Kartal'daki çöken binaya ilişkin iddianame

Kartal'da Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin 3 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı - İddianamede, binada kullanılan malzemelerin standartlara uygun olmadığı, beton kalitesinin düşük olduğu, deniz kumu kullanılması nedeniyle demirlerin korozyona uğradığı belirtildi - Kötü malzeme kullanımı ve inşaatın projesine aykırı olarak tamamlanmasıyla da taşıyıcı sisteme fazlasıyla yük bindiği aktarılan iddianamede, tüm bu olumsuzlukların bir araya gelmesiyle binanın çöktüğü kaydedildi

İSTANBUL (AA) - Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Kartal'da Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında biri tutuklu 3 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, binanın kötü malzeme kullanımı ve inşaatın projesine aykırı olarak tamamlanması ile taşıyıcı sisteme fazlasıyla yük binmesi nedeniyle çöktüğü belirtildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokağı'nda bulunan Yeşilyurt Apartmanı'nın çökmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 14 sayfalık iddianamede, olayda hayatını kaybeden 21 kişinin yakınlarıyla enkazdan yaralı kurtulan 17 kişinin bir kısmının sorumlulardan şikayetçi oldukları anlatıldı.

Bina yapı ruhsatının 20 Ekim 1992 tarihinde Kartal Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü tarafından bina sahibi Hikmet Yeşilyurt adına düzenlendiği belirtilen iddianamede, tüm tanık beyanlarına göre binanın Hikmet Yeşilyurt tarafından yapıldığı belirtildi.

İddianamede, 1992 yılı sonlarında başlayan inşaatın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından temin edilen hava fotoğraflarına göre 1995 yılında kaçak katları da dahil olmak üzere tamamlandığının tespit edildiği, birden fazla kez olay yerinde bilirkişiler marifetiyle keşif yapıldığı, enkazın her katmanından kolon ve kirişlerden beton ve demir numuneleri alındığı ve laboratuvar ortamında bilirkişiler huzurunda numuneler üzerinde deneyler yapıldığı bilgisi verildi.

Hikmet Yeşilyurt'un binayı ticari maksatla yaptığı ve tüm daireleri arsa tapusuyla sattığı aktarılan iddianamede, bodrum ve iki dükkanı kendisine ayırdığı ve kiraya verdiği, 16 Mayıs 2005 yılında vefatına kadar da kiraları aldığı belirtildi.

İddianamede, 1999 yılında meydana gelen deprem sonrasında kolonların bir kısmında Hikmet Yeşilyurt tarafından güçlendirme yapıldığı, güçlendirmeye ilişkin herhangi bir resmi müracaatın bulunmadığının ise Kartal Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden 13 Şubat tarihinde verilen yazı cevabı ile anlaşıldığı ifade edildi.

- Bina en ve boy olarak daha büyük yapılmış

İddianamede, soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporuna da yer verilerek, sertleşmiş betondan alınan karot numuneleri test sonuçlarının uygunluk değerlendirmesinde çöken bina inşaatında kullanılan betonun gerekli basınç dayanımında olmadığı, bu durumun TS standartlarında belirtilen kriterlere uygun olmadığı anlamına geldiği belirtildi.

Proje statik hesaplarında öngörülen basınç dayanımına ve projede belirtilen kat sayısının "bodrum + zemin + 5 normal kat" olmak üzere toplam 7 katın yüküne göre ebatlandırılan taşıyıcı sistemin üzerine kaçak olarak yapılan 2 katın yükünün de ilave edilmesi sonucunda istenmeyen üzücü olayların meydana gelmesini hızlandırdığı aktarıldı.

İddianamede, proje statik hesapları yapılırken dikkate alınan beton sınıfının uygulamada gerçekleştirilememesi nedeniyle, proje güvenlik düzeyinin öngörülenin altına düşmesinin binanın yıkılmasında ana etken olarak değerlendirildiği vurgulandı.

Binanın ruhsat eki onaylı projedeki ölçülerinden en ve boy olarak daha büyük inşa edildiği aktarılan iddianamede, binanın eninin 1,10 metre, boyunun da 2,55 metre daha büyük yapıldığı, her katının da 41,01 metrekare daha büyük inşa edildiği, bu durumun da kolon ve kiriş açıklıklarının artmasına ve taşıyıcı sisteme daha büyük yük gelmesine sebep olduğu belirtildi.

İddianamede, yapı iznine göre 7 katlı olan ancak 9 katlı yapılan Yeşilyurt Apartmanı'nın bina inşaatında kullanılan beton kalitesinin projede öngörülen beton sınıfını karşılamadığı, kullanılan betonun TS standartlarında belirtilen kriterlere uygun olmadığı aktarıldı.

Yine rapora göre, daha önceden iş yeri olarak kullanıldığı belirtilen bodrum katta kolon kesilmesiyle ilgili her hangi bir bulguya rastlanmadığı aktarılan iddianamede, doğal gaz tesisatında oluşan ve patlamaya neden olacak bir bulguya da rastlanmadığı ifade edildi.

İddianamede, binada kullanılan malzemelerin standartlara uygun olmadığı, beton kalitesinin düşük olduğu, deniz kumu kullanılması nedeniyle demirlerin korozyona uğradığı, kötü malzeme kullanımı ve inşaatın projesine aykırı olarak tamamlanması ile de taşıyıcı sisteme fazlasıyla yük bindiği ve tüm bu olumsuzlukların bir araya gelmesiyle binanın çöktüğü açıklandı.

İddianamede, yıkılma riski bulunması nedeniyle idare tarafından yıkılmasına karar verilen ve projesinde "zemin + 3 kat olarak planlanan ve 7 katı kaçak olarak inşa edilen çöken binaya komşu Yunus Apartmanı'nın da proje müellifi ve teknik sorumlusunun Suzan Çayır ve Uğur Mısırlıoğlu olduklarının Kartal Belediye Başkanlığından temin edilen yapı ruhsatı örneği ve tanık beyanlarıyla tespit edildiği vurgulandı.

Şüpheliler tarafından atılı suçlamanın kabul edilmediği ve binanın yıkılmasında sorumlu olmadıklarını ifade ettikleri aktarılan iddianamede, olayda şüpheli Suzan Çayır'ın binanın proje müellifi olup mimar sıfatına haiz olduğu, Uğur Mısırlıoğlu'nun yapı ruhsatında teknik uygulama sorumlusu olduğu, Suzan Çayır'ın ofisinde sigortalı ve mimar olarak çalıştığı, her iki şüphelinin de fenni mesuliyetlerinin bulunduğu, yapı ruhsatında sürveyan olarak imzası bulunan Arzu Keleş Baran'ın inşaat tarihinde her iki şüpheliye bağlı çalıştığı ve inşaat alanındaki iş ve işleyişten sorumlu olduğu ifade edildi.

- Mesleki dikkat ve özen olaya engel olabilirdi

İddianamede, "Oysaki şüpheliler tarafından gerek kanunen, gerekse mesleki dikkat ve özen gösterilmiş ve başından itibaren gerekli kontroller yerinde sağlanmış, tüm sorumluluklar eksiksiz yerine getirilmiş olsaydı, inşaatın projeye aykırı başlandığını görecekleri ve kanunen düzenlenen ihbar yükümlülüklerini yerine getirecekleri ve bu şekilde projeye aykırı olarak başlanan inşaatın durdurulabileceği ve bu üzücü yıkım ve zararın meydana gelmesine daha baştan engel olabileceklerinin açık olduğu anlaşılmıştır." denildi.

Binanın yapımı aşamasında kullanılan malzemenin kalitesizliğinin keşif ve olay yeri incelemeleri ile numune alımları sırasında çıplak gözle dahi görülebildiği vurgulanan iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

"Deprem kuşağında yer alan ülkemizde henüz deprem meydana gelmeden ya da başka bir etken olmadan kendiliğinden yıkılan binada 21 kişinin ölümü, 17 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan, toplumda hassasiyete, infiale ve vicdanların yaralanmasına yol açan olayda dosya kapsamındaki tüm delillere ve bilirkişi raporuna göre şüphelilerin kusurlu oldukları anlaşılmıştır."

İddianamenin gönderildiği Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesi halinde, şüpheliler hakim karşısına çıkacak.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler