi seçmesi, bu seçime uygun yatırım için de plan ve program çalışması yapması, nükleer santral teknolojisinin de bu seçime uygun olarak transfer edilmesidir." (ANKA)