Kavala ‘Bir Türk Hapishanesinde 710 Gece'sini Yazdı

İşadamı Osman Kavala, New York Times için kaleme aldığı “Bir Türk hapishanesinde 710 gece” başlıklı yazısında, “hiçbir kanıt olmadan ciddi suçlamalar ortaya atmanın, tutuklamalardan sonra kanıt arayışına girmenin” artık Türk yargısında standart hale geldiğini yazdı

Kavala ‘Bir Türk Hapishanesinde 710 Gece'sini Yazdı

Gezi olayları nedeniyle hapiste tutulan işadamı ve aktivist Osman Kavala, New York Times için kaleme aldığı “Bir Türk hapishanesinde 710 gece” başlıklı yazısında, “hiçbir kanıt olmadan ciddi suçlamalar ortaya atmanın, tutuklamalardan sonra kanıt arayışına girmenin ve tutukluluk süresini uzatmanın” Türk yargısında standart uygulama haline geldiğini yazıyor.

İki yıldır hapiste bulunduğunu belirten Kavala, geçen Salı günü İstanbul’da üçüncü kez duruşmasının yapıldığını, ancak mahkemenin tutukluluk süresinin devamına karar verdiğini belirtiyor.

Kavala, tutukluluğuna uzanan süreci şöyle anlatıyor:

“İşadamı ve hayırseverim. 17 Ekim 2017’de yüzbinlerce Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan, belediye yetkilileriyle Suriyeli mülteci sanatçılarla ilgili bir projeyi konuştuğum Gaziantep’ten İstanbul’a dönerken İstanbul’da havalimanında gözaltına alındım. Bir yanlışlık olduğunu, ifadem alındıktan sonra serbest bırakılacağımı düşünüyordum. İki hafta diğer tutuklularla birlikte bir hücrede kaldıktan sonra sorgulandım. Hemen sonrasında da tutuklandım. O zamandan beri hapisteyim.”

“Yaptığım çalışmalar bazı gruplar tarafından düşmanlıkla karşılandı”

Kavala, uzun yıllar boyunca tabu olarak kabul edilen Kürt ve Ermeni azınlıklarla ilgili sivil toplum projelerine katıldığını, çalışmaların bazı kesimlerden düşmanlık gördüğünü, ancak daha önce hiç hukuki sorunlarla karşılaşmadığını kaydediyor.

“Gözaltında yaşadıklarım şok ediciydi” diyen Kavala, kendisine yöneltilen tuhaf suçlamaların temelini öğrenmek için 16 ay hapiste beklemek zorunda kaldığını yazıyor.

Kavala, şöyle devam ediyor:

“Gezi Parkı protestolarının Türk hükümetini devirmek için George Soros tarafından planlanıp finanse edildiği, benim de bu komplonun ulusal organizatörü olduğum şeklinde, fantezi ürünü bir suçlamayla karşı karşıya kaldım. Anayasa Mahkemesi, Mayıs ayında, tutukluluğumun kişi hürriyetini ihlal etmediği kararına vardı. Savcı, 657 sayfalık iddianamede yer alan suçlamaları, sadece Soros’un başka ülkelerdeki toplu ayaklanmalarda kilit bir oyuncu olduğu şeklindeki kişisel fikrine dayandırarak savundu.”

Kavala, Kürt ve Ermeni sorunuyla ilgili sivil girişimlerde yer almasının ve bazı medya kuruluşlarının karalama kampanyalarına hedef olmasının bir iftirayla karşı karşıya kalmasında rol oynadığını kaydediyor. Kavala ayrıca Gezi protestolarına katılan gençlerin gizli bir planla harekete geçirildikleri şeklindeki suçlamaların sadece bu gençlerin değil, olaylara nesnel açıdan bakabilen herkesin aklıyla alay etmek anlamına geldiğinin altını çiziyor.

“Gezi protestoları dönemindeki siyasi hava bugünkünden farklıydı”

Kavala, 2016’daki darbe girişiminden sonra Erdoğan’a yakın medya kuruluşlarının verdikleri haber ve yaptıkları yorumların ve hükümetin Gezi protestolarına yönelik tavrının büyük değişime uğradığının altını çiziyor. Kavala’ya göre bu değişim, darbe girişiminin yabancı güçlerin desteğiyle yapıldığı şeklindeki inançla bağlantılı. George Soros’un Amerika’nın emperyalist emellerinin vücut bulmuş hali ve protestoların mimarı olduğu şeklindeki inanç, Kavala’ya göre oldukça yaygın.

Kavala, bu yasadışı uygulamalardan ders alınmadığını, darbe girişiminden sonra yargıya yüklenen yeni siyasi misyonun kişisel özgürlüklerin korunmasının önüne geçtiğini, suçluları cezalandırmayı başaramama korkusunun ise bunun ana dürtüsü haline geldiğini kaydediyor. Türk yasalarının mevcut insan hakları ihlallerinin suçlusu olmadığını vurgulayan Kavala, esas sorunun yasaların yorumlanmasıyla ilgili olduğunu yazıyor ve “Türkiye’deki yargı reformları, yargı bağımsızlığını güvence altına almak ve yargıyı siyasi bir emele hizmet etmekten kurtarmak için gerçek kurumsal önlemler sunmalı,” diyor.

Hücre hapsinin okumak, yazmak ve düşünmek için uygun bir yer olduğunu, Anadolu Kültür’le yapacağı yeni projelerin hayalini kurduğunu yazan Kavala, hapiste geçirdiği son iki yılın, evrensel hukuk normlarına tam uyum içinde olan bağımsız yargının önemini daha iyi anlamasını sağladığını kaydediyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler