HABER

Kanaltürk ve Ulusal Kanal için soru önergesi

ANKARA (ANKA) - CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, hükümetin Kanaltürk ve Ulusal Kanal'ı hedef alan uygulamaları olduğu iddialarını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Kart, iktidarı eleştiren medya kuruluşlarına yönelik merkezi bir tepki ve yıldırma hareketinin uygulandığını öne sürdü.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yanıtlaması istemiyle Meclis başkanlığına sunduğu soru önergesinde, Kanaltürk ve Ulusal Kanal'a yönelik uygulamalara ilişkin iddiaları gündeme getirdi. Kart, Maliye Bakanlığı tarafından tüm bankalara gönderilen 30 Ekim 2007 tarihli yazıyla isimleri belirtilen şirketlerle ilgili olarak, yapılmakta olan bir araştırma ve inceleme kapsamında 2001-2007 yılları arasında, Ulusal Kanal bünyesindeki şirket ve kişilerin hesaplarıyla ilgili bilgiler istendiğini kaydetti.

Ulusal Kanal'a yönelik araştırma ve incelemenin 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun ile Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Tebliğine dayalı olarak yapıldığını ifade eden Kart, "bu araştırma ile Ulusal Kanal bünyesindeki 8 adet şirketin ve 18 kişinin hesaplarına yönelik bir incelemenin başlatıldığı anlaşılmaktadır" dedi. SPK uzmanlarının yaptıkları incelemelerde hiçbir usulsüzlük tespit edemediğine işaret eden Kart, "hal böyle iken Hükümetin Ulusal Kanal'ı hedef alan kanunsuz uygulamalarının devam ettiği görülmektedir"dedi.

"HÜKÜMET MUHALİF BASINI YILDIRMAYA ÇALIŞIYOR"
Soru önergesinde Kanaltürk'e yönelik olarak da RTÜK aracılığıyla baskı ve sindirme operasyonlarının sürdürüldüğünü savunan Kart, şunları söyledi:

"Kanaltürk, Ülker Grubu'nun gönderdiği tekzip metnini '20 saniyelik' bir farkla jenerik sonrasında yayınladığı için RTÜK tarafından 3 gün boyunca reklam gelirlerinden yoksun bırakılmıştır.RTÜK görevini ve yetkisini kötüye kullanmıştır. RTÜK'ün de Hükümet tarafından kendisine yapılan tavsiye ve telkinleri yerine getirme görevini üstlendiği anlaşılmaktadır."

Hükümetin, kendisini eleştiren medya kuruluşlarına yönelik olarak merkezi bir tepki ve yıldırma hareketi içine girdiğini öne süren Kart, önergesinde, Ulusal Kanal'a yönelik inceleme sürecinin başlatılmasının yasal dayanağını sordu. Kart şu soruları yöneltti:

"Ulusal Kanal'a yönelik olarak yapılan incelemede herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı raporla tespit edilmiş olmasına rağmen hangi yasal ve takdiri gerekçeyle yeni bir inceleme süreci başlatılmıştır?

Kanaltürk'e yönelik olarak hak ve adalet kavramıyla bağdaşmayacak bir şekilde müeyyide uygulanmasının, yasal ve takdiri dayanağı nedir?

Kanaltürk'e yönelik olarak sürdürülen incelemenin akıbeti ve sonucu nedir?

Hükümet politikalarına yönelik olarak habercilik görevi ve kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğunun gereğini yapan çok az sayıdaki medya kuruluşlarından 2'sini hedef alan bu hukuk dışı uygulamaların yasal ve takdiri dayanağı nedir?"

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön